FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Sünnet & Hadis
Sünnete İttibadaki Hassasiyet
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Sünnete İttibadaki Hassasiyet ile ilgili Benzer Konular
84 Kez Görüntülendi
Sünnete Yöneltilen İtirazlar
Sünnet & Hadis
Memede Adet Öncesi Hassasiyet ve Şişme
Kadın Sağlığı
Sünnete uygun nasıl boy abdesti alınır?
Sorular ve Cevaplar
Sünnete Sarılmayı Gerekli Kılan Amiller
Sünnet & Hadis
sünnete uymayandan veli olmaz
Kıssalar & Hikayeler
İyilik Üzerine Mütefferrrik Hadisler
|
en hayırhlı kadın
Konu Araçları
20-07-2008
#
1
Profil Bilgileri
FataL
Sünnete İttibadaki Hassasiyet
Sünnete İttibadaki Hassasiyet başlıklı yazı Mumsema Sünnete İttibadaki Hassasiyet Forum Alev
İşte bu büyük mantığın, büyük ferasetin, büyük kıyâsetin ve büyük dehânın temsilcisi zat, bir gün el parmaklarının diyeti mevzuunda içtihadda bulunmuştu
Sahâbeden biri ona itiraz edip: “Ey Mü’minlerin Emîri! Ben Rasûl-i Ekrem’den (sav) duydum, buyurdular ki: Bir elin beş parmağı, iki elin on parmağı, el için kararlaştırılan diyet ne ise onu eşit olarak bölüşürler
İki el tam bir diyet, bir el de onun yarısıysa, tek tek her parmağa on deve düşer
Hz
Ömer, beyninden vurulmuşa dönmüştü ve: “Ey Hattaboğlu! Rasûl-ü Ekrem’in eserinin olduğu yerde, sen nasıl içtihad edersin?” demişti
Evet sünnet, sünnet insanında kendisini bütün ağırlıyla hissettiriyordu
Sahâbe’nin, İbn Ümmü Mektûm gibi, Sevbân gibi, binek üstündeyken ellerinden kamçı düştüğünde dahi, “ver” dememek için inip kendileri alacak kadar istemekten hayâ ve hazer eden fakirlerinden Abdullah İbn Sa’dî naklediyor: “Hz
Ömer ganimetlerden bana bir pay ayırdı
Ben: “Ey emîre’l-mü’minin, beni bu mevzûda zorlama” dedim
Bana dedi ki: “Vallahi, ben de senin gibiydim
Bir defasında, Allah Rasûlü (sav), bana bir şey vermek istediğinde istiğnâ gösterdim
Buyurdular ki: “Al bunu, mal edin kendine, istersen tasadduk edersin
Sen istemeden, beklemeden, dileyip dilenmeden sana bu dünya malından gelirse al, bunda beis yoktur”
Ben, sana Resûlullah’ın sözünü tekrar ediyorum
Onun, hakkımızda bu mevzuda verdiği hüküm budur
”
Yine bir defasında, Hz
Ömer (ra), şerefli sahâbi Zeyd İbn Halid el-Cühenî’nin mescidde ikindi namazından sonra namaz kıldığını gördü
Namaz mü’minin miracıdır, nurudur, sefine-i dinin direğidir
Namazla nâmütenâhiye yürünür, namazla sonsuzluklara yelken açılır
Ama, namazın da kılınacak vakti vardır, kılınamayacak vakti vardır; o, sünnete uygun kılındığında ibadet olur
Yoksa bid’at olur
Cumhûra ve cumhûru sahâbeye göre ikindiden sonra nâfile namaz kılınmaz; bu yüzden Ömer, elindeki kılıçla Zeyd İbn Halid el-Cühenî’ye vurur ve sünnet mevzûundaki hassasiyetini ortaya koyar
O’nun bu hassasiyetine karşı, Hz
Zeyd de aynı hassasiyetle cevap verir: “Başımı parça parça da etsen, Allah Rasûlü’nü ikindiden sonra nâfile namaz kılarken gördüğüm için, bu iki rekâtcığı asla terketmeyeceğim
”
Bu mevzûda Ümm-ü Seleme Vâlidemiz’den gelen bir rivayet vardır: Efendimiz, evrâdını, nâfilelerini, hatta âdet edindiği ibadetlerinin hiçbirini terketmezdi
Şayet geceyi ihyâ edememişse kalkar, namazla niyazla gündüzü nurlandırırdı
Bu cümleden olarak, bir gün misafir heyetler bastırdı ve öğlenin son sünnetini kılamadı
Derken ikindi oldu ve mescidde ikindi namazını edâ ettikten sonra hücre-i saâdete çekilip, öğlenin geçen son sünnetini kıldı
