Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele



Geri git   Mumsema.NET >
Hayat-Yaşam
> Her Telden > Tatlı Sözlük

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Hz. Muhammed ile ilgili Benzer Konular
778 Kez Görüntülendi

Muhammed Ali Olmak Muhammed Ali ve Bush Diğer Videolar
Muhammed Necibullah (Muhammed Necibullah Kimdir? - Muhammed Necibullah Hakkında) Devlet ve Siyaset Biyografileri
Muhammed Zahir Şah (Muhammed Zahir Şah Kimdir? - Muhammed Zahir Şah Hakkında) Devlet ve Siyaset Biyografileri
Muhammed Emin (Muhammed Emin Kimdir? - Muhammed Emin Hakkında) Devlet ve Siyaset Biyografileri
Mahathir Muhammed (Mahathir Muhammed Kimdir? - Mahathir Muhammed Hakkında) Devlet ve Siyaset Biyografileri

PayLaşım İçin TeşekkürLer... | Yha
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 17-01-2008   #1
Profil Bilgileri
Standart Hz. Muhammed



Hz. Muhammed başlıklı yazı Mumsema Hz. Muhammed Forum Alev


Tüm insanlığa örnek model olarak gönderilen bir insanı, bir peygamberi anlatmak ve tarif etmek, en az O’nun risâletinin kuşatıcılığını kavrayabilmek kadar zordur İnsanlık tarihinde O’nu müstesna bir yere oturtan “âlemlere rahmet” olarak gönderilme keyfiyeti, zihin dünyamızdaki sıradan biçimlendirme ve anlamlandırma çabalarını geçersiz kılmakta ve idrak örgümüzde yeni algı biçimleri oluşturmaktadır Bu yüzden Hz Muhammed aleyhisselam’ı anlatmanın zorluğu, İslam ilim geleneğinde “Şemail” ve “Hilye” adıyla yepyeni biçimlerin gelişmesine ve bu alanda zengin bir literatürün doğmasına vesile olmuştur Hz Muhammed (sav)’in fiziksel özelliklerinden, bütün vasıflarını şekillendiren ahlâkına kadar her alanda O’nu tanımlayan bu özel formlar nesilden nesile aktarılmıştır Böylece farklı zaman ve mekânlarda yaşayan her mü’min, kendi duygu ve düşünce dünyasının zenginlikleriyle harmanladığı bir Peygamber algısına sahip olmuştur Hz Peygamber’in fiziksel özelliklerinin şekilci bir anlayışla tekdüze bir forma sokulmaması, O’nun çağlarüstü örnekliğini tüm zaman ve mekânlarda hep taze tutmuştur Kimdir sorusu, O’nun temiz nesebinden, isim ve sıfatlarına; vahyin inşa ettiği kişiliğinden giyim-kuşam ve yeme – içme tarzına kadar maddî ve manevî yaşamının her yönünü ortaya çıkaracak ve insanlığın hayatına yön verecek güçlü bir cevap içermektedir

 

YapRock is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Alt 17-01-2008   #2
Profil Bilgileri
Standart --->: Hz. Muhammed ..



Sıradan değildi; ama sıradan insanlar gibi yaşardı
O, Hz Peygamberdi (aleyhissalâtu vesselâm)

 

Mattet is offline  
Alt 01-04-2008   #3
Profil Bilgileri
Standart --->: Hz. Muhammed ..



Sıradan yaşardı klendini üstün görmezdi

Dünyada eşi benzerri gelmeyecek bunu bunu bildiği halde asla vurgulamazdı

Gelmiş Geçmiş En büyük insan

 

DR.MATRİX is offline  
Alt 05-04-2008   #4
Profil Bilgileri
Standart --->: Hz. Muhammed ..



Alıntı:
drmatrix´isimli üyeden Alıntı
Sıradan yaşardı klendini üstün görmezdi

Dünyada eşi benzerri gelmeyecek bunu bunu bildiği halde asla vurgulamazdı

Gelmiş Geçmiş En büyük insan
haklısın

Ben Peygamberimiz'in (SAV) ismini taşımaktan kendimle
gurur duyuyorum

 

>>ThE MuMy<< is offline  
Alt 10-04-2008   #5
Profil Bilgileri
Standart --->: Hz. Muhammed ..



