FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Siyer
Peygamberliği Ve Daveti
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Peygamberliği Ve Daveti ile ilgili Benzer Konular
186 Kez Görüntülendi
MSN'den hırsızlık daveti
Yurdumuzdan Haberler
Berlusconi'den Kaddafi'ye ‘G8' daveti
Yurt Dısı Haberler
Protesto daveti!
Galatasaray
Gençliği Ve Evlenmesi
|
Ilk Müslümanlar
Konu Araçları
01-06-2008
#
1
Profil Bilgileri
FataL
Peygamberliği Ve Daveti
Peygamberliği Ve Daveti başlıklı yazı Mumsema Peygamberliği Ve Daveti Forum Alev
Güneş artık doğmak üzere!
Artık, sevgili Peygamberimizin yaşları kırka doğru ilerlemekte
Nübüvvetin tebliği yaklaşmakta
Alametler de tek tek ortaya çıkmakta
Gerçekten, alametler o kadar keskinleşmiştir ki, güneşin, doğmadan önce pembe aydınlığı ufaklara binmişti
Kainatın efendisi, otuz yedi yaşında iken, gaibden;"Ya Muhammed!" diye kendisini çağıran sesler duyar oldu
Otuz sekiz yaşına girince, bir takım nurlar görmeye başladı
Bu hallerini, sadece hazret-i Hadice validemize anlatırlardı
Muhammed aleyhisselama peygamberliğinin bildirilmesi yaklaştığı sırada, zamanın meşhur ediblerinden Kus bin Saide, Ukaz panayırında, deve üzerinde büyük bir kalabalığa karşı okuduğu hutbede, O'nun geleceğini müjdelemişti
Sevgili Peygamberimiz de bu hutbeyi dinleyenler arasında idi
Kus bin Saide, bu meşhur hutbesinde şöyle diyordu:
"Ey insanlar! Geliniz! Dinlemeye, bellemeye ve ibret almaya ihtiyacınız var!
Yaşayan ölür, ölen fena bulur, olacak olur
Yağmur yağar, otlar biter
Çocuklar doğar; ana ve babalarının yerini alır
Sonra onlar da gider, Vukuatın duru durağı yoktur
Birbirini takip eder
Kulak tutunuz; dikkat ediniz
Haber var gökyüzünde, işaret var yeryüzünde
Yıldızlar yürür, denizler durur
Gelen durmaz, giden gelmez
Acaba gittikleri yerden hoşnud kaldıkları için mi dönmüyorlar yoksa orada tutulup uykuya mı dalıyorlar
Yemin ediyorum!
Allah indinde öyle bir din var ki, şimdiki dininizden daha aziz daha sevgili
Yemin ediyorum! Allah, bir Peygamber daha gönderecektir
Yakında zuhur edecek
gölgesi üstümüze düşmeye başladı
O Peygambere iman eden bahtlılara ne saadet
O'nu inkar edecek bahtsızlara yazıklar olsun
Yazıklar olsun ömürleri gaflet ile geçen ümmetlere
Ey insanlar!
Hani aba ve ecdat? Hani süslü kaşhaneler? Hani taş saraylar sahibi Ad ve Semud? Hani tanrılık iddia eden Firavun; ya Nemrud nerede? Onlar sizden zengin ve kalabalıktı
Toprak onları değirmeninde öğüterek toz etti
Kemikleri bile kalmadı
Evleri ıssız ve kimsesiz
Yerlerini ve yurdlarını şimdi köpekler şenlendiriyor
Aman, aman! Onlar gibi gafil olmayın ve onların izinde gitmeyin
Her şey ölümlüdür
Baki olan yalnız ve yalnız Cenab-ı Hak'dır
O, doğmamış ve doğurmamıştır
Evvelkilerden nice nice hikmetler geriye kaldı
Unutmayın ki ölüm ırmağına girecek kıyı çok; fakat kurtulacak yeri yoktur
ister yaşlı, ister küçük, vadesi dolan bir saniye bekleyemeden göçüp gidiyor; bir daha geri gelmemek üzere gidiyor
Bunlar şüphesiz benim de sizin de akıbetiniz
İyi düşünün, nereden gelip nereye gidiyoruz; niçin varız ve ne olacağız?
