FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Siyer
Peygamberimiz Kimdir?
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Peygamberimiz Kimdir? ile ilgili Benzer Konular
2066 Kez Görüntülendi
peygamberimiz...(S.A.V)
Peygamber Efendimiz (S.A.V)
Peygamberimiz ve Tıp
Peygamber Efendimiz (S.A.V)
Peygamberimiz (sav)'in duaları
Dua
Peygamberimiz (S.A.V) in Hz.Ali (R.A.) ye 5 Nasihati
İman
Peygamberimiz Hz. MUHAMMED(S.A.V.)
Kuran'ı Kerim
Sİyretİ ÖĞrenmenİn 11 Yarari
|
Hz.Ali'den
Konu Araçları
14-04-2007
#
1
Profil Bilgileri
mumsema
Peygamberimiz Kimdir?
Peygamberimiz Kimdir? başlıklı yazı Mumsema Peygamberimiz Kimdir? Forum Alev
PEYGAMBERİMİZ
Konular:
• Peygamberimiz Kimdir
• Peygamberimizin İnsanlığa Işık Tutan Yüksek Ahlâkı
Peygamberimiz Kimdir
Peygamberimiz Hz
Muhammed (s
a
s
)'dir
Babasının adı Abdullah, annesinin adı Amine'dir
Hem baba, hem de anne tarafından şerefli bir aileye mensuptur
Peygamberimiz Hz
Muhammed (s
a
s
) 571 yılı Nisan ayının yirmisine rastlayan Rebiü'l-evvel ayının 12
Pazartesi gecesi tanyeri ağarırken Mekke'de doğdu
Babası Abdullah, O'nun doğumundan iki ay kadar önce öldüğünden biricik oğlunu göremedi
Peygamberimiz 25 yaşında Mekke'nin asaletli kadınlarından Hz
Hatice ile evlendi
Peygamberimizin Hz
Hatice'den altı çocuğu dünyaya geldi
Bunların ikisi erkek, dördü kızdır
Sonra Mariye adındaki kadından da İbrahim adında bir oğlu daha olmuştur
Hz
Muhammed (s
a
s
) 40 yaşına gelince Yüce Allah tarafından Cebrail (a
s
) aracılığı ile kendisine Kur'an âyetleri indirilmeye başlandı ve Peygamber olarak görevlendirildiği bildirildi
Bunun üzerine Peygamberimiz insanları İslâm dini'ne dâvet etti
622 yılında Allah'ın emri ile Mekke'den Medine'ye hicret etti
İnsanlığın mutluluğu için durmadan çalıştı
O, bu uğurda çok sıkıntı çekti
Allah'ın yardımı ile bütün zorlukları aştı
İslâm'ın ışığı hızla yayıldı
İnsanlık karanlıktan kurtuldu ve aydınlığa kavuştu
Peygamberliğinin 13 yılı Mekke'de, 10 yılı Medine'de geçti
O, son Peygamber olarak görevini hakkıyla yerine getirdi ve 63 yaşında bu dünyadan göçtü
Yüce Rabbine kavuştu
(8 Haziran-632)
Peygamberimizin İnsanlığa Işık Tutan Yüksek Ahlâkı
Allah'ın en sevgili kulu, son ve en büyük Peygamber Hz
Muhammed (s
a
s
) bir saadet güneşi olarak doğdu
Kurumuş topraklar su ile yeşerdiği gibi Peygamberimizin gelmesiyle insanlık yeniden hayat buldu
O'nun kalblere yerleştirdiği iman ışığı sayesinde kalblerden yanlış inançlar silindi, cehaletin yerine ilim, zulmün yerine hak ve adalet, kin ve düşmanlığın yerine insan sevgisi, acımasızlığın yerine şefkat ve merhamet geldi
Gerçek anlamda islâm kardeşliği kurularak toplum barış ve huzura kavuştu
İnsanlara dünya ve ahirette mutlu olmanın aydınlık yolunu gösteren Peygamberimiz, öğrettiği ahlâk ilkelerini önce kendisi uygulayarak en güzel örnek oldu