HzMuhammed Böyle Biri Okuyun
Kendisini Taşlayan İnsanları Cebrail Aleyhisselam Söyle İki Dağın Arasında Eziyim Onları Demiş Siz Ne Derdiniz Açıkca EVET Derdiniz Değilmi?
O İse BIRAK BİLMİYORLAR BİLSELERDİ YAPMAZLARDI Diyerek Affediyor Efendimiz İşte Böyle Bir İnsan

 

RocKFoREveR is offline  
Alt 14-04-2008   #6
Profil Bilgileri
Standart --->: Hz. Muhammed ..



Allah'ın en sevdiği resulu Cennet'le müjdelendiği halde diğer insanlar ve kendisi için gece gündüz namaz kılardı Yüce Allah cc günahlarımızı affetsin diye Dünya'da eşi benzeri olmayan bir insan HzMuhammed SAV Efendimiz

--------------------------------------------------------------------------------------

Salât ve selam Senin içindir ‘Ey Nebî!’

Efendiler Efendisi’ne (sas) her fırsatta salât u selam getirmemiz ona karşı vefamızın gereğidir Çünkü, salât u selamlarla onu her anışımız, hem onun peygamberliğini bir tebrik, hem getirdiği saadet-i ebediye müjdesine karşı bir teşekkür ve hem de bildirdiği fermanlara itaatimizi ve biatımızı yenilememiz manasına gelmektedir Efendiler Efendisi’ne salât u selâm okumakla, ahd-ü peymanımızı yenilemiş, ümmeti arasına bizi de dahil etmesi isteği ile kendisine müracaat etmiş oluyoruz “Seni andık, Seni düşündük; Allah Teala’ya Senin kadrini yüceltmesi için dua ve dilekte bulunduk” demiş ve “Dâhilek ya Rasulallah / Bizi de nurlu halkana al ey Allah’ın Rasulü!” talebimizi tekrar ederek onun engin şefkat ve şefaatine sığınmış oluyoruz Salât u selama Efendimiz’den daha çok biz muhtaç bulunuyoruz
Ona müracaatımızla mevcudiyetini, büyüklüğünü kabullenmiş ve küçüklüğümüzü, hiçliğimizi ilan etmiş; aczimiz ve fakrımızla beraber, şiddetli ve çok büyük bir günün endişesiyle melce ve mencâ olarak Resul-ü Ekrem’e dehâlet etmiş, arz-ı ihtiyaç ve arz-ı halde bulunmuş oluyoruz “Salât”, tebrik, dua, istiğfar, rahmet gibi anlamlara gelmektedir Salât kelimesinin çoğulu “salavât”tır Kur’ân’da buyurulur ki: “Allah ve O’nun melekleri Peygamber’e hep salât ederler Ey mü’minler, siz de Ona salât (ve dua) edin ve samimiyetle selam verin” (Ahzab, 33/56) Bu âyeti kerimeyle, Peygamberimize salât ve selamlar getirip hürmetlerini arz etmek her müslümanın yapması gerekli olan bir görevdir
Her müslüman en azından “Âllâhümme salli alâ Muhammed - Allâhım rahmet ve bereketin Efendimiz Hazreti Muhammed üzerine olsun” diyerek salât getirmek mecburiyetindedir Efendimiz, “Yanında benim adım anılıp da bana salât getirmeyen kişinin burnu sürtülsün, hakarete uğrasın” buyurmuştur Bu hususta; bazı alimler, “Hz Peygamber’in adı ne kadar anılırsa anılsın bir defa salât edilmesi yeterlidir” derken, alimlerin çoğunluğu ise, “Efendimiz’in adı her anıldığında salât u selam getirilmesi gereklidir” demiştir
Bazıları, insanın, ömründe bir kere salât u selam getirmesinin vâcib olduğunu söylerken, İmam Şâfi gibi kimseler de nâm-ı celil-i Muhammedî her anıldığında hemen salât u selamla Ona senâda bulunmak gerektiği kanaatindedirler Salât u selam meselesine vefa borcu nazarıyla bakmak lazım Efendimiz’e karşı borçluyuz Allah, bazılarımız için ağır gelebilecek şekilde her an o borcu ödüyor olma şuuru içinde bulunmakla bizi mükellef kılmamış Her an O’nu hatırlıyor olma, O’na hiç durmadan salât u selam getirme teklifinde bulunmamış Fakat, biz zaten O’nun getirdiği dinin hükümlerine riayet ettiğimizde bir yönüyle O’na karşı medyuniyetimizi de sürekli dile getirmiş oluyoruz Günde beş defa minarelerimizden olduğu gibi gönüllerimizden de yükselen ezanımızı düşünelim
