Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele



Geri git   Mumsema.NET >
Hayat-Yaşam
> Tatil Mekanları > Türkiye Tatil Yerleri Hoteller

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Turizm Nedir?Turizm Hakkında,Turizm Türleri ile ilgili Benzer Konular
2609 Kez Görüntülendi

Turizm ELçisi NBA
Dünya Turizm Örgütü Hakkında Yabancı Tatil Yerleri Hoteller
Kırıkkale / Turizm İç Anadolu Bölgesi
turizm haftası Özel Gün ve Geceler
Turizm Avatarları Avatar Cenneti

Kayseri -Erciyes Kayak Merkezi | Orta Anadolu'nun Denize En Yakın Açılan Kapısı:Akçakoca
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 02-03-2008   #1
Profil Bilgileri
Arrow Turizm Nedir?Turizm Hakkında,Turizm Türleri



Turizm Nedir?Turizm Hakkında,Turizm Türleri başlıklı yazı Mumsema Turizm Nedir?Turizm Hakkında,Turizm Türleri Forum Alev


Ekoturizm (Ekolojik Turizm) Nedir? Ekoturizm Hakkında

Ekoturizm çevreyi koruyan ve yerel halkın refahını gözeten, doğal alanlara karşı duyarlı bir seyahattir

Turizm pazarında, doğaya dayalı turizm olarak tarif edilen ekoturizm, sürdürülebilir kalkınma aracı olarak görülmektedir Uluslararası Ekoturizm Topluluğu TIES (The International Ecotourism Society) ekoturizmi şöyle tarif etmektedir:

"Ekoturizm genellikle küçük gruplar halinde yapılır Konaklama ve yeme içme türü hizmetler çoğunlukla yerel düzeydeki küçük ve orta ölçekli firmalar tarafından verilir"





TURİZMİN GELECEĞİ: EKOTURİZM




YardDoçDr Esin ÖZKAN YÜRİK


Ege Üniversitesi Çeşme Meslek Yüksekokulu



Dalyanköy/Çeşme/İZMİR



GİRİŞ


Ülkeler ekonomisinde oldukça önemli bir konuma sahip olan turizmin boyutları giderek daha da artmaktadır Turizm sektöründe yapılan her türlü harcama, ekonomide bir hareketlilik, canlılık oluşturmakta ve ülke ekonomilerini değişik şekillerde etkilemektedir Turizmin ülke ekonomisine sağladığı etkilerin düzeyi aynı zamanda turizm sektörünün gelişme düzeyini de göstermektedir

Dünyadaki hızlı, ekonomik, siyasal ve teknolojik gelişmelere paralel olarak, turizm tüketim kalıplarında da son yıllarda önemli bir değişim gözlenmektedir Zamanla daha da belirginleşen yeni tip turistlerin beklentileri, deniz-güneş-kum üçgeninin hakim olduğu alışılmış turizm merkezlerinden uzak, doğa ile iç içe, abartılı olmayan tesislerde iyi bir oda, iyi hizmet ve tüm bunların başında bozulmamış ve temiz bir çevrede aktif bir tatil olarak özetlenebilir

Ülkemizin turizm potansiyelinin temel bileşenleri sahip olduğu doğal, kültürel ve tarihi değerlerdir Bu değerler, uzun vadede korunabildikleri sürece uluslar arası turizm pazarındaki payımız hızla büyümeye devam edecektir Bunun için özellikle turizm yörelerindeki arazi kullanma ve altyapı kararlarının gerek yerel, gerekse merkezi yönetimlerce doğru olarak verilmesi gereklidir Altyapılarda kapasite üstü zorlamalar, doğal değerlerin yok olması tehlikesini de beraberinde getirecektir Bu kararların verilmesi aşamasında turizmin en önemli görevinin doğal, kültürel ve tarihi değerlerin koruyarak kullanılması gerekliliğinin anlaşılmalıdır


KAVRAM OLARAK EKOTURİZM


Ekoturizm kavramı, turizm çevre ilişkilerinin önem kazanması ve sürdürülebilirlik tartışmaları ile birlikte gündeme gelip popüler olmuş, son yıllarda sıkça kullanılmaya başlanmıştır Eko turizm doğa severler ve çevre duyarlılığı olan turistlerin hareketlerinden daha geniş kapsamlı bir konudur Gerçekte bu olgu, çevresel, ekonomik ve sosyal ilişkiler bütünüdür (www turcevorg/mavi bayrak/ekoturizm)

Uluslar arası Doğa Koruma Birliği’nin tanımına göre ekoturizm, doğayı ve kültürel kaynakları anlayarak korumayı destekleyen, düşük ziyaretçi etkisi olan ve yerel halka sosyo-ekonomik fayda sağlayan, bozulmamış doğal alanlara çevresel açıdan sorumlu seyahat ve ziyarettir(Kurdoğlu, 2001, s: 4) Uluslar arası Ekoturizm Topluluğu TIES (The International Ecotourism Society); “ekoturizm, çevreyi koruyan ve yerel halkın refahını gözeten, doğal alanlara karşı duyarlı seyahattir” olarak tanımlamıştır

Her iki tanıma da bakıldığında ekoturizm, doğal ve kültürel değerlerin korunarak turizme açılmasıdır

Ekoturizm kavramında, yeşil turizm, alternatif turizm, doğa turizm, yabanıl turizm, macera turizmi, kültürel turizm gibi terimler kullanılmaktadır

Ekoturizm, genellikle küçük gruplar halinde, ailelerin işlettiği küçük tesislerde, geleneksel mimarinin ve yerel kaynakların kullanımını hedef almaktadır Ekoturizm amacına uygun gerçekleştirildiği taktirde, hassas ekosistemlerin korunması ve bu bölgelerin içersinde ve çevresinde yaşayan nüfusun sosyo-ekonomik gelişmesi için kaynak yaratabilen bir araçtır Önemli ekoturizm potansiyeli olan dağlık ve ormanlık bölgelerdeki köylerde yaşayan halkın yoksulluğu göz önüne alındığında , ekoturizmin sosyal sınıflar arasındaki dengesizliği azaltabilecek bir etken olduğu anlaşılabilir (Altıparmak, 2002, s: 276)

Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Komisyonu 2002 yılını Uluslararası Eko Turizm Yılı ilan etmiş ve bu konuyla ilgili olarak Dünya Turizm Örgütünü görevlendirmiştir Yine 1998 yılında Birleşmiş Milletlerin aldığı bir kararla 2002 yılı Uluslar arası Dağlar Yılı ilan edilmiştir

Dünya Turizm Örgütüne göre ekoturizmin bileşenleri,
-Biyolojik çeşitliliğin korunmasına katkıda bulunması,
- Yerel halkın refahını gözetilmesi, turistlerin ve yerel halkın bilinçlendirilmesinin sağlanması,
- Küçük ölçekli işletmeler tarafından küçük turist gruplarına hizmet verilmesi,
- Turistlerin ve yerel halkın turizm endüstrisi hakkında sorumlu hareket etmesinin sağlanması,
-Geri dönüşü olmayan kaynakların en düşük düzeyde tüketilmesi,
-Turizm yönetimine yerel düzeyde katılımın önemsenmesi,
-İş fırsatlarının ve mülkiyetin yerel halk lehinde gelişmesinin gözetilmesi
Olarak tanımlanmaktadır(UNWTO)