"
Bu sözlerden iki üç yıl gibi az bir zaman sonra İslâmiyet bütün insanlığa tebliğ edilmeye başlandı
Yazık ki efendimiz insanlığı hakikate davet ederken Kus'un ömrü bu daveti almaya yetmedi
Ölmüştü
Yıllar sonra, Allahın Resulü sorar Eshabına:
- Aranızda, Kus bin Saide'yı tanıyanınız var mı? O'nun bir zamanlar, Ukaz panayırında deve üzerinde yaptığı, hutbe hiç hatırımdan çıkmaz!
Daha sonra, Peygamberimiz, kendilerini büyük bir aşkla insanlığa duyurmaya çalışan Kus için şu müjdeyi verdi:
- Ümit ederim ki, Cenab-ı Hak, O'nu kıyamet günü tek başına bir ümmet olarak diriltecek ve bana yollayacaktır
Dantel
Mumsema
Frmacil
01-06-2008
#
2
Profil Bilgileri
FataL
--->: Peygamberliği Ve Daveti
"Allahın adı ile oku!
"
Peygamber efendimiz kırk yaşında
Ramazanın onyedinci Pazartesi günü, Hira Dağı'ndaki mağarada
Tefekküre dalmış halde
Gece yarısından sonra bir ses işitti
Başını kaldırıp etrafa bakınca, ikinci defa aynı sesi duydu ve her tarafı aniden bir nurun kapladığını gördü
Arkasından Cebrail aleyhisselam karşısına geldi ve "Oku!" dedi
Efendimiz, ona; "Ben okumuş değilim" cevabını verdi
O zaman melek, tutup takati kesilinceye kadar sıktı ve; "Oku!" dedi
Yine "Ben okumuş değilim" cevabını verdi
Bir daha sıktı ve; "Oku!" dedi
"Ben okumuş değilim" buyurunca, üçüncü defa sıktı
Sonra bıraktı ve;
"Ya Muhammed! Yaratıcı Allahü teâlânın adı ile oku! O, insanı pıhtılaşmış kandan yarattı! Oku, Allahü teâlâ büyük kerem sahibidir
O, kalemle öğretir bilmediklerini öğretir" mealindeki Alak suresinin ilk beş ayet-i kerimesini getirdi
Muhammed aleyhisselam da onunla beraber okudu
İlk vahy bu suretle geldi ve bütün cihanı aydınlatan İslâm güneşi böyle doğdu
Resulullah efendimiz, büyük bir ürperti ve heyecanla Hira dağındaki mağaradan çıkıp, aşağıya inmeye başladı
Dağın ortasına geldiği sırada bir ses duydu
Cebrail aleyhisselam;
- Ya Muhammed! Sen, Allahü teâlânın resulüsün, ben de Cebrail'im, dedi ve ökçesini yere vurdu
Vurduğu yerden su çıktı ve abdest almaya başladı
Peygamber efendimiz dikkatle onu seyrediyordu
Cebrail aleyhisselam abdestini bitirince, Peygamber efendimize, gördüğü gibi abdest almasını söyledi
Sevgili Peygamberimiz, abdestini bitirdikten sonra, Cebrail aleyhisselam imam olup, iki rekat namaz kıldılar
Bundan sonra Cebrail aleyhisselam;
- Ya Muhammed! Rabbinin sana selamı var "Sen, benim, cin ve insanlara resulümsün
O halde onları tevhide davet eyle!" buyurduğunu söyledi ve ayrılıp göğe yükseldi
Sevgili Peygamberimiz; böylece Cebrail aleyhisselamı hem görmüş, hem de konuşmuş oldu
Peygamber efendimiz, yol boyunca her taşın, her ağacın; "Esselamü aleyke ya Resulallah!" dediğini işitti
Evine gelip; "Beni örtünüz! Beni örtünüz!" buyurdu ve ürpermesi geçinceye kadar, istirahat ettiler
Sonra gördüklerini hazret-i Hadice validemize anlattılar
Bu halleri ve bu günleri bekleyen, buna hazır olan hazret-i Hadice; "Allahü teâlâ korusun
Hak teâlâ sana hayır ihsan eder ve hayırdan başka bir şey dilemez
Allahü teâlânın hakkı için, bu ümmetin peygamberi olacağına inanıyorum
Zira sen, misafiri seversin
Doğru söylersin ve eminsin
Acizlere yardım eder, yetimleri korur, gariplere yardımda bulunursun
İyi huylusun, bu hasletlerin sahibinde korku olmaz" dedi
Sonra, bu durumu sormak üzere, Varaka bin Nevfel'e gittiler
Varaka, Resulullah efendimizin anlattıklarını dinledikten sonra;
"Müjde ey Muhammed aleyhisselam! Allahü teâlâya yemin ederim ki, sen, hazret-i İsa'nın haber verdiği son peygambersin
Sana görünen melek, senden evvel Musa aleyhisselama gelen Cebrail aleyhisselamdır
Ah! Keşke genç olsaydım
Seni Mekke'den çıkardıkları zamana yetişseydim de, yardımına koşsaydım
Çok yakın bir zamanda tebliğ ve cihadla emrolunursun" dedi
Peygamber efendimizin mübarek elini öptü
Çok geçmeden vefat etti
01-06-2008
#
3
Profil Bilgileri
FataL
--->: Peygamberliği Ve Daveti
"Kavmini azab ile korkut!"