Her namaza yürüyüşümüzde, “Gök nûra gark olur nice yüz bin minareden, Şehbâl açınca rûh-u revân-ı Muhammedî; Ervah cümleten görür “Allahu Ekber”i, Aks eyleyince arşa lisân-ı Muhammedî” (Yahya Kemâl) sözlerinin hakikatini seslendiriyor ve önce ezanla vefamızı ilan ediyoruz Zât-ı Uluhiyet’in yanında Efendimizin nâm-ı celîlini de anıyoruz “Lâ ilahe illallah”ın, “Muhammedün rasûlullah “tan ayrılamayacağını, şehadetin ancak ikisini beraber söylemekle gerçekleşmiş olacağını gösteriyoruz
Üstad Hazretleri’nin de Mektubât’da belirttiği gibi, kelime-i şehadetin iki kelâmının birbirinden ayrılamayacağını, onların birbirini tazammun ve isbat ettiğini, biri birisiz olmayacağını ifade ediyoruz Evet, madem Peygamberimiz (aleyhissalâtü vesselâm) Hâtemü’l-Enbiyadır, bütün enbiyanın vârisidir Elbette O, bütün vusûl yollarının başındadır Onun cadde-i kübrâsından hariç hakikat ve necat yolu olamaz
Umum ehl-i marifetin ve tahkikin imamları, Sadi-i Şirazî gibi derler: “Ey Sâdî! Muhammed’i (sallallahu aleyhi ve sellem) örnek almadan bir kimsenin selâmet ve safâ yolunu bulması imkânsızdır” Gözümüz Seninle aydın Ya Resulallah Cenabı Hakk’ın isminin yanında Efendimizin de adının bulunmasıyla alakalı Endülüslü büyük alim Kadı Iyaz, Şifa-i Şerif’inde şunu nakleder: Hazreti Âdem, kendisine yasaklanan meyveden yedikten sonra Cenâbı Allah’a Efendimiz’i şefaatçi ederek yalvarmış; “Muhammed hürmetine beni affet!” demiştir
Allah Teâlâ’nın, “Sen Muhammed’i nereden biliyorsun?” sorusuna karşılık da, “Ben, Cennet’in kapısında ‘Lâ ilâhe illallah, Muhammedun rasûlullah’ yazısını gördüm İsmi, Senin İsm-i Şerifi’nin yanında anılan biri, Sen’in yanında en kıymetli olsa gerek!” şeklinde cevap vermiştir Bazı kitaplarda rivayet edildiğine göre, ezanı işiten kimse, birinci “Eşhedü enne Muhammeden Rasûlullah” denilince: “Sallallahu aleyke ya Rasûlallah = Allah sana salât etsin, ey Allah’ın Peygamberi!” der İkinci defa, “Eşhedü enne Muhammeden Resûlullah” denilirken de “Karret aynî bike, ya Rasûlallah = Gözüm seninle aydın oldu/olsun, ey Allah’ın peygamberi!” der Bunları söylerken de, baş parmaklarının uçlarını öperek gözlerine sürer ki, bunun müstahab olduğu ifade edilir Gözüm seninle aydın oldu… ne güzel bir söz Hani, Türkçemizde “göz aydınlığı” tabirini kullanırız çocuğu doğana, oğlu askerden gelene, evladını evlendirene… hep “gözünüz aydın olsun” deriz ya!
İşte “Karret aynî bike ya Rasûlallah” sözünün karşılığı da aynı manadır Yani, onun nam-ı celilinin her ilan edilişinde âdetâ yeni bir viladete, yeni bir vuslata ve bambaşka bir şeb-i arûsa şahit oluyor gibi “Ya Rasûlullah, Seninle gözümüz aydın oldu” deriz: Sen geldin her şey karanlıktan kurtuldu, her varlık ışığa gark oldu Sen geldin, gözlerimizin içi aydınlandı, kalbimiz aydınlandı, dünya aydınlandı, ukbaya giden yollar aydınlandı Sen geldin, yürüdüğümüz yollar nurlandı, adımımızı atacağımız, ayağımızı basacağımız yerler aydınlandı