Yüce Allah Kur'an-ı Kerimde Peygamberimiz hakkında: «
Ve sen elbette yüksek bir ahlâka sahipsin
» (65) buyurarak O'nun çok yüksek ahlâk sahibi bir şahsiyet olduğunu bildirmiştir
O, ahlâkını Kur'an'dan almış, bütün iyilikleri kendisinde toplamıştır
Saygıdeğer eşi Hz
Aişe'ye Peygamberimizin ahlâkının nasıl olduğu sorulduğunda O, şu cevabı vermiştir:
«
O'nun ahlâkı Kur'ân idi
» (66)
O'nu Yüce Allah yetiştirdi ve insanlığa örnek olsun diye özel olarak terbiye etti
Bu konuda Peygamberimiz şöyle buyuruyor: «
Beni Rabbim terbiye etti ve terbiyemi güzel yaptı
» (67)
O, dravranışları ve üstün kişiliği ile insanlık için en güzel örnektir
Bununla ilgili olarak Allah Tealâ Kur'an-ı Kerimde:
«
Andolsun Allah'ın elçisinde sizin için uyulması gereken güzel örnek vardır
» (68) buyurmuş ve O'nun yaşayışını örnek almamızı istemiştir
Müslüman olarak bizim görevimiz, Peygamberimizin ahlâk ve fazilet dolu hayatını iyice öğrenmek ve O'nun ahlâkî davranışlarını örnek alarak yaşamaktır
Şimdi kısaca Peygamberimizin yaşayışını ve ahlâkî davranışlarını birlikte öğrenmeye çalışalım:
Peygamberimizin Doğruluğu
Peygamberimiz, doğruluk ve dürüstlüğün en güzel örneği idi
O, çocukluğundan itibaren doğruluktan ayrılmamış, hiç yalan söylememiştir
Peyganmberliğinden önceki gençlik döneminde doğruluğu ve güvenilir kişiliğinden dolayı kendisine, «
Muhammedü'l-Emîn
» yani, «
Güvenilir Muhammed
» denilirdi
Düşmanları bile O'nun doğruluğunu kabul etmiş, kendisine yalancı diyememişlerdi
Peygamber olduğu zaman Mekke'de halkını İslâm'a dâvet için toplamıştı
Safa tepesine çıkarak orada taplananlara: «
Ey Kureyş halkı! Size bu dağın arkasından bir düşman ordusunun geldiğini söylesem bana inanır mısınız?
» dedi, orada bulunanlar:
- «Hepimiz inanırız, çünkü sen ömründe yalan söylemedin» diye cevap verdiler
Bu toplululğun içinde Peygamberimizin en azılı düşmanları da vardı
Onlar da Peygamberimizin doğruluğunu itiraf etmişti
Peygamberimiz kendisi doğru sözlü olduğu gibi bizim de doğru olmamızı ve yalancılıktan sakınmamızı istemiş ve şöyle buyurmuştur: «
Doğruluktan ayrılmayınız, çünkü doğruluk iyiliğe götürür, iyilikde cennete iletir
İnsan doğru söyledikçe ve doğruyu aradıkça Allah yanında doğrular zümresine yazılır
Yalandan sakının, çünkü yalan kötülüğe götürür, kötülükde cehenneme sürükler, insan yalan söyledikçe ve yalan peşinden koştukça Allah yanında yalancı olarak yazılır
» (69)
O, yalandan hiç hoşlanmaz, yalancıları sevmezdi
Peygamberimiz bir şey hakkında söz verdimi verdiği sözde mutlaka durur, gereğini yerine getirirdi
O, kurtuluşun doğrulukta olduğunu bildirmiş, doğruların kıyamet gününde peygamberlerle beraber olacağını haber vermiştir
Peygamberimize insanların hayırlısı kimdir diye soruldu
Peygamberimiz: «
Her temiz kalbli ve doğru sözlü olanlardır
» (70) buyurdu
Peygamberimizin Merhameti
