FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Sorular ve Cevaplar
Cuma Namazı ve Zuhr-i Ahir (din işleri yüksek kurulu fetvası)
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Cuma Namazı ve Zuhr-i Ahir (din işleri yüksek kurulu fetvası) ile ilgili Benzer Konular
1281 Kez Görüntülendi
Cuma günü ve cuma namazı ile ilgili hadisler
Sünnet & Hadis
Cuma namazı ve Zuhri ahir
Namaz
Cuma namazı'nda zuhr-i ahir hatadır
Namaz
Zuhr-i ahir ve cuma namazı
Namaz
Cuma namazı ve zuhuri ahir
Namaz
Cuma Namazında sonra Zuhr-i Ahir Namazı kılınması gerekli midir?
|
Zor, meşakkatli ve ağır işlerde çalışan kişi oruç tutmayabilir mi? Hangi mazeretler oruç tutmama ned
Konu Araçları
15-06-2007
#
1
Profil Bilgileri
mumsema
CUMA NAMAZI VE ZUHRI AHİR (din işleri yüksek kurulu fetvası)
CUMA NAMAZI VE ZUHRI AHİR (din işleri yüksek kurulu fetvası) başlıklı yazı Mumsema CUMA NAMAZI VE ZUHRI AHİR (din işleri yüksek kurulu fetvası) Forum Alev
CUMA NAMAZI VE ZUHRI AHİR
Din İşleri Yüksek Kurulu, 26
03
2002 tarihinde Kurul Başkanı Doç
Dr
Şamil DAĞCI'nın başkanlığında toplandı
Dinî Sorulara Cevap Komisyonunca "Cuma Namazı ve Zuhr-i Ahir" konusunda hazırlanan metin Kurula takdim edildi
Konu ile ilgili Kurul üyeleri görüşlerini belirttiler
Görüşmeler sonucunda;
I
CUMA NAMAZI
A
Cuma Namazının Hükmü
Cuma namazı, farziyyeti Kitap, sünnet ve icma ile sabit olan ve hutbeyi de ihtiva eden iki rekatlı, cemaatle kılınan bir namazdır
Yüce Allah, "Ey inananlar! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığında, alışverişi bırakıp hemen Allahr17;ı anmaya koşun
Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır
Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allâh'ın lütfundan nasibinizi arayın
Allâh'ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz
" buyurmaktadır (Cumu'a 62/9-10)
Hz
Peygamber, "Cuma namazına gitmek, ergenlik çağına ulaşmış her Müslüman'a farzdır
" (Nesâî, Cumu'a, 2; Ebû Dâvûd, Taharet, 129), "Cuma namazını kılmayan birtakım kişiler, ya bundan vazgeçerler ya da Allâh kalplerini mühürler de gafillerden olurlar
" (Müslim, Cumu'a, 12; Nesâî, Cumu'a, 2), "Allâh, önemsemeyerek üç Cuma'yı terk eden kişinin kalbini mühürler" (Ebû Dâvûd, Salât, 210; Nesâî, Cumu'a, 2) buyurmaktadır
Cuma namazı, Hz
Peygamber döneminden günümüze kadar bütün Müslümanlarca kılınmış ve bunun farz olduğu konusunda herhangi bir ihtilafa düşülmemiştir
Cuma namazının hicretten önce farz kılındığına dair rivayetler bulunmakla birlikte, Hz
Peygamber ilk Cuma namazını hicret esnasında Medine yakınındaki Rânûna denilen bir vadide kıldırmıştır
B
Cuma Namazının Rekat Sayısı
Cuma namazının farzı iki rekattir
Bu konuda herhangi bir ihtilaf yoktur
Hz
Peygamber'in Cumanın farzından önce, nafile olarak bir namaz kılıp kılmadığı konusunda fıkıh bilginleri, konuyla ilgili muhtelif rivayetlerden hareketle farklı görüşler ortaya koymuşlardır:
Cuma'nın farzından önce nafile bir namaz olmadığını ileri süren fakihler bulunmaktadır
Onlara göre Hz
Peygamber, Cuma namazı için mescide gelince, namaz kılmadan doğrudan minbere çıkmıştır
Sahabenin kıldığı rivayet edilen namaz ise, sünnetle ilişkisi olmayan nafile bir namazdır (İbn Kayyım, Zâdü'l-Meâd, I/118-119)
Buna karşılık Hanefî, Mâlikî ve Şâfiî bilginlerine göre, Hz
Peygamber, Cuma namazının farzından önce tahiyyetü'l-mescid dışında, nafile olarak namaz kılmıştır
Hanefîler bu namazın dört rekat olduğunu, diğerleri ise belli bir rekat sayısıyla sınırlı olmadığını belirtmişlerdir (İbn Humam, Fethu'l-Kadîr, II/39; İbn Kudâme, Muğnî, II/250; İbn Abidin, Reddü'l-Muhtar, I/452)
Sahih hadis kaynaklarında Hz
