FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Siyer
Reci Ve Bi'ri Maune Vakaları
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Reci Ve Bi'ri Maune Vakaları ile ilgili Benzer Konular
380 Kez Görüntülendi
Reci' Olayi
İslam Tarihi
En fazla yanık vakaları çocuklarda görülüyor
Sağlık Haberleri
Reci Çeşmesi (Merkez)
Karadeniz Bölgesi
Peygamber efendimiz(S.A.V)anne ve babası
|
Efendimizin mübarek isimleri ve manaları
Konu Araçları
01-06-2008
#
1
Profil Bilgileri
FataL
Reci Ve Bi'ri Maune Vakaları
Reci Ve Bi'ri Maune Vakaları başlıklı yazı Mumsema Reci Ve Bi'ri Maune Vakaları Forum Alev
Müşriklerin kurduğu tuzak
Uhud gazasının has okçularından Asım bin Sabit hazretleri, bu gazada müşriklerden Müsafi bin Talha ile kardeşi Haris'i öldürmüştü
Anneleri çok kin gütmekle meşhur olan Sülafe binti Sa'd, oğullarının ikisini öldüren Asım bir Sabit hazretlerinin başını getirene, yüz deve vereceğini va'd etti
Hazret-i Asım'ın kafatasında şarab içmeye and içti
Ayrıca Resulullah efendimizin gönderdiği bir seriyyede, Abdullah bin Üneys'in, Lıhyanoğullarından Halid bin Süfyan'ı öldürmesi sebebiyle, Lıhyanoğulları, Adel ve Kare kabileleriyle anlaştı
Medine civarında bulunan bu iki kabile bir plan yapıp, elçiler hazırladılar
Onlara;Müslüman olduğunuzu söylersiniz
Zekat vereceğiz, bunu almak ve bize İslâm'ı öğretmek üzere muallim istiyoruz, dersiniz
Gelenlerin bir kısmını öldürür, öcümüzü alırız
Bir kısmını da Mekke'ye götürüp Kureyş'e satarız, dediler
Hicretin dördüncü yılının Safer ayında, bu iki kabileden altı veya yedi kişilik bir heyet, Efendimize gelerek; "Müslüman olduk, bize Kur'an-ı kerimi ve dini öğretecek muallimler gönder" dediler
Bu sırada sevgili Peygamberimiz, Mekkeli müşriklerin savaş hazırlığı içinde olup olmadıklarını kontrol etmek üzere, on kişiden meydana gelen bir seriyye hazırlamıştı
Adel ve Kare kabilesinden de böyle bir heyetin gelip muallim istemeleri üzerine, durumu araştırmak, inceleyip bildirmek üzere bu on kişilik keşif kolunu gelenlerle birlikte gönderdi
( Peygamberler gaibi, geleceği bilen değil, ancak Allah'ın bildirdiğini, bildirdiği kadarı ile bilendir
)
Eshab-ı kiramdan kurulan bu seriyyede; Mersed bin Ebi Mersed, Halid bin Ebi Bükeyr, Asım bin Sabit, Hubeyb bin Adiy, Zeyd bin Desinne, Abdullah bir Tarık, Mu'attib (Mugir) bin Ubeyd ve isimleri bilinmeyen üç sahabi daha vardı
Bu keşif kolu, gündüzleri gizlenip, geceleri yürümek suretiyle bir seher vakti Reci' suyunun başına geldiler
Orada bir müddet dinlenip, Acve denilen iyi cins Medine hurmasından yediler
Sonra oradan ayrılarak, yakınlarındaki bir dağa çıkıp gizlendiler
Huzeyl kabilesinden koyun güden bir kadın da Reci' suyunun başına gelmişti
Hurme çekirdeklerini görüp, Medine hurması yendiğini anladı
"Buraya Medine'den gelenler olmuş" diye bağırarak, kabilesine haber verdi
Bu sırada Eshab-ı kiramdan bu on kişilik seriyyenin yanında bulunan Adel ve Kare kabilesinin hey'etinden biri, bir bahane ile yanlarından ayrıldı
