Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Sorular ve Cevaplar

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Zina ile ilgili bir soru. ile ilgili Benzer Konular
271 Kez Görüntülendi

Zina, livata, homoseksüellik (eşcinsellik) ile ilgili ayet ve hadisler Dini Sohbet
Kaç türlü zina vardır ve hangi durumlarda zina yapılmış gibi sayılır? Dini Sohbet
Zina ile ilgili ayetler Kuran'ı Kerim
çok merak ettığım bır soru: HzAdemin çocuklarının dini ve dili ile ilgili soru Sorular ve Cevaplar
sevgili ile ilgili bir soru Seviyeli-Ciddi Konular

Günah işleyen müslümanlara kâfir denir mi? | Zalime, münafığa ve kafire dua edilir mi?
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 20-06-2008   #1
Profil Bilgileri
Thumbs down Zina ile ilgili bir soru.



Zina ile ilgili bir soru. başlıklı yazı Mumsema Zina ile ilgili bir soru. Forum Alev


Zina yapmak isteyen iki kişinin imam nikahı ile evlenerek ilişkiye girmeleri ve bu ilişki sonrasında belli bir müddet sonra boşanmalarıDinen hükmü nedir
Deliller ve izahlar istiyorum

 

ila20 is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Alt 20-06-2008   #2
Profil Bilgileri
Standart --->: Zina ile ilgili bir soru.



Alıntı:
ila20´isimli üyeden Alıntı
Zina yapmak isteyen iki kişinin imam nikahı ile evlenerek ilişkiye girmeleri ve bu ilişki sonrasında belli bir müddet sonra boşanmalarıDinen hükmü nedir
Deliller ve izahlar istiyorum