Sevgili Peygamberimize, peygamberliği bildirildi ve bu ilk vahiyden sonra üç sene vahiy gelmedi
Bu arada İsrafil aleyhisselam ismindeki melek gelip, bazı şeyler öğretti
Bunlar vahiy değildi
Bu zaman zarfında, ara sıra Resulullah efendimiz çok muztarip olurdu
Efendimiz üzüldükçe, Cebrail aleyhisselam görünerek; "Ey Habibullah! Sen Allahü teâlânın peygamberisin" der ve üzüntüsünü yatıştırırdı
Peygamber efendimiz bu günleri şöyle anlatır:
"Vahyin kesildiği zamanda idi
Hira dağından aşağı inerken, ansızın gök tarafından bir ses işittim
Yukarı baktım
Hazreti Cebrail'i gördüm
Yer ile gök arasında, bir kürsi üzerinde oturmuş idi
Bana korku geldi
Eve vardım
Beni bir şey ile örtün, dedim
Hak teâlâ vahiy gönderdi; "Ey örtüye bürünen Peygamber! Kalk da kavmini Allah'ın azabı ile korkut! ¹man etmezlerse, azaba uğrayacaklarını kendilerine haber ver
Rabbini tekbir et
Elbiseni de temiz tut" mealindeki Müddessir suresinin ilk ayetlerini getirdi
Bundan sonra vahyin arkası kesilmedi
"
Fahr-i kainat efendimiz, insanları, İslâm'a davete, Allahü teâlânın emir ve yasaklarını tebliğe başladı
Cebrail aleyhisselam, vahy getirirken bazan insan şekline girer ve Dıhye-i Kelbi'nin suretinde gelirdi
Bazan Peygamber efendimizin kalbine ilka, telkin ederdi
Resulullah efendimiz, onu görmezdi
Bazan rüya ile, bazan da dehşet saçan bir uğultu ile gelirdi
Vahyin, Peygamber efendimize en ağır ve çetin geleni bu idi
Bu hallerinde Resulullahın en soğuk günde bile mübarek alınlarından terler dökülür deve üzerinde iseler, vahyin ağırlığından deve yere çökerdi
Yanında bulunan sahabiler de, vahyin ağırlığını hissederlerdi
Cebrail aleyhisselam, birkaç defa kendi şekil ve suretinde geldi
Allahü teâlâ, meleksiz ve perdesiz, yani hiç bir vasıta olmadan da Peygamber efendimize vahyetmiştir
Bu hal Mirac gecesinde vaki olmuştur
Peygamber efendimizin, İslâm'ı tebliği yirmi üç sene devam etti
Bu zamanın onüç senesi Mekke'de, on senesi de Medine'de geçmiştir
Kur'an-ı kerim 22 sene 2 ay 22 gün gibi bir zamanda vahyedilip tamamlanmıştır
Muhammed aleyhisselam ümmî idi
Yani kitap okumamış, yazı yazmamış ve hiç kimseden ders görmemişti
Mekke'de doğup büyümüş, belli kimseler arasında yetişmişti
Böyle olduğu halde, Tevrat'ta ve İncil'de, Yunan ve Roma devirlerinde yazılmış kitaplarda bulunan bilgilerden, hadiselerden haber verdi
İslâmiyeti bildirmek için, Hicretin altıncı senesinde Rum, İran ve Habeş hükümdarlarına ve diğer Arab padişahlarına mektuplar gönderdi
Huzuruna altmıştan ziyade yabancı elçi gelmiştir
Bu husus, yani Efendimizin ümmî olduğu Kur'an-ı kerimde mealen; "Sen, bu Kur'an-ı kerim gelmeden önce, bir kitap okumadın
Yazı yazmadın
Okur-yazar olsaydın, başkalarından öğrendin diyebilirlerdi" (Ankebut suresi: 48) şeklinde bildirilmektedir
Hadis-i şerifte de; "Ben ümmi Peygamber Muhammed'im
Benden sonra Peygamber yoktur" buyruldu
Yine Kur'an-ı kerimde mealen şöyle buyurulmaktadır: "O kendiliğinden konuşmamaktadır