Hemen Lıhyanoğullarına gidip, haber verdi
Lıhyanoğulları bu haber üzerine harekete geçtiler
Yüzü okçu olmak üzere,iki yüz kişilik bir kuvveti bu küçük seriyyenin üzerine gönderdiler
Gelen bu müşrik sürüsü, hazret-i Asım bin Sabit ve arkadaşlarını dağın tepesinde bularak kuşattı
Bu arada, on sahabinin ahvalini, müşriklere haber veren kişi de onlara katıldı
Eshab-ı kiram, o anda aldatıldıklarını anladılar ve harbe karar vererek, kılıçlarını çektiler
Bunu anlayan müşrikler, onları kandırmaya çalışıp; "Eğer yanımıza inerseniz, hiç birinizi öldürmeyeceğiz
Kesin söz veriyoruz
Yemin ederiz ki, sizleri öldürmek istemiyoruz
Fakat size karşı Mekkelilerden fidye koparmak istiyoruz" dediler
Asım bin Sabit, Mersed bin Ebi Mersed ve Halid bin Ebi Bükeyr; "Müşriklerin sözlerini ve ahidhlerini hiçbir zaman kabul etmeyiz" diyerek bütün tekliflerini reddettiler
Dantel
Mumsema
Frmacil
01-06-2008
#
2
Profil Bilgileri
FataL
--->: Reci Ve Bi'ri Maune Vakaları
Arıların koruduğu kimse
Müşriklerin tuzağına düştüklerine anlayan, on yiğit, herşeye rağmen mücadele etmeye karar verdi
Asım bin Sabit hazretleri; "Hiçbir zaman müşriklerin himayelerini kabul etmemeğe yemin ettim
Vallahi onların himayelerine ve sözlerine kanarak teslim olmam" dedi
Ellerini açtı; "Allah'ım! Peygamberini durumumuzdan haberdar et" diyerek dua etti
Allahü teâlâ, hazret-i Asım'ın duasını kabul buyurdu ve Resulullah efendimizi, onlardan haberdar etti
Hazret-i Asım, müşriklere; "Biz ölmekten korkmayız
Çünkü, dinimizde basiretliyiz (ölünce şehid olur Cennet'e gideriz)" buyurdu
Müşriklerin reisi; "Ey Asım! Kendini ve arkadaşlarını zayi etme, teslim ol!" deyince; Hz
Asım bin Sabit, okla karşılık verdi
Ok atarken;
"Ben güçlüyüm hiç eksiğim yok
Yayımın kalın teli gerilmiştir
Ölüm hak, hayat boş ve geçicidir
İnsanlar er-geç Allah'a rücu' edicidir
Eğer ben sizinle çarpışmazsam; anam,
Üzüntüsünden aklını kaybeder
"
Mısra'larını okuyordu
Asım'ın sadağında yedi ok vardı
Attığı her ok ile bir müşriki öldürdü
Oku bitince, bir çoğunu da mızrağıyla delik deşik etti
Fakat mızrağı da kırıldı
Hemen kılıcını sıyırdı, kınını kırıp attı
Bu; ölünceye kadar döğüşeceğim, teslim olmayacağım manasına geliyordu
Sonra da; "Ey Allah'ım! Ben bugüne kadar senin dinini hıfz ettim
Senden, bu günün sonunda benim vücudumu koruyup, müşriklerden saklamanı niyaz ediyorum" diye dua etti
Hazret-i Asım bin Sabit'in ve diğer sahabilerin; "Allahü ekber!" nidaları, dağları inletiyordu
İki yüz kişiye karşı on mücahid ölesiye çarpışıyor, yanlarına yaklaşanlar, yaptıklarının cezasını görüyorlardı
Hz
Asım , en sonunda iki ayağından yaralanıp yere düştü
Kafirler, ondan çok korktukları için, yere düşünce bile yanına yaklaşamadılar ve uzaktan ok atarak şehid ettiler
O gün oradaki on sahabiden yedisi şehid, üçü de esir edildi
