FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Siyer
Hendek Savaşı..
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Hendek Savaşı.. ile ilgili Benzer Konular
183 Kez Görüntülendi
Hendek Savasi
İslam Tarihi
Cahile söz anlatmak, deveye hendek atlatmaktan zordur.[Açıklaması]
Atasözleri
“3. Dünya Savaşı, Rusya-Ukrayna savaşı ile başlayacak” iddiası
Yurt Dısı Haberler
Deveye hendek atlatmak - Sözlük Anlamı
Tatlı Sözlük
Hendek SavaŞi
Dini Sohbet
Uhud savaşı
|
Hayberin Fethi
Konu Araçları
01-06-2008
#
1
Profil Bilgileri
FataL
Hendek Savaşı..
Hendek Savaşı.. başlıklı yazı Mumsema Hendek Savaşı.. Forum Alev
Münafıkların hali bildirildi
Hendek savaşına hazırlık için hendek kazılırken, münafıklar gizliden gizliye Allahın Resulü ve vadettikleri ile alay ediyorlardı
Bir fırsat bulup, bahane uydurup hendek kazmaktan kaçıyorlardı
Bunların bu halini Cenabı Hak, ayet-i kerime göndererek, Habibine ve onun Eshabına bildirdi
Münafıklar için inen ayet-i kerimelerde mealen buyruldu ki:
"Allahü teâlânın Resulünün davetini, kendi aranızda birbirinizi davetiniz gibi tutmayın, davetine hemen koşun ve izinsiz ayrılmayın! İçinizden, birbirinizi siper ederek gizlice kaçanlarınızı, Allahü teâlâ muhakkak biliyor
O'nun emrinden uzaklaşıp gidenler, dünyada fitneye, ahırette de elem verici bir azaba uğramaktan sakınsınlar!
Dikkat ediniz! Göklerde ve yerde ne varsa, hepsi de Allahü teâlânındır
O, sizin, hangi inanç üzerinde (mü'min veya münafık) olduğunuzu ve (münafık ve kafirlerin) kendisine döndürülecekleri kıyamet gününü de biliyor
Allahü teâlâ onların dünyada yaptıklarını kendilerine haber verecektir
Allahü teâlâ her şeyi bilir
" (Nur suresi: 63,64)
Hendeği kazma işine başlayalı altı gün olmuştu
Herkes işini, kendine düşen miktar kadar hendeği layıkıyla bitirmişti
Ancak bir yer, zaman yetmediği için geniş ve derin kazılamamıştı
Peygamber efendimiz burası için endişelerini belirttiler; "Müşrikler, buradan başka bir yerden geçemezler" buyurdular
Buraya nöbetçiler koydular
Müşrik ordusunun Medine'ye çok yaklaştığı sırada, Yahudi Nadiroğullarının reisi Huyey, Kureyş ordu kumandanına; "Medine'deki Kureyza Yahudilerinin Müslümanlarla antlaşma halinde olduklarını, ancak onların reisi Ka'b bin Esed'i aldatıp, kendi saflarına çekebileceğini bildirdi
Kumandan da; "Ey Huyey! Hemen Ka'b bin Esed'e git
Müslümanlar ile yaptıkları antlaşmayı bozup bize yardım etsinler" dedi
Bu antlaşmanın maddelerinden biri, "Medine'ye bir düşman ordusu taarruz ederse, Müslümanlarla birlik olup, düşmana karşı koymak" idi
Yahudi Huyey, müşrik ordusundan ayrılıp, gece, beni Kureyza reisi Ka'b'in evine geldi
Kapıyı çalıp kendisini tanıttı ve;
"Ey Ka'b! Kureyş'in bütün ordusunu, Kinane ve Gatafanoğulları gibi nice kabileleri on bin kişilik bir ordu halinde getirmiş bulunuyorum
Artık Muhammed ve Eshabı kurtulamıyacaktır
Onları tamamen imha edinceye kadar, Kureyşlilerle buradan ayrılmamağa yemin ettik!
" dedi
Ka'b; "Muhammed ve Eshabı öldürülemez de, Kureyş ve Gatafanlar ülkelerine dönüp gider ise, burada yalnız kalırız
Sonunda hepimizi öldürürler diye korkuyorum!
" diye endişesini bildirdi
Huyey; "Bu korkunun gitmesi için Kureyş ve Gatafanlardan yetmiş kişi rehin istersin
Bu rehineler sende olduğu müddetçe, onlar buradan gidemezler
Şayet yenilip giderlerse, ben sizin yanınızdan ayrılmam
Size gelen felaket bana gelmiş olur" diyerek, Ka'b'ı sonra da diğer Yahudileri aldattı
Müslümanlarla olan muahedeyi yırttırdı
Böylece antlaşma bozulmuş oldu
Huyey, müşrik ordusuna dönüp durumu anlattı
Beni Kureyza'nın, Müslümanları arkadan vuracaklarını bildirdi
Dantel
Mumsema
Frmacil
01-06-2008
#
2
Profil Bilgileri
FataL
--->: Hendek Savaşı..
"O ne güzel vekildir!"