O'nun sözleri, O'na bir vahiy ile bildirilmekte, öğretilmektedir
" (Necm suresi: 3, 4)
Resulullah efendimizin geleceğini haber veren rüyalar, işaretler görüldü
Efendimiz, Peygamberliğini ispat için mucizeler gösterdi
01-06-2008
#
4
Profil Bilgileri
FataL
--->: Peygamberliği Ve Daveti
Danyal aleyhisselamın rüya tabiri
Ka'bul Ahbar anlatır: Buhtunnasar birçok zulümden sonra korkulu bir rü'ya gördü ve gördüğü rü'yayı unutdu
Kahinlerini ve sihrbazlarını toplayıp, rüyasının tabirini sordu
Onlar da rüyanı söyle ki tabirini yapalım, dediler
Buhtunnasar onlara kızıp, ben sizi böyle günler için tutarım
Size üç gün müddet veriyorum
Eğer rü'yamı bilip ta'bir edemezseniz, hepinizi öldürürüm, dedi
Bu haber halk arasında yayıldı
O sırada Peygamberlerden Danyal aleyhisselam Buhtunnasarın hapsinde idi
Zindancıya dedi ki: "Buhtunnasara söyle, ben hem rü'yasını hem de ta'birini biliyorum
"
Zindancı haber verdi
Bunun üzerine zindandan çıkarılıp, Buhtunnasarın yanına götürüldü
İçeri girince secde yapmadı, Buhtunnasarın huzuruna girince, secde yapmak o kavmin adetlerinden idi
Buhtunnasar içerde bulunanlar dışarı çıksın, dedi
Sonra Danyal aleyhisselama niçin secde etmedin diye sordu
O da şöyle cevab verdi: Rabbim bana, başkasına secde etmemem şartıyla rü'ya ta'biri ilmini öğretdi
Eğer sana secde edersem o ilmi benden alır
Senin rü'yanı ta'bir edemem ve beni öldürürsün
Sana secde etmemekden dolayı gelecek sıkıntı, secde etmekden dolayı gelecek sıkıntıdan daha kolaydır, hafifdir
Sana secde etmemem hem benim için hem de senin için iyi olacağı için secde etmedim, dedi
Bunun üzerine Buhtunnasar, Sen Rabbinin ahdine vefa ettiğin için sana itimad edilir
Rabbinin ahdine vefa eden kimse iyi kimsedir
Benim rü'yamın ta'birini biliyormusun dedi
Bunun üzerine Danyal aleyhisselam ona şöyle dedi: Sen rü'yanda bir put gördün
Üst tarafı altından, ortası gümüşden, uçları bakırdan, topukları demirden, ayakları saksıdan idi
Sen bu puta hayretle bakıp, seyrederken aniden gökden bir taş düşdü
O putun başına isabet edip, onu toz haline getirdi
O altın, gümüş ve saksı birbirine öyle karışdı ki, insanlar ve cinler bir araya gelseler onları birbirinden ayıramazlardı
Bir rüzgar esse darmadağın olacak haldeydi
Sonra gördün ki, o taş büyüdü, büyüdü ve bütün yer ve gökyüzünü kapladı
O taştan başka birşey görmedin
O gördüğün put çeşitli ümmetlerdir
Altın kısmı senin içinde bulunduğun ümmet, gümüş kısmı senden sonra oğlunun hakim olacağı ümmettir
Bakır rumlar ve demir Faris ehlidir
Saksı kısmı ise, rumlara ve acemlere padişah olacak iki kadındır
Gökten inen ve o putu toz haline getiren taş ise ahır zamanda gelecek olan bir dindir
Allahü teâlâ arablar arasından bir Peygamber gönderecekdir
Onun dini bütün dinleri yürürlükden kaldıracak ve bütün yeryüzüne yayılacakdır
İsrail oğulları, memleketleri Buhtunnasar tarafından istila edilip ve zulme uğradıkları için, memleketlerini terk ettiler
