FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
Hayat-Yaşam
>
Her Telden
>
Tatlı Sözlük
Hz. Muhammed
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Hz. Muhammed ile ilgili Benzer Konular
778 Kez Görüntülendi
Muhammed Ali Olmak Muhammed Ali ve Bush
Diğer Videolar
Muhammed Necibullah (Muhammed Necibullah Kimdir? - Muhammed Necibullah Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Muhammed Zahir Şah (Muhammed Zahir Şah Kimdir? - Muhammed Zahir Şah Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Muhammed Emin (Muhammed Emin Kimdir? - Muhammed Emin Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Mahathir Muhammed (Mahathir Muhammed Kimdir? - Mahathir Muhammed Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
PayLaşım İçin TeşekkürLer...
|
Yha
Sayfa 1 Toplam 3 Sayfadan
1
2
3
>
Konu Araçları
17-01-2008
#
1
Profil Bilgileri
YapRock
Hz. Muhammed
Hz. Muhammed başlıklı yazı Mumsema Hz. Muhammed Forum Alev
Tüm insanlığa örnek model olarak gönderilen bir insanı, bir peygamberi anlatmak ve tarif etmek, en az O’nun risâletinin kuşatıcılığını kavrayabilmek kadar zordur
İnsanlık tarihinde O’nu müstesna bir yere oturtan “âlemlere rahmet” olarak gönderilme keyfiyeti, zihin dünyamızdaki sıradan biçimlendirme ve anlamlandırma çabalarını geçersiz kılmakta ve idrak örgümüzde yeni algı biçimleri oluşturmaktadır
Bu yüzden Hz
Muhammed aleyhisselam’ı anlatmanın zorluğu, İslam ilim geleneğinde “Şemail” ve “Hilye” adıyla yepyeni biçimlerin gelişmesine ve bu alanda zengin bir literatürün doğmasına vesile olmuştur
Hz
Muhammed (sav)’in fiziksel özelliklerinden, bütün vasıflarını şekillendiren ahlâkına kadar her alanda O’nu tanımlayan bu özel formlar nesilden nesile aktarılmıştır
Böylece farklı zaman ve mekânlarda yaşayan her mü’min, kendi duygu ve düşünce dünyasının zenginlikleriyle harmanladığı bir Peygamber algısına sahip olmuştur
Hz
Peygamber’in fiziksel özelliklerinin şekilci bir anlayışla tekdüze bir forma sokulmaması, O’nun çağlarüstü örnekliğini tüm zaman ve mekânlarda hep taze tutmuştur
Kimdir sorusu, O’nun temiz nesebinden, isim ve sıfatlarına; vahyin inşa ettiği kişiliğinden giyim-kuşam ve yeme – içme tarzına kadar maddî ve manevî yaşamının her yönünü ortaya çıkaracak ve insanlığın hayatına yön verecek güçlü bir cevap içermektedir
Dantel
Mumsema
Frmacil
17-01-2008
#
2
Profil Bilgileri
Mattet
--->: Hz. Muhammed ..
Sıradan değildi; ama sıradan insanlar gibi yaşardı
O, Hz
Peygamberdi (aleyhissalâtu vesselâm)
01-04-2008
#
3
Profil Bilgileri
DR.MATRİX
--->: Hz. Muhammed ..
Sıradan yaşardı klendini üstün görmezdi
Dünyada eşi benzerri gelmeyecek bunu bunu bildiği halde asla vurgulamazdı
Gelmiş Geçmiş En büyük insan
05-04-2008
#
4
Profil Bilgileri
>>ThE MuMy<<
--->: Hz. Muhammed ..
Alıntı:
drmatrix
´isimli üyeden Alıntı
Sıradan yaşardı klendini üstün görmezdi
Dünyada eşi benzerri gelmeyecek bunu bunu bildiği halde asla vurgulamazdı
Gelmiş Geçmiş En büyük insan
haklısın
Ben Peygamberimiz'in (S
A
V) ismini taşımaktan kendimle
gurur duyuyorum
10-04-2008
#
5
Profil Bilgileri
RocKFoREveR
--->: Hz. Muhammed ..
Hz
Muhammed Böyle Biri Okuyun
Kendisini Taşlayan İnsanları Cebrail Aleyhisselam Söyle İki Dağın Arasında Eziyim Onları Demiş Siz Ne Derdiniz Açıkca EVET Derdiniz Değilmi?
