Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Siyer

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Peygamberimiz Kimdir? ile ilgili Benzer Konular
2068 Kez Görüntülendi

peygamberimiz...(S.A.V) Peygamber Efendimiz (S.A.V)
Peygamberimiz ve Tıp Peygamber Efendimiz (S.A.V)
Peygamberimiz (sav)'in duaları Dua
Peygamberimiz (S.A.V) in Hz.Ali (R.A.) ye 5 Nasihati İman
Peygamberimiz Hz. MUHAMMED(S.A.V.) Kuran'ı Kerim

Sİyretİ ÖĞrenmenİn 11 Yarari | Hz.Ali'den
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 14-04-2007   #1
Profil Bilgileri
Standart Peygamberimiz Kimdir?



Peygamberimiz Kimdir? başlıklı yazı Mumsema Peygamberimiz Kimdir? Forum Alev


PEYGAMBERİMİZ


Konular:

• Peygamberimiz Kimdir
• Peygamberimizin İnsanlığa Işık Tutan Yüksek Ahlâkı


Peygamberimiz Kimdir

Peygamberimiz Hz Muhammed (sas)'dir Babasının adı Abdullah, annesinin adı Amine'dir Hem baba, hem de anne tarafından şerefli bir aileye mensuptur
Peygamberimiz Hz Muhammed (sas) 571 yılı Nisan ayının yirmisine rastlayan Rebiü'l-evvel ayının 12 Pazartesi gecesi tanyeri ağarırken Mekke'de doğdu Babası Abdullah, O'nun doğumundan iki ay kadar önce öldüğünden biricik oğlunu göremedi
Peygamberimiz 25 yaşında Mekke'nin asaletli kadınlarından Hz Hatice ile evlendi Peygamberimizin Hz Hatice'den altı çocuğu dünyaya geldi Bunların ikisi erkek, dördü kızdır Sonra Mariye adındaki kadından da İbrahim adında bir oğlu daha olmuştur
Hz Muhammed (sas) 40 yaşına gelince Yüce Allah tarafından Cebrail (as) aracılığı ile kendisine Kur'an âyetleri indirilmeye başlandı ve Peygamber olarak görevlendirildiği bildirildi
Bunun üzerine Peygamberimiz insanları İslâm dini'ne dâvet etti 622 yılında Allah'ın emri ile Mekke'den Medine'ye hicret etti İnsanlığın mutluluğu için durmadan çalıştı O, bu uğurda çok sıkıntı çekti Allah'ın yardımı ile bütün zorlukları aştı İslâm'ın ışığı hızla yayıldı İnsanlık karanlıktan kurtuldu ve aydınlığa kavuştu Peygamberliğinin 13 yılı Mekke'de, 10 yılı Medine'de geçti
O, son Peygamber olarak görevini hakkıyla yerine getirdi ve 63 yaşında bu dünyadan göçtü Yüce Rabbine kavuştu (8 Haziran-632)




Peygamberimizin İnsanlığa Işık Tutan Yüksek Ahlâkı

Allah'ın en sevgili kulu, son ve en büyük Peygamber Hz Muhammed (sas) bir saadet güneşi olarak doğdu Kurumuş topraklar su ile yeşerdiği gibi Peygamberimizin gelmesiyle insanlık yeniden hayat buldu
O'nun kalblere yerleştirdiği iman ışığı sayesinde kalblerden yanlış inançlar silindi, cehaletin yerine ilim, zulmün yerine hak ve adalet, kin ve düşmanlığın yerine insan sevgisi, acımasızlığın yerine şefkat ve merhamet geldi Gerçek anlamda islâm kardeşliği kurularak toplum barış ve huzura kavuştu
İnsanlara dünya ve ahirette mutlu olmanın aydınlık yolunu gösteren Peygamberimiz, öğrettiği ahlâk ilkelerini önce kendisi uygulayarak en güzel örnek oldu
Yüce Allah Kur'an-ı Kerimde Peygamberimiz hakkında: «Ve sen elbette yüksek bir ahlâka sahipsin» (65) buyurarak O'nun çok yüksek ahlâk sahibi bir şahsiyet olduğunu bildirmiştir
O, ahlâkını Kur'an'dan almış, bütün iyilikleri kendisinde toplamıştır Saygıdeğer eşi Hz Aişe'ye Peygamberimizin ahlâkının nasıl olduğu sorulduğunda O, şu cevabı vermiştir:
«O'nun ahlâkı Kur'ân idi» (66)