Lıhyanoğulları, Sülafe binti Sa'd'a satmak için, Asım bin Sabit'in mübarek başını kesmek istediler
Fakat Allahü teâlâ, hazret-i Asım bin Sabit'in duasını kabul buyurduğundan, bir arı sürüsü gönderdi
Bulut gibi Asım bin Sabit'in üzerinde durdular
Müşrikler yanına yaklaşamadı
Sonunda; "Bırakın, akşam olunca arılar dağılır, biz de başını kesip götürürüz" dediler
Akşamleyin Allahü teâlâ şiddetli bir yağmur yağdırdı
Derelerden seller aktı ve Asım bin Sabit hazretlerinin mübarek cesedini alıp, bilinmeyen bir yere götürdü
Ne kadar aradılarsa da bulamadılar
Bunun için müşrikler, Asım bin Sabit hazretlerinin hiçbir yerini kesmeye muvaffak olamadılar
Arıların, Asım'ı korudukları hadisesi zikredildiği zaman, hazret-i Ömer;
"Allahü teâlâ elbette mü'min kulunu muhafaza eder
Asım bin Sabit, sağlığında müşriklerden nasıl korundu ise, Allahü teâlâ da ölümünden sonra cesedini muhafaza edip, müşriklere dokundurmadı" buyurdu
Bunun için Asım bin Sabit yad edilirken; "arıların koruduğu kimse" diye anılırdı
01-06-2008
#
3
Profil Bilgileri
FataL
--->: Reci Ve Bi'ri Maune Vakaları
Hazret-i Hubeyb bin Adiy'in istekleri
Lıhyanoğulları, başta Asım bin Sabit olmak üzere tuzağa düşürdükleri yedi sahabiyi şehid ettiler
Üç sahabiyi de esir aldılar
Esir edilen üç sahabi; Hubeyb bin Adiy, Zeyd bin Desinne ve Abdullah bin Tarık idi
Lıhyanoğulları, üçünü de yayların kirişleri ile bağladılar
İçlerinden Abdullah bin Tarık, Mekkeli müşriklere götürülmeye razı olmadı
Gitmemek için karşı koydu
"Şehid edilen arkadaşlarım Cennet'le şereflendiler" diyerek haykırdı
Ellerinin bağını kopardı, fakat Lıhyanoğulları, taşa tutarak onu da şehid ettiler
Hubeyb bin Adiy ve Zeyd bin Desinne hazretleri; "Resulullah'ın verdiği keşif vazifesini yapmaya belki imkan buluruz" düşüncesi ile sabrettiler
Lıhyanoğulları, her ikisini de Mekke'ye götürdüler
Bedir ve Uhud savaşlarında yakınları öldürülen müşrikler, kin ve intikam hırsı ile tutuşuyorlar ve fırsat arıyorlardı
Hubeyb'i , müşriklerden Huceyr bin Ebi İhab-ı Temimi, Bedir savaşında öldürülen kardeşinin; Zeyd bin Desinne'yi de , Safvan bin Ümeyye, Bedir savaşında öldürülen babası Ümeyye bin Halef'in intikamını almak üzere satın aldılar
Müşriklerin niyeti her ikisini de öldürmekti
Fakat savaş yapmayı yasak saydıkları aylarda bulunduklarından, hapsetmek suretiyle zamanın geçmesini beklediler
Ayrı ayrı yerlerde hapsettiler
Her iki sahabi de bu esaret karşısında büyük bir sabır, takat ve asalet gösterdiler
Hubeyb bin Adiy'in hapsedildiği evde bulunan ve azadlı bir cariye olan Maviye (bu hanım, daha sonra Müslüman olmuştur) gördüklerini şöyle anlatmıştır:
Bulunduğum evde bir hücreye hapsedilmişti
Ben, ondan daha hayırlı bir esir görmedim
Bir gün baktım, elinde ibrik gibi kocaman bir üzüm salkımı vardı
Ondan yiyordu
Her gün böyle üzüm salkımı elinde görülürdü
O mevsimde, hem de Mekke'de üzüm bulmak asla mümkün değildi
Allahü teâlâ, ona rızık veriyordu
Hapsolunduğu hücrede namaz kılar, Kur'an-ı kerim okurdu