Peygamber'in Cuma namazından önce nafile olarak namaz kıldığına dair bir çok rivayet bulunmaktadır (İbn Mâce, Salat, 94; Buhârî, Cumu'a, 33, 39; Ebû Dâvûd, Salât, 244)
Hz
Peygamber'in Cuma namazından sonra nafile olarak namaz kıldığı konusunda ihtilaf olmamakla birlikte, bu namazın kaç rekat olduğu konusunda görüş farklılığı bulunmaktadır
Bu namaz, Ebu Hanife'ye göre bir selamla dört, Şâfiî'ye göre iki selamla dört, Ebû Yûsuf'a göre ise dört rekatta bir selam ve iki rekatta bir selam vermek üzere toplam altı rekattır (İbn Hümâm, Fethu'l-Kadîr, II/39; Şirbînî, Muğni'l-Muhtâc, I/451)
Sahih hadis kaynaklarında yer alan bazı rivayetlerde, Hz
Peygamber'in Cuma namazından sonra dört, bazı rivayetlerde ise iki rekat nafile namaz kıldığı bildirilmektedir (Ebû Dâvûd, Salât, 244; İbn Mâce, İkâmetu's-Salât, 95; Buhârî, Cumu'a, 39)
İbn Teymiyye, İbn Kayyım gibi bazı alimler, konuyla ilgili çeşitli rivayetleri birlikte değerlendirerek, camide kılınırsa dört, evde kılınırsa iki rekat kılınabileceği görüşüne varmışlardır
Zikredilen bu rivayetler, Hz
Peygamber'in Cuma namazından önce ve sonra, ismi ne olursa olsun evde ya da camide nafile namaz kıldığını göstermektedir
Bu itibarla, Cumadan önce ve sonra kılınan namazlar, Cuma namazına daha sonra yapılan bir ilave olmayıp, Hz
Peygamber'in uygulamasına dayanmaktadır
C
Cuma Namazı ile Yükümlü Olmanın Şartları
Cuma namazı, akıllı, buluğ çağına erişmiş, sağlıklı, hür ve mukim Müslüman erkeklere farz kılınmıştır
Kadınlar, hürriyeti kısıtlı olanlar, yolcular ve cemaata gelemeyecek kadar mazereti olanlar Cuma namazı kılmakla yükümlü değildirler
Zira Hz
Peygamber, köle, kadın, çocuk, hasta ve yolcu dışında Cuma namazının her Müslüman'a farz olduğunu belirtmiştir (Ebû Dâvûd, Salât, 215; Beyhakî, Sünen, III/183-184, H
No: 5422, 5425, 5426; Darakutnî, Sünen, II/2, H
No: 2; İbn Ebî Şeybe, Musannef, I/446, H
No: 5148; Ebû Muhammed el-Bağavî, Mesabihur17;s-Sünne, I/470)
Ancak Cuma namazını kılmaları halinde bu kimselerin namazları geçerli olup ayrıca öğle namazı kılmaları gerekmez
D
Kadınların Cuma namazı kılmaları
Cuma namazı kılmak kadınlara farz değildir
Konuyla ilgili hadisleri ve uygulamaları göz ardı ederek, sadece Cuma namazını farz kılan ayetteki "ey iman edenler" ifadesinden hareketle kadınların Cuma ile mükellef olduklarını söylemek doğru değildir
Aksi halde, hükümlü, hasta ve diğer mazeret sahiplerinin de Cuma ile mükellef olmaları gerekir
Zira Hz
Peygamber, kadın, hasta, yolcu ve hürriyeti kısıtlı olanların Cuma namazı ile yükümlü olmadıklarını belirtmek suretiyle ayetin hükmünü tahsis etmiştir (Ebû Dâvûd, Salât, 215; Beyhakî, Sünen, III/183-184, H
No: 5422, 5425, 5426; Darakutnî, Sünen, II/2, H
No: 2; İbn Ebî Şeybe, Musannef, I/446, H
No: 5148; Ebû Muhammed el-Bağavî, Mesabihu's-Sünne, I/470)
Ayrıca, hadis ve siyer kaynaklarında, Hz
Peygamber döneminde bazı hanımların münferiden Cuma namazına katıldıklarını bildiren rivayetler bulunmakla birlikte, onların erkekler gibi yoğun bir şekilde Cuma'ya iştirak ettiklerini gösteren bir bilgi bulunmamaktadır
Asr-ı saadetten günümüze kadar da, müçtehit imamlar ve daha sonraki bilginler, bunlara dayanarak Cuma namazının kadınlara farz olmadığı konusunda ittifak etmişlerdir (Bk
İbn Rüşd, Bidayetü'l-Müctehid, I/157; İbn Kudâme, Muğnî, II/193; İbn Hazm, Muhallâ, III/259; İbn Hümam, Fethu'l-Kadîr, II/62; eş-Şirbînî, Muğni'l-Muhtâc, I/276; Yusuf el-Hûlî, Nihayetü'l-İhkâm, II/42; Sa'dî Ebû Ceyb, Mevsûatü'l-İcmâr17;, II/633)
Cuma namazının kadınlara farz kılınmamış olması, onlar hakkında bir mahrumiyet değil bir muafiyettir