O İse BIRAK BİLMİYORLAR BİLSELERDİ YAPMAZLARDI Diyerek Affediyor Efendimiz İşte Böyle Bir İnsan
14-04-2008
#
6
Profil Bilgileri
ENGİN
--->: Hz. Muhammed ..
Allah'ın en sevdiği resulu
Cennet'le müjdelendiği halde diğer insanlar ve kendisi için gece gündüz namaz kılardı
Yüce Allah cc günahlarımızı affetsin diye
Dünya'da eşi benzeri olmayan bir insan Hz
Muhammed S
A
V
Efendimiz
--------------------------------------------------------------------------------------
Salât ve selam Senin içindir ‘Ey Nebî!’
Efendiler Efendisi’ne (sas) her fırsatta salât u selam getirmemiz ona karşı vefamızın gereğidir
Çünkü, salât u selamlarla onu her anışımız, hem onun peygamberliğini bir tebrik, hem getirdiği saadet-i ebediye müjdesine karşı bir teşekkür ve hem de bildirdiği fermanlara itaatimizi ve biatımızı yenilememiz manasına gelmektedir
Efendiler Efendisi’ne salât u selâm okumakla, ahd-ü peymanımızı yenilemiş, ümmeti arasına bizi de dahil etmesi isteği ile kendisine müracaat etmiş oluyoruz
“Seni andık, Seni düşündük; Allah Teala’ya Senin kadrini yüceltmesi için dua ve dilekte bulunduk” demiş ve “Dâhilek ya Rasulallah / Bizi de nurlu halkana al ey Allah’ın Rasulü!
” talebimizi tekrar ederek onun engin şefkat ve şefaatine sığınmış oluyoruz
Salât u selama Efendimiz’den daha çok biz muhtaç bulunuyoruz
Ona müracaatımızla mevcudiyetini, büyüklüğünü kabullenmiş ve küçüklüğümüzü, hiçliğimizi ilan etmiş; aczimiz ve fakrımızla beraber, şiddetli ve çok büyük bir günün endişesiyle melce ve mencâ olarak Resul-ü Ekrem’e dehâlet etmiş, arz-ı ihtiyaç ve arz-ı halde bulunmuş oluyoruz
“Salât”, tebrik, dua, istiğfar, rahmet gibi anlamlara gelmektedir
Salât kelimesinin çoğulu “salavât”tır
Kur’ân’da buyurulur ki: “Allah ve O’nun melekleri Peygamber’e hep salât ederler
Ey mü’minler, siz de Ona salât (ve dua) edin ve samimiyetle selam verin
” (Ahzab, 33/56) Bu âyeti kerimeyle, Peygamberimize salât ve selamlar getirip hürmetlerini arz etmek her müslümanın yapması gerekli olan bir görevdir
Her müslüman en azından “Âllâhümme salli alâ Muhammed - Allâhım rahmet ve bereketin Efendimiz Hazreti Muhammed üzerine olsun” diyerek salât getirmek mecburiyetindedir
Efendimiz, “Yanında benim adım anılıp da bana salât getirmeyen kişinin burnu sürtülsün, hakarete uğrasın
” buyurmuştur
Bu hususta; bazı alimler, “Hz
Peygamber’in adı ne kadar anılırsa anılsın bir defa salât edilmesi yeterlidir
” derken, alimlerin çoğunluğu ise, “Efendimiz’in adı her anıldığında salât u selam getirilmesi gereklidir
” demiştir
Bazıları, insanın, ömründe bir kere salât u selam getirmesinin vâcib olduğunu söylerken, İmam Şâfi gibi kimseler de nâm-ı celil-i Muhammedî her anıldığında hemen salât u selamla Ona senâda bulunmak gerektiği kanaatindedirler
Salât u selam meselesine vefa borcu nazarıyla bakmak lazım
Efendimiz’e karşı borçluyuz
Allah, bazılarımız için ağır gelebilecek şekilde her an o borcu ödüyor olma şuuru içinde bulunmakla bizi mükellef kılmamış
Her an O’nu hatırlıyor olma, O’na hiç durmadan salât u selam getirme teklifinde bulunmamış
Fakat, biz zaten O’nun getirdiği dinin hükümlerine riayet ettiğimizde bir yönüyle O’na karşı medyuniyetimizi de sürekli dile getirmiş oluyoruz