Peygamberimizin kalbi şefkat merhamet ve insan sevgisi ile dolu idi, Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de O'nun hakkında şöyle buyuruyor:
«
Ey Muhammed! Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik
» (71)
O'nun şefkat ve merhameti, hayatının her döneminde açıkça görülür, merhametle dolu olan kalbi hep iyilik için çarpardı
Kimseye bir kötülük dokunmasını, hiç kimsenin incinmesini istemezdi
Saygıdeğer eşi Hz
Hatice ile amcası Ebu Talip Peygamberimize çok yardımcı olmuşlardı
Kısa aralıklarla her ikisi de vefat edince İslam düşmanları Peygamberimize eziyeti artırdılar
Bunun üzerine Peygamberimiz ilk müslümanlardan olan Zyed b
Harise ile birlikte Mekkeden ayrılarak Taif halkını İslâma dâvet etmeye gitti
Taifliler İslâmı kabul etmedikleri gibi Peygamberimizi taşa tuttular
Zeyd, atılan taşlardan Peygamberimizi korumak için vucudunu siper etti
Atılan taşlardan Peygamberimizin ayakları yaralandı, kan içinde kaldı, yürüyemiyecek duruma geldi ve yol kenarında bir üzüm bağına sığınmak zorunda kaldı
O'nun bu derece sıkıntıya düşmesi üzerine Yüce Allah Cebrail'i göndererek, dağlar meleğinin emrinde olduğunu ve ne dilerse onu bu meleğe emredebileceğini bildirdi
Bunun üzerine dağlara emreden Melek Peygamberimize seslenerek selâm verdi ve:
- «Sen ne dilersen emrine hazırım, eğer şu iki dağın Mekkeliler üzerine çökerek birbirine kavuşmasını ve müşrikleri tamamiyle ezmesini istersen onu da emret» dedi
Peygamberimiz eğer isteseydi, kendisine acımasız bir şekilde saldıranlar ve O'nu kanlar içinde bırakanlar bir anda yok edilecekti
Fakat Peygamberimiz, çok üzüntülü olduğu durumda bile sevgi ve merhamet dolu kalbi onların cezalandırılmalarına razı olmamış ve Meleğe şöyle demişti:
-
Hayır ben onu istemem, ben isterimki Allah, bu müşriklerin soyundan yalnız Allah'a ibadet eden ve Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayan insanlar meydana çıkarsın
» (72)
Peygamberimiz, insanlara ve diğer canlılara merhamet gösterenlere Yüce Allah'ın merhametle karşılık vereceğini bildirerek şöyle buyurmuştur:
«
Merhamet edenlere Allah da merhamet eder, siz yeryüzündekilere merhamet ediniz ki, göktekiler de size merhamet etsin
» (73)
Merhametsizler hakkında da şu uyarıda bulunmuştur:
«
Merhamet etmeyene, merhamet olunmaz
» (74)
O, sevgi ve yardıma muhtaç olan yetimlerle özellikle ilgilenir, müslümanlara da, yetimlere merhamet gösterilmesini tavsiye ederdi
Peygamberimiz, sadece insanlara değil hayvanlara karşı da şefkat ve merhamet gösterirdi
O, susayan bir kediye kendi eliyle su içirmiş, hayvanların aç bırakılmamasını, onlara iyi davranılmasını emretmiştir
Bir sahabi diyor ki: Peygamberimizle beraber bir yolculuk yapıyorduk
Bir ihtiyacım için ayrılmıştım
Orada iki yavrusu olan bir serçe kuşu gördüm ve yavrularını aldım
