FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Siyer
Medinelilerin Biatı
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Hüzünlü yıllar
|
Hicret
Konu Araçları
01-06-2008
#
1
Profil Bilgileri
FataL
Medinelilerin Biatı
Medinelilerin Biatı başlıklı yazı Mumsema Medinelilerin Biatı Forum Alev
Senden şereflisi olamaz
Sevgili Peygamberimiz her sene, Kabe'yi ziyarete gelen kabileleri dine çağırıyor
Onların Cehennem ateşinden kurtulup ebedi saadete kavuşmaları için çalışıyor ve her türlü hakarete aldırmadan, peygamberlik vazifesini yerine getirmeye devam ediyor
Kabilelerin konak yerlerinde duruyor, gelenlere;
"Allahü teâlânın, peygamberlik vazifesini yerine getirinceye kadar beni barındıracak ve bana yardım edecek kim var? Böylece, kendisine Cennet verilsin" buyuruyor
Fakat ne barındıracak ve ne de yardım edecek bir kimse bulunuyor
Bi'setin (peygamberliğinin) on birinci senesi idi
Panayırda, Kabe'yi ziyaret için gelen Medine halkından bir toplulukla karşılaştı
Onlara sordu:
- Sizler kimlersiniz?
Cevap verdiler:
- Medineliyiz, Hazrec kabilesindeniz
Peygamberimizin dedesi Abdülmuttalib'in annesi Selma Hatun da, Hazrec kabilesinin Neccar oğulları koluna mensuptu
Peygamberimiz, Hazrecli bu altı kişi ile bir müddet oturup, onlara İbrahim suresinin 35-52
ayet-i kerimelerini okudu ve İslâmiyet'i anlattı
Bu dine girmeleri için davette bulundu
Kabilesinin büyüklerinden ve Medine'de yaşayan Yahudilerden, yakında bir peygamberin geleceğini duyan bu insanlar, Resul-i ekrem efendimiz, kendilerini dine çağırınca, birbirlerine bakıştılar
Sonra; "Yahudilerin haber verdiği, işte bu peygamberdir!" diye aralarında konuştular
Medine'de öteden beri Evs ve Hazrec kabileleri, Yahudilere düşman olup fırsat buldukça birbirlerine saldırırlardı
Yahudilerden önce Müslüman olup, İslâmiyet'le şereflenirlerse, onlara galip geleceklerine ve Medine'den çıkarabileceklerine inanıyorlardı
Bu sebeple hemen Resulullah'ın huzurunda Kelime-i şehadet getirerek Müslüman oldular
Peygamber efendimize de;
"Ya Resulallah! Biz, kavmimizi, Yahudilere karşı savaşır halde bırakmıştık
Ümid edilir ki, Allahü teâlâ, onları da zat-ı alinizin sayesinde iman ile şereflendirir
Biz, döner dönmez onları ve kavmimizi senin peygamberliğini kabul etmeye davet edeceğiz
Bu dinden kabul ettiğimiz şeyleri onlara da anlatacağız
Eğer Allahü teâlâ onları bu din üzerinde toplayıp birleştirirse, senin işin daha kolay olacak " dediler
Bu altı kişi gerçekten inanmış, Allahü teâlânın peygamberini kabul ve tasdik etmişlerdi
Yurtlarına dönmek için, Peygamberimizden izin alıp ayrıldılar
Yeni Müslüman olan bu altı kişi şunlardı:
Ukbe bin Amir, Es'ad bin Zürare, Avf bin Haris, Rafi' bin Malik, Kutbe bin Amir, Cabir bin Abdullah radıyallahü anhüm
Dantel
Mumsema
Frmacil
01-06-2008
#
2
Profil Bilgileri
FataL
--->: Medinelilerin Biatı
Birinci Akabe biatı
Artık Medine de nurlanmış, İslâm güneşi orayı da aydınlatmaya başlamıştı