Günde beş defa minarelerimizden olduğu gibi gönüllerimizden de yükselen ezanımızı düşünelim
Her namaza yürüyüşümüzde, “Gök nûra gark olur nice yüz bin minareden, Şehbâl açınca rûh-u revân-ı Muhammedî; Ervah cümleten görür “Allahu Ekber”i, Aks eyleyince arşa lisân-ı Muhammedî
” (Yahya Kemâl) sözlerinin hakikatini seslendiriyor ve önce ezanla vefamızı ilan ediyoruz
Zât-ı Uluhiyet’in yanında Efendimizin nâm-ı celîlini de anıyoruz
“Lâ ilahe illallah”ın, “Muhammedün rasûlullah “tan ayrılamayacağını, şehadetin ancak ikisini beraber söylemekle gerçekleşmiş olacağını gösteriyoruz
Üstad Hazretleri’nin de Mektubât’da belirttiği gibi, kelime-i şehadetin iki kelâmının birbirinden ayrılamayacağını, onların birbirini tazammun ve isbat ettiğini, biri birisiz olmayacağını ifade ediyoruz
Evet, madem Peygamberimiz (aleyhissalâtü vesselâm) Hâtemü’l-Enbiyadır, bütün enbiyanın vârisidir
Elbette O, bütün vusûl yollarının başındadır
Onun cadde-i kübrâsından hariç hakikat ve necat yolu olamaz
Umum ehl-i marifetin ve tahkikin imamları, Sadi-i Şirazî gibi derler: “Ey Sâdî! Muhammed’i (sallallahu aleyhi ve sellem) örnek almadan bir kimsenin selâmet ve safâ yolunu bulması imkânsızdır
” Gözümüz Seninle aydın Ya Resulallah Cenabı Hakk’ın isminin yanında Efendimizin de adının bulunmasıyla alakalı Endülüslü büyük alim Kadı Iyaz, Şifa-i Şerif’inde şunu nakleder: Hazreti Âdem, kendisine yasaklanan meyveden yedikten sonra Cenâbı Allah’a Efendimiz’i şefaatçi ederek yalvarmış; “Muhammed hürmetine beni affet!” demiştir
Allah Teâlâ’nın, “Sen Muhammed’i nereden biliyorsun?” sorusuna karşılık da, “Ben, Cennet’in kapısında ‘Lâ ilâhe illallah, Muhammedun rasûlullah’ yazısını gördüm
İsmi, Senin İsm-i Şerifi’nin yanında anılan biri, Sen’in yanında en kıymetli olsa gerek!” şeklinde cevap vermiştir
Bazı kitaplarda rivayet edildiğine göre, ezanı işiten kimse, birinci “Eşhedü enne Muhammeden Rasûlullah” denilince: “Sallallahu aleyke ya Rasûlallah = Allah sana salât etsin, ey Allah’ın Peygamberi!” der
İkinci defa, “Eşhedü enne Muhammeden Resûlullah” denilirken de “Karret aynî bike, ya Rasûlallah = Gözüm seninle aydın oldu/olsun, ey Allah’ın peygamberi!” der
Bunları söylerken de, baş parmaklarının uçlarını öperek gözlerine sürer ki, bunun müstahab olduğu ifade edilir
Gözüm seninle aydın oldu… ne güzel bir söz
Hani, Türkçemizde “göz aydınlığı” tabirini kullanırız
çocuğu doğana, oğlu askerden gelene, evladını evlendirene… hep “gözünüz aydın olsun” deriz ya!
İşte “Karret aynî bike ya Rasûlallah” sözünün karşılığı da aynı manadır
Yani, onun nam-ı celilinin her ilan edilişinde âdetâ yeni bir viladete, yeni bir vuslata ve bambaşka bir şeb-i arûsa şahit oluyor gibi “Ya Rasûlullah, Seninle gözümüz aydın oldu” deriz: Sen geldin her şey karanlıktan kurtuldu, her varlık ışığa gark oldu
Sen geldin, gözlerimizin içi aydınlandı, kalbimiz aydınlandı, dünya aydınlandı, ukbaya giden yollar aydınlandı
Sen geldin, yürüdüğümüz yollar nurlandı, adımımızı atacağımız, ayağımızı basacağımız yerler aydınlandı
Kaynak: Zaman Gazetesi, Ailem dergisi, sayı: 175
14-04-2008
#
7
Profil Bilgileri
Hasan
--->: Hz. Muhammed ..