Serçe peşimden gelerek yavruları için çırpınıp bağırmaya başladı
Bunu gören Peygamberimiz:
- «
Bu kuşu yavru acısı ile sızlandıran kimdir? Yavrusunu ona verin
» (75) dedi
Peygamberimizin Cömertliği
Peygamberimiz insanların en cömerdi idi
Kendisinden bir şey isteyen hiç kimseyi boş çevirmez, eline ne geçerse ihtiyacı olanlara dağıtır, «
Ben ancak dağıtıcıyım, veren Allah'tır
» derdi
Bununla beraber dilenciliği sevmez, dilenenlere bundan kurtulmaları için çalışıp kazanmanın yollarını gösterirdi
Ashaptan Cabir (r
a
) diyor ki: Peygamberimiz kendisinden istenilen bir şeye asla yok dememiştir
(76)
Bir gün Peygamberimize bir parça kumaş hediye edilmiş, O'da bunu kabul etmişti
Buna ihtiyacı da vardı
Yanında oturanlardan biri «Bu ne iyi kumaş» deyince, Peygamberimiz kumaşı ona bıraktı
O, yoksulları, ihtiyaç sahiplerini kendinden çok düşünür, açları doyurur, kendisi aç kalırdı Peygamberimiz, maddi imkânlara sahip olduğu zamanlarda da sade bir hayat yaşamış, kendisi için bir şey bırakmamış, elindekileri muhtaçlara dağıttığı için aç yattığı zamanlar çok olmuştur
Eşi Hz
Aişe diyorki:
«Peygamberimiz, üç gün peşpeşe karnını doyurmamıştır
İsteseydi doyururdu
Fakat yoksulları doyurup kendisi aç kalmayı tercih ederdi
» (77)
İşte kalbi, insan sevgisi, şefkat ve yardım duygusu ile çarpan Sevgili Peygamberimizin cömertliği böyle idi ve bir ömür boyu böyle devam etmiştir
Peygamberimizin Alçakgönüllülüğü
Peygamberimiz hem vekarlı hem de çok alçak gönüllü idi
Asla büyüklük taslamaz, bir yere gittiği zaman kendisine ayağa kalkılmasını ve elinin öpülmesini bile istemezdi
Bir defasında adamın biri elini öpmek isteyince Peygamberimiz elini geri çekmişti
Bir meclise gittiği zaman boş bulduğu yere oturur, ayaklarını başkalarına karşı uzatmazdı
O, şöyle buyurmuştur:
«
Kim müslüman kardeşine alçak gönüllü davranırsa Allah onu yükseltir
Kim kibirlenir, üstünlük taslarsa Allah onu alçaltır
» (78)
Peygamberimiz; zengin, fakir ayırımı yapmaz, kendisini bir hizmetçi dâvet etse bile, giderdi
Yoksul ve fakirlerle birlikte oturup yemek yer, en fakir kimselerin evlerine giderek hal ve hatırlarını sorardı
Hastaları ziyaret eder, iyileşmeleri için dua ederdi
Hasta olan bir yahudi gencini de ziyaret etmişti
Başkaları konuşurken sözlerini kesmez, onları dinlerdi
Hayatı son derece sade idi
Kendisine ikram edilen yemeği severek yerdi
Sevmediği bir yemek olursa yemez, fakat yemeği asla kötülemezdi
Peygamberimiz kendisine fazla hürmet edilmesini ve aşırı şekilde övülmesini uygun bulmazdı
Peygamberimizin Hoşgörüsü ve Bağışlayıcılığı
Peygamberimiz, güler yüzlü, yumuşak huylu ve son derece nazik idi
Kaba ve kırıcı değildi
Ağzından kırıcı bir söz çıkmazdı
O, ömründe hiç kimseye kötü söz söylememiş, kırıcı bir davranışta bulunmamış ve kimseyi azarlamamıştır
On yıl Peygamberimizin hizmetinde bulunan Enes (r
a