Panayır için gelen, Hazrec kabilesinden altı kişi, Medine'ye kavimlerinin yanına dönünce, hemen İslâmiyet'ten ve Peygamber efendimizden anlatmaya; halkı, İslâm dinine girmeleri için davete başladılar
Hatta öyle oldu ki; Medine'de içinde Peygamberimizin ve İslâmiyet'in konuşulmadığı bir ev kalmadı
Böylece İslâmiyet, Hazrec kabilesi arasında yayıldığı gibi, Evs kabilesinden bazı kimseler de Müslüman oldular
Akabe'deki görüşmeden sonra, ertesi sene Es'ad bin Zürare ve İslâmiyet'i kabul eden on iki arkadaşı, hac mevsiminde Mekke'ye geldiler
O sene, müşrikler, Müslümanlara her senekinden daha fazla eza ve cefada bulunuyorlardı
Resulullah efendimizi devamlı takib ediyorlar, O'nunla konuşan herkese işkence yapıyorlardı
Bunu öğrenen Medineliler, Peygamberimizle gece vakti Akabe'de görüşmek üzere söz aldılar
Gece olunca buluştular
Bağlılıklarını arzedip, bütün emir ve isteklerine teslim olacaklarına söz vererek, bi'at ettiler, sözleştiler
Bu sözleşmede;
"Allahü teâlâya ortak koşmayacaklarına, zina yapmayacaklarına, hırsızlık etmeyeceklerine, iftiradan kaçınacaklarına, ayıplanmak ve rızık korkusuyla çocuklarını öldürmeyeceklerine" dair taahhüdde bulundular
İkisi Evs kabilesine, diğerleri de Hazrec kabilesine mensub olan bu 12 kişinin reisi Es'ad bin Zürare idi
Sevgili Peygamberimiz, bu on iki kişiyi kabilelerine temsilci yaptı
Bunlar, kabilelerine İslâmiyet'i anlatıp, onlar adına Resulullah efendimize karşı kefil olacaklardı
Es'ad bin Zürare de, hepsi adına temsilci tayin edilmişti
İlk Akabe sözleşmesinde bulunanlar şunlardı:
Malik bin Neccar oğullarından Es'ad bin Zürare, Avf bin Haris, Mu'az bin Haris, Züreyk bin Amir oğullarından Rafi' bin Malik, Zekvan bin Abdikays, Ganm bin Avf oğullarından Ubade bin Samit, Gusayna oğullarından Yezid bin Sa'lebe, Aclan bin Zeyd oğullarından Abbas bin Ubade, Haram bin Ka'b oğullarından Ukbe bin Amir, Sevad bin Ganm oğullarından Kutbe bin Amir, Abdüleşhel bin Cüşem oğullarından Ebü'l-Heysem Malik bin Teyyihan ve Amr bin Avf oğullarından Üveym bin Saide
Bu sözleşmeden sonra, Medine'ye dönen hazret-i Es'ad ve arkadaşları, kabilelerine gece-gündüz İslâmiyet'i anlatarak hak dine davet ettiler
Bu davet neticesinde, İslâmiyet, Medine'de sür'atle yayılmaya başladı
Öyle ki, daha önce birbirlerine düşman olan Evs ve Hazrec kabileleri bir araya gelmiş, İslâmiyet'i daha iyi öğrenebilmek için Resulullah efendimizden bir muallim istemişlerdi
Resul-i ekrem efendimiz de, Kur'an-ı kerimi ve İslâmiyet'i öğretmek için, Mekke'deki Eshabından hazret-i Mus'ab bin Umeyr'i hoca olarak Medine'ye gönderdi
Mus'ab, hazret-i Es'ad'ın evinde kaldı
Onunla birlikte ev ev dolaşarak herkese İslâmiyet'i duyurdular
Resulullah'ın sevgisini ve O'nu, bütün düşmanlarından korumak için canla başla çalışacaklarına söz vermelerini istediler
Onları, Resulullah ile yapılacak bi'ata, sözleşmeye hazırladılar