Hz
Muhammed (S
A
V), 571 yılında Mekke'de doğdu
Mekke'nin ve Arabistan'ın en nüfuslu kabilesi olan Kureyş'in, Benihaşim (Haşimoğulları) boyundandır
Babası Kureyş kabilesinin lideri ve Mekke yöneticisi olan Abdülmuttalip'in oğlu Abdullah, annesi ise yine aynı kabilenin Zühre boyundan Vehb bin Abd Menaf'ın kızı Amine idi
Babasını doğmadan, annesini ise altı yaşında kaybeden Hz
Muhammed (S
A
V), büyükbabası Abdülmuttalip'ın himayesine girdi
Hz
Muhammed (S
A
V), sekiz yaşında iken Abdülmuttalip'de ölünce, amcası Ebu Talib'in yanına alındı
10-12 yaşlarında çobanlık yapmak zorunda kaldı
Bu ağır koşullara rağmen Hz
Muhammed (S
A
V) mazbut bir hayat sürmekte, dürüstlüğü ve doğruluğu ile tanınmaktaydı
Bu yüzden henüz gençliğinde herkesin takdir ve saygısını kazanmış, "Muhammed el-Emin" diye anılmaya başlamıştı
Hz
Muhammed (S
A
V) gençliğinde, ticaretle uğraşan amcası ile Suriye'ye gitti
Daha sonra Hz
Hatice bint Huveylit adında zengin bir dul kadının, ticari işlerini yürütmesi için yaptığı teklifi kabul etti
Hz
Muhammed (S
A
V) 595 yılında Hz
Hatice ile evlendiğinde 25, Hz
Hatice ise bu sırada 40 yaşındaydı
Hz
Muhammed (S
A
V) bu evlilikten sonra da bir süre ticaretle uğraştı
40 yaşına yaklaşırken, hayatında dönüşüm belirtileri baş gösterdi
Bu sırada, topluluktan uzaklaşmak ve vaktinin çoğunu düşünceye dalmak eğilimi kendisine hakim olmaya başlamıştı
Bu amaçla, Mekke yakınlarında bulunan Hira dağındaki mağaraya gider, uzun süre orada kalır, vaktini düşünmekle geçirirdi
Kendisini en çok düşündüren toplumun içinde bulunduğu maddi ve manevi çöküntüydü
Hz
Muhammed (S
A
V) 40 yaşında iken, Hira dağında kendisine ilk vahi geldi
Bu vahi, Allah tarafından Cebrail adlı melek aracılığı ile gönderilmişti ve "İkra" diye başlayan surenin ilk ayetleriydi
Bunun üzerine büyük bir heyecan içinde titremeye başlayan Hz
Muhammed (S
A
V) evine döndü ve eşi Hz
Hatice'den kendisini örtmesini istedi
Sükunet bulduktan sonra yaşadığı bu olayı eşine anlattı ve vahyedilen ayetleri okudu
Hz
Hatice hemen peygamberliğine inandı ve ilk Müslüman oldu
Daha sonra Hz
Ebu Bekir, Hz
Ali ve azat ettiği kölesi Zeyd'e peygamberliğini açıkladı
Hepsi inanıp Müslüman oldular
Hz
Muhammed (S
A
V), güvendiği kimselere, peygamber olduğunu gizliden gizliye anlatıyordu
Üç yıl süren bu gizlilik içinde hiç vahi gelmedi
Yine Hira'da iken Hz
Muhammed (S
A
V)'e ikinci vahi geldi
Hz
Muhammed (S
A
V), Allah'tan gelen emirle, işi gizlilikten çıkararak peygamber olduğunu açıkça ilan etti ve Mekke halkından peygamberliğine inanmalarını istedi
Kureyş kabilesinin şefleri Hz
Muhammed (S
A
V)'in bu davranışlarını önceden ciddiye almadılar
Fakat İslâmiyet, özellikle yoksul halk ve köleler arasında gittikçe yayılıyor ve güçleniyordu
Bunun üzerine endişeye düşen Kureyş liderleri, Hz
Muhammed (S
A
V)'e ve ona inananlara baskı yapmaya başladılar