O'nu Yüce Allah yetiştirdi ve insanlığa örnek olsun diye özel olarak terbiye etti Bu konuda Peygamberimiz şöyle buyuruyor: «Beni Rabbim terbiye etti ve terbiyemi güzel yaptı» (67)
O, dravranışları ve üstün kişiliği ile insanlık için en güzel örnektir
Bununla ilgili olarak Allah Tealâ Kur'an-ı Kerimde:
«Andolsun Allah'ın elçisinde sizin için uyulması gereken güzel örnek vardır» (68) buyurmuş ve O'nun yaşayışını örnek almamızı istemiştir
Müslüman olarak bizim görevimiz, Peygamberimizin ahlâk ve fazilet dolu hayatını iyice öğrenmek ve O'nun ahlâkî davranışlarını örnek alarak yaşamaktır
Şimdi kısaca Peygamberimizin yaşayışını ve ahlâkî davranışlarını birlikte öğrenmeye çalışalım:



Peygamberimizin Doğruluğu

Peygamberimiz, doğruluk ve dürüstlüğün en güzel örneği idi O, çocukluğundan itibaren doğruluktan ayrılmamış, hiç yalan söylememiştir Peyganmberliğinden önceki gençlik döneminde doğruluğu ve güvenilir kişiliğinden dolayı kendisine, «Muhammedü'l-Emîn» yani, «Güvenilir Muhammed» denilirdi Düşmanları bile O'nun doğruluğunu kabul etmiş, kendisine yalancı diyememişlerdi
Peygamber olduğu zaman Mekke'de halkını İslâm'a dâvet için toplamıştı Safa tepesine çıkarak orada taplananlara: «Ey Kureyş halkı! Size bu dağın arkasından bir düşman ordusunun geldiğini söylesem bana inanır mısınız?» dedi, orada bulunanlar:
- «Hepimiz inanırız, çünkü sen ömründe yalan söylemedin» diye cevap verdiler Bu toplululğun içinde Peygamberimizin en azılı düşmanları da vardı Onlar da Peygamberimizin doğruluğunu itiraf etmişti
Peygamberimiz kendisi doğru sözlü olduğu gibi bizim de doğru olmamızı ve yalancılıktan sakınmamızı istemiş ve şöyle buyurmuştur: «Doğruluktan ayrılmayınız, çünkü doğruluk iyiliğe götürür, iyilikde cennete iletir İnsan doğru söyledikçe ve doğruyu aradıkça Allah yanında doğrular zümresine yazılır Yalandan sakının, çünkü yalan kötülüğe götürür, kötülükde cehenneme sürükler, insan yalan söyledikçe ve yalan peşinden koştukça Allah yanında yalancı olarak yazılır» (69)
O, yalandan hiç hoşlanmaz, yalancıları sevmezdi
Peygamberimiz bir şey hakkında söz verdimi verdiği sözde mutlaka durur, gereğini yerine getirirdi
O, kurtuluşun doğrulukta olduğunu bildirmiş, doğruların kıyamet gününde peygamberlerle beraber olacağını haber vermiştir
Peygamberimize insanların hayırlısı kimdir diye soruldu
Peygamberimiz: «Her temiz kalbli ve doğru sözlü olanlardır» (70) buyurdu
Peygamberimizin Merhameti
Peygamberimizin kalbi şefkat merhamet ve insan sevgisi ile dolu idi, Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de O'nun hakkında şöyle buyuruyor:
«Ey Muhammed! Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik» (71)
O'nun şefkat ve merhameti, hayatının her döneminde açıkça görülür, merhametle dolu olan kalbi hep iyilik için çarpardı Kimseye bir kötülük dokunmasını, hiç kimsenin incinmesini istemezdi
Saygıdeğer eşi Hz Hatice ile amcası Ebu Talip Peygamberimize çok yardımcı olmuşlardı Kısa aralıklarla her ikisi de vefat edince İslam düşmanları Peygamberimize eziyeti artırdılar Bunun üzerine Peygamberimiz ilk müslümanlardan olan Zyed b Harise ile birlikte Mekkeden ayrılarak Taif halkını İslâma dâvet etmeye gitti Taifliler İslâmı kabul etmedikleri gibi Peygamberimizi taşa tuttular Zeyd, atılan taşlardan Peygamberimizi korumak için vucudunu siper etti Atılan taşlardan Peygamberimizin ayakları yaralandı, kan içinde kaldı, yürüyemiyecek duruma geldi ve yol kenarında bir üzüm bağına sığınmak zorunda kaldı
O'nun bu derece sıkıntıya düşmesi üzerine Yüce Allah Cebrail'i göndererek, dağlar meleğinin emrinde olduğunu ve ne dilerse onu bu meleğe emredebileceğini bildirdi Bunun üzerine dağlara emreden Melek Peygamberimize seslenerek selâm verdi ve:
- «Sen ne dilersen emrine hazırım, eğer şu iki dağın Mekkeliler üzerine çökerek birbirine kavuşmasını ve müşrikleri tamamiyle ezmesini istersen onu da emret» dedi
Peygamberimiz eğer isteseydi, kendisine acımasız bir şekilde saldıranlar ve O'nu kanlar içinde bırakanlar bir anda yok edilecekti Fakat Peygamberimiz, çok üzüntülü olduğu durumda bile sevgi ve merhamet dolu kalbi onların cezalandırılmalarına razı olmamış ve Meleğe şöyle demişti:
- Hayır ben onu istemem, ben isterimki Allah, bu müşriklerin soyundan yalnız Allah'a ibadet eden ve Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayan insanlar meydana çıkarsın» (72)
Peygamberimiz, insanlara ve diğer canlılara merhamet gösterenlere Yüce Allah'ın merhametle karşılık vereceğini bildirerek şöyle buyurmuştur:
«Merhamet edenlere Allah da merhamet eder, siz yeryüzündekilere merhamet ediniz ki, göktekiler de size merhamet etsin» (73)
Merhametsizler hakkında da şu uyarıda bulunmuştur:
«Merhamet etmeyene, merhamet olunmaz» (74)
O, sevgi ve yardıma muhtaç olan yetimlerle özellikle ilgilenir, müslümanlara da, yetimlere merhamet gösterilmesini tavsiye ederdi
Peygamberimiz, sadece insanlara değil hayvanlara karşı da şefkat ve merhamet gösterirdi O, susayan bir kediye kendi eliyle su içirmiş, hayvanların aç bırakılmamasını, onlara iyi davranılmasını emretmiştir Bir sahabi diyor ki: Peygamberimizle beraber bir yolculuk yapıyorduk Bir ihtiyacım için ayrılmıştım Orada iki yavrusu olan bir serçe kuşu gördüm ve yavrularını aldım Serçe peşimden gelerek yavruları için çırpınıp bağırmaya başladı Bunu gören Peygamberimiz:
- «Bu kuşu yavru acısı ile sızlandıran kimdir? Yavrusunu ona verin» (75) dedi