Kaynak: Zaman Gazetesi, Ailem dergisi, sayı: 175

 

ENGİN is offline  
Alt 14-04-2008   #7
Profil Bilgileri
Standart --->: Hz. Muhammed ..



Hz Muhammed (SAV), 571 yılında Mekke'de doğdu Mekke'nin ve Arabistan'ın en nüfuslu kabilesi olan Kureyş'in, Benihaşim (Haşimoğulları) boyundandır Babası Kureyş kabilesinin lideri ve Mekke yöneticisi olan Abdülmuttalip'in oğlu Abdullah, annesi ise yine aynı kabilenin Zühre boyundan Vehb bin Abd Menaf'ın kızı Amine idi Babasını doğmadan, annesini ise altı yaşında kaybeden HzMuhammed (SAV), büyükbabası Abdülmuttalip'ın himayesine girdi HzMuhammed (SAV), sekiz yaşında iken Abdülmuttalip'de ölünce, amcası Ebu Talib'in yanına alındı 10-12 yaşlarında çobanlık yapmak zorunda kaldı Bu ağır koşullara rağmen Hz Muhammed (SAV) mazbut bir hayat sürmekte, dürüstlüğü ve doğruluğu ile tanınmaktaydı Bu yüzden henüz gençliğinde herkesin takdir ve saygısını kazanmış, "Muhammed el-Emin" diye anılmaya başlamıştı
Hz Muhammed (SAV) gençliğinde, ticaretle uğraşan amcası ile Suriye'ye gitti Daha sonra Hz Hatice bint Huveylit adında zengin bir dul kadının, ticari işlerini yürütmesi için yaptığı teklifi kabul etti Hz Muhammed (SAV) 595 yılında Hz Hatice ile evlendiğinde 25, Hz Hatice ise bu sırada 40 yaşındaydı Hz Muhammed (SAV) bu evlilikten sonra da bir süre ticaretle uğraştı 40 yaşına yaklaşırken, hayatında dönüşüm belirtileri baş gösterdi Bu sırada, topluluktan uzaklaşmak ve vaktinin çoğunu düşünceye dalmak eğilimi kendisine hakim olmaya başlamıştı Bu amaçla, Mekke yakınlarında bulunan Hira dağındaki mağaraya gider, uzun süre orada kalır, vaktini düşünmekle geçirirdi Kendisini en çok düşündüren toplumun içinde bulunduğu maddi ve manevi çöküntüydü Hz Muhammed (SAV) 40 yaşında iken, Hira dağında kendisine ilk vahi geldi Bu vahi, Allah tarafından Cebrail adlı melek aracılığı ile gönderilmişti ve "İkra" diye başlayan surenin ilk ayetleriydi Bunun üzerine büyük bir heyecan içinde titremeye başlayan Hz Muhammed (SAV) evine döndü ve eşi Hz Hatice'den kendisini örtmesini istedi Sükunet bulduktan sonra yaşadığı bu olayı eşine anlattı ve vahyedilen ayetleri okudu Hz Hatice hemen peygamberliğine inandı ve ilk Müslüman oldu Daha sonra Hz Ebu Bekir, Hz Ali ve azat ettiği kölesi Zeyd'e peygamberliğini açıkladı Hepsi inanıp Müslüman oldular