Hendek kazma işine başlanmasının yedinci günü, müşrikler on bin kişilik muazzam bir ordu ile Medine'nin batı ve kuzey tarafına gelip, ordugahlarını kurdular
Bu ordugah, hendeğin kazıldığı yerde idi
Müşriklerin düşünceleri; bu muazzam ordu ile Medine'yi baştanbaşa yakıp yıkmak, Peygamber efendimizi ve Eshabını ortadan kaldırıp, İslâmiyet'i yok etmekti
Bu, görünüşte karşı konması güç, muazzam ve pek büyük bir ordu idi
Müşrikler, hayallerinden geçirmedikleri hendek engelini görünce, şaşkına döndüler, moralleri bozuldu
Çünkü, hendek iyi bir atın süratle koşarak atlayamayacağı genişlikte idi
İçine düşen bir kimse de kolayca çıkamazdı
Hele zırhlı bir kimsenin yukarı tırmanarak çıkması çok zordu
Müşriklerin geldiğini haber alan sevgili Peygamberimiz, derhal altı gündür durmadan çalışarak yorgun düşen Eshabını toplayıp, hendeğin bu tarafında Sel dağı eteklerine karargahını kurdu
Arkalarında Sel dağı ve Medine bulunuyordu
Önünde hendek ve ötesinde düşman
Yine İbn-i Ümm-i Mektum, Medine'de Peygamber efendimizin vekili olarak bırakıldı
Kadınlar ve çocuklar hisarlara yerleştirildi
Üç bin kişilik İslâm ordusunun otuz altı süvarisi vardı
Sancakları, Zeyd bin Harise ile Sa'd bin Ubade hazretleri taşıyordu
Resullah efendimizin deriden yapılmış çadırı, Sel dağının eteğinde kuruldu
Yine nice kahramanlıklar gösterecek olan Eshab-ı kiram, dikkatle düşmanın hareketlerini takib etmeğe başladı
Bu sırada, sevgili Peygamberimizin huzuruna gelen hazret-i Ömer üzücü bir haber verdi:
"Ya Resulallah! İşittiğime göre, Kureyza Yahudileri aramızdaki antlaşmayı bozmuşlar ve bize karşı harbe hazırlanıyorlarmış!" dedi
Beklenilmeyen bu habere, Alemlerin efendisi; "Hasbünallahü ve ni'mel vekil- Allahü teâlâ bize yeter
O ne güzel vekildir" diyerek mukabelede bulundular
Çok müteessir olmuşlardı
Şimdi İslâm ordusu, iki ateş arasında kalmıştı
Kuzey ve batıda müşrik orduları, güney doğuda Yahudiler bulunuyordu
Resulullah efendimiz, Zübeyr bin Avvam hazretlerini Kureyza oğullarının kalesine gönderdi
Hazret-i Zübeyr gidip, durumu öğrendi
Gelince; "Ya Resulallah! Onları, kalelerini tamir, harp talimleri ve manevraları yaparken gördüm
Ayrıca hayvanlarını da derleyip toparlıyorlardı" diyerek, gördüklerini anlattı
Bunun üzerine Habib-i ekrem efendimiz; Sa'd bin Mu'az, Sa'd bin Ubade, Havvat bin Cübeyr, Amr bin Avf, Abdullah bin Revaha'yı , Kureyza oğullarına nasihat edip antlaşmayı yenilemeleri için gönderdi
Vazife verilen bu beş sahabi, Kureyza Yahudilerinin kalesine gidip, onlara nasihat ettiler
Fakat, nasihat kar etmiyordu
Ayrıca hakaret etmeye de başlamışlardı
Son söz olarak; "Kardeşlerimiz Nadiroğullarını, yurtlarından sürüp çıkarmakla, bizim, kolumuzu-kanadımızı kırdınız
Muhammed de kim oluyormuş! O'nunla aramızda hiçbir söz ve antlaşma yoktur
Peygamberinizin üzerine hep birden saldırıp, öldürmek için and içmiş bulunuyoruz
Kardeşlerimize muhakkak arka çıkıp, yardımcı olacağız!
" dediler
01-06-2008
#
3
Profil Bilgileri
FataL
--->: Hendek Savaşı..
Cenab-ı Hak zafer vadetti
Sa'd bin mu'az hazretleri ve arkadaşları Resulullah efendimizin huzuruna gelip, herkesin anlayamacağı şekilde kapalı olarak, haberin doğru olduğunu ve ikna edilemediklerini anlattılar
Peygamber efendimiz; "Haberinizi gizli tutun
Ancak bilene açıklayın
Çünkü harp, tedbir ve aldatmadan, hileden ibarettir" buyurdular
Eshab-ı kiram, Peygamber efendimizin, nasıl hareket edeceklerini merak ediyorlardı
Biraz sonra Kainatın sultanı, kahraman Eshabının yanını teşrif etti ve; "Allah ekber! Allahü ekber!" diyerek tekbir getirdi
Bunu işiten şanlı sahabiler, hep bir ağızdan tekbir getirerek, cenab-ı Hakk'ın ism-i şerifinin yüceliğini bildirip, hendeğin ötesinde kum gibi kaynayan küffarın kalbine korku saldılar
Müşrikler, tekbirleri işitince; "Muhammed ve Eshabına, herhalde sevindirici bir haber geldi" dediler
Peygamber efendimiz, Eshabına; "Ey Müslüman cemaati! Allahü teâlânın fetih ve yardımı ile sevininiz!" buyurarak, muzaffer olacaklarının müjdesini verdi
Şanlı Eshab, şimdiye kadar küçük birlikler halinde bir çok gazada bulunmuşlar, Bedir ve Uhud gazalarına katılmışlardı
Sayıca ve kuvvetçe çok olan müşrikleri, Allahü teâlânın izni ve Resul-i ekrem efendimizin duası bereketiyle her defasında hezimete uğratmışlardı
Başlarında, varlıkların "Baş tacı" olduktan sonra, yapamayacakları iş, katlanamayacakları sıkıntı olamazdı
Bütün bu olumsuzlara ilaveten hava soğuk, kıtlık şiddetli, açlık ziyade idi
Peygamber efendimiz dahil, bir çokları mübarek karınlarına taş bağlamışlardı
Karşıda her türlü imkana sahip düşman, kum gibi kaynıyordu!