Ayrıca İslâmiyet, onların putlarına karşı çıktığı için hem siyasi nüfuslarını kaybetmek, hem de Kabe'deki putlar sayesinde elde ettikleri maddi çıkardan yoksun kalmak tehlikesi ile karşı karşıya bulunuyorlardı
Hz
Muhammed (S
A
V) ise kendisine ve arkadaşlarına yapılan tüm baskılara rağmen İslâmiyet'i yaymaya devam ediyordu
Baskılara ve işkencelere dayanamayan Müslümanların bir kısmı, Hz
Muhammed (S
A
V)'in izni ile Habeşistan'a göç etmek zorunda kaldılar
Mekke dönemindeki belli başlı olaylardan biri de Miraç'tı
Hz
Muhammed (S
A
V) bir gece Mekke'den, Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya gittiğini, oradan da meleklerin eşliğinde göklere ve Allah'ın huzuruna çıktığını açıkladı
Bu olay Kureyş liderlerinin Hz
Muhammed (S
A
V)'e çok sert davranmalarına ve yalancılıkla suçlamalarına yol açtı
İslamiyet'in Mekke'de yayılmasının imkânsız denecek kadar güç olduğunu gören Hz
Muhammed (S
A
V), İslâmiyet'i daha rahat yayabileceği bir yere gitme kararı aldı
Bu amaçla Taif'e gittiğinde Taifliler, Kureyşlilerin etkisi ile Hz
Muhammed (S
A
V)'e hakaret ettiler ve kendisini çocuklarına taşlattılar
Hz
Muhammed (S
A
V); Medine'den, Hac amacı ile Mekke'ye gelen bazı kabile liderleri ile gizlice konuşup anlaştıktan sonra Mekke'den Medine'ye Hicret edilmesine karar verdi
Müslümanların hepsinin Mekke'den çıktığını öğrenen Kureyş liderleri, Hz
Muhammed (S
A
V)'in de Medine'ye giderek İslâmiyet'in yayılmasını ve güçlenmesini önlemek için onu öldürmeye karar verdiler
Her boydan bir kişi seçilecek ve bunlar hep birlikte gidip Hz
Muhammed (S
A
V)'i öldüreceklerdi
Ancak Hz
Muhammed (S
A
V) daha önce bu olayı öğrenmiş ve Hz
Ebu Bekir ile birlikte Medine'ye doğru yola çıkmıştı
Hz
Muhammed (S
A
V) ve Hz
Ebu Bekir, Mekke yakınlarında Sevr mağarasında üç gün saklandıktan sonra, 20 Eylül 622 günü Medine yakınlarındaki Kuba mevkiine vardılar
Burada Medineliler tarafından karşılanan Hz
Muhammed (S
A
V), bizzat kendisinin de inşaatında çalıştığı yeryüzünün ilk camiini Kuba'da yaptırdı
14 günlük misafirlikten sonra Medine'ye doğru yola çıkan Hz
Muhammed (S
A
V), Kuba ile Medine arasındaki Benisalim semtinde ilk Cuma namazını kıldı ve Medinelilerin sevgi gösterileri arasında şehre girdikten sonra, Hz
Ebu Eyyubi Ensari'ya misafir oldu
Medine'de hem İslâmiyet'in ilkelerini halka öğretiyor, hem de tüm siyasi, askeri ve idari işleri orada arkadaşları ile görüşüp kararlaştırıyordu
Artık hem peygamber, hem de devlet başkanıydı
İslamiyet'e davet ettiği kabilelere elçiler gönderiyor, İslamiyet'i kabul eden yerlere valiler ve kadılar tayin ediyordu
Hz
Muhammed (S
A
V), askeri düzenlemeler yaparak İslamiyet'i korumaya kararlıydı
Mekkeliler ise hicretin ikinci yılında düşmanca tavırlarına devam ediyorlardı
Mekke ve Medine arasında bulunan Bedir'de yapılan savaşı Müslümanlar kazandı
Mekkeliler bu savaştan sonra yeni kuvvetlerle Uhut dağı eteklerinde yeniden İslâm ordusuna saldırdı