Yine Dünya Turizm Örgütüne göre ekoturizmin amacı;
-Turizmin doğal ve geleneksel çevreye verdiği tahribatın en alt düzeye indirilmesi,
-Turistlere ve yerel halka doğanın ve geleneksel sosyo-kültürel çevrenin korunmasına yönelik eğitim verilmesi,
-Turizmin yerel halkın ihtiyaçlarının karşılayan, yerel yönetim ve halkla işbirliği içinde gelişen sorumlu bir ticaret olarak özendirilmesinin sağlanması,
-Koruma kapsamındaki (doğal ve sosyo-kültürel) alanların yönetim için kaynak ayrılması,
-Turizmin negatif etkisinin en alt düzeye indirilmesi amacıyla sosyo-kültürel ve doğal çevreye yönelik uzun vadeli takip ve değerlendirme programlarının desteklenmesi
-Turizmin yerel halkın geçimine katkıda bulunmasını sağlayacak şekilde geliştirilmesinin temin,
-Turizmin gelişiminin yörenin sosyal ve çevresel kapasitesini artıracak şekilde gelişmesinin temini,
-Çevreyle uyumlu, doğal ve geleneksel sosyo-kültürel yaşamla iç içe geçen, yöresel bitki örtüsünü ve yaban hayatını koruyan turizmin alt yapı yatırımlarının gerçekleştirilmesidir(www world-tourismorg)


Ekoturizm kitle turizminin aksine, turizmi yıl içine yaymak, doğal çevreye yapılan baskıyı azaltmak, tahribatı düzeltmeye değil, önlemeye yönelik planlama ve uzun vadeli ekonomik çıkarı gözetmektedir (Öztunalı-Kayır, 1998, s: 304)

Ekoturizm hareketinin olumlu sosyal ve çevresel etkisi olsa da, iyi planlanmadığı durumlarda, kitle turizmi kadar çevresel tahribata sebebiyet verebilmektedir Bunun nedeni ekoturizm destinasyonlarının hassas ekosistemler olması ve bu bölgelerde yapılacak herhangi bir turizm hareketinin doğal kaynakların yok edilmesi, hatta çevresel kirliliğin yaratılmasına neden olabilmektedir

Uluslar arası ekoturizm yılı çerçevesinde Dünya Turizm Örgütü tarafından Almanya, Kanada, İspanya, İtalya ve İngiltere’de yapılan araştırmalarda; ekoturizm pazarındaki turist profili 30-59 yaş arası, yüksek gelir sahibi ve yüksek eğitimli, gastronomi ve kültüre ilgi duyan kişiler olarak belirlenmiştir (www turizmgovtr)

TÜRKİYE’DE EKOTURİZM


Dünyada artık keşfetmek amaçlı olarak yapılan eko turizm, son yıllarda ülkemizde de sık sık gündeme gelmekte, fakat sadece yayla turizmi olarak düşünülmektedir Oysa bir bütün olarak ele alınması gereken eko turizm, sosyal ve kültürel faaliyetleri de içine alan, geniş alanlarda bir çok aktiviteyi kapsayan bir etkinliktir Turizm Bakanlığı ekoturizmi; yayla turizmi, ornitoloji (kuş gözleme) turizmi, foto safari, akarsu sporları (kano-rafting) çiftlik turizmi, botanik (bitki inceleme) turizmi, bisiklet turları, atlı doğa yürüyüşü, kamp-karavan turizmi, mağara turizmi, dağ turizmi ve doğa yürüyüşü, botanik (bitki inceleme) gibi başlıklar altında değerlendirmektedir

Ülkemizin, Akdeniz’deki en önemli turizm alanlarından birisi olduğu açıktır Yaklaşık 8000 km uzunluğundaki sahilleri, çeşitli uygarlıklardan kalan zengin tarihi ve kültürel mirasın yanı sıra iklimsel çeşitliliği nedeniyle olağan üstü bir bio çeşitliliğe sahiptir ve tek başına bütün bir Avrupa kıtası ile karşılaştırılabilir Örneğin, tüm Avrupa’da 500 kuş türü bulunmasına karşılık, Türkiye’de 420 civarında kuş türü tespit edilmiştir Ayrıca Avrupa’da tespit edilen yaklaşık 12000 bitki türünden yaklaşık 9000’i ülkemizdedir Türkiye, gerek dağları, ormanları, yaylaları, kıyıları, gölleri, akarsuları gibi doğal varlıkları; gerek flora ve faunası ve gerekse mağaraları ve kanyonları gibi ilginç jeolojik oluşumları açısından diğer ülkelerle kıyaslanamayacak düzeyde bir zenginliğe sahiptir ve bu zenginlikler ülkemizi gündemde olan eko turizm için oldukça ilgi çekici bir ülke konumuna getirmektedir

Bilindiği üzere, her türlü doğal zenginliğin kullanımındaki temel ilke, koruma kullanma dengesinin sağlanmasıdır Bu dengenin sağlanması, turizm sektörü için de büyük önem taşımaktadır Turizm sektörü, doğal varlıkların sergilendiği güzellikler, dinlenme, sağlık, spor, bilim ve eğlence faaliyetlerine uygun ortamlardır

Ekonomik, sosyal, kültürel pek çok yararı olan turizm sektörünün iyi kontrol edilememesi halinde, aşırı doğal kaynak kullanımı ve yanlış yer seçimleri nedeniyle doğal alanların, tarihsel değerleri ve kıyı alanlarının tahrip edilmesi gibi olumsuz çevresel etkileri olabilmektedir Nitekim ülkemizde giderek büyüyen turizm sektöründe doğal yaşam alanları modern tatil sitelerine, nesli tehlike altındaki deniz kaplumbağaları üreme kumsalları da turistik tesislere dönüştürülmüşlerdir Denizlere daha fazla atık su boşaltılmış, bu da ekosistemdeki dengeleri bozmuştur Son 30 yılda sahildeki insan baskısı üç katına çıkmış, kıyıların büyük bölümü insan müdahalesi ile değişim göstermiş, kıyı alanlarındaki araziler büyük rant kazanırken, pek çok turizm alanında yerel halk ve endüstriyi olumsuz etkileyen önemli boyutlarda su sıkıntısı yaşanmaya başlanmıştır

Henüz milli ya da bölgesel olarak ekoturizm bilincinin olmaması ya da eko turizmin anlaşılamaması nedeniyle, çirkin ve denetimsiz yapılaşmalar olmakta, yaban hayatı gelişigüzel kullanılmakta, flora ve fauna tanınmadan ve bölgenin taşıma kapasitesi bilinmeden turlar düzenlenmektedir Yapılan turların her ne kadar düzenli ve çevreye saygılı yapıldığı iddia edilse de plansız, denetimsiz ve bölgenin taşıma kapasitesi bilinmeden yapılan bu turizmin eko-turizm olamayacağı bir gerçektir

Ülkemizde, çalışmaları sürdürülen Doğal Kaynak Envanteri’nin tamamlanması halinde ekolojik taşıma kapasiteleri belirlenecek, ekolojik verimliliğe ilişkin çalışmalar daha sağlıklı bir hale gelebilecektir

Dünya Turizm Örgütü tarafından hedeflenen ve ülkemiz tarafından da kabul gören hedefler şunlardır:

a)Doğal ve kültürel mirasın korunma statüsü geliştirilmelidir
b)Bakanlık tarafından da yürütülen turizm çeşitlendirme politikasının ana hedeflerinden birisi olan kırsal alanlarda ve korunmuş alanlar civarında bulunan yerel toplumların yaşam düzeyi geliştirilmelidir
c)Doğa, yerel kültürler ve onların çeşitliliği hakkında daha iyi bilgi ve saygı teşvik edilmelidir

SONUÇ


Ülkemizin de içinde bulunduğu Akdeniz çanağı ülkeleri, yaz aylarında ve belli yörelerde yoğunlaşan deniz-güneş-kum turizmi ile tanımlanır Ancak günümüzde turist profili giderek değişmekte, turizm geleneksel destinasyonlardan uzaklaşmaktadır Eko turistlerin 35-54 yaş grubunda, yüksek eğitimli, ortanın üzerinde geliri olan ve doğa, kültür ve gastronomiye ilgi duyan kişiler oldukları dünyada yapılan araştırmalardan anlaşılmaktadır 2002 yılında uluslar arası turizmde, geleneksel turistlerin %62 si tatil amaçlı seyahat ederken, eko turizm amaçlı seyahat edenlerin oranı %4 olarak belirlenmiştir Buna karşılık toplam turizm gelirleri içindeki harcama payları %7 dir Ayrıca eko turizm gelirlerinin büyük ölçüde yöre insanına döndüğü ve bu insanların daha çok toplumun en yoksul kesimini oluşturan dağ ve orman köylüleri ve pansiyon çalıştıran aile grupları düşünüldüğünde, bu kesimin ekonomik olarak iyileşme gösterebileceği açıktır Üstelik, eko turizm gelirlerinin bir kısmı da doğal değerlerin korunması ve geleneksel kültürlerin yaşatılmasında kullanılmaktadır