MUT'A NİKAHI

Yararlanılan şey; umre ile haccı birleştirme; boşanan kadına verilen elbise ve baş örtüsü gibi eşya; bir kadınla geçici olarak evlenme Çoğulu "muteun" dur Aynı kökten metâ'; yararlanma, yiyecek giyecek gibi yararlı olan her şey demektir Çoğulu "emtia"dır "Temettu" ve "istimtâ" ise; bir şeyden uzunca süre yararlanmak, onu lezzetli bulmak, zevk almak anlamlarına gelir Yararlanılacak şey anlamında, metâ' ve mut'a eş anlamlı kelimelerdir
Mut'anın bir fıkıh terimi olarak iki anlamı vardır Boşanan kadına iddet süresince yararlanması için verilen şey ve geçici evlilik
1 Mehir miktarı belirlenmeksizin yapılan nikâh akdinden sonra, henüz cinsel birleşme olmadan boşanma veya fesih yoluyla evlilik sona ererse kadına mut'a denilen elbise ve baş örtüsü gibi bazı şeyler verilir Bunlar mehir yerine geçen bir çeşit "teselli hediyesi" dir
Kur'ân-ı Kerim'de şöyle buyurulur: "Kadınlara yaklaşmadan ve onlara mehir takdir etmeden boşarsanız,"sizin için bir sorumluluk yoktur Bu durumda zengin kendi imkânına göre, yoksul da kendi imkânına göre, usûlüne uygun bir Şekilde onlara, yararlanacakları bir şeyler verin Bu, iyilikte bulunanların üzerine bir borç"tur" (el-Bakara, 2/236); "Boşanan kadınların örfe göre bir takım eşyalar alma hakkı vardır" (el-Bakara, 2/241); "Ey iman edenler! Mü'min kadınları nikâhlar, sonra da cinsel birleşmeden önce onları boşarsanız, artık sizin, onların üzerinde iddet sayma hakkınız yoktur Onlara hemen mut'alarını (yararlanacakları bazı şeyleri) verin ve onları güzellikle serbest bırakın" (el-Ahzâb, 33/49)
Bu âyetlerde yer alan "metea" veya "emtea" fiilleri; birisini bir şeyden yararlandırmak, boşanan kadınlara mut'a vermek anlamlarına gelir (Rağıb el-Isfehânî, el-Müfredât, s 461)
2 Mut'a evliliği anlamında kullanılır Bu anlamda mut'a; evlenme engeli bulunmayan bir kadınla, belli bir süre içinde ve belli bir mal karşılığında, "senin cinsî yönlerinden şu kadar süre ve şu kadar bedel ile yararlanayım" diyerek icap ve kabulde bulunmaktır
İslâm'ın ilk devirlerinde zaruret gereği izin verilmiş olan bu evlilik şekli, sonradan neshedilerek ebedî olarak yasaklanmış ve belli bir süreyi kapsayan nikâh akitleri batıl kılınmıştır Çünkü bu çeşit bir nikâh akdiyle, evlilikten beklenen amaçlar elde edilemez (Muhammed Ali es-Sâbûnî, Tefsîru Âyâti'l-Ahkâm, I, 457)
Mut'a nikâhı anlamında bir de "geçici (muvakkat) nikâh vardır Bu da bâtıl bir nikâhtır Aralarındaki ayrılık hemen hemen lâfız farkından öteye gitmez Meselâ; geçici nikâhta, süreyle birlikte, evlilik ifade eden nikâh ve tezvic sözleri; mut'ada ise; temettu, veya istimta', yani "kadının cinsel yönlerinden yararlanma" anlamı ifade eden sözler kullanılır Diğer yandan mut'a nikâhında, şahit ve süre sınırlaması şart değildir Geçici nikâhta ise bunlar şarttır (İbn Âbidin, Reddü'l-Muhtâr, İstanbul 1984, III, 51, vd)
Kur'an-ı Kerim'de mut'a nikâhının esaslarını belirleyen açık bir âyet yoktur Konu ile bağlantı kurulabilen şu âyettir: "Evli kadınlarla evlenmeniz de haram kılındı Sahibi bulunduğunuz cariyeler müstesna Bunlar Allah'ın üzerinize farz kıldığı hükümlerdir Bunların dışında iffetli olarak zina etmeksizin mallarınızla evlenmek istemeniz size helâl kılındı Onlarla cinsel temasta bulunduğunuzda, ücretlerini (mehir-mut'a) verin Mehir takdir edildikten sonra birbirinizi razı etmenizde bir sakınca yoktur Şüphesiz ki Allah, herşeyi çok iyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir" (en-Nisâ, 4/24)
Ayetteki "ücret", mehir* olarak değerlendirilmiştir Bununla, mehirden sözeden diğer âyetler arasında benzerlik vardır "Birbirinizle kaynaşıp başbaşa kalmışken ve onlar (karınız) sizden kuvvetli bir ahid almışken, verdiğinizi (mehri) nasıl geri alabilirsiniz?" (en-Nisâ, 4/21), "Kadınların mehirlerini gönül hoşluğu ile verin Eğer kendi istekleriyle mehrin bir bölümünü size bağışlarsa onu âfiyetle yeyin" (en-Nisâ, 4/4) "Kadınlara verdiklerinizden (mehir) herhangi bir şeyi geri almanız size helâl değildir" (el-Bakara, 2/229)