Ümmü Seleme Validemiz: “İkindiden sonra namaz var mı?” diye sordu ve şu cevabı aldı
“Gelen heyet, beni meşgul etti
Öğlenin son iki rekatını kılamadım; eksik kalmasın diye şimdi kıldım
İhtimal, Zeyd İbn Halid el-Cühenî’nin, Efendimiz’den gördüğü de, bu veya buna benzer bir vakaydı
Evet, bu fıkhî mes’elenin menşei her ne olursa olsun, önemli bir hususu hatırlatmakta ki o da, sahâbe-i kirâmın her ferdinin sünnet mevzûunda gösterdiği derin hassasiyettir
Sünnet mevzûunda son derece hassas olan Hz
Ömer (ra), secdedeyken hançer yemiş ve öyle bir yolla Rabbisine yürümüştü
Son dakikaları ki O’nun o vaziyetini en iyi anlatan “Nabzıma el vurdu binbir tabîbân/ Dediler, derman yok buna, ne çâre?” mısralarıydı
İşte, o esnada: “Yâ emîre’l-mü’minin, yerine birini tavsiye eder misin?” dediklerinde, verdiği cevaplar, onun nasıl bir sünnet kahramanı olduğunu göstermesi bakımında çok manidardır: “Eğer yerime birini bırakacak olursam, gerçek şu ki, benden hayırlı olanı da bırakmıştı; bırakmayacak olursam, benden hayırlı olan da bırakmamıştı
” Rasûlullah Efendimiz’in (sav) bırakmadığını, Hz
Ebû Bekir’in (ra) ise bıraktığını ve her ne şekilde davranırsa davransın, sünnete muhalefet etmiş olmayacağını ifade ediyordu
Ancak, Rasûlullah’la (sav), Hz
Ebû Bekir de olsa bir başkası bahis mevzûu edildiğinde, tercih, Rasûlullah’ın sarîh yolu istikametinde olacaktı
İşte, Hz
Ömer de böyle yapmakla beraber, ümmetin salâhı adına orta bir yol tutmuş: Efendimiz’in (sav) vefat ederken kendilerinden râzı olduğu cennetle müjdelenmiş on sahâbîden altısı o gün henüz hayattaydı ve oğlu İbn Ömer’i hakem, Ka’ka’ayı da kapılarında nöbetçi yaparak: “Daha benim cenazem kalkmadan bu işi aranızda halledin” deyip, mes’eleyi onlara havâle etmişti
Zira, Ümmet-i Muhammedin çok kısa bir süre için bile olsa, başsız kalmasını istemiyordu
Yine, Hz
Ömer, devr-i hilâfet penâhîlerinde Kâbe’yi tavaf ederken geçmiş peygamberlerin bûselerine mazhar olmuş bulunan Hacerü’l-Es’ad’e (Saâdetli Taş) yaklaştı
Bu her ne kadar Allah’ın sırrını ve nûrunu ihtiva ediyor da olsa bir taştır
Cihanı idare eden o muhteşem dimağ, yaklaştı ona ve şöyle dedi: “Biliyorum ki, sen bir taşsın; fayda da vermezsin, zarar da
Eğer, Rasûlullah’ı seni öperken görmemiş olsaydım, ben de seni öpmezdim
” Evet, Hz
Ömer’in o mübarek taşı öpmesine sebep, sünnete olan bağlılığıydı
Sünnet, sahâbe-i kirâm için mukaddes bir emanetti ve ona riayet ölçüsünde Allah’a ve Rasûlullah’a kurbiyet kazanacaklardı
Allah korusun riayet etmezlerse, belki de hain muamelesi göreceklerdi
İşte, Hz
Ali (ra), Meysere İbn Yakub’un rivayetine göre, Kûfe’deyken bir defasında ayakta su içti
Meysere: “Ayakta su mu içiyorsun?” diye sorunca da şu cevabı verdi: “Ayakta içmişsem Rasûlullah’ı(sav) ayakta içerken gördüğümdendir; otururken içer-sem, Rasûlullah’ın oturarak içtiğini gördüğümdendir
” Sınırları korumak gerekiyordu; evet o nasıl yapmışsa öyle yapmak ve aynı şekilde gelecek nesillere intikal ettirmek iktiza ediyordu
Gerçi, Efendimiz’in oturarak içme husûsunda tavsiyeleri ve buna terettüb eden birtakım faydalar varsa da, bu bir vecibe değildi ve “ayakta hiç su içilmez” diye, âdâb-ı nebevî’yi farz yerine koyup herkesi bir noktaya zorlamanın mânâsı da yoktu
Abd İbn Hayr naklediyor: “Hz
Ali, mestlerin üstünün meshedilmesi mevzûunda şöyle buyurur: “Rasûlullah’ı mestlerin üstünü meshederken görmemiş olsaydım, bana göre onların altını meshetmek daha uygun olurdu