Hz Muhammed (SAV), güvendiği kimselere, peygamber olduğunu gizliden gizliye anlatıyordu Üç yıl süren bu gizlilik içinde hiç vahi gelmedi Yine Hira'da iken Hz Muhammed (SAV)'e ikinci vahi geldi Hz Muhammed (SAV), Allah'tan gelen emirle, işi gizlilikten çıkararak peygamber olduğunu açıkça ilan etti ve Mekke halkından peygamberliğine inanmalarını istedi Kureyş kabilesinin şefleri Hz Muhammed (SAV)'in bu davranışlarını önceden ciddiye almadılar Fakat İslâmiyet, özellikle yoksul halk ve köleler arasında gittikçe yayılıyor ve güçleniyordu Bunun üzerine endişeye düşen Kureyş liderleri, Hz Muhammed (SAV)'e ve ona inananlara baskı yapmaya başladılar Ayrıca İslâmiyet, onların putlarına karşı çıktığı için hem siyasi nüfuslarını kaybetmek, hem de Kabe'deki putlar sayesinde elde ettikleri maddi çıkardan yoksun kalmak tehlikesi ile karşı karşıya bulunuyorlardı Hz Muhammed (SAV) ise kendisine ve arkadaşlarına yapılan tüm baskılara rağmen İslâmiyet'i yaymaya devam ediyordu Baskılara ve işkencelere dayanamayan Müslümanların bir kısmı, Hz Muhammed (SAV)'in izni ile Habeşistan'a göç etmek zorunda kaldılar

Mekke dönemindeki belli başlı olaylardan biri de Miraç'tı Hz Muhammed (SAV) bir gece Mekke'den, Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya gittiğini, oradan da meleklerin eşliğinde göklere ve Allah'ın huzuruna çıktığını açıkladı Bu olay Kureyş liderlerinin Hz Muhammed (SAV)'e çok sert davranmalarına ve yalancılıkla suçlamalarına yol açtı İslamiyet'in Mekke'de yayılmasının imkânsız denecek kadar güç olduğunu gören Hz Muhammed (SAV), İslâmiyet'i daha rahat yayabileceği bir yere gitme kararı aldı Bu amaçla Taif'e gittiğinde Taifliler, Kureyşlilerin etkisi ile Hz Muhammed (SAV)'e hakaret ettiler ve kendisini çocuklarına taşlattılar

Hz Muhammed (SAV); Medine'den, Hac amacı ile Mekke'ye gelen bazı kabile liderleri ile gizlice konuşup anlaştıktan sonra Mekke'den Medine'ye Hicret edilmesine karar verdi Müslümanların hepsinin Mekke'den çıktığını öğrenen Kureyş liderleri, Hz Muhammed (SAV)'in de Medine'ye giderek İslâmiyet'in yayılmasını ve güçlenmesini önlemek için onu öldürmeye karar verdiler Her boydan bir kişi seçilecek ve bunlar hep birlikte gidip Hz Muhammed (SAV)'i öldüreceklerdi Ancak Hz Muhammed (SAV) daha önce bu olayı öğrenmiş ve Hz Ebu Bekir ile birlikte Medine'ye doğru yola çıkmıştı Hz Muhammed (SAV) ve Hz Ebu Bekir, Mekke yakınlarında Sevr mağarasında üç gün saklandıktan sonra, 20 Eylül 622 günü Medine yakınlarındaki Kuba mevkiine vardılar Burada Medineliler tarafından karşılanan HzMuhammed (SAV), bizzat kendisinin de inşaatında çalıştığı yeryüzünün ilk camiini Kuba'da yaptırdı

14 günlük misafirlikten sonra Medine'ye doğru yola çıkan Hz Muhammed (SAV), Kuba ile Medine arasındaki Benisalim semtinde ilk Cuma namazını kıldı ve Medinelilerin sevgi gösterileri arasında şehre girdikten sonra, Hz Ebu Eyyubi Ensari'ya misafir oldu Medine'de hem İslâmiyet'in ilkelerini halka öğretiyor, hem de tüm siyasi, askeri ve idari işleri orada arkadaşları ile görüşüp kararlaştırıyordu Artık hem peygamber, hem de devlet başkanıydı İslamiyet'e davet ettiği kabilelere elçiler gönderiyor, İslamiyet'i kabul eden yerlere valiler ve kadılar tayin ediyordu