Müslümanların lehine devam eden savaşta artçı kuvvetlerin yerlerinden ayrılarak savaşa katılmaları savaşı Mekkelilerin lehine çevirdi
Bu savaşta Hz
Muhammed (S
A
V)'in amcası Hz
Hamza ve birçok Müslüman şehit düştü ve Hz
Muhammed (S
A
V) yaralandı
Mekkeliler bu zaferden sonra 627 yılında Hayber Yahudilerini de yanlarına alarak, Medine üzerine yürüdüler
Hz
Muhammed (S
A
V) Mekkelilerin saldırılarından korunmak için Medine kentinin etrafına hendekler kazarak savunmaya geçti
20 gün süren ablukadan bir sonuç alamayan düşmanlar dağılıp gittiler
Hendek savaşından sonra Müslümanlığın ortadan kaldırılamayacağı kanısı yaygınlaştı
Pek çok kabile İslâmiyet'i kabul etti
Mekkelilerle 628 yılında Hubeydiye anlaşması yapıldı
Hz
Muhammed (S
A
V)'in o yıl hac yapmaktan vazgeçmesini ancak ertesi yıl serbestçe gelip hac yapabileceğini öngören bu antlaşma ile Mekkeliler ilk defa Hz
Muhammed'in gücünü kabul ediyorlardı
Ertesi yıl Yahudilerin elinde bulunan Hayber kalesi ve çevresi alındı
Hz
Muhammed (S
A
V) 630 yılında 10
000 kişilik bir ordu ile Mekke üzerine yürüdü, direnmenin sonuç vermeyeceğini düşünen Mekkeliler şehri teslim ettiler
Mekke halkının büyük çoğunluğu İslâmiyet'i kabul etti
Bizanslılarla da çarpışan Müslümanlar, Hint okyanusundan Suriye sınırlarına, Kızıldeniz'den Basra Körfezi'ne kadar uzanan geniş bir alana yayılmışlardı
632 yılında 100
000 kişilik bir kafileyle hacca giden Hz
Muhammed (S
A
V) ünlü veda hutbesini okudu
Bu hutbe İslâm dinin birçok önemli ilkesinin anlatıldığı bir konuşma idi
İnsanlar arasındaki eşitlik, kadın haklarına saygı gösterilmesi, tefeciliğin ve kan davalarının yasaklanması gibi birçok sosyal konuyu kapsıyordu
Veda haccından sonra Medine'ye dönen Hz
Muhammed (S
A
V) aniden rahatsızlandı
8 Haziran 632 tarihinde, eşi Ayşe'nin kucağında vefat etti
Hz
Ayşe'nin odasına defnedildi ve burası daha sonra türbe haline getirildi
Hz
Muhammed'in erkek çocuklarının üçü de evlenme çağına gelmeden ölmüşler, dört kız çocuğundan yalnız Ali ile evlenen Fatma çocuk sahibi olmuştur
14-04-2008
#
8
Profil Bilgileri
InKusTe
--->: Hz. Muhammed ..
Hiç bir zaman kimseyi küçümsemedi çok zorluklarla göğüs gerdi
Herkezin zor anında yanında olur yardım ederdi
S
A
V efendimiz
14-04-2008
#
9
Profil Bilgileri
Gölge AdaM
--->: Hz. Muhammed
Küçük yaşta yetim kalmış bir çocuk; ana rahminde altı aylıkken babasını kaybeden, altı yaşında annesinin ölümünü gören, bütün hayâtı anasız babasız geçen, fakat daha sonra insanlığın övündüğü, Allah'ın en çok sevdiği insan, "inci gibi bir yetim" olarak sayılıp sevilen
iffet, doğruluk, haya, edep timsali
Sevgili Peygamberimizi Ona Sonzuzlarca Kez Salat ve selam olsun
Onu bize Peygamber Eden Rabbimizede Sonsuzlarca kez şükür hamd ve senalar olsun
14-04-2008
#
10
Profil Bilgileri
AyhaN
--->: Hz. Muhammed
Peygamber efendimizin faziletleri
Sual:
Peygamber efendimizin faziletlerini bildirir misiniz?