Diledikleri takdirde, camiye gidip cemaatle Cuma namazı kılmalarında dinen bir engel yoktur
E
Cumanın Sıhhat (Geçerlilik) Şartları
Fıkıh bilginleri, Cuma namazının geçerli olması için bazı şartlar ileri sürmüşlerdir
Bu şartlardan hutbe, şehir ve cemaat şartlarının Kurulumuzca değerlendirilmesine ihtiyaç duyulmuştur
1
Hutbe
Hutbe, Cuma ve bayram namazlarında, genel olarak, Allâhr17;a hamd, Rasûlüne salât ve Müslümanr17;lara nasihatten oluşan konuşmayı ifade eder
Hutbe Cuma namazının geçerlilik şartlarındandır
Cuma suresinin 9
ayetindeki "Allâh'ı anma" ifadesini, Hz
Peygamber'in hutbe ile ilgili hadislerini ve uygulamalarını göz önünde bulunduran müçtehitler, hutbenin cumanın sıhhatinin şartı olduğunu ittifakla kabul etmişlerdir (İbn Hümâm, Fethur17;l-Kadîr, II/28; İbn Kudâme, el-Muğnî, III/170-171; Şirbînî, Muğni'l-Muhtâc, I/549; Kâsânî, Bedâi'ur17;s-Sanâ'î, II/195-198; Nevevî, Mecmû', IV/382383)
Hutbenin, Cuma vaktinde ve namazdan önce okunması gerekir
Zira Hz
Peygamber, hutbeyi Cuma namazından önce okumuştur (Ebû Dâvûd, Salât, 240; Abdürrazzâk San'anî, el-Musannef, III/222, H
No: 5413)
Bu yüzden bütün fıkıh bilginleri hutbenin namazdan önce okunması gerektiği konusunda görüş birliği içindedirler
Günümüze kadar uygulama da bu şekilde olmuştur (İbn Hümâm, Fethu'l-Kadîr, II/28; İbn Kudâme, el-Muğnî, III/170-171; Şirbînî, Muğni'l-Muhtâc, I/549; Kâsânî, Bedâi'ur17;s-Sanâ'î, II/195-198; Nevevî, Mecmû', IV/382383)
2
Şehir
İslâm bilginleri Cuma namazının sahih olması için, Cuma namazının şehir veya şehir hükmünde bir yerleşim biriminde kılınması gerektiğini ileri sürmüşler, ancak şehrin tanımı konusunda ihtilaf etmişlerdir
Hz
Peygamber, ilk Cuma namazını, Mekke'den Medine'ye hicreti esnasında Salim b
Avf oğullarının ikamet ettiği Rânûnâ adı verilen bir vadide kıldırmıştır (İbn Hişam, es-Sîretü'n-Nebeviyye, III/22)
Buna göre, farzı eda edecek sayıda cemaatin bulunduğu mezra, köy, belde, şehir gibi büyük veya küçük tüm yerleşim birimlerinde kılınan Cuma namazı sahihtir
Nitekim Diyanet İşleri Reisliği Müşavere Heyetinin (Din İşleri Yüksek Kurulunun) 16/04/1933 tarih ve 190 sayılı kararında da bu husus vurgulanmıştır
3
Cemaat
Cuma namazının sıhhat şartları arasında ileri sürülen cemaat şartı; cemaati oluşturan en az kişi sayısı ve bir yerleşim biriminde birden fazla yerde Cuma namazının kılınıp kılınamayacağı şeklinde iki yönden ele alınmıştır
a) Cemaati oluşturan en az kişi sayısı
Cuma namazının sahih olması için cemaatin şart olduğu konusunda bütün bilginler ittifak etmekle birlikte, gerekli asgari sayının kaç olduğu hususunda farklı görüşler belirtmişlerdir
Hanefi Mezhebinde, Cuma namazının kılınabilmesi için, Ebu Hanife ve Muhammed b
Hasen eş-Şeybânî'ye göre, imamın dışında en az üç, Ebû Yusuf'a göre ise, iki kişinin bulunması gerekir (İbn Hümâm, Fethu'l-Kadîr, II/31; İbn Abidin, Reddu'l-Muhtâr, I/545)
Şafiî ve Hanbelîlere göre, en az kırk (Şafiî, Ümm, I/328; Nevevî, el-Mecmûr17;, IV/353; Şirbinî, Muğni'l-Muhtâc, I/545; İbn Kudâme, el-Muğnî, III/204); Malikîlere göre de on iki kişinin bulunması şarttır (Huraşî, Şerhu Muhtasari Halîl, II/76-77)
Şafiîler ve Hanbeliler görüşlerini, Hz
Peygamber'in Medine'ye gelmesinden önce Es'ad b
Zürâre tarafından Medine'de kıldırılan ilk Cuma namazında kırk kişinin hazır bulunduğunu bildiren rivayetlere dayandırmaktadırlar (Ebû Dâvûd, Salât, 216; İbn Mâce, Salât, 78)
Bu mezheplere göre, bundan sonra Rasulullah zamanında kılınan Cuma namazlarında sayı kırk kişinin altına düşmemiştir
Ayrıca bunlar, Ubeydullah b
Abdullah b