Tüm bu bakış açıları ile, turizmin ve eko turizmin temel hammaddelerini oluşturan doğal, tarihi ve kültürel değerlerin sürekliliğinin sağlanması ile turizm pazarlamasındaki en önemli tanıtımın çevre duyarlılığına dayanması, koruma-kullanma dengesine dayalı “turizmin fiziksel planlaması” ile mümkün olmasını öngörmektedir

Çevreye duyarlı turizmin gelişebilmesi için, doğal zenginliklerin, sit alanlarının, özel çevre koruma alanlarının, doğrudan turizm alanı olarak kullanılması yerine bu alanların özelliklerini dikkate alarak bütünleşik diğer alanlarla veya koruma esasları eko turizmin geliştirilmesi önemlidir Ayrıca doğa koruma ile ilgili kuruluşların çalışmaları esas alınarak, sürdürülebilir kullanımların dikkate alınması ile taşıma kapasitelerine bağlı turizm sektörünün gelişmesini sağlayacak planlamalar yapılmalıdır Ülke genelinde bir arazi kullanım planı hazırlanarak, yatırımcıların planları yönlendirmesi yerine, planların yatırımcıları yönlendirmesi sağlanmalıdır

Ülkemizde değişik kamu kurumları tarafından hazırlanan planlama mevzuatı, bu konuda çok sayıda yetkili otorite yaratmıştır Çok sayıda yetkili, doğal olarak sahipsizlik ve sorumsuzluk ortamı getirmektedir Kentlerde, kırsal alanlarda ve kıyılarımızda yaşanılan çevre kirlenmesi yaşamımızı olumsuz yönde etkileyen bir boyuta ulaşmış olup, bu durum da planlama alanındaki mevzuat karmaşasının bir sonucudur Bunun için yerleşme kararlarına esas olarak planlamayla ilgili yasal düzenlemeler arasında bütünsellik sağlanarak belirli bir sistem ve sürece göre yeniden tutarlı hukuki düzenleme yapılması gerekmektedir Çevreyi tahrip eden parçacıl yaklaşımlar yerine bütüncül planlama kapsamında çevreyi koruyan, doğal, kültürel ve tarihi değerleri koruma-kullanma dengesi içersinde sürdürülebilir kılan bir planlama anlayışı getirilmelidir


KAYNAKLAR:
  • Altıparmak, M (2002), “Turizmin Çeşitlendirilmesi, Sürdürülebilir Turizm ve Planlama”, II Turizm Şurası Bildiriler Kitabı, s: 275
  • Kurdoğlu,O (2001), “Koruma Alanları ve Ekoturizmin Karadeniz Bölgesi Açısından İrdelenmesi” Türkiye Ormancılar Derneği Yayını, Orman ve Av, Sayı 4, s: 4
  • Oztunalı-Kayır, G (1998), “Batı Akdeniz Kıyıları Taşıma Kapasitesi ve Ekoturizm”, Türkiye Kıyıları 98, Türkiye’nin Kıyı ve Deniz Alanları II Ulusal Konferans Bildirileri Kitabı, s: 317
  • Yunis, E (2001), “Sürdürülebilir Turizm Kalkınması”, Ekoturizm Gelişim Konferansı, 2-4/11/2001, Selanik, Yunanistan
  • [Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] -tourismorg/abautwtohtml
  • www turizmgovtr
  • Turcevorg - turcev Resources and Information This website is for sale! bayrak/ekoturizm

 

Sevinç is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Alt 02-03-2008   #2
Profil Bilgileri
Standart --->: Turizm Nedir?Turizm Hakkında,Turizm Türleri



Turizmin Sektörel Özellikleri


Turizm sektörü, birbirinden farklı çok sayıda üretim biriminin bir araya gelebildiği bir sektördür Farklı özellikteki üretim birimlerinin yanmana gelmesi bu alanda iş hacmini arttırırken yeni pazarların gelişmesine de katkıda bulunmaktadır Bu özelliğinden ötürü de turizm, giderek daha fazla dikkat çeken bir sektör görünümü kazanmaktadır

Birbirinden farklı özellikler taşıyan fakat sonuçta turizm sektörünü oluşturan üretim birimlerini kısaca aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

1 Konaklama tesisleri
2 Seyahat acenteleri
3 Yiyecek ve içecek işletmeleri
4 Ulaştırma işletmeleri
5 El sanatları, hatıra, hediyelik eşya vb malların üretim ve satışını yapan işletmeler
6 Animasyon faaliyetinde bulunan işletmeler
7 Turizmle kısmen yada tamamen ilgili kamu kuruluşları

Turistik gereksinimlerin karşılanmasında ekonominin bütün kesimlerinden girdi talep edilmesinin zorunlu olduğu düşünülecek olursa, turizm sektörünün yukarıda değinilen faaliyet alanları dışında, başka bazı üretim birimlerini de içereceği açıktır Zira, turizmde değişik alanlardan elde edilen ürünler sektörün özelliklerine göre yeniden şekillendirilmektedir Buna bağlı olarak ortaya çıkan ilk önemli sektörel özellik, turistik ürünün karma bir ürün olmasıdır

Turizm sektörü bir ekonomik faaliyet alanı olarak, yabancıların ziyaretlerinden doğan faydaya yönelmiştir Bu sektör, ürünü tüketiciye götürmek yerine, tüketiciyi üretim yerine getirmektedir Tüketici ulaştırılması mümkün olmayan mallardan yararlanmak istediği için bu yolu kat etmektedir Hava, dağlar, iklim ve tarihi miras gibi o ana kadar yararlanılmayan unsurları turizm sektörü ekonomik mallara dönüştürmektedir Turizm sektörünün rasyonel olarak nitelendirilebilmesi, mevcut tüketicileri düşüncesizce sömürme yerine, her yıl artan bir kitleyi istikrarlı olarak kendine çekmeyi amaç edinmesi ile mümkündür Diğer yandan sektörde kullanılan girdilerin sunucu ülke açısından serbest mal olması diğer bir ifadeyle genellikle doğal, folklorik, tarihi ve kültürel unsurların etkili olması hammadde bakımından dışa bağımlılığı azaltır

Turizm sektörünün bir diğer özelliği, makineleşme ve otomasyona elverişli bir sektör olmamasıdır Yapılan üretimin hizmete dayalı olması, emeğin ikamesini büyük oranda olanaksız kılmakta ve bu üretim faktörünün önem kazanmasına neden olmaktadır Bu yüzden de turizm sektörü �emek-yoğun� üretim yapan bir sektör olarak adlandırılmaktadır Sözü edilen durum, özellikle işletme aşamasında geçerlidir, işletme öncesi aşamada ise sabit sermaye yoğunluğu oldukça yüksektir Kısaca, turizm sektöründe girişilen faaliyetlerin yatırım döneminde sermaye, işletme döneminde ise emek-yoğun özellikler arz ettiği söylenebilir

Yukarıda yaptığımız açıklamada turizm sektörünün işletme döneminde büyük oranda emek-yoğun üretim gerçekleştirdiğini anlatmaya çalıştık Fakat burada gözden kaçmaması gereken husus, emeğin niteliksiz olmasından çok bazı niteliklere sahip olması zorunluluğunun bulunmasıdır Çünkü; turizm sektöründe emeğin niteliği, verilen hizmetin kalitesini doğrudan etkilemektedir

Turizm sektöründe sunulan ürün lüks tüketim kalıpları içinde değerlendirilebilir Buna bağlı olarak da, ekonomik ve siyasal alandaki olumsuzluklardan çok hızlı bir şekilde etkilenebilir söz konusu durum ise turizm sektörünü riskli bir sektör haline getirmektedir