Peygamberimizin Cömertliği

Peygamberimiz insanların en cömerdi idi Kendisinden bir şey isteyen hiç kimseyi boş çevirmez, eline ne geçerse ihtiyacı olanlara dağıtır, «Ben ancak dağıtıcıyım, veren Allah'tır» derdi Bununla beraber dilenciliği sevmez, dilenenlere bundan kurtulmaları için çalışıp kazanmanın yollarını gösterirdi
Ashaptan Cabir (ra) diyor ki: Peygamberimiz kendisinden istenilen bir şeye asla yok dememiştir (76)
Bir gün Peygamberimize bir parça kumaş hediye edilmiş, O'da bunu kabul etmişti Buna ihtiyacı da vardı Yanında oturanlardan biri «Bu ne iyi kumaş» deyince, Peygamberimiz kumaşı ona bıraktı
O, yoksulları, ihtiyaç sahiplerini kendinden çok düşünür, açları doyurur, kendisi aç kalırdı Peygamberimiz, maddi imkânlara sahip olduğu zamanlarda da sade bir hayat yaşamış, kendisi için bir şey bırakmamış, elindekileri muhtaçlara dağıttığı için aç yattığı zamanlar çok olmuştur Eşi Hz Aişe diyorki:
«Peygamberimiz, üç gün peşpeşe karnını doyurmamıştır İsteseydi doyururdu Fakat yoksulları doyurup kendisi aç kalmayı tercih ederdi» (77)
İşte kalbi, insan sevgisi, şefkat ve yardım duygusu ile çarpan Sevgili Peygamberimizin cömertliği böyle idi ve bir ömür boyu böyle devam etmiştir