) diyor ki: «Peygamberimiz bana hiçbir gün "öf" bile demedi
Yaptığım bir şey için bunu niye yaptın, yapmadığım bir iş için de niye yapmadın diye beni azarlamadı
» (79)
Gördüğü kusurları kimsenin yüzüne vurmazdı
Arzu edilmeyen yanlış bir davranış gördüğü zaman, «Bazıları şöyle yapıyor, şöyle söylüyor, halbuki bunlar doğru değildir» gibi umumi sözlerle nasihat eder ve böylece kimseyi utandırmadan kusur ve hataları düzeltirdi
Kendisine bir şey ikram edilse az da olsa onu küçümsemez, ona değer verirdi
Yapılan iyiliğe karşılık verir, iyilik yapanları hayırla anardı
Peygamberimiz çok vefakâr idi
Kendisine iyilik yapanları hiç unutmaz, onları daima hayırla anardı
İslâmı ilk kabul eden saygıdeğer eşi Hz
Hatice idi
Peygamberimiz ahlâk ve fazilet örneği hanımını ölümünden sonra da unutmamıştır
O'nu daima hayırla anar, koyun kestiğinde etinden Hz
Hatice'nin yakınlarına da gönderirdi
Peygamberimiz, sütannesi ve süt kardeşlerine de saygı duyar, yakından ilgilenirdi
Sütannesi Halime, kendisini ziyarete geldiği zaman O'nu «anacığım, anacığım» diye karşılamış, altına elbisesini yayarak oturtup saygı göstermişti
O, çok bağışlayıcı idi
Uhut savaşında düşmanlar, Peygamberimize ok atmışlar, üzerine taş yağdırmışlar ve O'nun mübarek dişini kırıp yüzünü yaralamışlardı
Onların bu davarnışlarına karşılık Peygamberimiz kötü söz söylememiş, onlara beddua etmemiştir
O, yüzündeki kanları silerken şöyle demiştir:
«
Allahım! Milletimi bağışla!
Onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar
» (80)
Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruyor:
«
Sen af yolunu tut, bağışla, uygun olanı emret ve bilgisizlere aldırış etme
» (81)
Peygamberimiz kendisine karşı yapılan kötülükleri bağışlamış, eline fırsat geçtiği halde kimseden intikam almamıştır
Ancak başkalarının haksızlığa uğramasına ve zarar görmesine razı olmamış, hak ve adaletin yerini bulmasına özen göstermiştir
Şüphesiz şahsımıza karşı işlenen kusurları, yapılan haksızlıkları bağışlayabilmek yüksek bir duygudur
Peygamberimizin Cesareti
Peygamberimizin özelliklerinden biri de yüksek bir cesarete sahip oluşudur
O, insanları İslâma dâvet ettiği zaman tek başına idi
İlk yıllarda müslümanlığı kabul edenlerin sayısı da azdı
Karşısında İslâm'ı yok etmek isteyenlerin sayısı çok, maddi güçleri fazla idi
Peygamberimiz kutsal görevini yaparken büyük tehlikelerle karşılaştı
Düşmanlar O'nu öldürmek, İslâm güneşini söndürmek için korkunç plânlar yaptılar
Güçlü ordularla müslümanlara saldırdılar
Fakat Peygamberimiz bunların hiçbirinden yılmadı, ümitsizliğe kapılmadı, görevine devam etti
O'nun hayatında pekçok cesaret ve kahramanlık örnekleri vardır
O, gerektiğinde, sabır, kararlılık, cesaret ve kahramanlıkta da müslümanlar için en güzel örnek olmuştur
Peygamberimizin Misafirseverliği
Peygamberimizin üstün vasıflarından biri de misafirseverliğidir