Yukarıdaki ilk âyetin genel anlamının mut'a nikâhını da kapsadığı öne sürülmüştür Bu çeşit nikâhın İslâm'ın ilk yıllarında meşrû kılındığında şüphe yoktur Ancak daha sonra neshedilmiştir İmam Şâfiî ve âlimlerden bir grup, mut'anın önce mübah kılındığını, sonra neshedildiğini, sonra yine mübah kılınıp, neshedildiğini, yani bunun iki defa tekrar edildiğini söylemiştir Diğer bazı bilginler, ikiden fazla, bazıları ise bir defa mübah kılınıp arkasından neshedildiğini ve bundan sonra da artık mübah kılınmadığını belirtmişlerdir (İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm, İstanbul 1985, II, 225)
Ayetteki "istemta'tüm (yararlandınız)" kelimesine, "dehaltüm (cinsel temasta bulundunuz)" anlamı verilmiştir Şiîler ise bu kelimeye, mut'a nikâhı anlamı vermiştir
İbn Abbas ve Sahabeden bir grup, mut'anın zarûret sebebiyle mübah kılındığını söylemiştir Diğer yandan İbn Abbas, Übey b Ka'b, Saîd b Cübeyr ve es-Süddî mut'a âyetini, "Belli bir vakte kadar" ilâvesiyle şu şekilde okudukları nakledilir: "Onlarla belli bir vakte kadar, cinsel temasta bulunduğunuz da, süre dolunca mehirlerini verin" (en-Nisâ, 4/24)
İslâm hukukçuları mut'a evliliğinin haram olduğu konusunda görüş birliği içindedir Şiîlerden başka, cumhurun görüşüne karşı çıkan olmamıştır Şiîlerin bu konudaki sözleri Kitap, Sünnet ve icmâa ters düştüğü için reddedilmiştir Şöyle ki,
1) Şîa; "Onlarla cinsel temasta bulunduğunuzda, mehirlerini bir hak olarak verin" âyetini mut'aya delil getirir Halbuki bu âyet, meşru nikâhla evlenip, cinsel temastan sonra, kadının mehre hak kazandığından söz etmekte, bir önceki cümlede, "Bunların dışında iffetli olarak zina etmeksizin mallarınızla evlenmek istemeniz" ifadeleri yer alır Burada zina, sifah ile ifade buyurulmuştur Sifah veya müsâfeha; sırf suyunu boşaltmak; yani aile yuvası kurarak çocuk sahibi olmak amacı bulunmaksızın sırf cinsel temas ve şehveti gidermek için evlenmek anlamını içerir Bu durum yasaklanınca, geçici veya mut'a nikâhı, başka bir deyimle "metres edinmek" de bu yasak kapsamına girer
2) Şianın dayandığı başka bir âyet de şöyledir: "Mehrin belirlenmesinden sonra karşılıklı anlaşmak suretiyle birbirinizi razr etmenizde bir sakınca yoktur" (en-Nisâ, 4/24) Onlara göre, bu âyetten maksat, mut'a akdinde belirlenen süre bittikten sonra, erkeğin ücreti, kadının da süreyi arttırarak akdi uzatmalarıdır
Halbuki, bu âyet, mehrin belirlenmesinden sonra, karşılıklı anlaşmak sûretiyle, belirlenenden az veya daha çok vermekte bir sakınca bulunmadığını bildirmektedir (el-Alûsî, Rûhu'l-Meânî, Kahire ty, V, 5; Fahruddin er-Râzî, et-Tefsîru'l-Kebîr, y ve ty, X, 45, 46; Elmalılı, Hak Dini Kur'an Dili, İstanbul 1936, II, 1327-1329)
Daha önce de belirttiğimiz gibi İslâm'ın ilk dönemlerinde mut'a caizdi Tirmizî'nin naklettiği şu hadis bunu açıkça ifade eder; ancak daha sonra bu cevaz hükmünün neshedildiğini de belirtir İbn Abbas'tan (ra) nakledildiğine göre şöyle demiştir: "Mut'a, İslâm'ın ilk döneminde vardı Bir kimse tanımadığı bir beldeye geldiği zaman, orada kalacağı süre içinde, eşyasını koruyacak ve kendisine hizmet edecek bir kadınla evlenirdi Bunun üzerine, şu âyet indi: "Ve onlar ırzlarını korurlar Ancak eşleri ve sahip oldukları câriyeler bunun dışındadır Bunlarla olan cinsel ilişkilerinden dolayı kınanmazlar" (el-Mü'minûn, 23/5, 6) İbn Abbas bu âyet inince şöyle demiştir: "Bu iki evlilik dışında bütün yollar haram kılınmıştır" (Tirmizî, Nikâh, 29 H No: 1122, III, 430)
Bu âyetle, evliliğin meşrû yolu iki olarak belirlenmiş, bunun dışındaki yollar kapatılmıştır Mut'a nikâhı bu iki şeklin dışında kalan bir yoldur (el-Cassâs, Ahkâmü'l-Kur'ân, Kahire, ty, III, 99)