Fakat şanlı Eshab için, düşmanın çokluğu ve çekilen sıkıntıların ehemmiyeti yoktu
Allahü teâlâ en güzel vekildi
O'na bağlanmışlar, O'na dayanmışlar, O'na sığınmışlardı
Kureyş'in önde gelen kumandanları ve Kureyş'le beraber gelen diğer kabilelerin liderleri umumi taarruza geçmek için bir karar vermeden önce, hendeğin etrafında, geçebilecekleri bir yer araştırmaya başladılar
Hendeği bir baştan öbür başa kadar dolaştılar
Nihayet aceleden yarım kalan dar yerde durup, buradan hücum etmenin uygun olacağında karar kıldılar
Müşrik askerleri de kumandanlarının peşinden hareket ediyorlar, bir hendeğe, bir de şanlı Eshaba bakıp şaşırıyorlardı:
"Yemin ederiz ki, bu, Arabların başvurduğu bir usul değildir
Muhakkak bunu, o Farslı adam tavsiye etmiştir!" diyorlardı
Kureyşli kumandanlar, hendeğin dar yerini gösterip" Buradan karşıya kim atlayıp geçebilir " diye sorduğunda, içlerinden beş atlı ortaya çıktı
Bunlar teke tek vuruşmak üzere hendeğin karşı tarafına geçeceklerdi
Şanlı Eshab-ı kiram dikkatle bu beş atlıyı takip etmeye başladılar
Atlılar hız almak için geriye çekildiler
Sonra atların başını hendeğin en dar yerine çevirip hızlandırdılar
Seçilen bu beş atlı süratle gelip, karşı tarafa atladılar
Hemen bunların arkasından gelen pek çok atlı, hendeğe takılıp karşıya geçemediler
Hendeğin öbür tarafında kaldılar
"Allahım, sen onu muhafaza eyle!"
Bu geçenler içinde Amr bin Abd adında çok güçlü bir kimse vardı
Tepeden tırnağa kadar zırh giymiş, heybetli bir görünüşü vardı
Görünüşte kalblere korku salan bu adam, mücahidlere karşı; "Benimle çarpışabilecek bir kimse varsa meydana çıksın?
" diye bağırdı
Bu sırada hazret-i Ali'nin, sevgili Peygamberimizin huzuruna çıkarak; "Canım sana feda olsun ya Resulallah! Onunla ben çarpışayım" diyerek izin istediği görüldü
Üzerinde zırhı dahi yoktu
Eshab-ı kiram, ona gıbta ile bakıyordu
Sevgili Peygamberimiz, kendi mübarek zırhını çıkarıp, hazret-i Ali'yi giydirdiler
Kılıcını ona kuşattılar
Mübarek başlarından sarığını çıkarıp, onun başına bizzat kendi elleriyle sardılar
Sonra da;
"Allah'ım! Bedir gazasında amcamoğlu Ubeyde, Uhud gazasında amcam Hamza şehid oldular
Yanımda kardeşim ve amcam oğlu olan Ali kaldı
Sen onu muhafaza eyle
Ona yardımını ihsan eyle
Beni yalnız başıma bırakma!" diyerek dua etti
Eshab-ı kiram; "Amin!" dediler
Dualar ve tekbirler arasında yaya olarak ilerliyen Allahü teâlânın arslanı, atının üzerinde, bir heyula gibi duran Amr bin Abd'ın karşısına dikildi
Gözlerinden başka her tarafı zırhlarla kaplı olan Amr, bu kahramanı tanıyamadı ve kim olduğunu sordu
O da; "Ben, Ali bin Ebi Talib'im" diyerek kendini tanıtınca, Amr; "Ey kardeşimin oğlu! Baban, benim dostumdur
Bu sebeple senin kanını dökmek istemem
Benim karşıma çıkacak amcalarından biri yok mu?" diyerek güya ona acıdı
Hazret-i Ali ise; "Ey Amr! Vallahi, ben senin kanını dökmek isterim
Yalnız, ikimizin de eşit durumda olması lazım gelmez mi? Yiğitliğin şanına da bu yakışmaz mı? Halbuki, ben yayayım, sen ise atlısın!
" diyerek onu tahrik etti
Bunu işiten Amr'ın, yiğitlik damarı kabarıp derhal atından indi ve atının bacaklarını kılıçla doğradıktan sonra, hiddetle hazret-i Ali'nin karşısına geçti
Hamle yapmak üzere iken, Allahın arslanı; "Ey Amr! İşittim ki, sen, Kureyş'den bir kimse ile karşılaştığında, onun iki dileğinden birini yerine getireceğine yemin etmişsin
Bu doğru mu?"diye sordu
O da; "Evet, doğrudur" diye cevap verince, bu defa; "O halde, birinci isteğim; senin, Allaha ve Resulüne iman edip, Müslüman olmandır!" diyerek imana davet etti
Bunu duyan Amr, kızdı ve; "Geç bunu! Bu bana lazım değil!" dedi
Hazret-i Ali; "İkinci isteğim, çarpışmayı bırakıp, Mekke'ye dönmendir
Zira Resul aleyhisselam, düşmana galip gelirse, sen bu hareketinle O'na yardım etmiş olursun!