01-06-2008
#
3
Profil Bilgileri
FataL
--->: Medinelilerin Biatı
Kalblerine ateş düştü
Medineli Müslümanların kalblerine ateş düşmüştü artık
Tek düşünceleri, İslâmiyeti yaymak
Bütün planları bunun üzerine
En hızlı şekilde nasıl yayabilirlerdi hep bunun hesabını yapmakla meşguller
Medine'nin ilk Müslümanlarından Es'ad bin Zürare hazretlerinin mensubu olduğu kabile reisi Sa'd bin Mu'az
Ayrıca onunla akraba
O zaman Araplar arasında akrabaya karşı hakaretten kaçınmak adet olduğu için, daha iman etmemiş olan Sa'd bin Mu'az, Es'ad bin Zürare hazretlerinin İslâmiyeti yaymasına engel olmaktan çekindi
Kendisi bir kabile reisi olarak buna el koymak istemiyordu
Bu maksadla ona kabilesinin ileri gelenlerinden Üseyd bin Hudayr'ı gönderdi
Üseyd bin Hudayr, mızrağını alıp, hazret-i Mus'ab bin Umeyr'in bulunduğu eve gitti
Oraya varınca hiddetle konuşmaya başladı
Onlara:
İnsanları aldatıyorsunuz! Hayatınızdan olmak istemiyorsanız, bu işten vazgeçin, dedi
Onun bu kızgın halini gören Mus'ab bin Umeyr;
- Hele biraz otur, sözümüzü dinle! Maksadımızı anla, beğenirsen kabul edersin
Yoksa engel olursun
diyerek, gayet yumuşak ve nazik cevap verdi
Üseyd yumuşak davranılınca sakinleşip mızrağını yere saplayarak oturdu
Hazret-i Mus'ab'ın tatlı konuşması ile insanın kalbine işleyen sözlerini ve hoş sesiyle okuduğu Kur'an-ı kerim ayetlerini dinledi
Kendinden geçip;
- Bu ne güzel şey! diye söylendi
Bu dine girmek için ne yapmak lazımdır? dedi
Anlattılar ve Üseyd bin Hudayr Kelime-i şehadet söyleyerek Müslüman oldu
Sevincinden yerinde duramayan hazret-i Üseyd;
- Ben gidip size birini göndereyim
Eğer o Müslüman olursa, Medine'de onun kavminden iman etmedik hiç kimse kalmaz, dedi
Doğruca Sa'd bin Mu'az'ın yanına vardı
Sa'd bin Mu'az, onu görünce; "Yemin ederim ki, Üseyd buradan gittiği yüzle gelmiyor" dedi
Sonra da;
- Ne yaptın ya Üseyd? diye sordu
Hazret-i Üseyd bin Hudayr, Sa'd bin Mu'az'ın Müslüman olmasını çok arzu ettiğinden;
- Mus'ab bin Ümeyr ile konuştum, onların bir fenalığını görmedim
Yalnız; duyduk ki, Beni Harise oğulları, teyzeoğlun Es'ad'ın böyle bir kimseyi evinde barındırmasından kuşkulanarak, onu öldürmek için harekete geçmişler, dedi
Bu sözler, Sa'd bin Mu'az'a çok dokundu
Çünkü birkaç sene önce yapılan bir savaşta, Beni Harise oğullarını yenip, Hayber'e sığınmaya mecbur etmişlerdi
Bir sene sonra da affedip, memleketlerine dönmelerine izin vermişlerdi
Buna rağmen onların böyle bir tavır takınmaları düşüncesi, Sa'd bin Mu'az'ı çok kızdırmıştı
Halbuki, aslında böyle bir durum yoktu
Bu bir hile idi
Üseyd bin Hudayr, bu hileye başvurarak, Sa'd bin Mu'az'ın teyzesine ve oğlu Es'ad bin Zürare'ye dolayısıyla Mus'ab bin Umeyr'e zarar vermesini önlemek istemişti
Böylece, onların tarafına geçmesine ve nihayet Müslüman olmasına zemin hazırladı
01-06-2008
#
4
Profil Bilgileri
FataL
--->: Medinelilerin Biatı
Herkese tatlı dil, güler yüz!