 

mumsema is offline  
Alt 20-06-2008   #3
Profil Bilgileri
Standart --->: Zina ile ilgili bir soru.



Mut'a bir nikâh olarak kabul edilemez Dilde ve bir fıkıh terimi olarak nikâh ile mut'a birbirinin yerine kullanılamaz Bu iki terim arasındaki farkları şu şekilde belirlemek mümkündür:
1) Nikâh akdinin bir takım özellikleri vardır ki, onlar olmayınca nikâh olmaz Meselâ; sürenin geçmesi bu akdi etkilemez Mut'a da ise, belirlenen süre sona erince, boşama tasarrufuna gerek olmaksızın mut'a kendiliğinden ortadan kalkar
2) Nikâh akdinde, cinsel birleşme olduktan sonra eşler boşanırlarsa kadının iddet beklemesi gerekir Kocanın ölümü hâlinde ise cinsel birleşme olsun veya olmasın iddet gerekli olur (bk el-Bakara, 2/228, 234) Mut'a da ise, erkeğin ölümü iddeti gerektirmez Belki kadının hamile olup olmadığını belirlemek için bir hayız süresince bekletilir (bk İbn Kesîr, age, II, 226; "İstibrâ" madd)
3) Sahih nikâh akdi miras hakkı doğurur (bk en-Nisâ, 4/12) Mut'ada ise miras cereyan etmez
4) Nikâh akdi meydana geldikten sonra, ölüm, boşama veya dinden çıkma gibi bir sebep bulunmadıkça sona ermez Mut'a nikâhı ise, sürenin dolmasıyla, kendiliğinden ortadan kalkar
Nikâhla mut'a arasındaki bu farklar, mut'anın nikâh niteliğinde olmadığını gösterir Mut'anın; nikâh veya câriye edinme (mülk-i yemin) özelliğinin bulunmadığı sabit olunca da hakkında şu âyetin uygulanması gerekir: "Kim nikâh eşi veya sahip olduğu câriyesinin ötesine geçmek isterse, işte onlar haddi aşan mütecavizlerdir" (el-Mü'minûn, 23/7; ayrıntı için bk el-Cassâs, age, III, 98 vd)
Mut'anın yasaklandığını bildiren sünnet delili:
Mut'anın tam olarak hangi tarihte yasaklandığı belirli değildir Buhari'deki rivayette onun Hayber günü yasaklandığı (Buharî, Nikâh, 7/16); Müslim'deki rivayette Mekke'nin fethinde nehyedildiği (Müslim, Nikâh, 22); Müslim'in başka bir rivâyetinde Huneyn savaşının bir kolu olan Evtas savaşı sırasında yasaklandığı (Müslim, Nikâh, 3, H18); İbn Mâce ve Ebû Dâvud'un Sünenlerindeki hadislerde ise Vedâ haccı sırasında nehyedildiği (İbn Mâce, Nikâh, 44; Ebû Dâvud, Nikâh, 14, HNo: 2072) bildirilmektedir
Hz Ali'den (ra) şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Nebî (sas), Hayber gününde mut'a nikâhını ve evcil eşeklerin etini yasaklamıştır" (Buhârî, Nikâh, 31; Müslim, Nikâh, 29-32; İbn Mâce, Nikâh, 44)
Semre b Ma'bed el-Cühenî'den çeşitli yollarla nakledilen bir hadîs, mut'anın sonsuza kadar yasaklandığını belirtmektedir Rasûlullah (sas) ile birlikte Mekke fethine katılan Seleme, orada Allah elçisinin izin vermesi üzerine bir câriye ile mut'a yapmış, rivâyete göre bir veya üç gün câriye ile beraber olduktan sonra, sabahleyin Rasûlullah'ın (sas) Hacer-i Esved ile Kâbe kapısı arasında durarak şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Ey insanlar, ben size kadınlarla mut'a yapmanız konusunda izin vermiştim Şüphesiz Allah, onu kıyamet gününe kadar haram kılmıştır Kimin yanında (mut'a nikahı ile tuttuğu) kadın varsa, onu serbest bıraksın Onlara verdiklerinizden hiçbir şey geri almayınız" (Müslim, Nikâh, 19, 22, 24; İbn Mâce, Nikâh, 44; Dârimî, Nikâh, 16; Ahmed b Hanbel, Müsned, III, 406) Bazı rivayetlerde bu yasaklamanın Vedâ haccı sırasında yapıldığı belirtilir (bk İbn Mâce, Nikâh, 44, H No: 1962)
Mut'anın ne zaman yasaklandığını bildiren hadisler arasındaki bu çelişkiler, hadisçiler tarafından giderilerek, mut'anın birkaç kez yasaklanıp serbest bırakıldığı belirlenmiştir İmam Nevevî'ye göre, mut'a hakkındaki nehy ve serbest bırakma iki kez vuku bulmuştur O şöyle der: "Hayber'den önce helaldi Hayber'de yasaklandı Mekke fethinde mübah kılındı Evtas vak'ası da Mekke'nin fethini müteakip olmuştur Bundan üç gün sonra da mut'a ebediyyen haram kılınmıştır" (en-Nevevî, Şerhu Sahihi'l-Müslim, IX, 193, Alûsî, age, V, 5, 6)
Mut'a konusunda sahabe uygulaması:
Hz Ömer'in halifeliği sırasında, mut'anın hükmü üzerinde bazı tereddütler olunca, Hz Ömer, mut'anın haram olduğunu ilân etmiş ve hiç bir sahabî O'na karşı çıkmamıştır O, halife seçildiği gün yaptığı konuşmada şöyle demiştir: "Rasûlullah (sas) bize üç defa mut'a yapmaya izin verdi, sonra bunu haram kıldı Allah'a yemin olsun ki, evli bir kimsenin mut'a yaptığını bilsem, Rasûlullah'ın, mut'ayı, haram kıldıktan sonra, yeniden helâl kıldığına dair bana dört şahit getirmezse onu taşla recmederim" (İbn Mâce, Nikâh, 44, HNo: 1963)
Hz Ali'ye göre Mut'a Hz Peygamber tarafından Hayber günü yasaklanmıştır (bk Buhârî, Nikâh, 29-32)
İbn Abbas'ın mut'a ya ilişkin görüşü:
Mut'anın neshedilmediğini öne sürenler bu görüşlerini İbn Abbas'a dayandırmak istedikleri görülür Şîa mut'a ile ilgisi kurulan en-Nisa sûresi 24 ayette İbn Mes'ud ve Ubey b Ka'b'ın okuyuşlarında "ilâ ecelim müsemmâ (belli bir süreye kadar evlenme)" ilâvesi şâz bir kıraattır İbn Abbas'ın da bu kıraatı benimsediği nakledilir Bu yüzden İbn Abbas'ın; "Onlarla belli bir süreye evlendiğinizde, süre dolunca mehirlerini verin" (en-Nisa, 4/24) âyetini "belli bir süreye kadar" ilâvesiyle birlikte te'vil ederek, mut'ayı helal gördüğü ileri sürülür Kimileri de ibn Abbas'ın, mut'ayı yalnız seferde zarûret halinde mübah gördüğünü söylerler (el-Cassâs, age, III, 95; Alûsî, age, V, 5, 6)
Saîd b Cübeyr İbn Abbas'a; "Senin fetvan aldı yürüdü ve onun hakkında şairler şiir söyledi" diyerek bir beyit okuduğu zaman o buna hayret ederek şöyle demiştir: Sübhânellah, ben böyle bir fetvâ vermedim Mut'a; "murdar ölmüş hayvan eti, kan ve domuz eti gibi bir şeydir Bu yüzden ancak zarûret hâlinde helâl olur" (Alûsî, age, V, 6; el-Cassâs, age, III, 95)
Atâ', İbn Abbas (ra)'ın şöyle dediğini nakletmiştir: "Allah, Hz Ömer'e rahmet etsin Mut'a, Allah'ın Muhammed Ümmetine bir rahmetinden başka bir şey değildir Hz Ömer bunu yasaklamasaydı, çok az kimse dışında zinaya düşen olmazdı" (el-Cassâs, age, III, 96) Abdullah b Vehb'in naklettiği bir haberde de, bir adam İbn Abbas'a gelerek şöyle der: "Câriyemle ve arkadaşlarımla bir seferde iken cariyemi arkadaşlarıma helal kıldım ve ondan faydalandılar (yestemtiûne)" der İbn Abbas bunun üzerine; "Bu apaçık bir zinadır (sifâh)" diye cevap verir" (el-Cassâs, age, III, 96, 97)
İbn Abbas'tan nakledilen bu görüşlerin sonucunu şu şekilde değerlendirmek mümkündür
1) İbn Abbas, bazı rivayetlerde yolculuk ve zaruret kaydını koymaksızın mut'ayı helâl göstermektedir
2) Ölü eti ve domuz etini zarûretten dolayı yemede olduğu gibi, mut'ayı da zarûret hâlinde olduğunu söylemektedir
3) Mut'a nikâhının neshedildiği kanaatindedir Bunları şu şekilde cevaplayabiliriz:
İbn Abbas'ın, en-Nisa Sûresi 24 ncü âyeti te'vil ederek mut'a nikâhını helal kabul etmesi kendisi için delil olamaz Çünkü âyette, yukarıda da açıklandığı gibi mut'anın mübahlığına dair bir delalet yoktur Aksine ayet mut'anın haramlığını kapsamaktadır
Onun mut'ayı ölü ve domuz etine benzetmesi ve zaruret hâlinde onlar gibi meşrû sayması isabetli bir kıyas değildir Çünkü haramları helâl kılan zarûret mut'ada söz konusu olmaz Zarûretten dolayı ölü veya domuz etinin helal olması nefsin telef olmasından korkulduğu içindir Halbuki cinsel temastan uzak kalmakla, nefsin veya bir uzvun telef olmasından korkulmaz Diğer yandan, Allah elçisi evlenme imkânı bulamayan bekârlara oruç tutmalarını tavsiye buyurmuştur Yukarıdaki zarûret halinde mut'ayı mubah gören rivayette bir vehim olabilir Çünkü İbn Abbas gibi bir zatın meseleyi kavramamış olması düşünülemez
Sonuç olarak bu konuda İbn Abbas'tan nakledilen en sağlam rivayet, Tirmizî'nin de rivayet ettiği gibi, O'nun mut'a nikâhını, haram kabul ettiği ve önceki kanaatinden döndüğü görüşüdür Tercihe şayan görüşte budur (Ayrıntı için bk el-Cassâs, age, III, 99, 97 vd; Alûsî, age, V, 5 vd; İbn Kesîr, age, III, 226; Fahruddin er-Râzî, et-Tefsiru'l-Kebîr, X, 48 vd; İbn Âbidîn, Reddü'l-Muhtâr, İstanbul 1984, III, 51 vd; Elmalılı, Hak Dini Kur'an Dili, İstanbul 1936, II, 1327-1329, IV, 3429, 3430)
Hamdi DÖNDÜREN