Bunlar arasında Hazret-i Harunun evladlarından bir gurub, Tevrat'ta Muhammed aleyhisselamın medh edildiğini ve Onun Arabistanda hurma ağaçlarının çok olduğu bir yerde bulunacağını okudular
Bu sebeble Şamdan çıkıp, Yemene kadar bütün beldeleri dolaştılar
Tevrat'ta okuduklarına uygun yer olarak Medineyi buldular ve orada yerleştiler
Muhammed aleyhisselamın zuhur etmesini ve Onu görmekle şereflenmeyi ümmidle beklediler
Fakat ömrleri yetmedi
Evladlarına O'na kavuşur ve görürseniz İman ediniz diye vasıyyet ettiler
01-06-2008
#
5
Profil Bilgileri
FataL
--->: Peygamberliği Ve Daveti
Abdülmuttalibin rüyası
Sevgili Peygamberimizin dedesi Abdülmuttalib bir rüyasını şöyle anlatır:
Evimde uyurken, bir rü'ya gördüm ve çok korkdum
Ta'biri için Kureyşin kahinine gittim ve anlatmaya başladım: Yerden göklere yükselen bir ağaç gördüm
Dalları doğu ve batıya ulaşıyordu
O ağaçdan daha parlak bir nur görmedim
Güneşten yetmiş def'a parlak idi
Arablar ve acemler ona doğru secde ediyordu
Ağacın büyüklüğü, nuru ve yüksekliği gittikce artıyordu
Bazan gözden kayboluyor, bazan açığa çıkıyordu
Kureyş kabilesinden bir kısmı bu ağacın dallarına sarılıyordu
Bir kısmı ise o ağacı kesmeye çalışıyordu
Onun gibisini hiç görmediğim güzel yüzlü bir genç, gelip ağacı kesmek isteyenlere engel oluyordu
Bir kısmının arkasından tutup çekiyor, bir kısmının da gözüne ışık salıyordu
Ben o ağacdan nasibimi almak için elimi uzattım ve oradaki gence, "Bu nur kimlere nasib olur?" dedim
"Senden önce bu ağacın dallarına yapışanlar nasiplenirler" dedi
Sonra korku ile uyandım
Ben bunları kahine anlatınca, kahinin rengi değişdi, "Eğer sen bu rü'yayı gerçekten görmüşsen, senin neslinden bir oğul gelecek, doğudan batıya kadar heryere hakim olacak, bütün insanlar ona itaat edecekdir" dedi
Sonra Abdülmuttalibin yanında bulunan oğlu Ebu Talibe bakıp,"O sen olmayasın?" dedi
Resulullah zuhur edince, Ebu Talib bu hadiseyi devamlı anlatırdı ve o ağaç "Ebul Kasım Muhammed-ül-Emindir" derdi
Ebu Talibe, öyleyse neden iman etmiyorsun, dediklerinde, "Ayblanmakdan korkuyorum" diye cevab verirdi
* * *
Sevgili Peygamberimiz yedi yaşında iken şiddetli bir göz ağrısına tutuldu
Ne kadar ilac yaptılarsa da fayda vermedi
Sonunda Abdülmuttalibe Ukkaz panayırında bir rahib var, göz için ilac yapıyor dediler
Abdülmuttalib, Efendimizi o rahibe götürdü
Rahibin bulunduğu kilisenin kapısını kapalı buldular
Açtırmak için bağırdılar
Cevab gelmedi
Bunun üzerine Resulullah ile aşağı indiler
O anda kilise sallanmaya başladı
Abdülmuttalib kilise üstümüze yıkılacak diye korkdu
Rahib içerden koşarak geldi ve "Ey Abdülmuttalib, şu bir gerçekdir ki, bu çocuk bu ümmetin Nebisidir
Eğer dışarı çıkmasaydım bu kilise üzerime yıkılırdı
Bunu götür ve dikkatle koru!" dedi
Sonra göz ağrısı için yaptığı ilaclardan verdi
01-06-2008
#
6
Profil Bilgileri
FataL
--->: Peygamberliği Ve Daveti
"İbret alınacak şey çoktur!"