" dedi
Amr, bütün teklifleri ret etti
Vuruşmaktan başka çare kalmamıştı artık
01-06-2008
#
4
Profil Bilgileri
FataL
--->: Hendek Savaşı..
Hazret-i Ali, Amr'ın işini bitirdi
Hendek savaşı başlamak üzere
Hazret-i Ali'nin kan dökülmemesi teklifini kabul etmeyen, Amr; " Ben intikam almadıkça koku sürünmeyeceğime yemin ettim
Başka bir dileğin var mı? diye sordu
Hazret-i Ali; "Ey Allahü teâlânın düşmanı! Artık seninle çarpışmaktan başka bir şey kalmadı!" dedi
Amr, bu sözlere gülüp; "Hayret doğrusu! Arab diyarında karşıma çıkabilecek bir yiğidin olduğu, hatırımdan geçmezdi! Ey kardeşimin oğlu! Yemin ederim ki, ben seni öldürmek istemem
Zira, baban, benim dostumdu
Ben karşıma, Kureyş eşrafından Ebu Bekir gibi, Ömer gibi bir kimse isterdim" dedi
Hazret-i Ali; "Öyle olsa da, ben seni öldürmek için buraya çıktım" deyince, Amr'ın kanı başına sıçradı
Kılıcını kaldırmasi ile indirmesi bir oldu
Böyle bir şeyi bekleyen Allahü teâlânın arslanı, şimşek gibi yana sıçrayıp, hamleyi kalkanıyla karşıladı
Fakat Amr, bunun gibi nice kalkanlar parçalamıştı
Onun vuruşuna en güçlü kalkanlar bile dayanamazdı
Nitekim, şimdi de öyle oldu
Hazret-i Ali'nin kalkanı parçalandı, ayrıca kılıç, başını sıyırıp yaraladı
Hamle sırası hazret-i Ali'ye gelmişti; "Ya Allah!" diyerek Zülfikar'ı, Amr'ın boynuna indirdi
İndirmesi ile İslâm ordusunda; "Allahü ekber! Allahü ekber!" sadaları yeri göğü inletmeye, küffar ordusunda feryadlar yükselmeğe başladı
Evet, Nebilerin sultanı varlıkların baş tacının duası kabul olmuştu
İnsan azmanı Amr, yere serilmiş, gövdesinden oluk gibi kan boşanırken, kafası miğferiyle birlikte uçmuştu
En çok güvendikleri Amr'ın yere serildiğini gören arkadaşları, derhal hazret-i Ali'ye saldırdılar
Bunu gören Eshab-ı kiram, oraya koştular
Zübeyr bin Avvam , Nevfel bin Abdullah'ı yaralayıp atıyla birlikte hendeğe düşürdü
Hazret-i Ali, hendeğe inip Nevfel'in işini bitirdi
Diğerleri hendeği zor geçip geriye kaçtılar
Müşrik ordusu baş kumandanı ise, daha harbin başında büyük bir ümitsizliğe düşmüştü
Artık harbin şekli tayin olmuştu
Hendek, göğüs göğüse çarpışmayı engelliyordu
Ok atışlarıyla birbirlerine zayiat vermeğe uğraştılar
Bu hareket, neticeyi uzatmaktan başka bir işe yaramıyordu
Müşrikler, bu şekilde galip gelemeyeceklerini anlayıp, hendeğin her tarafından hücuma geçmenin en uygun bir yol olacağına karar verdiler ve saldırıya geçtiler
On bin kişilik koca düşman ordusu, hendeği geçmek için uğraşıyor, üç bin kişilik şanlı İslâm ordusu ise, okla, taşla onları hendekten geçirmemeğe gayret ediyordu
Müthiş bir mücadele başlamıştı
Bu mücadele akşama kadar sürdü
Resul-i Ekrem efendimiz, gece, hendeğin çeşitli yerlerine nöbetçiler yerleştirdi
Kendisi de dar olan yerde nöbet tutmağa başladı
Medine'ye beş yüz kişilik bir devriye kuvveti göndererek, sokaklarda yüksek sesle tekbir getirmelerini emretti
Böylece Yahudilerden veya Kureyş müşriklerinden gelecek bir tehlike, zamanında önlenecek, kadınlar ve çocuklar korunacaktı
Kureyza Yahudileri ise, Huyey bin Ahtab'ı müşriklere gönderip, gece baskınları yapmak üzere iki bin kişilik bir kuvvet istediler
Geceleri, savunmasız kalan kadın ve çocuklara saldıracaklardı
Fakat mücahidlerin sabahlara kadar devriye gezmeleri; "Allahü ekber!" nidalarıyla tekbir getirmeleri, kalplerine büyük bir korku salmıştı
Kalelerine çekilip, fırsat beklemeğe başladılar