Okuduğu Kur'an-ı kerimi dinleyen kadınlar ağlaşırlar ve ona acırlardı
Bazan; "Bir isteğin var mı?" diye sorduğumda; "Bana tatlı su ver, putlar için kesilen hayvanların etinden getirme, bir de, beni öldürecekleri zaman önceden haber ver, başka bir şey istemem" derdi
Öldürüleceği gün kararlaştırılınca, gidip kendisine söyledim
Bunu öğrenince, en ufak bir değişiklik ve zerre kadar üzüntü eseri göstermedi
O gün yaklaşınca, ölmeden önce vücut temizliği yapmak istediğini söyledi ve bir ustura istedi
Ben de çocuğumun eline bir ustura verip gönderdim
Çocuk yanına gidince birden korktum
"Eyvah! Bu adam, çocuğu ustura ile keser
O nasıl olsa öldürülecek" dedim
Koşup çocuğa baktım
Hubeyb , gönderdiğim usturayı çocuğun elinden alıp, çocuğu sevmek için dizine oturtmuştu
Ben bu durumu görünce çok korkup, feryad etmeye başladım
Durumu anlayınca;
"Bu çocuğu öldüreceğimi mi zannediyorsun? Bizim dinimizde böyle şey yok
Haksız yere cana kıymak bizim hal ve şanımızdan değildir" dedi
Hubeyb bin Adiy'i ve Zeyd bin Desinne'yi öldürmek için müşriklerin kararlaştırdığı gün gelmişti
O gün sabah erkenden zincirlerini çözüp, Mekke dışında Temim denilen yere götürdüler
Mekke halkı ve müşriklerin ileri gelenleri, bunların idamını seyretmek üzere toplanmıştı
Etrafta büyük bir kalabalık vardı
01-06-2008
#
4
Profil Bilgileri
FataL
--->: Reci Ve Bi'ri Maune Vakaları
İki rek'at namaz kıldı
Hubeyb bin Adiy hazretleri ile aynı hücrede kalan cariye Maviye, Hz
Hubeyb'in öldürülüşünü şöyle anlatır:
Müşrikler, esirleri idam edecekleri yerde iki darağacı kurmuşlardı
Hubeyb'i darağacına kaldırıp bağlamak istedikleri sırada; "Beni bırakınız, iki rekat namaz kılayım" dedi
Bıraktılar; "Kıl orada" dediler
Hubeyb hemen namaza durup, huşu ile iki rekat namaz kıldı
Toplanan müşrikler, kadınlar, çocuklar heyecanla onu seyrediyorlardı
Namazını bitirdikten sonra;
"Vallahi eğer ölümden korkarak namazı uzattığımı zannetmeyecek olsaydınız, namazı uzatırdım ve daha çok kılardım" dedi
Böyle idam edilirken iki rekat namazı ilk kılan, adet ve sünnet olmasına sebep olan hazret-i Hubeyb bin Adiy'dir
Peygamber efendimiz , onun idam edilirken iki rekat namaz kıldığını işitince, bu hareketini yerinde ve uygun bulmuştur
Hubeyb'i , namazını kıldıktan sonra, darağacına kaldırarak bağladılar
Yüzünü, kıbleden Medine'ye doğru çevirdiler
Sonra; "Haydi dininden dön! Seni serbest bırakalım" dediler
Şöyle cevap verdi: "Vallahi dönmem! Bütün dünya benim olsa, bana verilse, yine İslâmiyet'ten dönmem!" Bu cevabı alan müşrikler; "Şimdi senin yerine Muhammed'in olmasını, onun öldürülmesini ister misin? Evet dersen, kurtulur, evinde rahat rahat oturursun!" dediler
Hubeyb ; "Ben, Muhammed aleyhisselamın ayağına bir dikenin batmasına bile asla razı olmam!" dedi
Müşrikler alay edip, gülüşerek; "Ey Hubeyb! İslâm dininden dön! Eğer dönmezsen, seni muhakkak öldüreceğiz!" dediler