Peygamberimizin Alçakgönüllülüğü

Peygamberimiz hem vekarlı hem de çok alçak gönüllü idi Asla büyüklük taslamaz, bir yere gittiği zaman kendisine ayağa kalkılmasını ve elinin öpülmesini bile istemezdi Bir defasında adamın biri elini öpmek isteyince Peygamberimiz elini geri çekmişti Bir meclise gittiği zaman boş bulduğu yere oturur, ayaklarını başkalarına karşı uzatmazdı
O, şöyle buyurmuştur:
«Kim müslüman kardeşine alçak gönüllü davranırsa Allah onu yükseltir Kim kibirlenir, üstünlük taslarsa Allah onu alçaltır» (78)
Peygamberimiz; zengin, fakir ayırımı yapmaz, kendisini bir hizmetçi dâvet etse bile, giderdi Yoksul ve fakirlerle birlikte oturup yemek yer, en fakir kimselerin evlerine giderek hal ve hatırlarını sorardı Hastaları ziyaret eder, iyileşmeleri için dua ederdi Hasta olan bir yahudi gencini de ziyaret etmişti
Başkaları konuşurken sözlerini kesmez, onları dinlerdi Hayatı son derece sade idi Kendisine ikram edilen yemeği severek yerdi Sevmediği bir yemek olursa yemez, fakat yemeği asla kötülemezdi Peygamberimiz kendisine fazla hürmet edilmesini ve aşırı şekilde övülmesini uygun bulmazdı



Peygamberimizin Hoşgörüsü ve Bağışlayıcılığı

Peygamberimiz, güler yüzlü, yumuşak huylu ve son derece nazik idi Kaba ve kırıcı değildi Ağzından kırıcı bir söz çıkmazdı O, ömründe hiç kimseye kötü söz söylememiş, kırıcı bir davranışta bulunmamış ve kimseyi azarlamamıştır
On yıl Peygamberimizin hizmetinde bulunan Enes (ra) diyor ki: «Peygamberimiz bana hiçbir gün "öf" bile demedi Yaptığım bir şey için bunu niye yaptın, yapmadığım bir iş için de niye yapmadın diye beni azarlamadı» (79)
Gördüğü kusurları kimsenin yüzüne vurmazdı Arzu edilmeyen yanlış bir davranış gördüğü zaman, «Bazıları şöyle yapıyor, şöyle söylüyor, halbuki bunlar doğru değildir» gibi umumi sözlerle nasihat eder ve böylece kimseyi utandırmadan kusur ve hataları düzeltirdi Kendisine bir şey ikram edilse az da olsa onu küçümsemez, ona değer verirdi Yapılan iyiliğe karşılık verir, iyilik yapanları hayırla anardı
Peygamberimiz çok vefakâr idi Kendisine iyilik yapanları hiç unutmaz, onları daima hayırla anardı İslâmı ilk kabul eden saygıdeğer eşi Hz Hatice idi Peygamberimiz ahlâk ve fazilet örneği hanımını ölümünden sonra da unutmamıştır O'nu daima hayırla anar, koyun kestiğinde etinden Hz Hatice'nin yakınlarına da gönderirdi
Peygamberimiz, sütannesi ve süt kardeşlerine de saygı duyar, yakından ilgilenirdi Sütannesi Halime, kendisini ziyarete geldiği zaman O'nu «anacığım, anacığım» diye karşılamış, altına elbisesini yayarak oturtup saygı göstermişti
O, çok bağışlayıcı idi Uhut savaşında düşmanlar, Peygamberimize ok atmışlar, üzerine taş yağdırmışlar ve O'nun mübarek dişini kırıp yüzünü yaralamışlardı Onların bu davarnışlarına karşılık Peygamberimiz kötü söz söylememiş, onlara beddua etmemiştir O, yüzündeki kanları silerken şöyle demiştir:
«Allahım! Milletimi bağışla! Onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar» (80)
Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruyor:
«Sen af yolunu tut, bağışla, uygun olanı emret ve bilgisizlere aldırış etme» (81)
Peygamberimiz kendisine karşı yapılan kötülükleri bağışlamış, eline fırsat geçtiği halde kimseden intikam almamıştır Ancak başkalarının haksızlığa uğramasına ve zarar görmesine razı olmamış, hak ve adaletin yerini bulmasına özen göstermiştir Şüphesiz şahsımıza karşı işlenen kusurları, yapılan haksızlıkları bağışlayabilmek yüksek bir duygudur