"Sıkıntılar muhakkak kaldırılacak"
Müslümanlar, hendek boyunca müşriklerle canla başla mücadele ederken, Yahudiler arkadan vurmak için fırsat kolluyorlardı
Bir gece Kureyzaoğullarının ileri gelenlerinden Gazzal, yanına on kişilik bir birlik ile, Peygamber efendimizin halası Safiyye validemizin bulunduğu eve kadar gelmeyi başardı
İçerde kadınlar ve çocuklar vardı
Kendilerini koruyacak bir tek silahları bile yoktu
Yahudiler, önce ok atmaya, sonra da içeri girmeye çalıştılar
İçlerinden biri, iç avluya geçmeyi başardı ve içeri girmek için etrafı kontrol etmeye başladı
Bu sırada sevgili Peygamberimizin kahraman halası, yanındakilere hiç ses çıkarmamalarını tenbih ettikten sonra, aşağı inip, kapının yanına geldi
Bir tülbent ile başını sıkıca sarıp, bir erkek görünümüne girdikten sonra, eline bir sırık alıp, beline bir bıçak yerleştirdi
Yavaşça kapıyı açıp o Yahudinin arkasına yaklaştı ve elindeki sırığı şiddetle başına indirdi
Hiç vakit kaybetmeden yere düşen Yahudiyi öldürdü
Sonra öldürülen Yahudinin başını dışarıda ok atmakla meşgul olan Yahudilere fırlattı
Arkadaşlarının kesik başını ayakları altında gören Yahudiler, büyük bir korkuya kapılıp, kaçmağa başladılar
Bir taraftan da; "Bize, Müslümanlar evlerinde hiçbir erkek bırakmaksızın, hepsini harbe göndermişler, şeklinde haber verilmişti!
" diye söyleniyorlardı
Harp, sabahleyin hendek etrafında yine aynı şiddetle devam etti
Oklar havada vınlıyarak uçuşuyordu
Alemlerin efendisi, şanlı Eshabına;
"Varlığım yed-i kudretinde bulunan Allahü teâlâya yemin ederim ki, karşılaştığımız sıkıntılar, üzerinizden muhakkak kaldırılacak ve sizler feraha çıkarılacaksınız" buyurdu
Onlara sabretmelerini tavsiye etti ve zaferin, inananlara ait olacağını müjdeledi
Bu müjdeyi alan kahraman sahabiler, açlık, kıtlık gibi sıkıntıları unutup canla, başla çalıştılar
Hendekten bir müşrikin bile geçmesine meydan vermediler
Eshab-ı kiramın önde gelenlerinden Sa'd bin Mu'az hazretleri, büyük bir kahramanlık göstererek savaşıyordu
Savaş sırasında, Hibban bin Kays bin Araka adlı bir müşrikin attığı ok ile kolundan yaralandı
Ok, atar damara isabet edip, çok kan kaybına sebep oldu
Hazret-i Sa'd, yaralı bir halde, etrafındakilerin kanı durdurmak için uğraştıklarını görerek, durumunun ciddi olduğunu anladı
Ve; "Ya Rabbi! Kureyş harbe devam edecekse, bana ömür ihsan eyle
Çünkü ben, Resulüne eziyet eden, O'nu yalanlayan bu müşriklerle savaşmaktan hoşlandığım kadar, başka hiçbir şeyden hoşlanmıyorum
Eğer aramazdaki harb sona eriyorsa, beni şehidlik mertebesine yükselt
Fakat, Beni Kureyza'nın akıbetini görmeden ruhumu kabzetme" diyerek dua etti
Duası kabul olunup, kanı kesildi
Eshab-ı kiram arasında çarpışıyor görünen Abdullah bin Übey gibi münafıklar ise, gayet ağırdan alıyor, ileri hatlara yaklaşmıyorlardı
Ayrıca, mücahidlerin morallerini bozmak için ellerinden geleni yapıyor; "Muhammed size, Kayser ve Kisra'nın hazinelerini vad edip duruyor
Halbuki, şu anda hendek içinde hapsolmuşuz
Korkumuzdan abdest bozmağa bile gidemiyoruz
Allah ve Resulü, bizi aldatmaktan başka bir şey yapmıyor, vadetmiyor!
" diyerek fitne çıkarmaya çalışıyordu
Sıkıştıkları zaman, evlerine düşmanın saldırabileceğini bahane edip vazife yerlerini terkediyorlardı
Münafıkların bu hareketleri de ayrı bir dert ve ayrı bir sıkıntı oluyordu
01-06-2008
#
5
Profil Bilgileri
FataL
--->: Hendek Savaşı..