Utbe'den rivayet edilen "kırk kişi bulunan her yerleşim biriminde, Cuma namazı kılmak farzdır" haberi ile Ömer b
Abdilaziz'in, Şam ile Mekke arasında bulunan "miyah" halkına gönderdiği mektuptaki, "kırk kişiye ulaşınca Cuma namazını kılın" ifadesini delil olarak ortaya koymuşlardır (Beyhakî, es-Sünenü'l-Kübrâ, III/177-178, H
No: 5398, 5399)
İleri sürülen bu deliller, Cuma namazının farz olması için kırk kişinin bulunması gerektiğini ispata yeterli değildir
Zira, Hz
Peygamber'in Medine'ye gelmesinden önce, Medine'de kılınan Cuma namazında kırk kişinin hazır bulunması, bundan aşağı sayıda kişiyle Cuma namazı kılınamayacağını göstermez
Nitekim Mus'ab b
Umeyr'in, Hz
Peygamber'in emri ile Medine'de 12 kişiye Cuma namazı kıldırdığı rivayet edilmektedir (Beyhakî, es-Sünenü'l-Kübrâ, III/179, H
No: 5407)
Ayrıca Rasulullah'ın kıldırdığı bir Cuma namazında, ticaret kervanının geldiğini haber alan cemaatten on iki kişi haricindekilerin dışarı çıktığı rivayeti sahih hadis kaynaklarında yer almaktadır (Buhârî, Cumua, 38)
Öte yandan Hz
Peygamber'in, "Bir yerleşim biriminde, sadece dört kişi bulunsa bile, Cuma namazı kılmak farzdır
" buyurduğu rivayet edilmektedir (Beyhakî, Sünen, III/179 H
No: 5406, 5407; Darakutnî, Sünen, II/8-9 H
No: 1-3; Azim Âbâdî, Avnü'l-Ma'bûd, III/283)
Cuma cemaatinin asgari sayısı hakkında varit olan haberler genelde zayıf kabul edilmekle beraber, fiilî uygulama ile Cuma namazının farziyyetini mutlak olarak ifade eden ayet ve hadisler dikkate alınınca, bir sayı şartı olmadığı anlaşılmaktadır
Ayrıca, Cuma namazının kılınabilmesi için 40 kişinin bulunması gerektiği konusunda Hz
Peygamber'den menkul bir rivayet bulunmamaktadır
Kur'an-ı Kerim'de Cuma namazı mutlak olarak bütün mü'minlere farz kılınmıştır (Cumua 62/9)
Hz
Peygamber bunlardan kimlerin muaf tutulduğunu hadislerinde belirterek ayetin genel hükmünü tahsis etmiştir (Ebû Dâvûd, Salât, 215; Beyhakî, Sünen, III/183-184, H
No: 5422, 5425, 5426; Darakutnî, Sünen, II/2, H
No: 2; İbn Ebî Şeybe, Musannef, I/446, H
No: 5148; ) ve O'nun dışında kimsenin, ayetlerin hükmünü tahsis etme yetkisi de yoktur
Bu itibarla, bir yerleşim biriminde İmamla birlikte en az dört kişinin bulunması halinde Cuma namazı kılınması gerekir
b) Bir yerleşim biriminde birden fazla yerde Cuma namazı
Bir yerleşim biriminde birden fazla yerde Cuma namazı kılınıp kılınmayacağı konusunda farklı görüşler bulunmaktadır
Hanefi mezhebinde ağırlıklı görüşe göre, birden fazla yerde Cuma namazı kılınabilir (Kâsânî, Bedâi'ur17;s-Sanâî, II/191-192; İbn Hümâm, Fethu'l-Kadîr, II/14-15; İbn Abidîn, Reddü'l-Muhtâr, I/541)
Diğer üç mezhebe göre ise, zorunluluk bulunmadıkça, bir yerleşim yerinde sadece bir yerde Cuma namazı kılınır; bir ihtiyaç bulunması halinde ise, birden fazla yerde Cuma namazı kılınabilir
İhtiyaç yokken, birden fazla yerde kılınması halinde, namaza ilk başlayanların Cuma namazları sahih olur, diğerlerininki sahih olmaz
Bu durumda diğerlerinin öğle namazını kılmaları gerekir (Şirbînî, Muğnî'l-Muhtâc, I/544; Nevevî, el-Mecmû', IV/451-452; Sahnûn, el-Müdevvene, I/277-278; İbn Kudâme, el-Muğnî, III/212; Hurâşî, Şerhu Muhtasari Halîl, II/74-75)
Zuhr-i ahir namazı veya o günkü öğle namazının iade edilmesi konusu, bir yerleşim biriminde birden fazla yerde Cuma namazının kılınmasından kaynaklanmaktadır
II
ZUHR-İ AHİR (Son Öğle) NAMAZI
Son öğle namazı anl----- gelen Zuhr-i âhir namazı, bir kısım İslâm bilginleri tarafından, Cuma namazının sahih olmaması ihtimaline binaen, ihtiyaten kılınması öngörülen o günkü öğle namazıdır