Turizm sektöründe, mal ve hizmetlerin üretildiği anda tüketilme zorunluluğu, stok yapılmasına imkan vermemektedir Turizm her şeyden önce görünmeyen bir ihracat sektörüdür Bankacılık ve sigortacılıkta olduğu gibi, bir yerden diğer bir yere gönderilen ölçülebilir, tartılabilir bir ürün söz konusu değildir Turizmde tüketici, turizm ürününü üretimin yapıldığı yerden kendisi almak durumundadır Bunun sonucu olarak turist çeken ülke, taşıma ve benzeri maliyetlere katlanmaksızın perakende fiyatlardan ülke sınırları içinde ihracat yapmış olmaktadır Ayrıca, gelişmiş ülkelerin çoğunda olduğu gibi havayolları işletmeciliğini ellerinde bulunduran ülkeler, uçak biletlerini hem FOB hem de CIF fiyatlarla satabilmektedirler

Turizm sektörü, birçok sanayi sektörüne bağımlılığı dolayısıyla, geliştirilmesi halinde uyarıcı ve sürükleyici etkiler yaratan bir sektördür Turizm talebinin niteliğine ve boyutlarına bağlı olarak yeni ve çeşitli altyapı yatırımlarının yapılması, mevcutlarının geliştirilmesi, tarımsal ve sınai üretimin arttırılması, haberleşme ve ulaştırma sistemlerinin iyileştirilmesi, ticaret ve hizmet işletmelerinin etkinlik kazanması turizmin gelişmesine bağlı olarak beklenen gelişmelerdir Bu durum, turizm sektörünün ekonomik boyutlarını ve etkilerini tam anlamıyla ölçmeyi son derece zorlaştırmaktadır

Turizm sektörünün sınırlarını ve kapsamını saptamakta karşılaşılan zorluğun tümüyle üstesinden gelmek olanağı yoktur Bu zorluk, kendisini turizm ürününün tanımında da göstermektedir Turizm ürününün bileşenleri tam olarak saptanamadığından, ürünün tanımında da tartışmalar vardır

 

Sevinç is offline  
Alt 02-03-2008   #3
Profil Bilgileri
Standart --->: Turizm Nedir?Turizm Hakkında,Turizm Türleri



Turizm ve Arkeoloji



Ressam,arkeolog Osman Hamdi beyin kurucusu olduğu müze 13 Haziran 1891 de Müze-i Hümayun ismi ile açılmıştı 1902 ve 1908 tarihlerinde yan kanatları, yüzüncü kuruluş yılında 1991 de de modern büyük bir bölüm eklenmiş ve yeni düzenlemeler yapılmıştı Abidevi binanın mimarı Vallaury idi Giriş karşısında iri ve ürkütücü Tanrı Bes heykeli yerleşmiştir Sağ tarafta Antik çağ heykelleri salonları uzanır Konforlu, güzel bir teşhirde tamamı bakımdan geçip, temizlenmiş, Arkaik Çağdan, Roma devrine devam eden eşsiz heykeller sıralıdır Salonların ilkinde Antik mezar taş ve rölyefleri sonra, Anadolu Pers egemenliği, Afrodisias buluntularının yer aldığı Kenan Erim salonu, Efes, Milet ve Afrodisias'tan eserler sergilenen Anadolu'nun üç Mermer Şehri salonu, Hellenistik devir Heykelleri, Menderes Manisa'sı ve nihayet Hellenistik tesirli Roma ve Roma devri heykelleri salonları bulunur


Giriş sol tarafında hediyelik, hatıra eşyaları ve kitapçı reyonundan sonra Osman Hamdi Bey hatıra salonu sonrada Sayda Krallar Nekrapolü'nden bizzat kendisinin kazıp, çıkarttığı eserlerin salonları uzanır İlk üç lahit Sayda kralı Tabnit ailesine aittir Benzersiz bir Likya lahdi ile Satrap lahdi de buradadır Sonraki bölümde MÖ4 yya tarihlendirilen, dünya ünlüsü İskender lahdi ile Ağlayan kadınlar lahdi vardır Büyük İskender'e ait olduğu zannedilmiş olan lahitin 4 tarafı Makedonyalılar ile Persler arasında savaş ve av sahnelerini gösteren yüksek kabartmalar ile süslenmiştir Yeni ek bina girişi yan duvarında Assos Athena mabedinin ön yüzü bire, bir ölçülerde canlandırılmıştır "İstanbul Çevre Kültürleri" bölümü, değişik çağlara ait civar buluntu ve tümülüs kazılarında ortaya çıkarılmış şahane eserlerin modern ve güzel biçimde sergilendiği ilk salondur Bizans devri eserleri salonu da buradadır "Çağlar boyu Istanbul" bölümü ve üst katlarda, karşılıklı vitrinlerde çağdaş eserlerin yer aldığı, "Çağlar boyu Anadolu ve Truva" , "Anadolu ve Komşu Ülkeler Medeniyetleri": Filistin, Suriye ve Kıbrıs eserleri kronolojik sıralama ile teşhir edilmektedir


1883 yılında Osman Hamdi Bey tarafından ülkemizdeki ilk Sanayi-i Nefise Mektebi (Güzel Sanatlar Akademisi) olarak yaptırılan binanın içinde bulunan Eski Şark Eserleri Müzesi; Fatih Sultan Mehmet tarafından 1472 yılında yazlık köşk olarak yaptırılan ve ülkemizin en zengin ve önemli Müzesi, 1992 yılında Avrupa'da 45 müzenin katıldığı yarışmada birinci olarak Avrupa Konseyi tarafından "Yılın Müzesi" seçilmiştir

 

Sevinç is offline  
Alt 02-03-2008   #4
Profil Bilgileri
Standart --->: Turizm Nedir?Turizm Hakkında,Turizm Türleri