Hz Muhammed (SAV), askeri düzenlemeler yaparak İslamiyet'i korumaya kararlıydı Mekkeliler ise hicretin ikinci yılında düşmanca tavırlarına devam ediyorlardı Mekke ve Medine arasında bulunan Bedir'de yapılan savaşı Müslümanlar kazandı Mekkeliler bu savaştan sonra yeni kuvvetlerle Uhut dağı eteklerinde yeniden İslâm ordusuna saldırdı Müslümanların lehine devam eden savaşta artçı kuvvetlerin yerlerinden ayrılarak savaşa katılmaları savaşı Mekkelilerin lehine çevirdi Bu savaşta Hz Muhammed (SAV)'in amcası Hz Hamza ve birçok Müslüman şehit düştü ve Hz Muhammed (SAV) yaralandı Mekkeliler bu zaferden sonra 627 yılında Hayber Yahudilerini de yanlarına alarak, Medine üzerine yürüdüler Hz Muhammed (SAV) Mekkelilerin saldırılarından korunmak için Medine kentinin etrafına hendekler kazarak savunmaya geçti 20 gün süren ablukadan bir sonuç alamayan düşmanlar dağılıp gittiler Hendek savaşından sonra Müslümanlığın ortadan kaldırılamayacağı kanısı yaygınlaştı Pek çok kabile İslâmiyet'i kabul etti Mekkelilerle 628 yılında Hubeydiye anlaşması yapıldı Hz Muhammed (SAV)'in o yıl hac yapmaktan vazgeçmesini ancak ertesi yıl serbestçe gelip hac yapabileceğini öngören bu antlaşma ile Mekkeliler ilk defa Hz Muhammed'in gücünü kabul ediyorlardı Ertesi yıl Yahudilerin elinde bulunan Hayber kalesi ve çevresi alındı Hz Muhammed (SAV) 630 yılında 10000 kişilik bir ordu ile Mekke üzerine yürüdü, direnmenin sonuç vermeyeceğini düşünen Mekkeliler şehri teslim ettiler Mekke halkının büyük çoğunluğu İslâmiyet'i kabul etti Bizanslılarla da çarpışan Müslümanlar, Hint okyanusundan Suriye sınırlarına, Kızıldeniz'den Basra Körfezi'ne kadar uzanan geniş bir alana yayılmışlardı

632 yılında 100000 kişilik bir kafileyle hacca giden Hz Muhammed (SAV) ünlü veda hutbesini okudu Bu hutbe İslâm dinin birçok önemli ilkesinin anlatıldığı bir konuşma idi İnsanlar arasındaki eşitlik, kadın haklarına saygı gösterilmesi, tefeciliğin ve kan davalarının yasaklanması gibi birçok sosyal konuyu kapsıyordu Veda haccından sonra Medine'ye dönen Hz Muhammed (SAV) aniden rahatsızlandı 8 Haziran 632 tarihinde, eşi Ayşe'nin kucağında vefat etti Hz Ayşe'nin odasına defnedildi ve burası daha sonra türbe haline getirildi
Hz Muhammed'in erkek çocuklarının üçü de evlenme çağına gelmeden ölmüşler, dört kız çocuğundan yalnız Ali ile evlenen Fatma çocuk sahibi olmuştur

 

Hasan is offline  
Alt 14-04-2008   #8
Profil Bilgileri
Standart --->: Hz. Muhammed ..



Hiç bir zaman kimseyi küçümsemedi çok zorluklarla göğüs gerdi

Herkezin zor anında yanında olur yardım ederdi

SAV efendimiz

 

InKusTe is offline  
Alt 14-04-2008   #9
Profil Bilgileri
Standart --->: Hz. Muhammed



Küçük yaşta yetim kalmış bir çocuk; ana rahminde altı aylıkken babasını kaybeden, altı yaşında annesinin ölümünü gören, bütün hayâtı anasız babasız geçen, fakat daha sonra insanlığın övündüğü, Allah'ın en çok sevdiği insan, "inci gibi bir yetim" olarak sayılıp sevilen iffet, doğruluk, haya, edep timsali Sevgili Peygamberimizi Ona Sonzuzlarca Kez Salat ve selam olsunOnu bize Peygamber Eden Rabbimizede Sonsuzlarca kez şükür hamd ve senalar olsun

 

Gölge AdaM is online now  
Alt 14-04-2008   #10
Profil Bilgileri
Standart --->: Hz. Muhammed