”Onun bu ferdî görüşü sünnete teslim olmanın ve sünnetin olduğu yerde içtihâda tevessül edilemeyeceğinin ifadesiydi; ve, işte onlar, sünnet mevzûunda bu kadar hassas idiler
Hz
Ali olsun, Hz
Osman olsun, Hz
Ebû Bekir veya Hz
Ömer olsun, ya da bütün sahabiler olsun, ne zaman kendi görüşlerinin aksine sünnetten bir hüküm rivayet edilse, hemen o anda sünnete ittiba eder ve çevreye yayılmış da olsa, kendi görüşlerini derhal terkederlerdi
İşte, yine Hz
Ömer; İslâm’da bilhassa hatâen öldürmelerde diyet, âkıleye düşer; yani, bir kişi hatâen birini öldürse, öldürülenin diyetini vermek, öldürene değil: ‘borç ve harç ölçüsünde fayda’ kaidesi gereği, öldürenin mirasçılarına düşer ve bunlara ‘âkıle’ denir
Hz
Ömer Efendimiz, bu mevzûda kadının kocasının diyetine mirasçı olamayacağı kanaatinde idi
Fakat, Dahhâk İbn Ebî Süfyan kendisine: “Yâ emîrelmü’minîn, siz böyle hüküm veriyorsunuz ama, Eşyem İbn Dıbâbî vefat edince, Allah Rasûlü (sav) onun diyetinden zevcesine miras verdi” deyince, Hz
Ömer kararını değiştirmiş ve: “Bundan sonra, kadınlar kocalarının diyetinden miras alacaklardır” diye ilânatta bulunmuştur
Ümmetin emîni Ebû Ubeyde İbn Cerrah (ra), Hz
Ömer’in en çok sevdiği dostlarından biriydi
O kadar ki, ölümle pençeleştiği demlerde: “Ebû Ubeyde hayatta olsaydı, yerime onu tavsiye ederdim” buyurmuştu
Evet, onca sıkıntıdan sonra Müslümanlara yönelen dünya, Ebû Ubeyde’de en ufak bir değişiklik yapmamıştı
Bir defasında, Hz
Ömer, bu şerefli sahâbenin çadırına girdiğinde, fatih ordulara kumanda eden bu büyük zâtı, kumların üzerinde okunu hazırlayıp, yayını gererken bulmuş ve: “Dünya herkesi değiştirdi ama, seni değiştire-medi yâ Ebâ Ubeyde” diyerek ağlamıştı
Evet, Hz
Ömer onu o kadar seviyordu
Ebû Ubeyde (ra) başkumandanken, Amvâs’ta İslâm ordusuna veba musallat oldu
Hz
Ömer, Amvâs’a kadar gelmiş ve vefakâr dostu Ebu Ubeyde’yi ziyaret etmek istemiş ama, salgın vebadan dolayı Amvâs’a girmesi uygun görülmemişti
Görülmemişti ama, askerlerini ve hele Ebû Ubeyde’yi görmeden oradan ayrılmayı hazmedemiyordu
O, bu düşünceler içindeyken, Abdurrahman İbn Avf geldi ve: “Yâ emîre’l-mü’minîn, ben Rasûlullah’tan şunu işittim, buyurdular ki: “Bir yerde vebâ çıktığını duyarsanız, oraya adımınızı atmayın; bulunduğunuz yerde vebâ başgösterirse, o zaman oradan çıkmayın
” Hz
Ömer Efendimiz (ra), Yezîd İbn Ebî Süfyan (ra) ve Muaz İbn Cebel (ra) gibi sahâbenin büyüklerinin de içinde bulunduğu, o güzîdeler güzîdesi kudsîler ordusundan pek çoğunu önüne katıp götüren vebâlı şehre girmedi ve sünnet hatırına vefakâr dostunu göremeyerek, içi yana yana bulunduğu yerden geri döndü
İşte sünnet, bu hassas ruhlar meşcereliğinde, şok seviyesindeki hadiselerle beslene beslene ve hayatla yoğrula yoğrula hadis muhakkiklerinin kitaplarına aktı
Ve gelip bize ulaştı
M
Fethullah Gülen
Okunma : 2286
Dantel
Mumsema
Frmacil
Tags
:
hassasiyet
,
ittibadaki
,
sunnete
Sünnete İttibadaki Hassasiyet ile ilgili Benzer Konular
84 Kez Görüntülendi
Sünnete Yöneltilen İtirazlar
Sünnet & Hadis
Memede Adet Öncesi Hassasiyet ve Şişme
Kadın Sağlığı
Sünnete uygun nasıl boy abdesti alınır?
Sorular ve Cevaplar
Sünnete Sarılmayı Gerekli Kılan Amiller
Sünnet & Hadis
sünnete uymayandan veli olmaz
Kıssalar & Hikayeler
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
15:15
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552