Sektör Olarak Turizm

"Tora"dan turizme
İbranicede "tora" (araştırma, öğrenme) kökünden gelen turizm kelimesi çoğu zaman dinlenme, öğrenme ve insanın kendisini geliştirmesiyle bağdaştırılır Geçtiğimiz yıllarda anlamlı ve eğitsel deneyimlerin yaşanabileceği gezilere olan talep büyük bir artış gösterdiği için tur organizatörleri ve seyahat acentaları turizm sektöründe farklı kategoriler sunmaya başladı: Macera turizmi, kültür/din turizmi, gastronomi turizmi, eşcinsel turizmi gibi
Tarıma dayalı toplumların oluşumundan bu yana insanlar sürekli kendilerine sonsuz gibi gözüken ufukları keşfetme dürtüsüyle hareket ettiler Merak, daha sonra dinsel, coğrafik ve ekonomik fetih dürtüsüne dönüştü ve halen süregelen keşif isteği insanları turizme yöneltti Planlı turizm ya da keyif amaçlı seyahat etme alışkanlığı, iletişim ve ulaşım sektörlerinde "atlanan çağ" ile herkeste gezme ilhamını ve imkanını artırdı Dünya Turizm Örgütü'nün verilerine göre 1999 yılında 663 milyon kişi uluslararası seyahate çıkarak 453 milyar dolar harcadı
Turizm sektörü bugün dünya çalışanlarının yüzde 7'sine ekmek sağlıyor Gelir düzeyi düşük olan ülkelerdeyse çok önemli bir "ihracat" kapısı Ancak turizm faaliyetlerinin yerel kültürlere ve eko-sistemlere geri dönüşü olmayan olumsuz etkileri diğer kârları gölgeliyor
Aslında turizm, ev sahipliği yapan ekonomiye şaşırtıcı derecede az kazandırıyor Turistlerin harcadığı para çoğu zaman yabancı tur organizatörleri, hava yolları, büyük/zincir oteller ve diğer servislere aktığı için turizmin yapıldığı ülkeyi terk ediyor
Turizm Eğitimi
Çocuklara giderek büyüyen turizm sektörünün olumlu ve olumsuz yönlerini aktarmak, bilinçli bir birey olmaları yönünde önemli bir adım oluşturuyor Çocuklarımızın bir çoğu turistlerin ağırlandığı bölgelerde yaşıyor veya tatillerinde seyahat ediyorlar Bilinçli turizm eğitimi, bazı değerlerin ve tavırların çocuklara aktarılmasında aracı olabilir Nasıl mı ?
Şu soruları içeren bir anketle eğitime başlayabilirsiniz
Turist nedir? Tatil nedir? Ev sahibi nedir? Son iki yıl içerisinde tatil amacıyla nereye gittiniz? Bunlar arasında en çok neyi, neden beğendiniz? Bölgenize turistler neden geliyor? Bir turistin bölgenizde ne görmesini ve ne görmemesini isterdiniz? Turistlerin bölgenizde ne gibi etkileri oluyor? Tatildeyken ne gibi davranışlar göstermeniz gerektiği hakkındaki fikirleriniz Bölgenize gelen turistlerin ne gibi davranışlar göstermesi gerektiği hakkındaki fikirleriniz
Daha sonra eğitmen, çocukların tek başına veya ikili gruplar halinde doldurdukları ankete verilen cevaplarla başlayan tartışmayı yönlendirir
Turizmin çevre üzerindeki etkilerini daha iyi anlamak için çocukların eğlenebilecekleri bir diğer faaliyetse "Kıyıya Lüks Bir Otel" oyunu Bu oyunda çocukların farklı rolleri üstlenebilecekleri bir senaryo verilir (bu senaryo yaşadığınız bölgenin özelliklerine uyarlanabilir): Akdeniz'de dokunulmamış bir balıkçı koyuna büyük bir otel yapılacaktır Bunun yörenin tanıtımı ve dolayısyla da yörede yaşayan halkın geliri için çok faydalı olacağı söylenmektedir Ancak bu kumsal bir çok deniz kuşuna ve nadir deniz kaplumbağasına ev sahipliği de yapmaktadır Otel yapılırsa bu canlıların yaşamı tehlikeye girebilir
Çocuklar farklı çıkarları olan kişi ve kurumları temsil eden küçük gruplara ayrılır Turizm bakanı, bölgenin muhtarı, yerli balıkçılar, yörenin çocukları, turizm yatırımcısı, doğa korumacı gibi farklı rolleri üstlenirler ve otelin yapılıp yapılmaması konusunda fikir birliğine ulaşmaya çalışırlar Daha sonra gruplar sunumlar yaparak görüşlerini savunurlar Eğitmenin yönlendirmesiyle ateşli tartışmalara tanık olabilirsiniz