Hubeyb ; "Allahü teâlâ yolunda olduktan sonra, benim için öldürülmenin hiç önemi yoktur" diye karşılık verdi
Bundan sonra Hubeyb ; "Allah'ım! Şuracıkta düşman yüzünden başka yüz görmüyorum
Allah'ım! Benden, Resulüne selam ulaştır
Bize yapılan bu işi Resulüne bildir!" diyerek dua etti ve; "Esselamü aleyke ya Resulallah" dedi
Hubeyb bu duayı yaptığı sırada, sevgili Peygamberimiz, Eshab-ı kiramla oturuyordu
Zeyd bin Harise şöyle anlatmıştır:
"Bir gün Resulullah, Eshabıyla otururken; "Ve aleyhisselam" dedi
Eshab-ı kiram; "Ya Resulallah! Bu kimin selamına karşılıktır" dediler
"Kardeşimiz Hubeyb'in selamına karşılık
Cebrail aleyhisselam Hubeyb'in selamını bana ulaştırdı" buyurdu
Hubeyb'in etrafında toplanan Kureyş müşrikleri; "İşte, babalarınızı öldüren bu adamdır" diyerek gençleri üzerine mızraklarıyla saldırttılar ve mübarek vücudunu yaralamaya başladılar
Bu sırada, Hubeyb'in yüzü Kabe'ye doğru döndü
Müşrikler, Medine'ye doğru döndürdüler
Hubeyb; "Allah'ım! Eğer ben senin katında makbul bir kul isem, yüzümü kıbleye çevir" diyerek dua etti
Yüzü yine kıbleye döndü
Müşriklerden hiç biri, onun yüzünü Kabe'den başka bir tarafa çeviremedi
Bu esnada Hubeyb , darağacı üzerinde, düşman arasında garip bir halde şehid edilmekte olduğunu dile getiren bir şiir söyledi
Müşrikler, ellerindeki mızrakları vücuduna saplayarak, işkence yapmaya başlayınca; "Vallahi ben Müslüman olarak öldürülecek olduktan sonra, vurulup, hangi yanım üstüne düşersem düşeyim gam yemem! Bunların hepsi Allahü teâlânın yolundadır" dedi
Hz
Hubeyb darağacında müşriklere şöyle beddua etti: "Allah'ım! Kureyş müşriklerinin hepsini mahvet! Topluluklarını dağıt! Birer birer canlarını al, onları sağ bırakma!"
Hubeyb bin Adiy'in cenazesi, kırk gün darağacında asılı kaldı
Bedeni çürüyüp kokmadı
Hep taze kan aktı
Sevgili Peygamberimiz, onun cenazesini getirmek üzere Eshab-ı kiramdan Zübeyr bin Avvam ve Mikdad bin Esved'i gönderdi
Gece, gizlice Mekke'ye girdiler
Hubeyb'i asıldığı darağacından indirip, deveye yükleyerek Medine'ye doğru yola çıktılar
Durumu öğrenen müşrikler, büyük bir kalabalık halinde üzerlerine yürüdüler
Her iki sahabi kendilerini savunmak için, cenazeyi yere koydular
Biraz sonra cenazeyi bıraktıkları yerin yarılarak cesedi içeri alıp, kapandığını gördüler ve Medine'nin yolunu tuttular
Zeyd bin Desinne'yi de diktikleri ağaca bağladılar
Dininden döndürmek için zorladılar
Fakat Zeyd'in imanını kuvvetlendirmekten başka bir şey elde edemediler
Bunun üzerine Zeyd'i ok yağmuruna tuttular
Sonunda Safvan bin Ümeyye'nin azadlı kölesi Nistas tarafından şehid edildi
01-06-2008
#
5
Profil Bilgileri
FataL
--->: Reci Ve Bi'ri Maune Vakaları
Bi'r-i Maune vak'ası
Yine aynı yılın Safer ayında, Arabistan'ın Necd bölgesinden Ebu Bera geldi
Necd'de
İslâm'ın tanıtılması için, Eshab-ı kiramdan birkaç tanesini oraya göndermesini Resulullahtan istedi
Sevgili Peygamberimiz; "Göndereceğim kimseler hakkında, Necd halkından emin değilim!" buyurdular