CEVAP
Mevahib-i ledünniyye
ve
Mirat-i kâinat
kitaplarında bildirilen faziletlerinden bazıları şöyledir:
Canlılar içinde ilk olarak Muhammed aleyhisselamın ruhu yaratıldı
Hak teâlâ
(Her şeyi senin için yarattım, sen olmasaydın, hiçbir şeyi yaratmazdım)
buyurdu
Tevrat, İncil ve Zebur’da övülüp müjdelenmiştir
Âmine validemiz ona hamile olunca, bütün putlar yüzüstü devrildi
Bütün şeytanlar ve sihir yapan büyücüler âciz kalıp, işlerini yapamaz oldular
Doğunca da bütün putlar yıkıldı
Doğduğu gece, Kisra’nın sarayı yıkıldı
Mecusilerin bin yıldan beri yanan ateşi söndü
Save gölünün suyu kurudu
Safiye Hatun anlatır:
Doğduğu gece 6 alamet gördüm:
1- Doğar doğmaz secde etti
2- Başını kaldırıp “La ilahe illallah inni Resulullah” dedi
3- Her taraf aydınlandı
4- Yıkayacaktım,
biz Onu yıkadık
diye bir ses işittim
5- Göbeği kesilmiş ve sünnet edilmiş gördüm
6- Sırtında nübüvvet mührü vardı
İki küreği ortasında
“La ilahe illallah Muhammedün Resulullah”
yazılı idi
Çocuk iken, başı hizasında bir bulut gölge yapardı
Ona salevat okumak âyet-i kerime ile bildirildi
Kelime-i şehadette, ezanda, ikamette, namazdaki teşehhüdde, birçok dualarda ve Cennette Allahü teâlâ, Onun ismini kendi isminin yanına koymuştur
Allahü teâlâ, Onu kendisine habib [sevgili] yaptı, herkesten daha çok sevdi
Kimseden bir şey öğrenmemiş iken, Allahü teâlâ Ona, her ilmi, her üstünlüğü verdi
Her yerde her zaman mübarek kalbi hep Allahü teâlâ ile idi
Allahü teâlâ, bütün peygamberlere
(Ya Âdem, ya Musa, ya İsa)
diyerek ismi ile hitap ederken, Ona
(Ya eyyühennebiyyu, ya eyyüherresul)
diye özel hitap ediyor
Namazda otururken,
(Esselamü aleyke eyyühennebiyyü ve rahmetullahi)
okuyarak, Ona selam vermek emrolundu
Namazda, başka bir Peygambere böyle söylemek caiz olmadı
Her peygamber kendi milletine, o ise her millete gönderilmiştir
Her peygamber, iftiralara kendisi cevap verdi, fakat ona yapılan iftiralara Allahü teâlâ cevap verdi
İsmi ile çağırmak, yanında yüksek sesle konuşmak haram idi
Hazret-i Cebrail 24 bin kere geldi
Başka Peygamberlere çok az geldi
Mübarek hanımları müminlerin anneleri idi ve onlarla evlenmek başkalarına haram edildi
Önünden gördüğü gibi, arkasından da görürdü
Mübarek teri, gül gibi güzel kokardı
Uzun kimselerin yanında iken, onlardan yüksek görünürdü
Güneş ve Ay ışığında gölgesi yere düşmezdi
Üstüne sinek ve başka hiçbir böcek konmazdı
Çamaşırları, ne kadar çok giyse de hiç kirlenmezdi
Taş üstüne basınca, izi kalır, kum üstünde iz bırakmazdı
Sözü çok vecizdi
Az kelime ile çok şey anlatırdı
Eshabının hepsi, peygamberler hariç, bütün insanlardan üstündür
Onun ümmeti de bütün ümmetlerin en üstünüdür
Onun mübarek ismini taşıyan mümin Cennete girer
Onu ve ehl-i beytini sevmek farzdır
Hazret-i Azrail, içeri girmek için izin istedi
Başka hiç kimseden izin istemedi
Kabrinin toprağı, her yerden ve Kâbe’den daha kıymetlidir
Resulullah efendimizin üstünlükleri
Sual:
İnşirah suresinin
(Biz senin zikrini yükseltmedik mi)
mealindeki 4
âyet-i kerimesini İslam âlimleri nasıl tefsir etmişlerdir?