Küresel Turizm Etiği İlkeleri

Uluslararası turizmin önümüzdeki 20 yıl içinde yaklaşık üç kat büyüyeceğini öngören turizm profesyonelleri, bu büyük endüstrinin çevre ve kültürel miras üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirmek ve turizmden elde edilecek faydayı maksimuma çıkarmak üzere uluslararası bağlayıcılığı olan bazı ilkeler üzerinde çalışmaya başladılar ve ilk kez 1997 yılında Dünya Turizm Örgütü’nün (WTO) İstanbul’da yapılan Genel Kurul toplantısında Küresel Turizm Etiği İlkeleri’nin belirlenmesi çağrısı yapıldı
Hemen ardından oluşturulman bir komite konuyla ilgili taslak metni hazırladı 1999 Nisan’ında New York’da toplanan Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Gelişme Komisyonu bu girişimi destekleyerek, WTO’dan bu taslak metni özel sektör, sivil toplum ve işçi örgütlerine de sunarak katkılarını almasını istedi
Böylece WTO üyesi yetmişi aşkın ülke temsilcisi bir araya gelerek taslak metne son halini verdi 10 maddelik Küresel Turizm Etiği İlkeleri WTO’nun 1999 Ekim’inde Santiago’da gerçekleştirdiği Genel Kurul toplantısında kabul edildi
WTO Genel Sekreteri Francesco Frangialli’nin sözleriyle, “Küresel Turizm Etiği İlkeleri, yaşayan bir döküman olarark tasarlandı Okuyun Dağıtın Tamamlayın Yalnızca sizlerin katkısıyla turizmin endüstrizinin geleceği garanti altına alınabilir ve sektörün ekonomik gelişmeye, barışa ve halklararası karşılıklı hoşgörüye katkısı artırılabilir"
1) Turizmin halk ve toplumlar arasında karşılıklı saygı ve anlayış ilişkilerine katkıları
Farklı dinsel, felsefi ya da moral inaçlara saygı ve hoşgörü temelinde insanlığın ortak etik değerleri, sorumlu bir turizm anlayışının hem temeli hem de sonucudur Turizme yatırım yapan işletmeler ve bizzat turistler, gittikleri ülkenin azınlık ve yerli halklarını da dahil olmak üzere bütün halkların toplumsal - kültürel gelenek ve pratiklerini gözetmek durumunda olmalıdır
Benzer şekilde turistik etkinlikler de ev sahibi ülke ya da bölgelerin gelenek, örf , adet ve yasalarına uygun ve saygılı olmalıdır
Öte yandan hem ev sahibi ülkeler hem de yerel işletmeler konuk ettikleri turistlerin geleneklerinden, yaşam tarzı ve beklentilerinden haberdar olmalı, bunlara saygı göstermeli ve iyi bir konukseverlik için gerekli eğitim ve öğretimden geçmiş olmalıdır
Gelen turist ve konukların güvenliklerinden yerel yetkililer sorumludur Yerel otorite, yabancı turistlerin özellikle güvenlik gereksinimlerine özel bir dikkat göstermek, gereksinim duydukları enformasyon, güvenlik, sigorta ve sağlık hizmetlerini sunmak ile yükümlüdür Kültürel ya da doğal mirasa ya da turizm tesislerine yönelik olduğu kadar turistlere veya turizm endüstrisi çalışanlarından herhangi birisine yönelik her türlü saldırı, tehdit ve yasadışı eylem mutlaka yasal takip altına alınmalı ve cezalandırılmalıdır
Seyahatlari sırasında turistler ve ziyaretçiler herhangi bir suçtan ya da konuk oldukları ülkenin yasalarında suç sayılan herhangi bir eylemden ve çevreye zarar verecek her türlü harekettten sakınmalı,bölge halkının sosyokültürel yaşam haklarını kısıtlayıcı ya da ar ve haya duygularını rencide edici davranışlarda bulunmamalı, yanlarında yerel yasalara aykırı maddeler taşımamalıdır
Turist ve ziyaretçiler yola çıkmadan önce gidecekleri ülkenin karakteristiklerinden haberdar olmak, sağlık ve güvenlik risklerini öğrenmek, ve bu riskleri en az indirecek önlemleri almak durumundadır
2) Bireysel ve kollektif bir tatmin aracı olarak turizm
Dinlenme, rahatlama, kültür ve doğayla baş başa kalma gereksinimlerinin en doğrudan giderildiği ayrıcalıklı etkinlik olarak turizm, bireysel ve kolektif memnuniyetin en iyi karşılanabileceği bir alan olarak tasarlanmalı ve yaşanılmalıdır Yeterince açık fikirlerle uygulandığında turizm, kişisel eğitimin, karşılıklı hoşgörünün ve kültürel çeşitliliği, halklar arasındaki farklılıkları öğrenmenin en temel yoludur
Turistik etkinlikler kadın ve erkek arasında eşitliği kayıtsız şartsız benimser İnsan haklarına ve özellikle bazı özel ve tehlikeler karşısında savunmasız olan grupların (çocuklar, özürlüler, yaşlılar, etnik azınlıklar ve yerli topluluklar vb) bireysel özgürlüklerine koşulsuz saygı duymalıdır
Özellikle cinsel ve özellikle çocuklara yönelik cinsel istismar başta olmak üzere sömürünün bütün biçimleri turizmin temel hedeflerine aykırıdır; ilgili ülkelerin tümünün işbirliği sağlanarak ve uluslararası yasalardan da yararlanarak bu tür olaylara karşı misafi ve evsahibi ülke yetkilileri harekete geçirilerek ısrarlı bir mücadele verilmeli, suçlular mutlaka cezalmandırılmalıdır
Din, eğitim, sağlık, kültür ve dil öğrenme amaçlı seyahatler, turizmin en yararlı biçimleridir ve bu yüzden de teşvik edilmelidir
3) Sürekli bir gelişme faktörü olarak turizm
Turizm yatırımcıları, yatırım yaptıkları bölgelerdeki doğal çevrenin en önde gelen koruyucularıdır Şimdiki ve gelecek nesillerin özlem ve gereksinimlerini dürüst bir biçimde karşılayarak sağlam, sürekli ve sürdürülebilir bir ekonomik gelişme sağlarlar
Mümkün olduğu ölçüde israftan kaçınarak başta su ve enerji olmak üzere nadir bulunan değerli kaynakların korunmasına yardım eden her türlü turizm yatırımına, ulusal, bölgesel ve yerel kamu otoritelerince öncelik ve teşvik verilmelidir
Turistik hareketliliğin zaman ve mekan açısından düzenlenmesi, örneğin okul tatili ve izin aylarının gözetilip ve daha düzenli bir tatil takvimi yapılması yoluyla doğal çevre üzerindeki turizm baskısı hafifletilmeli, aynı zamanda da turizm endüstrisi ve yerel ekonominin bu hareketlilikten daha fazla yarar elde etmesi sağlanmalıdır
Turizm altyapısı, mevcut ekosistem ve biyolojik çeşitlilikten oluşan doğal mirası koruyacak şekilde ve özellikle yabanıl hayatın tehlike altındaki türleri mutlaka gözetilerek tasarlanmalıdır Turizm yatırımcıları ve sektör profesyonelleri, özellikle duyarlı alanlarda, örneğin çöller, kutuplar, yüksek dağlık alanlar, sahil şeritleri, tropikal ormanlar, koruma altındaki alanlarda bu konudaki kısıtlama ve yasaklara riayet etmelidir
Doğa turizmi ve ekoturizm, doğal mirasa, yerel nüfusa saygılı olmak ve bu alanların kaldırma kapasitesini zorlamamak kaydıyla, turizmin sürekliliğini sağlamada özel bir öneme sahip turizm türleri olarak kabul edilir
4) İnsanlığın ortak kültürel mirasından yararlanan ve onu zenginleştiren bir etkinlik olarak turizm
Turizmin kaynakları insanlığın ortak mirasıdır ve buraların yerleşik toplulukları bu kaynaklar üzerinde özel hak ve yükümlülüklere sahiptir
Turizm politikaları ve turistik etkinlikler, gelecek kuşaklara aktarmakla yükümlü oldukları kültürel, arkeolojik ve sanatsal mirasa özen gösterilerek gerçekleştirilmelidir Turist ziyaretlerine geniş ölçüde açık tutulması gereken arkeolojik ve tarihi sitelere olduğu kadar müzelere, anıtlara, türbe ve benzeri mekanlara da özel bir özen gösterilmelidir
Kültürel alan ve anıtların ziyaretinden elde edilen mali kaynaklar, hiç değilse kısmen, bu mirasın bakımı, korunması, geliştirilmesi ve zenginleştirilmesi için harcanmalıdır
Turizm etkinlikleri, geleneksel kültür ürünleri, eserler ve folklorik öğelerin dejenere olması ve standartlaşmasına yol açmak yerine onları zenginleştirecek şekilde planlanmalıdır
5) Ev sahibi ülkeler ve toplumlar için fayda üretici bir etkinlik olarak turizm
Yerel nüfusun turistik etkinliklere katılımı ve bu etkinliklerin yarattığı ekonomik, toplumsal ve kültürel faydalardan ve özellikle de ortaya çıkan iş olanaklarından doğrudan ya da dolaylı olarak yararlanmaları sağlanmalıdır
Turizm politikaları, ziyaret edilen bölgelerdeki nüfusun yaşam standartlarının yükseltecek ve gereksinimlerini karşılayacak şekilde planlanmalı, turizm alanlarına yönelik planlama, mimari yaklaşım ve diğer operasyonlarda şayet aynı kalitede eleman varsa yerliler tercih edilmelidir
Kıyı şeritleri, adalar ve özel bir duyarlık gerektiren dağlık bölgelerdeki turizm faliyetlerine özen gösterilmeli ve turistik etkinliklerin bölgedeki geleneksel ekonomik yapılanmaları yok etmesi ya da zarar vermesinin önüne geçilmelidir
Turizm profesyonelleri ve özellikle de yatırımcılar kendi genişleme projelerinin çevre ve doğal doku üzerindeki etkileri üzerine çalışmalar yapmalıdır Gelecek planları, projelerinin görülebilir yan etkileri konusunda olabildiğince şeffaf ve objektif bir enformasyon sağlamak, bölge halkıyla bu konuda canlı bir diyalog içinde olmak da yatırımcının yükümlülükleri arasındadır
6) Yatırımcıların turizmin gelişmesindeki yükümlülükleri
Turizm yatırımcıları ve işletmeleri seyahat ve konaklama koşulları ve tesisleri hakkında ziyaretçilere doğru ve nesnel bilgi vermekle yükümlüdür Müşterilerine sözleşmede taahhüt ettikleri konular, örneğin sundukları servisin kalitesi, ücreti ve diğer nitelikleri, yükümlülüklere uyulmaması halinde müşteri zararının nasıl tazmin edileceği gibi konular açık ve kolay anlaşılır bir dille belirtilmiş olmalıdır
Turizm profesyonelleri, kendi servis kalitelerini yükseltecek konularda, örneğin emniyet, sağlık, gıda güvenliği konularda komu otoriteleri ile mümkün olduğunca yakın bir işbirliği içinde olmalıdır Benzer şekilde, uygun sigorta ve yardım sistemlerinin varlığını güvence altına almak da yatırımcıların yükümülüğü altında olmalıdır Konuyla ilgili olarak ulusal yasalarda belirtilen tüm yükümlülükler, yatırımcı tarafından peşinen kabul edilmiş sayılır
Turizm profesyonelleri, ellerinden geldiğince, konuk ettikleri turistin kültürel ve ruhsal memnuniyetini sağlamalı, dinsel inanışlarının gereklerini yerine getirmelerine yardımcı olmalıdır
Ev sahibi ülkeler ile ziyaretçi ülkelerin kamu otoriteleri, ilgili turizm profesyonelleri ile devamlı bir işbirliği içinde olmalı ve seyahati organize eden şirketlerin herhangi bir yolsuzluğuna karşı harekete geçecek yasal mekanizmaların varlığını garanti etmelidir
Hükümetler, özellikle kriz anlarında, kendi vatandaşlarını durumdan haberdar etmek, seyahat edecekleri ülkede karşılaşabilecekleri tehlikeler konusunda bilgi vermek hak ve yükümlülüğüne sahiptir Ancak bu bilginin, kendi turizm firmaları ve evsahibi ülke turizm sektörüne yönelik önyargılardan, abartı ve haksızlıklardan arındırılmış olmalısı sorumluluğu da hükümetlere aittir Bu nedenle bu tür tavsiye nitelikli bilgilerin içeriği önce evsahibi ülke yetkilileri ve ilgili sektör temsilcileriyle tartışılmalı, uyarılar tehlikenin varolduğu coğrafi bölgelerle sınırlanmalı, riskin boyutları abartılmamalı, ve ilgili bölgede durum normale döner dönmez de iptal edilmelidir
Basın , özellikle elektronik ileşitişim araçlarından yararlanan turizm ağırlıklı yayın organları ve diğer medya, turist akışını etkileyebilecek haberleri verirken kesinlikle dürüst ve dengeli davranmalı, tüketicilerin doğru ve açık bilgi sahibi olmasını sağlamalıdır Yeni iletişim ve elektronik ticaret teknolojileri de bu amaca uygun olarak geliştirilmeli, turizm basını örneğin seks turizminin teşvik edecek yayınlardan kaçınmalıdır
7) Turizm hakkı
Yeryüzü kaynaklarına kişisel erişim, güzelliklerin keşfi ve keyfi, bütün dünya vatandaşlarına eşit olarak açık bir haktır Ulusal ve uluslararası turizm etiknliklerine giderek artan ölçülerde katılım, boş zaman etkinliklerinin yeryüzündeki artışının en güzel ifadelerinden biri olarak kabul edilmeli ve bunun önündeki öngeller kaldırılmalıdır
Evrensel tatil ve turizm hakkı, boş zaman ve dinlenme hakkının doğal bir sonucu olarak görülmeli ve makul sınırlara çekilmiş iş saatleri ve periyodik ücretli izin hakkı ile birlikte düşünülmelidir Bu son iki hak, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 24 ve Uluslararası Ekonomik, Toplumsal ve Kültürel Haklar Sözleşmesinin 7d maddeleriyle garantiye alınmıştır
Aile, gençlik, öğrenci ve engelliler için turizm kolaylaştırılmalı ve teşvik edilmelidir
8) Turistik hareket özgürlüğü
Turist ve ziyaretçiler, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 13’üncü maddesi’nde de belirtildiği gibi, ulusal ve uluslararası yasalara uygun olarak kendi ülkeleri içinde veya ülkeler arasında seyahat etme özgürlüğüne sahiptir Herhangi bir ayrımcı uygulama ya da formalite ile karşılaşmaksızın ülkelerden geçmeleri, kalabilmeleri ve kültürel alanları ziyaret etmeleri sağlanmalıdır
Ziyaretçi ve turistler iç ve dış iletişim biçimlerinin mevcut bütün olanaklarından yararlanabilmelidir Yerel yönetimlere, adalet ve sağlık servislerine kolay ve hızlı bir biçimde erişebilmeleri de sağlanmalı, diplomatik kurallara aykırı olmadığı sürece kendi ülkelerinin temsilcileri ile de bağlantı kurmakta serbest olmalıdırlar
Turist ve ziyaretçiler, kendileriyle ilgili kişisel veri ve enformasyonun gizlilik ve güvenliği ile konularda, ziyaret ettikleri ülkelerin vatandaşlarıyla aynı hakları kullanabilmelidir
Vize, sağlık ve diğer gümrük formaliteleri gibi idari prosedürler, ister devletler arası ilişkiler çerçevesinde isterse uluslararası anlaşmaların bir sonucu olarak olsun, maksimum seyahat özgürlüğünü ve uluslararası turizmin genişlemesini sağlayacak şekilde uyarlanmalıdır Bu prosedürü basitleştirip kolaylaştıracak ülkelerearası anlaşmalar teşvik edilmeli, turizm endüstrisine zarar veren ya da rekabet gücünü baltalayan özel vergi ve harçlar aşamalı olarak kaldırılmalı ya da düzeltilmelidir
Ziyaret ettikleri ülkelerin ekonomik durumu elverdiği ölçüde turistler için, seyahatlerinde gerekli para birimlerini bir başkasıyla değiştirebilme olanağı sağlanmalıdır
9) Turizm çalışanları ve girişimcilerinin hakları
Turizm endüstrisi ve ilgili sektörlerde çalışanların temel hakları, hem kendi ülkelerinde hem de konuk oldukları ülkede ulusal ve yerel yönetimlerin denetimleri altında güvenceye alınmalı, mesleklerine özgü mevsimsellik koşulu mutlaka gözönünde tutulmalı, bulundukları sektörün doğası gereği sahip olduğu esneklik ve global boyuta özen gösterilmelidir
Turizm endüstrisi ve ilgili sektörlerde çalışanlar için, başlangıç ve ileri eğitim bir hak ve görevdir Bu insanlara bütün sosyal haklar ve iş güvencesi sağlanmalı, özellikle de mevsimlik işçilere gelir durumlarına ilişkin özel bir statü sağlanmalıdır
Uluslararası alışverişin gelişimi ve dinamik olarak büyümesinde vazgeçilmez bir dayanışma ögesi olarak, turizm endüstrisinin çokuluslu şirketleri zaman zaman sahip oldukkları egemen konumu istismar etmemeleri ve kimi toplumsal-kültürel modellerin evsahibi toplumlara yapay olarak empoze edilmesine bir araç haline gelmekten kaçınmaları gerekir Tartışmasız biçimde sahip olmaları gereken yatırım ve ticaret özgürlüğü karşılığında onlar da yerel gelişime katkıda bulunmalı, kazançlarını kendi ülkelerine göndermekte aşırıya kaçmamalı ve para kazandıkları ülkenin ekonomisine borçlarını ödemelidirler
Yatırım yapan ve yapılan ülkelerin girişimcileri arasındaki ortaklık ve dengeli ilişkiler ise turizmin sürdürülebilir gelişmesi ve kazancın eşit dağılımı için kaçınılmazdır
10) Global Etik Maddelerinin turisme uygulanabilirliği
Turizm endüstrisinde çalışan kamu ve özel girişimciler, bu ilkelerin etkili bir şekilde hayata geçirilmesi ve denetlenmesi konusunda işbirliği içinde olmalıdır
Yatırımcı ve girişimciler, başta Uluslararası Turizm Örgütü olmak üzere, turizm alanında yetkili tüm uluslararası kuruluş ve sivil toplum örgütlerinin, turizmin gelişmesi, insan hakları, çevre ve sağlığın korunması konusundaki rollerini takdir etmelidir
Yine aynı yatırımcılar, Küresel Turizm Etiği İlkelerinin uygulanması ya da yorumlanması konusundaki herhangi bir anlaşmazlık halinde, Dünya Turizm Etiği Komite’sinin hakemliğini kabul ederler