Peygamberimizin Cesareti

Peygamberimizin özelliklerinden biri de yüksek bir cesarete sahip oluşudur O, insanları İslâma dâvet ettiği zaman tek başına idi İlk yıllarda müslümanlığı kabul edenlerin sayısı da azdı Karşısında İslâm'ı yok etmek isteyenlerin sayısı çok, maddi güçleri fazla idi
Peygamberimiz kutsal görevini yaparken büyük tehlikelerle karşılaştı Düşmanlar O'nu öldürmek, İslâm güneşini söndürmek için korkunç plânlar yaptılar Güçlü ordularla müslümanlara saldırdılar Fakat Peygamberimiz bunların hiçbirinden yılmadı, ümitsizliğe kapılmadı, görevine devam etti
O'nun hayatında pekçok cesaret ve kahramanlık örnekleri vardır O, gerektiğinde, sabır, kararlılık, cesaret ve kahramanlıkta da müslümanlar için en güzel örnek olmuştur



Peygamberimizin Misafirseverliği

Peygamberimizin üstün vasıflarından biri de misafirseverliğidir Uzaktan yakından kendisini görmeye gelenlerin sayısı çoktu O, misafirlerini en iyi şekilde ağırlar, onlara bizzat kendisi hizmet ederdi Peygamberimiz, müslüman olmayan misafirlerine de aynı şekilde davranırdı
O, misafirlerle ilgili olarak şöyle buyurmuştur:
«Allah'a ve ahiret gününe inanan misafirine ikram etsin» (82)
Peygamberimizin Temizliği
Peygamberimizin yaşayışı sade ve temiz idi Bedenini daima temiz tutar, elbiselerinin temizliğine çok dikkat ederdi Dişlerinin temizliğine ayrı bir önem verir ve dişlerini temizlemek için, o devirde bir çeşit diş fırçası olan misvak kullanırdı Ashabına da diş temizliğini tavsiye ederdi
Peygamberimiz pislikten hiç hoşlanmazdı Ashabına camiye temiz gelmelerini söylerdi Bir defasında üstü başı pis ter kokusu ile câmiye gelenlere: «Yıkandıktan sonra gelseniz daha iyi olurdu» buyurmuştur


Peygamberimizin İbadeti

Peygamberimiz, her işini tam bir düzen içinde yapardı İbadet zamanları, dinlenmek için ayırdığı saatler belli idi Vakitlerini boş geçirmez, her dakikasını faydalı bir işle değerlendirirdi
Peygamberimiz, Allah'ın en sevgili kulu olduğu halde Allah'tan çok korkar, kıyamet gününden endişe ederdi
O, her an Allah'ı anar, ibadetten çok büyük haz duyardı Geceleri kıldığı namazlarda uzun süre ayakta durmaktan ayakları bile şişerdi Eşi Hz Aişe O'nun bu durumunu görünce:
- Ey Allah'ın Rasûlü! Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışladığı halde kendine niçin bu kadar zahmet ediyorsun? deyince, Peygamberimiz O'na şu cevabı vermiştir:
- «Allah'a şükreden bir kul olmıyayım mı?» (83)