 

mumsema is offline  
Alt 26-07-2008   #4
Profil Bilgileri
Standart --->: Zina ile ilgili bir soru.



Muta nikahı, cahiliyet devrinden kalan bir nikah şeklidir İslam'ın ilk yıllarında, özellikle harp zamanlarında, uzun zaman kadınlardan uzak kalan as­kerler için muta nikahına izin verilmiş, Hayber savaşına kadar mübah olan bu mu­vakkat nikah Peygamberimizin sünnetiyle yasaklanıp haram kılınmıştır
Muta nikahı ücret karşılığında belli bir vakit için kadınla evlenmektir Muta'nın en az müddeti bir cinsel ilişki geçecek zaman parçasıdır En çok ise 99 senedir(1) ,
Erkek kadına hitaben "Beni beş aylık bir zaman için mutalandır" veya "Şu kadar para karşılığında seninle mutalandım" deyip kadın da kabul ederse muta olur Halk dilinde 'acem nikahı' denen bu iş fuhuştan başka bir şey değildir Allah Rasulu kesin olarak bunu yasaklamıştır Ashab'dan, tabiinden ve müçtehitlerden, bu tür nikahı kabul eden kimse yoktur (2) Böyle bir akit ne kadını helal kılar, ne boşama, hükmüne kapı açar, ne zihar, ne de mirasdan yararlanma hakkını verir
Muta nikahı ile evlenen kadın erkeğe, erkekte kadına varis olamaz (3) Muta nikahının müddetinin az veya çok olması arasında hiçbir fark yoktur An­cak,"kıyamet kopuncaya kadar, Deccal çıkıncaya kadar seni nikahlıyorum" şeklin­de bir ifade kullanılırsa muvakkatlık şartı da hükümsüz kalır, nikahın diğer şartlarını da yerine getirirse nikah sahih olur (4) Çünkü o zamana kadar yaşamaları imkansızdır
HzAli (ra)'dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte Allah Rasulu şöyle buyuru­yor HzAli (ra) İbn-i Abbas (ra) ya şöyle demişti
"Rasullullah (sav) muta nikahından ve ehil eşeklerin etlerini yemekten Hayber'in fetih günü bizleri men'et­ti (5)