Savaşın şiddetinden namaz kılamadılar
Hendek savaşında, müşrik ordusu, bir an önce neticeye varmak için bütün güçünü harcıyor
Fakat şerefli sahabilerin kahramanca müdafaları karşısında, hiçbir varlık gösteremiyorlar
En çok saldırdıkları yer, dar geçit idi
Sevgili Peygamberimiz, buradan ayrılmıyor, Eshabını savaşa tevşik ediyordu
Peygamber efendimizin yanı başında harb etmek şerefine kavuşmak isteyen Eshab-ı kiram, gaza meydanında görülmemiş kahramanlıklar gösteriyorlardı
Bir ara müşriklerin, şiddetli bir ok atışına başladıkları görüldü
Bütün hedef, Kainatın sultanının bulunduğu çadır idi
Sevgili Peygamberimizin mübarek vücudlarını bir zırh örtüyordu
Mübarek başlarında ise miğferleri vardı
Çadırın önünde dimdik duruyorlar, harbin seyrine göre Eshabına emirler veriyorlardı
Müşrikler, bazan en zayıf görünen yere birden yükleniyorlar, mübarek sahabiler oraya koşup, din düşmanlarını püskürtünceye kadar, aşk ile çarpışıyorlardı
Bu görülmemiş mücadele pek şiddetli oluyor, kahraman sahabiler, çarpışmaktan, yan tarafa bakacak zaman bulamıyorlardı
O gün, sabahla başlayan bu mücadele, geç saatlere kadar devam etti
Namaz vakitleri geldikçe, şanlı sahabiler; "Ya Resulallah! Namazımız kılamadık" diyorlar, alemlerin efendisi, Kainatın sultanı, büyük bir üzüntü içinde; "Vallahi ben de kılamadım" buyuruyorlardı
Yatsı sıralarında, ibadetlerini yaptırmayan müşrik sürüsünü, pek şiddetli bir saldırı ile geriye püskürtüp, dağıttılar
Bu dağınıklıktan kurtulamayan Kureyşliler ve Gatafanlılar, geceyi geçirmek üzere karargahlarına çekildiler
Mücahidler de sevgili Peygamberimizin çadırana doğru yürüdüler
O zaman, alemlere rahmet olarak gönderilen Fahr-i alem efendimiz, beddua etmek adet-i şerifleri değil iken, namaz için dayanamamışlar;
"Onlar, nasıl güneş batıncaya kadar uğraştırıp bizi namazımızdan alıkoydular ise, Allahü teâlâ da onların evlerine, karınlarına ve kabirlerine ateş doldursun!" buyurarak, müşriklere bedduada bulundular
Kazaya kalan öğle, ikindi ve akşam namazlarını kıldıktan sonra, yatsı namazını kıldırdılar
Müşrikler, İslâm'ı tamamen ortadan kaldırmak için yaptıkları bu mücadelelerinden sonra, Müslümanların gündüz mağlub edilemeyeceğini anladılar
Onlara göre tek çare aynı şiddetle gece baskınları tertiplemekti
Müslümanlar ancak bu şekilde yenilebilirdi
Bu kararlarını hemen tatbikata koyup, Yahudi Kureyza oğullarıyla birlikte gece baskınları yapmaya başladılar
Askerlerini gruplara ayıran müşrikler, nöbet ve sıra ile hücuma geçiyorlardı
Bu hal günlerce devam etti
Başta sevgili Peygamberimiz ve kahraman Eshab-ı kiram; aç, uykusuz, yorgun oldukları halde müdafaya devam ettiler
Hiçbir düşman askerini hendekten bu tarafa geçirmediler
Canla başla yapılan bu müdafa, daha önce yapılan bütün gazalardan daha korkulu, daha şiddetli, daha sıkıntılı ve daha zahmetli idi
Günlerdir çarpışmakta olan müşriklerde, yiyecek sıkıntısı baş göstermeye başladı
Bu sebeple müşrikler, Kureyza Yahudilerinden erzak yardımı istediler
Yahudiler, derhal yirmi deve yükü buğday, arpa, hurma ve hayvanlar için saman yükleyip teslim ettiler
Kahraman Eshab, bunu haber alınca, üzerlerine yürüdüler, kanlı bir çarpışmadan sonra, müşrikleri kaçırtarak yüklü develeri Peygamber efendimize teslim ettiler ve çok duaya mazhar oldular
01-06-2008
#
6
Profil Bilgileri
FataL
--->: Hendek Savaşı..
"Ya Rabbi! zafer ihsan eyle!"
Kainatın sultanı efendimiz, bir aya yakın devam eden Hendek savaşındaki, bu şiddetli çarpışmada, pek güç durumlarda kalan kahraman Eshabına acıyor, onlara, babalarından kat kat fazla şefkat gösteriyordu
Şanlı Eshabının gösterdiği bu insan üstü gayretlere karşı, kendisi mübarek alnını toprağa koyuyor, onlar için Allahü teâlâya şöyle yalvarıyordu:
"Ey darda kalanların imdatlarına yetişen! Ey muhtaç ve çaresiz kalmışların duasına icabet eden Allah'ım! Benim ve Eshabımın hallerin muhakkak görüyor ve biliyorsun
Ya Rabbi! Sen küffarı hezimete uğrat! , içlerine tefrika düşür ve onlara karşı bize nusret ver, zafer ihsan eyle!