Peygamber efendimizin faziletleriSual: Peygamber efendimizin faziletlerini bildirir misiniz?
CEVAP
Mevahib-i ledünniyye
ve Mirat-i kâinat kitaplarında bildirilen faziletlerinden bazıları şöyledir:

Canlılar içinde ilk olarak Muhammed aleyhisselamın ruhu yaratıldı Hak teâlâ (Her şeyi senin için yarattım, sen olmasaydın, hiçbir şeyi yaratmazdım) buyurdu Tevrat, İncil ve Zebur’da övülüp müjdelenmiştir

Âmine validemiz ona hamile olunca, bütün putlar yüzüstü devrildi Bütün şeytanlar ve sihir yapan büyücüler âciz kalıp, işlerini yapamaz oldular Doğunca da bütün putlar yıkıldı Doğduğu gece, Kisra’nın sarayı yıkıldı Mecusilerin bin yıldan beri yanan ateşi söndü Save gölünün suyu kurudu

Safiye Hatun anlatır:
Doğduğu gece 6 alamet gördüm:
1- Doğar doğmaz secde etti
2- Başını kaldırıp “La ilahe illallah inni Resulullah” dedi
3- Her taraf aydınlandı
4- Yıkayacaktım, biz Onu yıkadık diye bir ses işittim
5- Göbeği kesilmiş ve sünnet edilmiş gördüm
6- Sırtında nübüvvet mührü vardı İki küreği ortasında “La ilahe illallah Muhammedün Resulullah” yazılı idi

Çocuk iken, başı hizasında bir bulut gölge yapardı

Ona salevat okumak âyet-i kerime ile bildirildi Kelime-i şehadette, ezanda, ikamette, namazdaki teşehhüdde, birçok dualarda ve Cennette Allahü teâlâ, Onun ismini kendi isminin yanına koymuştur

Allahü teâlâ, Onu kendisine habib [sevgili] yaptı, herkesten daha çok sevdi

Kimseden bir şey öğrenmemiş iken, Allahü teâlâ Ona, her ilmi, her üstünlüğü verdi Her yerde her zaman mübarek kalbi hep Allahü teâlâ ile idi

Allahü teâlâ, bütün peygamberlere (Ya Âdem, ya Musa, ya İsa) diyerek ismi ile hitap ederken, Ona (Ya eyyühennebiyyu, ya eyyüherresul) diye özel hitap ediyor

Namazda otururken, (Esselamü aleyke eyyühennebiyyü ve rahmetullahi) okuyarak, Ona selam vermek emrolundu Namazda, başka bir Peygambere böyle söylemek caiz olmadı

Her peygamber kendi milletine, o ise her millete gönderilmiştir

Her peygamber, iftiralara kendisi cevap verdi, fakat ona yapılan iftiralara Allahü teâlâ cevap verdi

İsmi ile çağırmak, yanında yüksek sesle konuşmak haram idi

Hazret-i Cebrail 24 bin kere geldi Başka Peygamberlere çok az geldi

Mübarek hanımları müminlerin anneleri idi ve onlarla evlenmek başkalarına haram edildi

Önünden gördüğü gibi, arkasından da görürdü

Mübarek teri, gül gibi güzel kokardı

Uzun kimselerin yanında iken, onlardan yüksek görünürdü

Güneş ve Ay ışığında gölgesi yere düşmezdi

Üstüne sinek ve başka hiçbir böcek konmazdı

Çamaşırları, ne kadar çok giyse de hiç kirlenmezdi

Taş üstüne basınca, izi kalır, kum üstünde iz bırakmazdı

Sözü çok vecizdi Az kelime ile çok şey anlatırdı

Eshabının hepsi, peygamberler hariç, bütün insanlardan üstündür

Onun ümmeti de bütün ümmetlerin en üstünüdür

Onun mübarek ismini taşıyan mümin Cennete girer

Onu ve ehl-i beytini sevmek farzdır

Hazret-i Azrail, içeri girmek için izin istedi Başka hiç kimseden izin istemedi

Kabrinin toprağı, her yerden ve Kâbe’den daha kıymetlidir

Resulullah efendimizin üstünlükleri
Sual:
İnşirah suresinin (Biz senin zikrini yükseltmedik mi) mealindeki 4 âyet-i kerimesini İslam âlimleri nasıl tefsir etmişlerdir?
CEVAP
İbni Ata hazretleri, (Senin zikrini kendi zikrim kıldım, seni zikreden beni zikretmiş olur İmanın sahih olması için benim zikrimin seninkiyle beraber olmasını sağladım) manasına geldiğini bildiriyor