Uzaktan yakından kendisini görmeye gelenlerin sayısı çoktu
O, misafirlerini en iyi şekilde ağırlar, onlara bizzat kendisi hizmet ederdi
Peygamberimiz, müslüman olmayan misafirlerine de aynı şekilde davranırdı
O, misafirlerle ilgili olarak şöyle buyurmuştur:
«
Allah'a ve ahiret gününe inanan misafirine ikram etsin
» (82)
Peygamberimizin Temizliği
Peygamberimizin yaşayışı sade ve temiz idi
Bedenini daima temiz tutar, elbiselerinin temizliğine çok dikkat ederdi
Dişlerinin temizliğine ayrı bir önem verir ve dişlerini temizlemek için, o devirde bir çeşit diş fırçası olan misvak kullanırdı
Ashabına da diş temizliğini tavsiye ederdi
Peygamberimiz pislikten hiç hoşlanmazdı
Ashabına camiye temiz gelmelerini söylerdi
Bir defasında üstü başı pis ter kokusu ile câmiye gelenlere: «
Yıkandıktan sonra gelseniz daha iyi olurdu
» buyurmuştur
Peygamberimizin İbadeti
Peygamberimiz, her işini tam bir düzen içinde yapardı
İbadet zamanları, dinlenmek için ayırdığı saatler belli idi
Vakitlerini boş geçirmez, her dakikasını faydalı bir işle değerlendirirdi
Peygamberimiz, Allah'ın en sevgili kulu olduğu halde Allah'tan çok korkar, kıyamet gününden endişe ederdi
O, her an Allah'ı anar, ibadetten çok büyük haz duyardı
Geceleri kıldığı namazlarda uzun süre ayakta durmaktan ayakları bile şişerdi
Eşi Hz
Aişe O'nun bu durumunu görünce:
- Ey Allah'ın Rasûlü! Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışladığı halde kendine niçin bu kadar zahmet ediyorsun? deyince, Peygamberimiz O'na şu cevabı vermiştir:
- «
Allah'a şükreden bir kul olmıyayım mı?
» (83)
Peygamberimizin Aile Hayatı
Peygamberimiz örnek bir aile reisi idi
O, hanımlarına karşı çok nazik bir eş, çocuklarına karşı da şefkatli bir baba idi
Peygamberimiz ev işlerinde hanımlarına yardım eder, evin ihtiyaçlarını çarşı ve pazardan alarak eve kendisi getirirdi
O, ne kadın ne de hizmetçi hiç imseyi dövmemiş ve incitmemiştir
Peygamberimizin evi, dünyadaki aile yuvalarının en mutlusu idi
Bu yuvada kavga-gürültü yoktu
Huzur vardı
Peygamberimiz evde daima güler yüzle hareket eder, hanımlara karşı kırıcı söz söylemez, kaba davranışta bulunmazdı
O, müslümanların da aynı davranışta bulunmasını istemiş ve şöyle buyurmuştur:
«
Sizin en hayırlınız, kadınlarına karşı iyi davranandır
»
Peygamber Efendimiz, erkeğin, eşinin davranışlarını hoşgörü ile karşılamasını da istemiş ve şu tavsiyede bulunmuştur:
«
Bir kimse eşine nefret etmesin; çünkü hoşuna gitmeyen huyları varsa, buna karşılık hoşlanacağı huyları da vardır
» (84)
Peygamberimizin Çocuk Sevgisi
Peygamberimiz çocukları çok severdi
Onları kucağına alıp okşar, sevgi ve şefkatle öperdi
Peygamberimiz, torunları Hz
Hasan ve Hz
Hüseyin'i öpüyordu
Orada bulunan bir adam bunu görünce;
- Benim on çocuğum var, onların hiç birini öpmüş değilim, dedi