Resulullah efendimizin peygamberliğini müjdeleyenlerden biri de Kus bin Sa'de-tül Ebadi'dir
Bir defasında Resulullahın huzuruna, Iyad kabilesinden bir heyet geldi
Onlara, "Hanginiz Kus bin Sa'deye ulaşmıştır ve onu ?" diye sordu
"Ya Resulallah, hepimiz onu biliriz" dediler
"Hali nice oldu?"diye sorunca da vefat etti, dediler
Bunun üzerine Resulullah efendimiz buyurdu ki:
"Sanki dün gece gibi hatırlıyorum
Ukaz panayırında bir kızıl tüylü deve üzerine binip va'az eylerdi
Hoş nasihatlar yapar, Hak Sübhanehü ve teâlânın bir olduğunu ve Ona iman etmeye çağırırdı
Birçok beytler okudu
"
Bu sırada bir kişi, "Ya Resulallah, ben o beytleri Kus bin Sa'de'den işitmiştim
Müsade ederseniz kuyayım" dedi
Resulullah efendimiz, "Şiir güzeli güzel, çirkini de çirkin olan bir sözdür" buyurdu ve izin verdi
O kimse Kus bin Sa'denin şöyle söylediğini işittim, diyerek şiiri okudu
Şiirin ma'nası şöyledir:
"Önce gelip geçenlerde bize ibret alacak şey çoktur
Ölüm ırmağının girecek yerleri var ama, çıkacak yeri yoktur
Büyük küçük hep göçüp gidiyor
Giden geri gelmiyor
Katiyyetle anladım ki, herkesin başına gelen benim de başıma gelecek, ben de öleceğim
"
* * *
Ensardan biri Resulullah efendimizin huzurunda kalkıp şöyle anlattı: Devemi kaybetmiştim
Aramak için dağlara ve sahralara çıktım
Akşam oldu
Gece karanlığında bir korkulu yerde kaldım
Sabaha yakın bir ses işitdim, şöyle diyordu:
Ey karanlıklarda karar kılıp kalmış kimse,
Şüphesiz, Allah bir Nebi gönderdi Haremde
O, Beni Haşimden, vefalı, kerem sahibi,
Cennetlerin ebediliğini müjdeledi
Bunları işitince, ne kadar etrafıma baktıysam da sesin sahibini göremedim ve şöyle dedim:
Ey karanlıklardan bana seslenen kimse,
Bu sıkıntılı zamanda hoş geldin bize
Allahü teâlâ hidayet versin sana,
Söylediğini iyice açıklasana
Ben böyle deyince, ansızın yine şöyle diyen bir ses işittim:
"Nur zahir oldu, açığa çıktı
Allahü teâlâ Muhammed aleyhisselamı Peygamber olarak ve her bakımdan en üstün olarak gönderdi
Mahlukatı abes olarak yaratmayan ve bizi İsa aleyhisselamdan sonra başı boş bırakmayan ve bize kıymet veren, en şerefli ümmet olarak yaratan Allahü teâlâya hamd olsun
Muhammed aleyhisselamı bize gönderdi
O Nebilerin en üstünüdür
Ona salat ve selam olsun
Hiç bir topluluk, Ona karşı galib gelemez" dedi
Sabah olduğunda sevincimden devemi unutmuştum
Yola çıkıp yürümeye başladım
Bir yere geldim
Bir de baktım ki, Kus bin Sa'de bir ağaç altında oturmuş, elindeki bastonunu bir taşa vurarak cenk şiiri okuyordu
Yanına yaklaşıp selam verdim
Selama cevab verdi
Orada bir çeşme ve iki kabir ve iki kabrin arasında bir mescid vardı
Bu kabirler kimin kabridir diye sordum
Benim iki arkadaşım vardı
Burada benimle birlikte Allahü teâlâya ibadet ederlerdi ve Ona asla şirk koşmazlardı
Onlar vefat ettiler
Bu iki kabir onların kabirleridir
Ben de burada onlara kavuşma zamanımı bekliyorum, dedi
Bana, son peygambere mutlaka tabi olmamı öğütledi
Tags
:
daveti
,
peygamberligi
Peygamberliği Ve Daveti ile ilgili Benzer Konular
186 Kez Görüntülendi
MSN'den hırsızlık daveti
Yurdumuzdan Haberler
Berlusconi'den Kaddafi'ye ‘G8' daveti
Yurt Dısı Haberler
Protesto daveti!
Galatasaray
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
23:20
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542