Katade hazretleri de bu âyet-i kerimeyi açıklarken buyuruyor ki:
(Hak teâlâ, Fahr-i âlemin zikrini dünya ve ahirette yükseltmiştir Namaz kılan herkes, “Eşhedü” diyerek Allah’a ve Resulullaha şehadet getirmektedir)

Kur’an-ı kerimde ve namazda olduğu gibi, ezan okunurken de Allah’ın ismi, Habibinin ismiyle birlikte okunmaktadır Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Göklerden geçerken, “Muhammed Resulullah” olarak ismimi gördüm) [Bezzar]

(Cennette her ağacın yaprakları üzerinde “La ilahe illallah Muhammedün Resulullah” yazılıdır)
[Ebu Nuaym]

(Arş üzerinde, Cennetteki her şeyin üzerinde benim ismim vardır)
[İbni Asakir]

(Âdem aleyhisselam Cennetten çıkarılınca, ya Rabbi, Muhammed aleyhisselamın hürmetine beni affet diye dua etti Allahü teâlâ ise, [ne cevap vereceğini bildiği halde, cevabını da diğer insanların duyması için] “Ya Âdem, onu henüz yaratmadım Nereden bildin?” buyurdu Âdem aleyhisselam da, Arşta "La ilahe illallah Muhammedün Resulullah" yazılı olduğunu gördüm Anladım ki, şerefli isminin yanına ancak en çok sevdiğinin, en şerefli olanın ismini layık görürsün dedi Allahü teâlâ buyurdu ki: “Ya Âdem doğru söyledin O bana insanların en sevgilisidir Onun hürmetine dua ettiğin için seni affettim Eğer Muhammed aleyhisselam olmasaydı, seni yaratmazdım”) [Taberani]

Hazret-i Ali, (Allahü teâlâ, Resulullaha iman etmeleri için peygamberlerin hepsinden ahd [söz] almıştır) buyuruyor Nitekim Resulullah sallallahü aleyhi ve sellemin nuru, diğer peygamberlerin nurlarını kaplayınca, bu nurun kimin olduğunu suâl ettiler Hak teâlâ da, (Bu Habibimin nurudur Ona iman ederseniz, sizi peygamber olarak gönderirim) buyurdu Onlar da (Senin Habibine iman ettik) dediler Cenab-ı Hak da, (Ben şahid olayım mı) buyurdu Onlar da (Evet) dediler (Mevahib)

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Âdem, cesetle ruh arasındayken, benden misak alınırken ben peygamberdim) Şabi]

(Allahü teâlâ, yer ve gökleri yaratmadan elli bin yıl önce, Ümm-il kitaba şunu yazmıştır: Muhammed peygamberlerin sonuncusudur)
[Müslim]

(Ben âlemlerin efendisiyim)
[Beyheki]

(Kıyamette insanların efendisi benim) [Buhari]

(Soyca da insanların en şereflisiyim)
[Deylemi]

(Arş-ı alaya benden başka kimse oturmaz) [Tirmizi]

(Allahü teâlâ, beni insanların en iyisinden yarattı İnsanların en iyisiyim, en iyi ailedenim Kıyamette herkes sustuğu zaman ben söylerim, onlara şefaat ederim Kimsenin ümidi kalmadığı bir zamanda onlara müjde veririm O gün her iyilik, her türlü yardım, her kapının anahtarı bendedir Liva-i hamd benim elimdedir Peygamberlerin imamı, hatibi ve hepsinin şefaatçisiyim Bunları öğünmek için söylemiyorum, hakikati bildiriyorum)
[Hakikati bildirmek vazifemdir Bunları söylemezsem vazifemi yapmamış olurum] (Mektubat-ı Rabbani 1/44)

 

AyhaN is offline  
Saat 22:29.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542