CEVAP
İbni Ata hazretleri, (Senin zikrini kendi zikrim kıldım, seni zikreden beni zikretmiş olur
İmanın sahih olması için benim zikrimin seninkiyle beraber olmasını sağladım) manasına geldiğini bildiriyor
Katade hazretleri de bu âyet-i kerimeyi açıklarken buyuruyor ki:
(Hak teâlâ, Fahr-i âlemin zikrini dünya ve ahirette yükseltmiştir
Namaz kılan herkes, “Eşhedü” diyerek Allah’a ve Resulullaha şehadet getirmektedir
)
Kur’an-ı kerimde ve namazda olduğu gibi, ezan okunurken de Allah’ın ismi, Habibinin ismiyle birlikte okunmaktadır
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Göklerden geçerken, “Muhammed Resulullah” olarak ismimi gördüm
)
[Bezzar]
(Cennette her ağacın yaprakları üzerinde “La ilahe illallah Muhammedün Resulullah” yazılıdır
)
[Ebu Nuaym]
(Arş üzerinde, Cennetteki her şeyin üzerinde benim ismim vardır
)
[İbni Asakir]
(Âdem aleyhisselam Cennetten çıkarılınca, ya Rabbi, Muhammed aleyhisselamın hürmetine beni affet diye dua etti
Allahü teâlâ ise,
[ne cevap vereceğini bildiği halde, cevabını da diğer insanların duyması için]
“Ya Âdem, onu henüz yaratmadım
Nereden bildin?” buyurdu
Âdem aleyhisselam da, Arşta
"La ilahe illallah Muhammedün Resulullah"
yazılı olduğunu gördüm
Anladım ki, şerefli isminin yanına ancak en çok sevdiğinin, en şerefli olanın ismini layık görürsün dedi
Allahü teâlâ buyurdu ki: “Ya Âdem doğru söyledin
O bana insanların en sevgilisidir
Onun hürmetine dua ettiğin için seni affettim
Eğer Muhammed aleyhisselam olmasaydı, seni yaratmazdım”)
[Taberani]
Hazret-i Ali, (Allahü teâlâ, Resulullaha iman etmeleri için peygamberlerin hepsinden ahd [söz] almıştır) buyuruyor
Nitekim Resulullah sallallahü aleyhi ve sellemin nuru, diğer peygamberlerin nurlarını kaplayınca, bu nurun kimin olduğunu suâl ettiler
Hak teâlâ da,
(Bu Habibimin nurudur
Ona iman ederseniz, sizi peygamber olarak gönderirim)
buyurdu
Onlar da
(Senin Habibine iman ettik)
dediler
Cenab-ı Hak da,
(Ben şahid olayım mı)
buyurdu
Onlar da
(Evet)
dediler
(Mevahib)
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Âdem, cesetle ruh arasındayken, benden misak alınırken ben peygamberdim
)
[İ
Şabi]
(Allahü teâlâ, yer ve gökleri yaratmadan elli bin yıl önce, Ümm-il kitaba şunu yazmıştır: Muhammed peygamberlerin sonuncusudur
)
[Müslim]
(Ben âlemlerin efendisiyim
)
[Beyheki]
(Kıyamette insanların efendisi benim
)
[Buhari]
(Soyca da insanların en şereflisiyim
)
[Deylemi]
(Arş-ı alaya benden başka kimse oturmaz
)
[Tirmizi]
(Allahü teâlâ, beni insanların en iyisinden yarattı
İnsanların en iyisiyim, en iyi ailedenim
Kıyamette herkes sustuğu zaman ben söylerim, onlara şefaat ederim
Kimsenin ümidi kalmadığı bir zamanda onlara müjde veririm
O gün her iyilik, her türlü yardım, her kapının anahtarı bendedir
Liva-i hamd benim elimdedir
Peygamberlerin imamı, hatibi ve hepsinin şefaatçisiyim
Bunları öğünmek için söylemiyorum, hakikati bildiriyorum
)
[Hakikati bildirmek vazifemdir
Bunları söylemezsem vazifemi yapmamış olurum
] (
Mektubat-ı Rabbani 1/44
)
Sayfa 1 Toplam 3 Sayfadan
1
2
3
>
Tags
:
muhammed
Hz. Muhammed ile ilgili Benzer Konular
778 Kez Görüntülendi
Muhammed Ali Olmak Muhammed Ali ve Bush
Diğer Videolar
Muhammed Necibullah (Muhammed Necibullah Kimdir? - Muhammed Necibullah Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Muhammed Zahir Şah (Muhammed Zahir Şah Kimdir? - Muhammed Zahir Şah Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Muhammed Emin (Muhammed Emin Kimdir? - Muhammed Emin Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Mahathir Muhammed (Mahathir Muhammed Kimdir? - Mahathir Muhammed Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
22:29
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542