Peygamberimizin Aile Hayatı

Peygamberimiz örnek bir aile reisi idi O, hanımlarına karşı çok nazik bir eş, çocuklarına karşı da şefkatli bir baba idi Peygamberimiz ev işlerinde hanımlarına yardım eder, evin ihtiyaçlarını çarşı ve pazardan alarak eve kendisi getirirdi O, ne kadın ne de hizmetçi hiç imseyi dövmemiş ve incitmemiştir
Peygamberimizin evi, dünyadaki aile yuvalarının en mutlusu idi Bu yuvada kavga-gürültü yoktu Huzur vardı Peygamberimiz evde daima güler yüzle hareket eder, hanımlara karşı kırıcı söz söylemez, kaba davranışta bulunmazdı O, müslümanların da aynı davranışta bulunmasını istemiş ve şöyle buyurmuştur:
«Sizin en hayırlınız, kadınlarına karşı iyi davranandır»
Peygamber Efendimiz, erkeğin, eşinin davranışlarını hoşgörü ile karşılamasını da istemiş ve şu tavsiyede bulunmuştur:
«Bir kimse eşine nefret etmesin; çünkü hoşuna gitmeyen huyları varsa, buna karşılık hoşlanacağı huyları da vardır» (84)
Peygamberimizin Çocuk Sevgisi
Peygamberimiz çocukları çok severdi Onları kucağına alıp okşar, sevgi ve şefkatle öperdi Peygamberimiz, torunları Hz Hasan ve Hz Hüseyin'i öpüyordu Orada bulunan bir adam bunu görünce;
- Benim on çocuğum var, onların hiç birini öpmüş değilim, dedi
Peygamberimiz ona:
- «Merhamet etmeyene, merhamet olunmaz» buyurdu
Peygamberimiz namaz kılarken sevgili torunları Hasan ve Hüseyin omuzlarına çıkardı O, ibadet halinde bile çocukların bu davranışını hoş karşılar, oyunlarına engel olmazdı
Bir yerde otururken kızı Hz Fatma gelince, ayağa kalkar, O'nun alnından öper ve O'nu yerine oturturdu O sadece kendi çocuklarını ve torunlarını değil, kimin çocuğunu görürse onunla konuşur, hatırını sorar ve severdi, çocuklara, hoşlarına giden şeyler vererek sevindirirdi O, müslüman olmayan kimselerin çocuklarını da sevip okşardı
Peygamberimiz, çocuklarla çok ilgilenirdi Bir defa çocuklar arasında koşu düzenledi, kendisi de yarışın sona ereceği noktada durdu Koşarak yanına gelen çocukları öptü ve kendilerine hediyelerini verdi (85)
Peygamberimiz, çocuklarla ilgili şu öğütlerde bulunmuştur:
«Allah'tan korkun çocuklarınız arasında adaletli davranın»(86)
«Şüphesiz ki Allah, çocuklarınız arasında öpücüklerinizde de eşit davranmanızı sever» (87)
Özet olarak Peygamberimiz; içi ve dışı tertemiz, kalbi; şefkat ve merhamet duyguları ile dopdolu, başkalarını kendinden çok düşünen, ömrünü insanlığın kurtuluşu için harcayan büyük bir Peygamber, en üstün ahlâkî faziletleri kendinde toplayan örnek bir şahsiyet idi
Ne mutlu, O'nun gösterdiği aydınlık yoldan gidenlere
Ne mutlu, O'nun yaşayışını ve ahlâkî davranışlarını örnek alanlara



Dipnot:
(65) Kalem sûresi, 4
(66) Müslim, Musafirun 139
(67) Camiu's-Sağir
(68) Ahzab sûresi, 21
(69) et-Terğib ve't-Terhib, c III s 519
(70) age, c III, s 590
(71) Enbiya sûresi, 107
(72) Buhari, Bed'ul-halk
(73) et-Terğib ve't-Terhib, c III s 202
(74) Buhari edeb
(75) age, c III, s205
(76) Buhari, Edep
(77) Tirmizi, Şemail, s 43
(78) et-Terğib ve't-Terhib, c III s 561
(79) Buhari, edeb
(80) Mecmau'z-zevaid, cVI, s 117
(81) A'raf sûresi, 199
(82) Buhari, edeb
(83) Buhari Teheccüd
(84) Müslim, Rida', 18
(85) Ahmet b Hanbel, Müsned, c I, s 214
(86) Camiu's-Sağır, Buhari, Hibe, 8/26
(87) Camiu's-Sağır

 

mumsema is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Alt 14-04-2007   #2
Profil Bilgileri
Standart --->: Peygamberimiz Kimdir



tabiki de hzmuhammet(sav)

 

s.ozbay is offline  
Alt 14-08-2007   #3
Profil Bilgileri
Standart --->: Peygamberimiz Kimdir?



bilgilendirmen için allah razı olsun

 

ce$m is offline  
Alt 16-08-2007   #4
Profil Bilgileri
Standart --->: Peygamberimiz Kimdir?



ALLAH razi olsunpaylaşım için teşekkürler +rep

 

talha_efendi is offline  
Cevapla
Tags: kimdir, peygamberimiz


Peygamberimiz Kimdir? ile ilgili Benzer Konular
2068 Kez Görüntülendi

peygamberimiz...(S.A.V) Peygamber Efendimiz (S.A.V)
Peygamberimiz ve Tıp Peygamber Efendimiz (S.A.V)
Peygamberimiz (sav)'in duaları Dua
Peygamberimiz (S.A.V) in Hz.Ali (R.A.) ye 5 Nasihati İman
Peygamberimiz Hz. MUHAMMED(S.A.V.) Kuran'ı Kerim


Saat 18:12.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552