Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Sorular ve Cevaplar

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Kurban Yerine Sadaka Verilebilir mi? ile ilgili Benzer Konular
63 Kez Görüntülendi

Akika, adak, vacip olan kurban ve nafile kurban şeklinde farklı türde kurban kesmek isteyen kişiler Sorular ve Cevaplar
Seferî olan kimseye kurban gerekmediğine göre, hacılar niçin kurban kesiyorlar? Sorular ve Cevaplar
Kurbanı vekâleten kesen kimse kurban sahibinin ismini zikretmese kurban geçerli olur mu? Sorular ve Cevaplar
Yemin keffaretini on fakiri doyurmak yerine bunun maddi bedelini vererek yerine getirebilir miyiz? Sorular ve Cevaplar
Camiye zekat verilebilir mi? Zekat

Eşlerin ikisi de çalışıyorsa ikisi de kurban ve burs vermeli midir? | Araba İçin Kurban Kesilir mi?
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 04-12-2008   #1
Profil Bilgileri
Standart Kurban Yerine Sadaka Verilebilir mi?



Kurban Yerine Sadaka Verilebilir mi? başlıklı yazı Mumsema Kurban Yerine Sadaka Verilebilir mi? Forum Alev


Soru: Kurban bayramından önce bazıları, "kurban kesme yerine sadaka verilse" şeklinde tekliflerde bulundular Dinimize göre, bir ibadetin yerine başka bir hayırlı işin ya da ibadetin konulması söz konusu mudur?

Cevap: Belli maksatlarla ortaya atılan, bir demogojiden öte kıymet ifade etmeyen ve halkın zihninde dinin emirlerine karşı şüpheler bırakmaya matuf olarak seslendirilen bu tür sözlere değinmeyi hiç istemiyorum Aslı herkesçe malum olmasına rağmen kasdî olarak tekrar tekrar söz konusu edilen meselelerde bir yönüyle tartışmalara dahil olmanın fayda değil zarar getireceğini düşünüyorum Çünkü, dinimizde kurbanın yeri bellidir ve zannediyorum, işin uzmanları başta olmak üzere halkımız onun kıymetini çok iyi bilmektedir

Son günlerde çokça duyup dinlediğiniz gibi kurban, lügatlere göre "yaklaşmak" manasına gelmekte ve Allah yolunda malın, canın, her şeyin feda edilebileceğini, Allah'a teslimiyeti ve O'na karşı şükür hisleriyle dolu olmayı ifade etmektedir Kurban kesmek, Kitap, Sünnet ve icmâ-ı ümmet ile sabittir Kur'ân-ı Kerîm'in, "Rabbin için namaz kıl ve kurban kes" (Kevser, 108/2) mealindeki ayetle, bildiğimiz kurbanı işaret ettiği hususunda İslâm ulemasının çoğunluğu aynı görüştedir Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem de, İbn Mâce'de ve Müsned'de geçen bir hadis-i şerifte "İmkânı olup da kurban kesmeyen bizim namazgâhımıza yaklaşmasın" buyurmuştur Bu ve benzeri nasslardan hareket eden Hanefi fukahâsı kurban kesmenin vâcip olduğu kanaatine varmışlardır Müsadenizle ben, kurbanı kimler kesmeli, kurbanlıkta aranan şartlar nelerdir gibi mevzuyla alakalı hususları ilmihal kitaplarına havale ederek, sorunuz münasebetiyle, bir başka meseleyi hatırlatmak istiyorum:

Kur'an- Kerim, Mâide Suresinin 27-29 ayetlerinde bize, Hazreti Adem'in iki çocuğunun kıssasını anlatır: Cenabı Allah buyurur ki, "Onlara Âdem'in iki oğlunun gerçek olan haberini oku: Onların her ikisi birer kurban takdim etmişlerdi de birininki kabul edilmiş, öbürününki kabul edilmemişti Kurbanı kabul edilmeyen, kardeşine: "Seni öldüreceğim" dedi O da: "Allah, ancak müttakilerden kabul buyurur, dedi Yemin ederim ki, sen beni öldürmek için el kaldırırsan da, ben seni öldürmek için sana el kaldırmam Çünkü ben âlemlerin Rabbi Allah'tan korkarım (Öyle bir şey yaparsan) dilerim ki sen, kendi günahınla beraber benim günahımı da yüklenesin de cehennemliklerden olasın Zalimlerin cezası işte budur!"