"Onlara kimse zarar veremez" sözü üzerine, Alemlerin efendisi, bu kesin taahhüdü kabul buyurup, Eshab-ı Suffa'dan yetmiş kişilik bir hey'et hazırladı ve Münzir bin Amr hazretlerinin kumandasında yola çıkardı
Kendisinin ve kabilesinin İslâmiyet'le şereflenmesini isteyen Ebu Bera, Eshab-ı Suffa'dan önce yola çıkıp, kabilesine gelerek, hey'eti himayesine aldığını, onlara hiç kimsenin dokunmamasını tenbih etti
Yeğeni Amir bin Tufeyl kabul etmedi
Üç kabilenin adamlarını silahlandırarak başlarına geçti ve Bi'r-i Maune'ye gelen Eshab-ı kiramı kuşattı
Sahabiler biri hariç hepsi şehid edildi
Bu mübarek Eshabın son sözleri; "Ya Rabbi! Şu anda Resulullah'a durumumuzu haber verecek senden başkası yoktur
O'na selamımızı bildir!" dediler
O anda Cebrail aleyhisselam son derece üzgün bir halde, Peygamber efendimize gelip, selamlarını ulaştırdı ve; "Onlar, Allahü teâlâya kavuştular
Allahü teâlâ onlardan razı oldu, onlar da Allahü teâlâdan razı oldu" dedi
Sevgili Peygamberimiz de; "Aleyhimüsselam" diye cevap verdikten sonra, çok üzüntülü olarak Eshab-ı kirama döndüler; "Kardeşleriniz, müşriklerle karşılaştılar
Müşrikler, onları kesip biçtiler, mızraklarla delik deşik ettiler
" buyurarak, durumu haber verdiler
Bu hadisede düşmanla çarpışırken, Amir bin Füheyre hazretlerinin sırtına, Cebbar adlı biri mızrağını saplamıştı: O anda hazret-i Amir; "Vallahi, Cennet'i kazandım!" demiş, Cebbar'ın ve diğer müşriklerin gözleri önünde gökyüzüne doğru çekilmişti
Bu hadise üzerine daha sonra onu şehid eden Cebbar Müslüman olmuştu
Peygamber efendimiz, "Reci'" ve "Bi'r-i Maune" hadiselerine çok üzüldüler
Bu elim hadiseyi yapan kabilelere, bela için bir ay her namazdan sonra dua ettiler
Allahü teâlâ, Resulünün duasını kabul buyurdu
O kabilelere müthiş bir kuraklık ve kıtlık verdi
Sonra bulaşıcı bir hastalıkla yedi yüz kişi öldü
01-06-2008
#
6
Profil Bilgileri
FataL
--->: Reci Ve Bi'ri Maune Vakaları
Nadiroğullarının suikastı
Uhud gazasından sonra, hicretin dördüncü senesinde, Nadiroğulları ismindeki Yahudi kabilesi, sevgili Peygamberimize suikast tertip ettiler
Bunu, Cebrail aleyhisselam Peygamber efendimize haber verdi; suikast neticesiz kaldı
Bunun üzerine Alemlerin efendisi, antlaşmayı bozan bu Yahudi kabilesine, Muhammed bin Mesleme'yi gönderdi ve;
"Nadiroğulları Yahudilerine git! Onlara, 'Resulullah beni size; yurdumdan çıkıp gidiniz! Burada benimle birlikte oturmayınız! Siz, bana bir suikast planı kurdunuz
Size on gün süre tanıyorum
Bu müddetten sonra buralarda sizden kim görülürse boynu vurulacak, emrini bildirmek üzere gönderdi' de!" buyurdu
Muhammed bin Mesleme hazretleri bu emri bildirince, korkularından yol hazırlığına başladılar
Fakat münafıkların başı Abdullah bin Übeyy, onlara; "Sakın kalenizden çıkmayınız
Mallarınızı ve yurdunuzu terkedip gitmeyiniz
Adamlarımdan iki bin kişi ile size yardıma geliyoruz" diyerek haber gönderdi