"
Sevgili Peygamberimiz, bu duasını, son günlerde sık sık tekrarlıyordu
Müşrikler, kıtlığın da verdiği ızdıraplardan dolayı, bir an önce Müslümanları ortadan kaldırmak için, bütün güçlerini harcıyorlardı
Efendimizin duası kabul oldu
Böyle çarpıştıkları bir akşam, müşrik ordusundan, kalbine İslâm'ın sevgisi düşmüş bir kimse, Peygamber efendimizin huzuruna geldi
Bu, Gatafan kabilesinden Nu'aym bin Mes'ud idi
Sevgili Peygamberimize; "Ya Resulallah! Ben, Allahü teâlânın bir olduğunu ve senin hak peygamber olduğunu tasdik etmek için geldim
Hamd olsun Müslüman olmakla şereflendim
Şimdiye kadar size karşı çarpışmıştım
Bundan sonra da küffara karşı çarpışacağım
Bana ne emrederseniz yapmağa hazırım! Ya Resulallah! Benim Müslüman olduğumu kavmim dahi bilmiyor" dedi
Resul-i ekrem efendimiz; "Bu küffarın arasına girip, tefrika sokarak birbirlerinden ayırmağa çalışabilir misin?" buyurdular
O da; "Ya Resulallah! Allahü teâlânın yardımı ile onları birbirinden ayırabilirim
Yalnız, her ne dilersem söylemeğe izin var mı?" diye sual etti
Efendimiz de; "Harp hiledir
İstediğini söyleyebilirsin" buyurdular
Nu'aym bin Mes'ud hazretleri, önce Kureyza Yahudilerinin yanına varıp; "Benim size karşı olan sevgimi bilirsiniz
Yalnız bu konuşacaklarımız aramızda kalsın, hiç kimse bilmesin!" dedi
Yahudiler de; "Hiç kimse bilmeyecektir?" diyerek yemin ettiler
Bunun üzerine hazret-i Nu'aym; "Şu adamın (Peygamber efendimizin) işi, muhakkak bir beladır
O'nun, Nadir ve Kaynuka oğullarına yaptığını biliyorsunuz
Onları, yurtlarından yuvalarından sürüp çıkardığını, hepiniz de gördünüz
Şimdi, Kureyşliler ve Gatafanlılar gelip Müslümanlarla çarpışmaktalar, siz de onlara yardım etmektesiniz
Günlerce çarpıştığımız halde, daha bir neticeye varamadık
Böyle devam ederse, muhasara uzayacağa benzemektedir
Kureyşliler ve Gatafanlıların malları, mülkleri, yurtları, çocukları, sizin gibi burada değildir
Bu harpte eğer fırsat bulur da galip gelirlerse ganimetleri toplar giderler
Şayet mağlub olurlarsa çekip giderler
Sizi, onlarla başbaşa bırakırlar
Halbuki, sizin Müslümanlarla başa çıkacak ne gücünüz, ne de kuvvetiniz var
Harbin şu andaki durumu ise, Müslümanların zafere kavuşacağını göstermektedir
Tahmin ettiğim gibi olursa, Müslümanlar sizi kılıçtan geçirmeden bırakmazlar
Onun için acele bir tedbir almamız lazımdır!
" dedi
Bu sözleri büyük bir heyecan ve korku ile dinleyen Yahudiler, hazret-i Nu'aym'ın, kendilerini bu derece düşünmesinden dolayı çok memnun kaldılar ve;
"Sen bize dostluğunu layıkıyla gösterdin
Bize, nasıl bir tedbir almak lazım geldiğini de söyle" dediler
01-06-2008
#
7
Profil Bilgileri
FataL
--->: Hendek Savaşı..
Cenab-ı Hakkın yardımı yetişti
Bunu bekleyen Nu'aym bin Mes'ud ; "Doğrusu şudur ki; Kureyş ve Gatafan eşrafından bazılarını rehin almadıkça, Müslümanlarla asla harbe girmeyin! Rehineler sizin yanınızda olduğunu müddetçe, harbden kaçıp gidemezler!" dedi
Bunun da pek güzel bir tedbir olduğunu kabul eden Yahudiler, ona, teşekkür edip izzet ikramda bulundular
Hazret-i Nu'aym, Yahudilerden ayrılıp doğruca Kureyş karargahına vardı
Kumandanlarına; "Benim Muhammed'e olan düşmanlığımı ve sizleri de ne kadar çok sevdiğimi bilirsiniz
Öğrendiğim bir şeyi, dostluğumuzun icabı, size ulaştırmayı büyük bir vazife bildim
Yalnız, bu söyleyeceklerimi hiç kimseye duyurmayacağınıza söz verip yemin etmelisiniz!" dedi
Onlar da yemin edip merakla; "Söyle, seni dinliyoruz" dediler
"Haberiniz olsun ki, Kureyza Yahudileri, sizinle ittifak ettiklerine pişman olmuşlar ve Muhammed'e haber göndermişler: "Kureyş'ten ve Gatafanlıların ileri gelenlerinden boyunlarını vurmak üzere rehineler alıp sana teslim edelim
Sonra seninle birlik olup müşriklerin kökünü kazıyıncaya kadar çarpışalım! Yalnız, kardeşlerimiz Nadir oğullarını affedip yurtlarını bağışlamalısın!" demişler
Muhammed de, Yahudilerin bu isteklerini kabul etmiş! Eğer Yahudiler, sizden rehine isterse, sakın kabul etmeyin, hepsini öldürecekler! Sakın bu söylediklerimi kimse duymasın!
" dedi
Kureyşliler, bu mühim haberden dolayı hazret-i Nu'aym'a çok teşekkür edip iltifat gösterdiler
Nu'aym bin Mes'ud oradan ayrılıp, Gatafanlıların yanına geldi
Kureyşlilere anlattıklarını onlara da söyledi
Bir gün sonra Kureyş kumandanı, Kureyza oğullarına; "Artık burada durmak bizim için çok güçleşti
Zira hava soğuk, hayvanlarımız açlıktan kırılıp gitmektedir
Bu gece iyi bir hazırlık yapıp, yarın hep birlikte şiddetli bir hücuma geçelim" diye haber gönderdi
Yahudiler de; "Biz, hem Cumartesi günü harp etmeyiz, hem de sizinle beraber savaşmaya katılabilmemiz için, ileri gelenlerinizden bir çok kimseyi bize rehin olarak vermeniz lazım
Eğer muhasara müddeti uzar ve siz aciz kalıp memleketinize gidersiniz, bizi Muhammed'e teslim etmiş olursunuz
Şayet, rehin verirseniz, bizi bırakıp gitmezsiniz!