Kur'an-ı Kerîm'de ve güvenilir hiçbir hadis-i şerifte, Hazreti Adem'in bu iki çocuğunun isimlerinden bahsedilmese de , Kütüb-ü sâlifede isimlerinin ?Habil ve Kabil olduğu belirtilen iki kardeş arasında bir meseleden dolayı anlaşmazlık çıkar ve neticede Kabil, ?kardeşi Habil'i kıskançlıkla, haksız yere öldürür Kur'an, bu iki kardeş arasında meydana gelen olayın detaylarını zikretmez; çünkü meydana gelen hadise, zaman ve mekânla sınırlı değildir Burada önemli olan da isimler değil, şahsiyetler ve temsil ettikleri zihniyetlerdir

Tefsirlerde ve diğer İslâmî eserlerde geçtiği üzere -ki bu konudaki malumatın çoğu İsrâiliyyat'tır- Kâbil ziraatçı, Hâbil ise çobandı Her ikisi de kurban emrine muhatap olunca, Kâbil, koyun kesmeye yanaşmamış, ürünün iyi kısmından kurban etmeye de kıyamamış ve kıymetsiz başaklardan oluşan bir demeti kurban olarak arz etmişti Hâbil ise, beğendiği bir koyunu kurban etmişti Hâbil'in kurbanı kabul görmüş, Kabil'inki ise adeta yüzüne çarpılmıştı İşte, daha o dönemde, insanoğlu Allah'ın koyduğu ibadet kurallarına kendi mantığını ve tasarruflarını karıştırmaya başlamış, kurbanı kendi manasından çıkarıp onu bir uzaklık sebebi haline getirmişti

İbadetlerde İllet ve Hikmet

Bugün de kurbana aynı mantıkla bakıldığı söylenebilir Oysa, Allah'a yaklaşmak için bir yol olan kurban, özellikleri tesbit edilmiş bir hayvanı belli bir vakitte, ibâdet maksadıyla ve usûlüne uygun olarak kesmek demektir Onun formatı Allah tarafından ortaya konmuştur ve insanların o ibadet yerine başka bir ibadeti ikame etmeye ya da onun şeklini değiştirmeye hakları yoktur

Sadece kurban değil, bütün ibadetler, fıkhî deyimiyle, taabbudî alana girer ve vahye göre şekillenmiştir Hanefi fûkahası, taabbudî olan ve illetlerinin akılla kavranması mümkün olmayan hususlarda kıyas bile yapılamayacağına kâildirler Evet, ibadetler "taabbudî"dir; yani, onları Allah emrettiği için, O'nun istediği zamanda, O'nun gösterdiği şekilde ve O'nun rızasını kazanmak niyetiyle yaparsak ya da sırf Allah yasakladığı için bazı şeylerden sakınırsak, işte o zaman o amelimiz ibadet hükmüne geçer Kur'an nasıl getirmiş, Peygamberimiz nasıl göstermişse aynen öyle koruyup uyguladığımız, onlarda değişikliklere, artırma ve eksiltmelere girmediğimiz, Peygamberimiz tarafından öğretilen şekline dokunmadığımız sürece ibadetlerimiz ibadet olarak kalır

Tabii ki, bu ilahî emir ve yasakların pek çok hikmetleri ve menfaatleri de vardır Fakat, sadece bu hikmet ve menfaatler gözetilerek yapılan, kulluk düşüncesiyle ve Allah'ın rızasını kazanma niyetiyle yapılmayan şeyler ibadet sayılmazlar ve insana sevap da kazandırmazlar Çünkü, o ibadetlerin teşrîi doğrudan vahye dayalıdır ve o bilinen hikmetler, bilinmeyenlere göre çok azdır Namaz, oruç ve zekât gibi ibadetlerin emredilmesinde, içki ve kumar gibi kötülüklerin de nehyedilmesinde "illet" başkadır, "hikmetler" başkadır Bunların yapılıp yapılmamasındaki asıl "illet" Allah'ın emretmesi veya nehyetmesidir