Bunun üzerine Kainatın sultanı, Eshab-ı kiramıyla, Medine'ye dört km
uzaklıkta bulunan Nadiroğulları kalesine yürüdüler
Sancağı hazret-i Ali taşıyordu
Kale kuşatılıp, muhasara edildi
Daha önce Eshab-ı kirama meydan okuyan Yahudiler, kaleden çıkmaya cesaret edemediler
Münafıkların yardımı da ulaşmadı
Eshab-ı kiram, kaleyi kontrol altına alıp kuş uçurtmuyordu
Yirmi günden ziyade süren muhasara sonunda, Yahudiler teslim bayrağını çektiler
Bütün silahlarını, altın ve gümüşlerini Müslümanlara terk ederek bir kısmı Şam'a, bir kısmı da Hayber'e sürüldü
Böylece Medine'de Yahudilerden sadece Kureyzaoğulları kaldı
Hicretin beşinci senesinde, Mustalıkoğullarının reisi Haris bin Ebi Dırar, Peygamber efendimizle çarpışmak için pek çok adam toplamıştı
Onları silahlandırarak, Medine üzerine yürüyecekti
Bu haber, sevgili Peygamberimize ulaşınca, hemen yedi yüz kişilik bir birlik ile Mustalıkoğullarına karşı sefere çıkıldı
Müreysi kuyusu başında karargah kuruldu
Önce Mustalıkoğulları İslâm'a davet edildi
Kabul etmeyerek, ok atıp savaşa başlattılar
Resulullah efendimizin; "Hep birlikte aniden hücuma geçiniz" emrini yerine getiren Eshab-ı kiram, Mustalıkoğullarından on kişiyi öldürdü
Kabile reisi kaçarak canını kurtarmış, fakat, kızı Berre ve kabilesinden 600 kişi esir düşmüştü
Ganimetler paylaştırıldı
Berre, Peygamber efendimizin huzuruna çıkıp;
"Hissesine düştüğüm sahibimle, dokuz altın karşılığında hürriyete kavuşmam için anlaştım
Bana yardım ediniz!" dedi
Peygamber efendimiz, merhamet buyurarak, onun bu arzusunu yerine getirip satın aldı
Sonra azad edip, hürriyetine kavuşturdu
Sevgili Peygamberimizin, İslâmı tebliğ ile Müslüman oldu
Onun Müslüman olmasına son derece sevinen Alemlerin efendisi, mükafat olarak nikahıyla şereflendirdi
Bunu gören Eshab-ı kiramın hepsi de; "Biz, Resulullah'ın ailesi olan annemizin, akrabasını hizmetçi olarak kullanmaktan haya ederiz" dediler ve esirlerini serbest bıraktılar
Bu nikah yüzlerce esirin hürriyetine kavuşmasına sebep oldu
Sevgili Peygamberimiz, mübarek zevcesinin Berre ismini, Cüveyriyye olarak değiştirdi
Hazret-i Cüveyriyye validemiz için, hazret-i Aişe validemiz; "Ben, Cüveyriyye'den daha hayırlı, daha bereketli bir kadın görmedim" derdi
01-06-2008
#
7
Profil Bilgileri
FataL
--->: Reci Ve Bi'ri Maune Vakaları
Dördüncü yılın olayları
İçki içmeyi haram kılan ayet-i kerime , hicretin dördüncü yılında indi
Uhud gazasında yaralanıp sonra vefat eden hazret-i Ümmü Seleme'nin kocası, geriye birkaç tane çocuk bırakmıştı
Ümmü Seleme validemiz, yaşlı hali ile güç durumda kalmıştı
Sevgili Peygamberimiz, ona çok acıyıp merhamet buyurarak nikahına almakla şereflendirmesi de bu yılda oldu
Yine bu yılda Zatürrika' gazası yapılarak, etraftaki müşrik kabileler sindirildi
Hazret-i Osman'ın, Peygamber efendimizin kızı hazret-i Rukayye'den olma altı yaşındaki oğlu Abdullah vefat etti