Sıhhat şartlarındaki ihtilaf sebebiyle Cuma namazının geçerli olmaması ihtimalinden hareketle zuhr-i ahir namazının kılınmasının gerektiğini ileri sürenler olduğu gibi, buna karşı çıkanlar da olmuştur
A
Zuhr-i Ahir Namazının Gerekliliğini İleri Sürenlerin Delilleri
Zuhr-i ahir namazının gerekliliğini ileri sürenlerin hareket noktası, bir yerleşim biriminde birden fazla camide Cuma namazının sahih olmaması ihtimalidir
Bunlara göre, bir zorunluluk bulunmadıkça, bir yerleşim yerinde sadece bir yerde Cuma namazı kılınır
İhtiyaç yokken, birden fazla yerde kılınması halinde, namaza ilk başlayanların Cuma namazları sahih olur, diğerlerininki olmaz
Bu durumda diğerlerinin öğle namazını kılmaları gerekir
Cuma namazını hangisinin önce kılındığının tespit edilememesi durumunda ise, ihtiyaten hepsinin öğle namazını kılmaları bir çözüm olarak öngörülmüştür
Bu görüşlerini de, Cuma namazının toplanmak ve hutbe irat etmek için meşru kılındığı gerekçesine ve Hz
Peygamber ve hulefa-i raşidîn döneminde tek bir yerde Cuma kılındığına dayandırmaktadırlar (Şirbînî, Muğnî'l-Muhtâc, I/544; Nevevî, el-Mecmû', IV/451-452; Sahnûn, el-Müdevvene, I/277-278; İbn Kudâme, el-Muğnî, III/212; Hurâşî, Şerhu Muhtasari Halîl, II/74-75)
B
Zuhr-i Ahirin Kılınmaması Gerektiğini İleri Sürenlerin Delilleri
Zuhr-i ahir namazının kılınmasına karşı çıkanlar, şüpheyle yapılan ibadetin geçerli olmayacağı düşüncesinden hareketle, bu namazın kılınmaması gerektiğini söylemişlerdir
Bunlara göre, şüpheyle ibadet makbul değildir
Bu itibarla, "belki Cuma namazı sahih olmamıştır" diye zuhr-i ahir kılmak doğru olmaz
Ayrıca zuhr-i ahir kılınması gerektiğini ileri sürmek, halkın gözünde, Cuma namazının farz olmayıp, öğle namazının farz olduğu ya da bir vakitte ikisinin de farz olduğu zannını uyandırır
İbn Nüceym, Alaü'd-din Haskefî, Cemaleddin el-Kasimî, Mehmet Zihni Efendi gibi bilginler bu görüştedirler (İbn Nüceym, el-Bahru'r-Râik, II/154-155; İbn Abidîn, Reddü'l-Muhtâr, I/536; Cemalettin el-Kasımî, Islahu'l-Mesâcid, s
50; Mehmet Zihni Efendi, Nimet-i İslâm, 439-440)
Bir kısım alimler ise, Hz
Peygamber, sahabe ve tabiîn döneminde böyle bir namaz bulunmadığından hareketle, zuhr-i ahir kılmayı bidat kabul etmişlerdir (Azim Abâdî, Avnü'l-Ma'bûd, III/397,406; Reşid Rıza, Fetâvâ, I/199-200,301-305; III/941; IV/1551, 1591; VI/2521)
C
Delillerin Değerlendirilmesi
Zuhr-i ahirle ilgili olarak tarafların ileri sürdükleri görüşlerin delilleri göz önünde bulundurulduğunda, bu namazı kılmanın gerekli olmadığı anlaşılmaktadır
Şöyle ki, Hz
Peygamber zamanında Cuma namazının sadece bir yerde kılınmış olması, bir yerleşim biriminde birden fazla yerde Cuma namazı kılınamayacağı anl----- gelmez
Zira o dönemde böyle bir ihtiyaç söz konusu değildi
Ayrıca yeni inen ayetleri Hz
Peygamber'in ağzından işitme iştiyakı içinde bulunan sahabenin, başka bir yerde Cuma namazı kılmalarını düşünmek mümkün değildir
Bir yerleşim biriminde bir yerde Cuma namazı kılınmaması sebebiyle Cumanın sahih olmayacağını söyleyen müçtehitlerin tamamı, ihtiyaç halinde birden fazla yerde cumanın kılınabileceğini kabul etmişlerdir
Nitekim, İmam Şafiî Bağdat'a gittiğinde birden fazla yerde Cuma namazı kılındığını gördüğü halde, buna karşı çıkmamıştır (Nevevî, Mecmû, IV/452; Şirbînî, Muğni'l-Muhtâc, I/544)
Günümüzde ise, çoğunlukla bir yerleşim biriminde tek camide Cuma namazı kılınması mümkün olmadığından birden fazla yerde Cuma namazı kılınması kaçınılmaz olmuştur
İbadetlerde aslolan, kabul edilmesidir
Hz
Peygamber Yüce Allâh'ın, "Ben kulumun benim hakkımdaki zannına göre muamele ederim
" buyurduğunu bildirmektedir (Müslim, Zikir, 1; Tirmizî, Zühd, 51)
Başka bir hadislerinde de, "Ameller niyetlere göredir