Evet, ibadetlerde önemli olan Cenâb-ı Hakk'ın va'z ettiği formüllere uygun hareket etmektir Yani, format Allah tarafından ortaya konmuş ise o bir kıymet ifade eder Yoksa, bir ibadetin şekil olarak, kendi mantığınıza göre daha mükemmelini, daha ağırını ve daha müşkilini ortaya koysanız da onun bir değeri yoktur Aslında, yaptığımız ibadetler bizim almak istediğimiz şeylerin karşılığı olamaz; kulluk adına ortaya koyduğumuz niyet, gayret ve ameller talip olduğumuz Allah rızasına, Cennet ve cemalullah gibi nimetlere bedel sayılamaz Beklediğimiz netice karşısında ortaya sürdüğümüz bedel çok küçük ve yetersiz kalır Fakat, beklentilerimizi bize lûtfedecek Allah'tır Sahip olmak istediğimiz emtia, o mutluluk, o saray, o köşk, o villa, her ne ise, onu satın alabilmemiz için vermek zorunda olduğumuz nakdi yaratan, o parayı basan da Allah'tır Yani, darphane de ona aittir

İbadetlere Biçilen Değer

İşte, teşbihde hata olmasın, o darphanede Allah çeşit çeşit paralar basıyor Sizin namazınız bir çeşit paradır, orucunuz bir çeşit paradır, zekatınız bir çeşit paradır hatta tavırlarınız, davranışlarınız, hayırlı düşünceleriniz, samimi niyetleriniz birer paradır Allah katında bunların herbirinin ayrı ayrı değeri vardır Bütün bunlar, isteklerinizi peyleme adına, doğrudan doğruya takdiri Allah'a ait olan bir bağıştır size Yoksa siz, size ait kıymetlerle alamazsınız istediklerinizi Mesela, Allah'ın yüksek bir bedel takdir buyurduğu beş vakit namazla elde edeceğiniz ahiret nimetlerini, abdestinden duasına kadar o namaz sebebiyle katlandığınız meşakkatin elli bin katını ortaya koysanız yine de namazdan başka bir şeyle peyleyemezsiniz Çünkü sizin ortaya koyduğunuz şeyler kalptır, sahtedir İstekleriniz ise, ancak kalp (sahte) olmayan, gerçek değeri bulunan paralarla elde edilebilir O gerçek paraların üstünde de darphane sahibinin mührü vardır; bir kağıt parçası O'nun sikkesiyle bir nakd olmaktadır

Bir düşünün, siz kendi kendinize bir para bassanız; kullandığınız malzeme altın bile olsa, onun etrafına türlü türlü süsler de koysanız, zatî kıymeti itibariyle darphanedeki benzerinin on kat üstünde kıymeti de olsa, pazara götürdüğünüzde ona biçilecek değer sadece maden olarak ne ifade ediyorsa işte o kadar olacaktır Siz onun üzerine kaç lira yazarsanız yazın, alacağınız bedel, onun madenî değerini geçmeyecektir Fakat, ona benzer bir parayı darphane bassa, üzerine de "bir milyon" damgasını vursa, o para gerçekten bir milyon üzerinden değer görecektir ve insan onu verip "bir milyon" değerinde bir mal alabilecektir Çünkü, o para kalp değildir; onu sahibi basmış ve değerini de bizzat o belirlemiştir

Bu açıdan, ibadet ü tâatınız, Allah'ın va'z ettiği esaslara bağlı olmalıdır ki bir kıymet ifade etsin O neye ne kadar değer biçmişse, O'nun belirlediği çerçevede siz onu ortaya koyduğunuz zaman ahiret nimetlerini ve ebedî saadeti satın alabilirsiniz Şayet O, Sıratı geçmeyi namaza, kurbana bağlamışsa, geçiş bileti ancak bu paraya alınır demişse ve siz de geçmek istiyorsanız, o parayı vermeye mecbursunuz Mesela, namaz değil de başka bir bedel vermek isteseniz; namaz yerine başka şeyler yapsanız; uzak doğu oyunlarına ait onlarca hareket sergileseniz, elli türlü marifet döktürseniz, olimpiyat şampiyonlarına has yüz çeşit kabiliyet gösterseniz de, ancak namaz karşılığında takdir edilen nimetleri onlarla alamazsınız Çünkü onlar kalptır, kıymetsizdir, ortada bir fiil olması itibariyle asla benzese de sahtedir

Alıntı

 

selametler is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Saat 01:06.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553