 

Sevinç is offline  
Alt 02-03-2008   #5
Profil Bilgileri
Standart --->: Turizm Nedir?Turizm Hakkında,Turizm Türleri



Turizm Türleri

Dünya turizm pazarında son yıllarda oldukça sık karşılaşılan “Alternatif Turizm” ve “Sürdürülebilir Turizm” kavramlarının fonksiyonları itibarı ile iyi değerlendirilmesi gerekmektedir Bu kavramların, kitle turizminin toplam turizm faaliyetleri içerisinde ağırlıkta olduğu ve sosyo-ekonomik ve çevresel baskılarını hissettirmeye başlandığı Türkiye gibi ülkeler için anlam ve önemi ise tartışılmazdır
Turizmin tüm yıla yayılması ve bu amaçla ürün çeşitliliğinin sağlanması noktasından bakıldığında alternatif turizm türlerinin sürdürülebilirliği konusunda kitle turizminin sürdürülebilirliği sorunsalı ile aynı noktada bulunduğumuzu ifade etmek gerekir Çünkü, sürdürülebilirlik sorunu bütün turizm türleri için geçerlidir Alternatif türlerin de doğal çevre değerleri ve kültürel yapı üzerinde baskı yaratmaması gibi bir durum maalesef söz konusu değildir Ancak, alternatif turizm seyahatlerinin çevresel duyarlılıkla işlenerek yaratıldığı, aynı duyarlılıkla pazarlandığı-satıldığı ve aynı şekilde organize edilerek tamamlandığı ileri sürülürse, alternatif turizmi, sürdürülebilir turizm yolunda büyük bir ilerleme olarak kabul edebiliriz Bu noktadan hareketle, alternatif turizm türlerinin oluşumunda sürdürülebilirlik konseptine ne derece bağlı kalındığının analiz edilmesine ihtiyaç duyulmaktadır
Araştırmamızda, alternatif turizmin oluşumu, değişik alternatif türler üzerinde bilgi verdikten sonra, alternatif turizmin oluşum, satış ve operasyon aşamalarında sürdürülebilir turizm değerlerine ne derece bağlı kalındığı tespit edilmeye çalışılmaktadır Bu kapsamda, dünya turizm pazarında görülen olumlu-olumsuz örnek olaylar incelenmektedir Bu sayede de, özellikle alternatif turizm türlerinin de kitle turizmi kadar olmasa da, uzun vadede değişik olumsuz çevresel baskılara neden olabileceği vurgulanmaktadır Sürdürülebilir turizm konseptinin alternatif turizm organizasyonlarında da temel alınması gereken bir yaklaşım olduğu ifade edilmektedir