Alemlerin efendisi, torunun namazını kıldırdı ve bizzat kabre koydu
Çok üzülmüşlerdi, mübarek gözyaşları kabre döküldü
Mezar taşını, mübarek elleriyle diktiler ve; "Allahü teâlâ, kullarından merhametli ve yufka yürekli olanlara rahmet eder" buyurdular
Hazret-i Ali'nin annesi Fatıma binti Esed de bu yılda vefat etti
Buna, sevgili Peygamberimiz çok üzülüp; "Bugün annem vefat etti!" buyurdu
Sevgili Peygamberimiz, dedesi Abdülmuttalib'in vefatından sonra, onun yanında büyümüştü
Peygamberliğini bildirdiğinde ise hemen Müslüman olmakla şereflenmişti
Bu sebeple, Kainatın sultanı, onu anne yerinde tutar, çok hürmet gösterirdi
Ona olan merhametinden, üzerindeki mübarek gömleğini çıkarıp kefen olarak sarılmasını emretti
Cenaze namazını kıldırdıktan sonra, yetmiş bin meleğin namazda hazır olduğunu bildirdi
Kabre kadar gidip içine indiler
Kabir hayatının rahat ve hoş olması için, kabrin köşelerine doğru genişletir gibi işaret yaptıktan sonra kabre uzandılar
Kabirden çıktığında, mübarek gözleri yaşla dolmuş ve mübarek gözyaşları kabre dökülmüştü
Aman ya Rabbi! Bu ne merhametti?
Ve bu ne kadar talihli bir hanımefendi idi?
Hazret-i Ömer dahi dayanamamış; "Canım sana feda olsun ya Resulallah! Hiçbir kimseye yapmadığınızı, bu hanıma yaptınız!" diye sual edince, vefalıların en vefalısı olan sevgili Peygamberimiz;
"Ebu Talib'den sonra bu hanımcağız kadar bana iyiliği dokunan bir kimse olmamıştır
O benim annemdi
Kendi çocukları aç dururken en önce benim karnımı doyururdu
Kendi çocuklarının üstleri başları tozlu topraklı dururken, o, önce benim saçımı tarar ve gül yağları ile yağlardı
O, benim annemdi!" buyurdular
Bundan sonra Fatıma binti Esed validemiz için, şöyle dua ettiler:
"Allahü teâlâ seni magfiret etsin, bağışlasın, seni mükafatlandırsın! Ey annem! Allahü teâlâ sana rahmet eylesin
Allah'ım! Annem Fatıma binti Esed'i affeyle, bağışla! Ona hüccetini bildir
Kabrini genişlet
Ey merhametlilerin en merhabetlisi olan Allah'ım! Ben peygamberin ve geçmiş peygamberlerin hakkı için, bu duamı kabul buyur
"
Bunların arkasından, Resul-i ekrem efendimizin mübarek hanımefendilerinden hazret-i Zeyneb binti Huzeyme otuz yaşında olduğu halde vefat etti
Yine bu sene, hazret-i Ali ile hazret-i Fatıma'nın ikinci çocukları hazret-i Hüseyin doğdu
Yine bu yılda, Mekkeli müşrikler, İslâmın yayılmasını önlemek için Bedir'e hareket etti
Mücahidlerin kendilerinden önce Bedir'e geldiğini öğrenen müşriklerin kalblerine korku düştü
Geri Mekke'ye döndüler
18-09-2008
#
8
Profil Bilgileri
Zilzal
--->: Reci Ve Bi'ri Maune Vakaları
Paylaşimin İçin Sağol
Tags
:
biri
,
maune
,
reci
,
vakalari
Reci Ve Bi'ri Maune Vakaları ile ilgili Benzer Konular
380 Kez Görüntülendi
Reci' Olayi
İslam Tarihi
En fazla yanık vakaları çocuklarda görülüyor
Sağlık Haberleri
Reci Çeşmesi (Merkez)
Karadeniz Bölgesi
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
01:36
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542