Sa'd bin Mu'az, teyzeoğlu Es'adın öldürüleceği haberi üzerine akrabalık tarafı ağır basıp yerinden fırladı
Doğruca, hazret-i Es'ad bin Zürare'nin yanına gitti
Oraya varınca, Es'ad ile Mus'ab bin Umeyr'in son derece huzur ve sükun içerisinde oturup, sohbet ettiklerini gördü
Yanlarına yaklaşıp;
- Ey Es'ad! Aramızda akrabalık olmasaydı, sen bunları yapamazdın, dedi
Bu sözlere, hazret-i Mus'ab bin Umeyr;
- Ey Sa'd! Biraz dur, otur ve bizi dinle; anla, sözlerimiz hoşuna giderse ne ala, yok beğenmezsen, bunu sana teklif etmeyiz
Sen de kalkıp gidersin! diye cevap verdi
Sa'd bin Mu'az, bu mülayim ve tatlı sözler karşısında sakinleşip, bir kenara oturdu ve onları dinlemeye başladı
Mus'ab bin Umeyr hazretleri, Sa'd bin Mu'az'a önce İslâmiyet'in esaslarını açıkladı
Sonra tatlı ve güzel sesiyle Kur'an-ı kerimden bir mikdar okudu
Okudukça, Sa'd bin Mu'az'ın hali değişiyor, kendinden geçiyordu
Kur'an-ı kerimin eşsiz belagatı karşısında kalbi yumuşadı ve büyük bir tesir altında kaldı
Kendini tutamayıp;
- Siz bu dine girmek için ne yapıyorsunuz? dedi
Mus'ab bin Umeyr, hemen Kelime-i şehadeti öğretti
O da;
"Eşhedü enla ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühu ve resulüh" diyerek Müslüman oldu
Sa'd bin Mu'az Müslüman olmaktan duyduğu huzur ve sevinçten yerinde duramıyordu
Derhal evine gidip, öğrendiği gibi gusül abdesti aldı
Sonra kavminin toplanmasını istedi
Üseyd bin Hudayr'ı yanına alıp, halkın bulunduğu yere vardı
Abdüleşhel oğullarına hitaben;
- Ey Abdüleşhel oğulları! Siz beni nasıl tanırsınız? dedi
Onlar hep bir ağızdan;
- Sen bizim reisimiz ve büyüğümüzsün, biz sana tabiyiz! diye cevap verdiler
Sa'd bin Mu'az, onların bu sözleri üzerine;
- O halde hepinize haber veriyorum
Ben Müslüman olmakla şereflendim
Sizin de Allahü teâlâya ve O'nun resulüne iman etmenizi istiyorum
Eğer iman etmezseniz, sizin hiç birinizle konuşup görüşmeyeceğim!
dedi
Abdüleşhel oğulları, reisleri Sa'd bin Mu'az'ın Müslüman olduğunu ve kendilerini de İslâm'a davet ettiğini duyar-duymaz, hep birlikte Müslüman oldular
O gün akşama kadar Medine semalarını Kelime-i şehadet ve tekbir sedalarıyla çınlattılar
Bu hadiseden kısa bir müddet sonra, bütün Medine halkı, Evs ve Hazrec kabileleri İslâmiyet'i kabul ettiler
Her ev İslâm nuruyla aydınlandı
Sa'd bin Mu'az ve Üseyd bin Hudayr, kabilelerine ait bütün putları kırdılar
Bu durum sevgili Peygamberimize bildirilince, çok memnun oldular
Mekkeli Müslümanlar sevinç içinde idiler
Bu sebeple o seneye senet-üs-sürur (sevinç yılı) denildi
Bütün bu hızlı gelişmeler, İslâmın süratle yayılması bu hadiselerde açıkça görüldüğü gibi, yumuşaklıkla, tatlı dille olmuştu
Eshabı, Resulullahtan ne gördülerse aynen tatbik ettiler
Efendimizin güzel huyu, yumuşaklığı, affı, sabrı, ihsanı, ikramı, o kadar çoktu ki, herkesi hayran bırakırdı
01-06-2008
#
5
Profil Bilgileri
FataL
--->: Medinelilerin Biatı
"Bütün kalbimizle kabul ettik"
Resulullah efendimize, peygamberlik vazifesi tebliğ edileli 13 sene olmuştu
Mekkeli müşriklerin, Müslümanlara zulmü son haddine varmış ve dayanılmaz bir hal almıştı