" buyurmuşlardır (Buharî, Bed'ü'l-vahy, 1)
Bu itibarla Cuma namazının kabul olunacağına inanarak kılınması ve bunda şüpheye düşülmemesi gerekir
Diğer taraftan zuhr-i ahir namazının ihtiyat sebebiyle kılındığını ileri sürmek, sağlam bir temele dayanmamaktadır
Zira, ihtiyat iki delilden kuvvetli olanı tercih etmektir
Halbuki, Cuma namazının farz olduğunu ifade eden ayet ve hadislere karşı, birden fazla yerde kılınmasının caiz olmayacağı konusunda bir delil bulunmamaktadır
Bir yerde kılınması şartını ileri sürenlerin, ihtiyaç bulunduğunda kılınabileceğini belirtmeleri de bunu göstermektedir
Kaldı ki Kur'an-ı Kerim'de, "Allâh bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar" (Bakara 2/286); "Allâh dinde üzerinize hiçbir güçlük yüklemedi
" (Hac 22/78) buyrulmaktadır
Diğer taraftan ihtiyat, bir faydaya dayalı olmalıdır
Oysa, zuhr-i ahirin kılınması gerektiğini söylemek, insanların Cuma'dan sonra kılınacak sünneti terk etmelerine sebep olmaktadır
Farzdan sonra sünnet namazdan başka bir namaz olmadığı anlatılır ve uygulama da buna göre olursa, bu sünneti yerine getirenlerin sayısı artacaktır
Asıl ihtiyat, Allâh ve Rasulü Müslüman'ları ne ile sorumlu kılmış ise onları yerine getirmek, buna bir şeyi ilave etmemektir
III
SONUÇ
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında;
1
İki rekat olan Cuma namazının farziyetinin Kitap, sünnet ve icma ile sabit olduğuna, sıhhat şartlarından olan hutbenin Cuma namazının farzından önce okunması gerektiğine,
2
Cuma namazının farzından önce ve sonra, Hz
Peygamber'in nafile olarak namaz kıldığı sabit olduğundan, Cuma'dan önce ve sonra nafile namaz kılmanın sünnet olduğuna, bu nafile namazların dördü farzdan önce, dördü de sonra olmak üzere toplam sekiz rekat kılınmasının uygun olacağına,
3
Cuma namazının kadın, hasta, yolcu, hürriyeti kısıtlı ve cemaate katılamayacak derecede mazereti olanlara farz olmadığına, bununla birlikte kılmaları halinde namazlarının geçerli olup, ayrıca öğle namazı kılmaları gerekmediğine,
4
İmamla birlikte en az dört kişinin bulunduğu mezra, köy, belde, şehir gibi büyük veya küçük tüm yerleşim birimlerinde Cuma namazının kılınması gerektiğine,
5
Bir yerleşim biriminde birden fazla yerde Cuma namazı kılınabileceğine, bu sebeple zuhr-i ahir namazının kılınmasına gerek olmadığına,
6
Zuhr-i ahir namazını kılmak isteyenlere ise mani olunmasının uygun olmayacağına,
Karar verildi
Dantel
Mumsema
Frmacil
15-06-2007
#
2
Profil Bilgileri
emani
--->: CUMA NAMAZI VE ZUHRI AHİR (din işleri yüksek kurulu fetvası)
Cuma namazına değinmeniz çok iyi ancak sonuç kısmının 6
maddesindeki ifade biraz eksik, yanlış anlamalara fırsat verebilir
Cuma namazı iki rekat bunda bir sıkıntı yok,öncesi ve sonrası sünnetlerde de bir sıkıntı yok ancak!Sünnetlerden sonrasında sıkıntı başlıyor
Cuma namazında zuhri ahir yada vaktin sünneti diye bir namaz yoktur
Yanlış inanış ve anlayışların sonucu ortaya çıkmış bir durumdur
İnsan şayet cuma'dan sonra bir namaz kılmak istiyorsa ancak nafile niyetiyle bir namaz kılabilir ki nafilenin de gizli olanı makbuldür
(aşikar kılınamaz anlaşılmasın lütfen)
Tekrar ifade etmek gerekirse müsait zamanda yetişilmişse sünnet kılınır,hutbe dinlenir farz kılınır sonra vakti müsaitse (memur falan olup görevine yetişememe durumu yoksa) son sünnet kılar cuma namazı tamam olur bunun dışında cuma'ya namaz ilave edilemez
Şüphe ile ibadet olmayacağı gibi ibadette kabul olurmu olmaz mı gibi şüpheye düşmek ibadetin sıhhatini ortadan kaldırır
önemli olan samimiyettir
İnsanlığında ve ibadetlerinde samimi olanlara ne mutlu!