Peygamberimiz ona:
- «
Merhamet etmeyene, merhamet olunmaz
» buyurdu
Peygamberimiz namaz kılarken sevgili torunları Hasan ve Hüseyin omuzlarına çıkardı
O, ibadet halinde bile çocukların bu davranışını hoş karşılar, oyunlarına engel olmazdı
Bir yerde otururken kızı Hz
Fatma gelince, ayağa kalkar, O'nun alnından öper ve O'nu yerine oturturdu
O sadece kendi çocuklarını ve torunlarını değil, kimin çocuğunu görürse onunla konuşur, hatırını sorar ve severdi, çocuklara, hoşlarına giden şeyler vererek sevindirirdi
O, müslüman olmayan kimselerin çocuklarını da sevip okşardı
Peygamberimiz, çocuklarla çok ilgilenirdi
Bir defa çocuklar arasında koşu düzenledi, kendisi de yarışın sona ereceği noktada durdu
Koşarak yanına gelen çocukları öptü ve kendilerine hediyelerini verdi
(85)
Peygamberimiz, çocuklarla ilgili şu öğütlerde bulunmuştur:
«
Allah'tan korkun çocuklarınız arasında adaletli davranın
»(86)
«
Şüphesiz ki Allah, çocuklarınız arasında öpücüklerinizde de eşit davranmanızı sever
» (87)
Özet olarak Peygamberimiz; içi ve dışı tertemiz, kalbi; şefkat ve merhamet duyguları ile dopdolu, başkalarını kendinden çok düşünen, ömrünü insanlığın kurtuluşu için harcayan büyük bir Peygamber, en üstün ahlâkî faziletleri kendinde toplayan örnek bir şahsiyet idi
Ne mutlu, O'nun gösterdiği aydınlık yoldan gidenlere
Ne mutlu, O'nun yaşayışını ve ahlâkî davranışlarını örnek alanlara
Dipnot:
(65
) Kalem sûresi, 4
(66)
Müslim, Musafirun 139
(67)
Camiu's-Sağir
(68)
Ahzab sûresi, 21
(69)
et-Terğib ve't-Terhib, c
III
s
519
(70)
a
g
e
, c
III, s
590
(71)
Enbiya sûresi, 107
(72)
Buhari, Bed'ul-halk
(73)
et-Terğib ve't-Terhib, c
III
s
202
(74)
Buhari edeb
(75)
a
g
e
, c
III, s
205
(76)
Buhari, Edep
(77)
Tirmizi, Şemail, s
43
(78)
et-Terğib ve't-Terhib, c
III
s
561
(79)
Buhari, edeb
(80)
Mecmau'z-zevaid, c
VI, s
117
(81)
A'raf sûresi, 199
(82)
Buhari, edeb
(83)
Buhari Teheccüd
(84)
Müslim, Rida', 18
(85)
Ahmet b
Hanbel, Müsned, c
I, s
214
(86)
Camiu's-Sağır
, Buhari, Hibe, 8/26
(87)
Camiu's-Sağır
Dantel
Mumsema
Frmacil
14-04-2007
#
2
Profil Bilgileri
s.ozbay
--->: Peygamberimiz Kimdir
tabiki de hz
muhammet(s
a
v)
14-08-2007
#
3
Profil Bilgileri
ce$m
--->: Peygamberimiz Kimdir?
bilgilendirmen için allah razı olsun
16-08-2007
#
4
Profil Bilgileri
talha_efendi
--->: Peygamberimiz Kimdir?
ALLAH razi olsun
paylaşım için teşekkürler +rep
Tags
:
kimdir
,
peygamberimiz
Peygamberimiz Kimdir? ile ilgili Benzer Konular
2066 Kez Görüntülendi
peygamberimiz...(S.A.V)
Peygamber Efendimiz (S.A.V)
Peygamberimiz ve Tıp
Peygamber Efendimiz (S.A.V)
Peygamberimiz (sav)'in duaları
Dua
Peygamberimiz (S.A.V) in Hz.Ali (R.A.) ye 5 Nasihati
İman
Peygamberimiz Hz. MUHAMMED(S.A.V.)
Kuran'ı Kerim
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
02:56
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545