Medine'de ise, Es'ad bin Zürare ile Mus'ab bin Umeyr'in hizmetleri sayesinde, Evs ve Hazrecliler, Müslümanlara kucak açacak, onları bağırlarına basıp uğrunda her fedakarlığı yapacak aşk ve şevkin içindeydiler
Resulullah efendimizin de bir an önce Medine'yi teşriflerini arzuluyorlar, O'nun uğrunda, mallarını ve canlarını esirgemeyeceklerine dair söz veriyorlardı
Hac mevsimi gelmişti
Mus'ab bin Umeyr ile beraber, Medineli 73 erkek ve 2 kadın Müslüman, Mekke'ye girdiler
Hacdan sonra, hepsi yine Akabe'de Peygamber efendimiz ile buluştular
Es'ad bin Zürare ve 12 temsilci, kabileleri adına Peygamberimizin Medine'ye hicret etmelerini rica ve teklif ettiler
Resulullah efendimiz onlara Kur'an-ı kerimden bazı ayet-i kerimeleri okuduktan sonra, kendi canlarını, çoluk ve çocuklarını nasıl koruyup gözetirlerse, kendisini de öyle koruyacaklarını temin etmek üzere onlardan kesin söz istedi
Henüz Müslüman olmayan Resulullah efendimizin amcası hazret-i Abbas da orada bulunuyordu
Bi'at için gelen bu topluluğa şöyle hitab etti;
"Ey Medineliler! Bu, kardeşimin oğludur
İnsanlar içinde en çok sevdiğim de O'dur
Eğer, O'nu tasdik edip, Allah'tan getirdiklerine inanıyor ve beraberinizde alıp götürmek istiyorsanız, beni tatmin edecek sağlam bir söz vermeniz lazımdır
Biz O'nu, O'na inanmıyan kimselerden koruduk
O, bizim aramızda izzet ve şerefiyle korunmuş olarak yaşamaktadır
O, bütün bunlara rağmen, herkesten yüz çevirmiş, size katılıp, sizinle beraber gitmeğe karar vermiştir
Eğer siz, bütün Arap kabileleri birleşip üzerinize hücum ettiğinde, onlara karşı koyacak kadar savaş gücüne sahipseniz bu işe girişiniz
Bu hususu da aranızda iyice görüşüp konuşunuz, sonradan ayrılığa düşmeyiniz
Verdiğiniz sözde durup, O'nu düşmanlarından koruyabilecek misiniz? Bunu layıkıyla yapabilirseniz ne ala
Yok, Mekke'den çıktıktan sonra O'nu yalnız bırakacaksanız, şimdiden vazgeçiniz ki, yurdunda şerefiyle korunmuş olarak yaşasın!"
Hazret-i Abbas'ın bu konuşmasına Medineli Müslümanlar üzüldüler
Sanki, Resulullah efendimizi memleketlerine götürdüklerinde, O'nu müşriklere karşı koruyamayacak, sıkışınca terkedeceklermiş gibi bir sözle karşılaşmışlardı
Medineli sahabilerden Es'ad bin Zürare hazretleri, Peygamber efendimize dönerek;
"Ya Resulallah! İzin verirseniz birkaç sözüm vardır
Onu Hazretinize arz edeyim" dedi
Peygamber efendimiz izin verince, Hz
Es'ad;
"Anam-babam sana feda olsun ya Resulallah! Her davetin yumuşak veya sert bir yolu, usulü vardır
Şimdi siz, bizi öyle bir şeye davet ediyorsunuz ki, onu insanların kabul etmesi gayet zordur
Zira insanların öteden beri tapınageldikleri putları bırakıp, İslâm'ı kabul etmesi çok güçtür
Buna rağmen biz, İslâm'ı bütün kalbimizle kabul ettik
Bundan sonra, ne emir buyurursanız, canla başla yerine getirmeye hazırız, size söz veriyoruz" dedi
01-06-2008
#
6
Profil Bilgileri
FataL
--->: Medinelilerin Biatı
İkinci Akabe biatı
Medineliler, Peygamber efendimize söz verdiler: Kendi çoluk-çocuğumuzu nasıl muhafaza ediyorsak, mübarek vücudunuzu da, kanımızın son damlasına kadar, koruyacağımıza yemin ediyoruz
Eğer bu ahdimizi bozarsak, Allahü teâlâya verdiğimiz sözde durmayıp şakiler zümresine dahil olalım! Ya Resulallah! Biz bu sözümüzde sadıkız
Allahü teâlâ muvaffak eylesin!