01-03-2008
#
3
Profil Bilgileri
acizane
--->: CUMA NAMAZI VE ZUHRI AHİR (din işleri yüksek kurulu fetvası)
Alıntı:
emani
´isimli üyeden Alıntı
Cuma namazına değinmeniz çok iyi ancak sonuç kısmının 6
maddesindeki ifade biraz eksik, yanlış anlamalara fırsat verebilir
Cuma namazı iki rekat bunda bir sıkıntı yok,öncesi ve sonrası sünnetlerde de bir sıkıntı yok ancak!Sünnetlerden sonrasında sıkıntı başlıyor
Cuma namazında zuhri ahir yada vaktin sünneti diye bir namaz yoktur
Yanlış inanış ve anlayışların sonucu ortaya çıkmış bir durumdur
İnsan şayet cuma'dan sonra bir namaz kılmak istiyorsa ancak nafile niyetiyle bir namaz kılabilir ki nafilenin de gizli olanı makbuldür
(aşikar kılınamaz anlaşılmasın lütfen)
Tekrar ifade etmek gerekirse müsait zamanda yetişilmişse sünnet kılınır,hutbe dinlenir farz kılınır sonra vakti müsaitse (memur falan olup görevine yetişememe durumu yoksa) son sünnet kılar cuma namazı tamam olur bunun dışında cuma'ya namaz ilave edilemez
Şüphe ile ibadet olmayacağı gibi ibadette kabul olurmu olmaz mı gibi şüpheye düşmek ibadetin sıhhatini ortadan kaldırır
önemli olan samimiyettir
İnsanlığında ve ibadetlerinde samimi olanlara ne mutlu!
Allah razı olsun Bende bir hoca efendinin yazısını gönderiyorum bir çok örnekten biri
Prof
dr Zekeriya BEYAZ
Gerçek İslam
Cuma
namazı
kılamayan
bir
kişi
ne
yapmalıdır?
Cuma
namazı
kılan,
öğle
namazı
da
kılıyor
Bu
nasıl
oluyor?
CEVAP:
Herhangi bir sebeple cuma namazı kılamayan kimse, normal olarak o günün öğle namazını kılar
Zaten cuma namazı kılan da öğle namazı kılmaz
Camilerde normal cuma namazı kılındıktan sonra, yine kişiler yalnız olarak
10
rekat daha namaz kılıyorlar
Bu namaz sonradan icat edilmiştir
"Eğer
cuma
namazımız
kabul
olmadı
ise,
hiç
olmazsa
bugünkü
öğle
namazını
kılalım"
diyorlar
Bu düşünce ve uygulama yalnıştır
Çünkü şek ve şüphe üzerine amel olmaz
"Eğer
cuma
namazının
şartları
yerine
gelmedi
ise,
dolayısıyla
cuma
namazı
kabul
olmadı
ise"
diye şüphe edilemez
Şüphe varsa o namaz hiç olmaz, o zaman cuma kılmamak, doğrudan öğle namazı kılmak gerekir, cumayı kılmış isek artık ondan şek ve şüphe edemeyiz,
"O
öğle
namazı
yerine
de
geçer"
diyeceğiz
Şüphe ile amel olmaz
İslamiyet'
te hep şekil şartlarına bağlamak, manevi yönünü hesaba katmayıp biçimsel yönüne takılmak, dinimizi doğru anlamamak olur
Ameller, niyetlere göredir
Niyetlerimizi düz tutalım
01-03-2008
#
4
Profil Bilgileri
seyyah34
--->: CUMA NAMAZI VE ZUHRI AHİR (din işleri yüksek kurulu fetvası)
mumsema kardeş,Allah razı olsun ,önemli bir konuda paylaşım yapmışsın
Gerçekten çok istifade ettim
Ayrıca '
emani
' kardeşime katılıyorum
'Zuhr-u Ahir ve vaktin sünnet
i' kararda birlikte ele alımalı idi
Bir de hutbe konusu kafam takıldı
Acaba hutbenin farziyyeti nerden geliyor? ne kadarı farz? uzunluğu kısalığı neye kime göre belirleniyor? hangi dilde olması farz? içeriği ne olmalı? vb
Bu konularda bize bilgi verebilecek kardeşlerimizden Allah razı olsun
02-03-2008
#
5
Profil Bilgileri
mumsema
--->: CUMA NAMAZI VE ZUHRI AHİR (din işleri yüksek kurulu fetvası)
Alıntı:
seyyah34
´isimli üyeden Alıntı
mumsema kardeş,Allah razı olsun ,önemli bir konuda paylaşım yapmışsın
Gerçekten çok istifade ettim
Ayrıca '
emani
' kardeşime katılıyorum
'Zuhr-u Ahir ve vaktin sünnet
i' kararda birlikte ele alımalı idi
Bir de hutbe konusu kafam takıldı
Acaba hutbenin farziyyeti nerden geliyor? ne kadarı farz? uzunluğu kısalığı neye kime göre belirleniyor? hangi dilde olması farz? içeriği ne olmalı? vb
Bu konularda bize bilgi verebilecek kardeşlerimizden Allah razı olsun
amin ecmain seyyah34
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
11-05-2009
#
6
Profil Bilgileri
mum
--->: Cuma Namazı ve Zuhr-i Ahir (din işleri yüksek kurulu fetvası)
ZUHRU ÂHİR
Cuma namazını kıldıktan sonra, kılınan cumanın şartlarının yerine gelmediği yerlerde, eğer cuma namazı kabul olmazsa hiç olmazsa bu günün öğle namazını kılmış olmak için tedbir olarak kılınan; "en son öğle namazı"
Hz
Peygamber zamanında, dört halife döneminde, tâbiin döneminde ve hatta İmamı Azam'ın döneminde "zuhru âhir" namazı yoktu, "müteahhirîn" adı verilen sonraki âlimler tarafından tavsiye edimiştir