" dediler
Bu haber, Kureyş kumandanına ulaştığı zaman; "Nu'aym bin Mes'ud'un sözü doğru imiş" dedi ve Yahudilere tekrar haber gönderip; "Biz size, bir tek adamımızı bile rehin olarak vermeyiz
Eğer, yarın gelip bizimle beraber harb ederseniz ne ala, yoksa biz yurdumuza gideriz
Siz de Muhammed ve Eshabı ile başbaşa kalırsınız!
" dediler
Bunu işiten, Kureyza Yahudileri, Nu'aym'ın sözünün doğru çıktığını düşünüp; "Bu durumda, biz de sizinle birlik olup Müslümanlara karşı savaşmayız
" dediler
Böylece her iki tarafın da kalplerine korku düştü
Peygamber efendimize, Cebrail aleyhisselam gelip; Allahü teâlânın, müşrikleri kasırga ile perişan edeceğini müjdeledi
Bunun üzerine Alemlerin efendisi, mübarek dizleri üzerine gelip, mübarek ellerini uzatarak; "Allah'ım! Bana ve Eshabıma acıdığından dolayı sana şükrederim" diyerek, Allahü teâlâya şükranlarını arzettiler
Sonra kahraman Eshabına müjdeyi bildirdiler
01-06-2008
#
8
Profil Bilgileri
FataL
--->: Hendek Savaşı..
Cenab-ı Hakkın yardım müjdesi
Hudaybiye antlaşması yapılınca, artık müşriklerle yapılacak bir iş kalmamıştı
Resul-i ekrem efendimiz, Eshab-ı kirama; "Kalkınız! Kurbanlarınızı kesiniz
Başlarınızı tıraş ettikten sonra ihramdan çıkınız" buyurdular
Peygamber efendimiz, herkesten önce kurbanını kesti
Sonra kendisini, berberi Hıraş bin Ümeyye hazretleri tıraş etti
Eshab-ı kiram, o mübarek saçları daha yere düşmeden havada kapıştılar ve bereketlenmek için sakladılar
Sahabiler de kurbanlarını kesip, bir kısmı saçlarını kazıttı, bir kısmı kısalttırdı
Hudaybiye'de yirmi gün kadar kalınmıştı
Peygamber efendimiz arkadaşları ile birlikte Medine'ye dönmek üzere hareket ettiler
Yolda Allahü teâlâ, Peygamber efendimize fetih suresini vahyederek, nimetini ve yardımlarını tamamlayacağını müjdeledi
Kainatın sultanı, muzaffer olarak nurlu Medine'yi teşrif ettiği günlerde, Kureyş'in Sakif kabilesinden Ebu Basir, Müslüman olmakla şereflenmişti
Müşriklerin arasında yaşamayacağını anlayan Ebu Basir , yaya olarak Medine'ye geldi
Hudeybiye antlaşmasının gereği olarak da Medine'den ayrılıp, Kızıldeniz sahilindeki "İs" denilen yere yerleşti
Burası, Kureyş müşriklerinin Şam'a gittikleri ticaret yolu üzerinde bulunuyordu
Bundan sonra, Kureyş'ten Müslüman olanlar Mekke'yi terkedip, Medine'ye değil, Ebu Basir'in yanına gittiler
Bunlardan ilki Ebu Cendel hazretleriydi
Artık bunun arkası devam etti
Elli kişi, yüz kişi, iki yüz, üç yüz kişi oldular
Kureyş kervanı Şam'a giderken buradan geçmek mecburiyetinde kalıyorlardı
Ebu Basir hazretleri yanındaki Müslümanlarla, buradan geçen müşrikleri yakalıyor ve Müslüman olmalarını istiyorlardı
Müslüman olmayanlarla çarpışıp, onları güç durumda bırakıyorlardı
Mekkeli müşrikler, artık Şam ticaret yollarının kesildiğini görüp, Medine'ye bir heyet gönderdiler
Hudeybiye sulh-namesinin "Kureyşlilerden Müslüman olan bir kimse velisinden izinsiz Medine'ye giderse iade edilecek!
" maddesinin kaldırılması için yalvardılar
Peygamber efendimiz merhamet buyurup, onların bu isteklerini kabul ettiler
Böylece Kureyşlilerin Şam ticaret yolları açılmış oldu
Müslümanlar da sabretmelerinin karşılığında Medine'ye Peygamber efendimizin yanına geldiler
Tags
:
hendek
,
savasi
Hendek Savaşı.. ile ilgili Benzer Konular
183 Kez Görüntülendi
Hendek Savasi
İslam Tarihi
Cahile söz anlatmak, deveye hendek atlatmaktan zordur.[Açıklaması]
Atasözleri
“3. Dünya Savaşı, Rusya-Ukrayna savaşı ile başlayacak” iddiası
Yurt Dısı Haberler
Deveye hendek atlatmak - Sözlük Anlamı
Tatlı Sözlük
Hendek SavaŞi
Dini Sohbet
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
00:14
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542