Rasullullah Evtas (Mekke fethi) yılında muta nikahına üç defa ruhsat vermiş, sonra yasaklamıştı(6)
Allah Rasulu buyuruyor:
"Ey insanlar, ben muta ni­kahı ile kadınlardan faydalanmanız için izin vermiştim Şüphe yok ki Allah, kıya­mete kadar bunu muhakkak haram kılmıştır Kimin yanında bunlardan bir kadın varsa hemen onu serbest bıraksın,onlara verdiği şeylerden hiçbir şeyi geri almasın" (7)
Dört mezhebe göre böyle bir akit yapmak batıldır Şiiler ve rafiziler hariç bütün İslam alimleri bu nikahın haram olduğunu kabul etmişlerdir (8) Hatta Şia'nın önemli kollarından biri olan Zeydiye bile muta nikahının batıl olduğuna inanır ve bu konuda Hanefi alimleri ile hareket eder

Ehli sünnet mezheplerinin delilleri Kur'an ve sünnettir

1Kur'andaki nikah, boşanma; iddet ve miras hakkındaki hükümler bu tür evlilikle ilgili değildir Dolayısıyla bu evlenme şekli diğer evlenme şekilleri gibi batıldır Şiiler muta nikahına Nisa suresinin 24ayetini delil getiriyorlar Ayet şöyle:"Onlardan hangisiyle evlenip temas etseniz ücretlerini (mehirlerini) takdir edildiği şekilde veriniz"(9) Büyük müfessir İbn-i Cerir-i Taberi bu ayeti tefsir ederken diyor ki, ayetin manası "Onlardan hangisi ile evlenirseniz mehrini veriniz demektir Çünkü muta peygamberimizin sünnetiyle ebediyen yasaklanmıştır İbn-i Veki babasından oda dedesi Sebreden rivayet ediyor:
Rasullullah "Bu kadınlardan faydalanın buyurmuştur"Bu faydalanma ifadesi Rasullullah zamanında evlenmek manasına geliyordu(10) Dolayısıyla ayet-i celile de geçen bu "İstemta'tum" yani faydalanma, evlenme manasına "ucur" yani ücret kelimesi ise mehir anlamına gelir: (11)
2Hadis-i şerifler bu şekil nikahın haram kılındığını açıkça belirtmişlerdir (12) Muhammed bin Hanefiyye HzAli'den rivayet ediyor; Hayber günü Rasullullah’ın tellalı şöyle bağırdı:" Dikkat edin Allah ve Rasulu sizi muvakkat nikahtan menediyorlar" (13)
Hadislerin çoğu HzAli'den rivayet olunduğu halde Hzbağlılık iddiasında bulunan şia ve rafızilerin bu nikahı yürürlükte tutması ilim ve akılla bağdaştırılacak şey değildir


--------------------------------------------------------------------------------
Kaynak: Kaynaklarıyla Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN, Sayfa 277-278, Gonca Yayınevi, İstanbul 1993,
(1) İslam ve Osmanlı Hukukunda Evlenme:36
(2) Fethu'l Kadir: 2/384
(3) Fetava-i Kadıhan :1/330 (Hindiyye kenan)
(4) Fetava-i Hindiyye:I/330
(5) Buhari:6/129 Nesai:2190 Müslim:4/134
(6) Müslim:4/131
(7) el-Hidaye:1/I95
(8) el-Mebsul:5/152 Fethu'l Kadir:21384 Bidayetü'l Müctehit:2/43
(9) Nisa Suresi:24 (96) Tefsir-i Taberi:5130
(10) Tefsir-i Taberi:5/30
(11) Tefsir-i Taberi:5/30
(12) Buharı:6/129 Muslim:41132 (99) EI-Mebsut 5/153
(13) El-Mebsut 5/153

 

Gölge AdaM is offline  
Alt 23-08-2008   #5
Profil Bilgileri
Standart --->: Zina ile ilgili bir soru.



"Zinanın Adını Muta Nikahı Koymayın"


 

fecr is offline  
Saat 12:06.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552