Cumanın kabul olunması için altı tane sıhhat şartı vardır
a- Cuma kılınacak yerin şehir veya şehir hükmünde olması, b- Cuma namazını kıldıracak olan imamın İslâm devlet başkanı veya onun görevlendirdiği bir imam olması, c- Öğle vaktinde kılınması, d- Namazdan evvel hutbe okunması, e- Cuma kılınan yerin herkese açık olması, f- Belli sayıda cemaatin toplanmış olması
Bu şartlardan "şehir veya şehir hükmünde olması" üzerinde görüş farklılıkları ortaya çıkmış ve köylerde kılınıp kılınamayacağı, kılınırsa kabul olup olmayacağı, şehirden kastın ne olduğu, bir şehirde tek bir yerde mi yoksa farklı yerlerde de mi kılınabileceği gibi problemler gündeme gelmiş, bunların çözümünde de "zuhru âhir" namazı ortaya çıkmıştır
Aslında "sıhhat" şartlarının tam olarak yerine gelmediğini görmelerine rağmen,
"Kim onu küçümseyerek (arka arkaya) üç cumayı terk Allah o kimsenin kalbini mühürler" (Sünen-i Ebû Dâvud, 2, 160) hadis-i şerifinin şiddetli uyarısı nedeniyle cumayı terkedemeyen müslümanlar "cuma olmamışsa zuhru âhir adıyla öğle namazını da kılalım, böylelikle öğle namazı üzerimizde kalmaz, eğer cuma kabul olursa nafile yerine geçer" kuralına sarılarak cuma ile birlikte öğle namazını da kılmaya başlamışlar ve bu gelenek bu güne kadar gelmiştir
Bu gelenek şu görüşler neticesinde ortaya çıkmıştır: İmam Ebû Yusuf ve İmam Şâfiî'ye göre şehrin ancak bir yerinde cuma namazı kılınabilir
Birden fazla yerde cuma namazı kılındığı zaman,
İslâm toplumlarının başlarında "halife" olduğu zamanlarda "şehrin bir yerinde" kılınâmadığı için kabul olup olmadığında şüpheye düşen âlimler çözüm olarak "zuhru âhir" namazı kılınmasına müsaade etmişlerdir
Ayrıca Peygamber efendimiz zamanında Cuma namazları tek yerde kılınıyordu ve ya bzzat peygamberimiz ya da onun tayin ettiği birisi kıldırıyordu
Sonradan şehirler büyüdü ve çok yerlerde Cuma namazları kılınmaya başladı
Bu durumda hangisi kabul edilir hangisi olmaz tartışması başladı
Bazı alimler hepsi olur dedikleri halde bazıları ihtilafa düştüler
Bu sebeple fazladan 4 rekatlik bir namaz kılınmasının iyi olcağını söylediler
Şimdi bizler istersek kılmayız, istersek kılarız
Bu konuda bir zorlama yoktur ve zaten olamaz da
Kılmayanları azarlayamadığımız gibi kılanları da ayıplayamayız
Zuhr-u ahir namazı, eğer Cuma namazının şartlarından biri olmadı ise öğle namazı yerine geçsin diye kılınan bir namazdır
Bu nazmın kılınması farz değildir
Zaten alimlerimiz de kılınmasının iyi olduğunu fakat farz veya vacip olmadığını söylüyorlar
Ama kılınması daha iyidir
Bu namazı kılmak isteyen kimse cumanın 4 rekat son sünnetinden sonra kılınır
Zuhr-u ahire: “niyet ettim zuhr-u ahir namazını kılmaya” veya “vaktinde yetişip henüz üzerimden düşmeyen son öğle namazını kılmaya niyet ettim” diyerek niyet edebilir
Cemaatle kılınan iki rekât cuma namazından sonra dört rekât cumanın sünneti kılınır
Ardından "üzerimdeki en son öğle namazının farzına" diye niyet edilerek dört rekat daha kılınır
İşte buna zuhru âhir adı verilir
Sünneti müekked olan öğle namazının sünneti gibi kılınır
Son iki rekâtta okunan zammı sûreler, bu namaz öğle namazının yerine geçerse namaza herhangi bir zarar vermez
Nafile yerine geçerse zaten nafileler de öyle kılınır
İA:
5 Gün önce
#
7
Profil Bilgileri
se7en
--->: Cuma Namazı ve Zuhr-i Ahir (din işleri yüksek kurulu fetvası)
Çok güzel bir konuya değinmişsiniz teşekkürler
Ben de bu konuyu açmayı düşünüyordum siz benden önce açmışsınız Allah razı olsun
Gerçekten önemli bir konu
Tags
:
ahir
,
cuma
,
din
,
fetvasi
,
isleri
,
kurulu
,
namazi
,
yuksek
,
zuhri
Cuma Namazı ve Zuhr-i Ahir (din işleri yüksek kurulu fetvası) ile ilgili Benzer Konular
1281 Kez Görüntülendi
Cuma günü ve cuma namazı ile ilgili hadisler
Sünnet & Hadis
Cuma namazı ve Zuhri ahir
Namaz
Cuma namazı'nda zuhr-i ahir hatadır
Namaz
Zuhr-i ahir ve cuma namazı
Namaz
Cuma namazı ve zuhuri ahir
Namaz
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
23:44
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545