Sonra da sordular: "Bizden kendiniz için istediğiniz bir şart var mıdır?"
Peygamber efendimiz buyurdu ki: "Sizden Rabbim için olan şartım, Allahü teâlâya ibadet etmeniz ve hiçbir şeyi O'na ortak koşmamanız; kendim ve Eshabım için olan şartım, bizi barındırmanız, bana ve Eshabıma yardımcı olmanız, kendinizi savunduğunuz, koruduğunuz şeylerden bizleri de korumanızdır
"
Bera bin Ma'rur; "Seni hak din ve kitap ile peygamber olarak gönderen Allahü teâlâya and olsun ki; çoluk-çocuğumuzu savunup, koruduğumuz gibi seni de koruyacağız! ya Resulallah" dedi
Medineli Müslümanlardan Abbas bin Ubade, Peygamber efendimizle yapılacak anlaşmayı pekiştirmek için, arkadaşlarına; "Ey Hazrecliler! Muhammed aleyhisselamı niçin kabul ettiğinizi biliyor musunuz?" dedi
Onlar da; "Evet" cevabını verdiler
Bunun üzerine; "Siz O'nu, hem barış, hem de savaş zamanları için kabul edip, O'na tabi oluyorsunuz
Eğer, mallarınıza bir zarar gelince, akraba ve yakınlarınız helak olunca, Peygamberimizi yalnız ve yardımsız bırakacaksanız, bunu şimdiden yapınız
Vallahi, eğer böyle bir şey yaparsanız dünyada ve ahırette helak olursunuz! Eğer davet ettiği şeyde, mallarınızın gitmesine ve yakın akrabalarınızın öldürülmesine rağmen, O'na vefa göstereceğinize aklınız kesiyorsa, tutunuz
Vallahi bu, dünyanız ve ahıretiniz için hayırlıdır" deyince, arkadaşları;
"Biz Peygamberimizden, mallarımız ziyan olsa da, yakınlarımız öldürülse de vazgeçmeyiz
Ondan hiçbir zaman ayrılmayaz
Ölmek var, dönmek yok!" dediler
Sonra Peygamber efendimize dönerek, "Ya Resulallah! Biz bu ahdimizi yerine getirirsek, bize ne vardır?" diye sordular
Sevgili Peygamberimiz o zaman; "Allahü teâlânın razı olması ve Cennet var!" buyurdular
Bunlardan her biri kavminin temsilcileri, vekilleri olarak söz verdiler
İlk önce hazret-i Es'ad bin Zürare; "Ben, Allahü teâlâya ve O'nun Resulüne verdiğim sözü yerine getirmek, canımla ve malımla O'na yardım hususundaki vaadimi gerçekleştirmek üzere bi'at ediyorum, söz veriyorum " diyerek müsafeha etti
Arkasından her biri bu şekilde bi'atı tamamladılar
Böylece, Resulullah'ın uğrunda canlarını ve mallarını çekinmeden ortaya koydular
Kadınlar ile bi'at, sadece söz ile yapılmıştı
Sevgili Peygamberimiz; "Allahü teâlâya hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık, iftira ve zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, yalan söylememek, hayırlı işlere muhalefette bulunmamak
" hususlarında onlardan söz aldılar
Abbas bin Ubade; "Ya Resulallah! Yemin ederim ki, istediğin takdirde, yarın sabah, Mina'da bulunan kafirlerin üzerine yürür ve hepsini kılıçtan geçiririz" dedi
Peygamber efendimiz memnun oldular, fakat; "Bize, henüz bu şekilde hareket etmemiz emrolunmadı
Şimdilik yerlerinize dönünüz" buyurdular
Tags
:
biati
,
medinelilerin
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
23:16
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542