Giriş

Endüstri devriminin ardından hızla artan kapitalist üretim tarzı ve tüketim yoğunluklu üretimin teşviki yönünde ekonomik gelişme çabaları günümüz endüstrilerinden kaynaklanan sorunların ortaya çıkmasını sağlamıştır Turizm, aynı tarzın, gelişmesinde etken olduğu bir endüstridir Hızla artan refah seviyesi, artan boş zaman, kullanılabilir gelir ve teknolojik gelişmelerin sağladığı kolay erişim ve konfor, turizm endüstrisinin hızla gelişmesi ve günümüzün en büyük endüstrisi olması sonucunu doğurmuştur Ancak, özellikle 2Dünya Savaşı’ndan sonra hızla gelişen uluslararası turizmde dikkat çeken bir nokta olmuştur O da, bugüne gelinceye kadar geçen sürede grup seyahatin bireysel seyahate oranla daha fazla gelişmesidir Bunun altında yatan sebepler vardır Bunların başında, seyahat düzenleyicilerin grup seyahati teşvik etmeleri gelmektedir Bunun yanında, deniz-güneş-kum ağırlıklı hizmet sunan dinlence turizmi merkezlerine olan ilgi hep yüksek düzeyde kalmıştır Bugün adına kitle turizmi denen ve deniz-güneş-kum destinasyonlarına grup halinde seyahatleri ifade eden bu tür turizmin ise turist kabul eden ülke veya bölge üzerine olan olumsuz etkileri turizm çevrelerinde 20yy’ın sonlarından itibaren tartışılmaya başlanmıştır
20yy’ın başlarından itibaren başta Amerika ve Batı Avrupa’da belirgin bir hal alan yeni üretim ve tüketim tarzı turizm gibi bir endüstrinin gelişmesine hız verirken beraberinde bazı problemleri de getirmiştir Bunların başta geleni küresel olarak hissedilen çevresel bozulmalardır Küresel ısınma, ozon tabakasının zarar görmesi, kutuplardaki aşırı erime, sera gazlarının insan sağlığını tehdit eden etkileri gibi problemler çağdaş toplumun geleceğini etkileyecek en önemli sorunlar yumağı olarak gözükmektedir Bu konuya ilk olarak dikkat çeken Birleşmiş Milletler Teşkilatı olmuş, Teşkilat bünyesindeki UNDP ve UNEP gibi organları vasıtasıyla, 1972 Stockholm Konferansı’yla başlayan, 1987 Brundtland Raporu, 1992 Rio Konferansı ve 2002 Johannesburg Zirvesi gibi endüstriyel faaliyetlerin çevreyle uyumlaştırılması çalışmalarını yürütmüştür
BM Teşkilatınca yürütülen bu faaliyetlerden özellikle bir tanesi, Rio Konferansı (Dünya Zirvesi) bir dönüm noktasıdır Bu konferansta görüşülen beş rapordan birsi olan Gündem 21, katılan 182 ülke temsilcilerinin hepsi tarafından imzalanmıştır Gündem 21, bütün endüstrilerde ekonomik amaçlı yürütülen faaliyetlerin çevresel zararlarının ortadan kaldırılması gereğini ortaya koyan sürdürülebilir kalkınma anlayışının bir hareket planı oluşturularak hayata geçirilmesini ifade etmektedir 1996 yılında ise WTO, WTTC ve Earth Council bir araya gelerek “Seyahat ve Turizm İçin Gündem 21ürdürülebilir Kalkınmaya Doğru” isimli raporu oluşturmak suretiyle turizm sektörünün çevre duyarlı yeni gelişiminin çerçevesini çizmişlerdir
Ancak turizm piyasasında, kitle turizminin olumsuz sonuçları görülmeye başlandığı andan itibaren zaten alternatif modeller üzerinde durulmaya başlanmıştır

1“Alternatif Turizm” Kavramı

“Alternatif Turizm” kavramı kitle turizminden farklı bir ürün sunumunu ifade eder Bu ürün yavaş yavaş gelişen bir turizm hareketliliğini, optimum karlılığın göz önünde bulundurulmasını, uzun vadeli programlarla turistik gelişmenin sağlanmasını, değişime karşı direnci, çevre değerlerine saygıyı ve çevreyle bütünleşmeyi ifade etmektedir Bu temel hususlar etrafında, alternatif turizm kavramından anlaşılan yerine göre değişiklikler göstermektedir Bu kavram başlıca şu noktalara vurgu yapar(Altınay, 1996:60):
a)Yeniye, özele olan ilgiye bağlı araştırma isteği,
b)Küçük gruplarla, başka insanlarla bir arada olma, sosyal deneyim isteği,
c)Dağ yürüyüşlerinde, spor etkinliklerinde biotik bir deneyim sağlama eğilimi,
e)Açık havada yaşama sevgisi
Alternatif turizm kavramı, Yeşil Turizm, Soft Turizm, Eko-turizm, gibi kavramlarla zaman zaman aynı anlamlarda kullanılmaktadır
Kitle turizmine alternatif olarak düşünülmekte olan alternatif turizmde, grup tüketim karşısında bireysel turları ön planda tutulmakta, büyük konaklama tesisleri yerine küçük ve orta boy işletmelerin seçimi öngörülmektedir Bu anlayış doğrultusunda turistlerin konaklama ihtiyaçları, yerel ve kültürel öğelerin esas alındığı bir tarzda döşenmiş küçük konaklama birimlerinde gerçekleşmekte, seyahatte charter yerine tarifeli seferler veya kara, hava, deniz ulaşım araçlarının birbirine alternatif olarak kullanılacağı bir durum söz konusu olmaktadır Kitle turizminin grup olmak dolayısıyla ucuza mal edilmesi yaklaşımının tersine alternatif turizme katılanlar daha fazla ödemeyi göze alan turistlerdir
Alternatif turizm ve kitle turizmi strateji ve planlama yönlerinden de farklılıklar göstermektedir(Altınay, 1996:60):
Kitle turizmi; plansız mekansal organizasyonlar, bağımsız projeler, bağımsız yapım programları, kapalı mekan ağırlıklı yeni bina kullanımı, her talebi karşılama eğilimi, her yerde turizm, ekonomik faydalar, özel araç ağırlıklı, mimaride uluslararası çizgiler, talebin en yüksek olduğu noktaya göre kapasite tayini, standart paket programlar, pasif turizm gibi özellikler sahiptir
Alternatif Turizm; planlı mekansal organizasyonlar, temel kavramlara öncelik, bölge ile bütünleşmiş planlar, yerleşme için özel seçim, açık mekana ağırlık, mevcut yapı stokunu kullanma, talebe sınır koyma, yerel işgücü, toplu ulaşım, yöresel mimari, talep ortalamasına göre kapasite tayini, bireysel programlar, dinamizm ve aktiflik gibi özellikleri öne çıkarmaktadır

11Kavramın Ortaya Çıkışı

Alternatif turizm kavramı özellikle 1990’lı yılların ortalarından itibaren kullanılmaya başlanmıştır Kitle turizminin her geçen gün etrafına duvarlar ören bir tarzda gelişmesi ve yine turistlerin de etrafına duvarlar ören bir hal alması, yeni turizm modellerinin geliştirilmesi fikrini doğurmuştur Bunda elbette kiBunda elbette kipazarı oyuncularının zaman içinde büyük ekonomik güce erişmeleri ve rekabetin çok zor bir hal alması da etken olmuştur Pazara girmek isteyen yeni aktörler ise rekabet avantajı olarak yeni ürünler geliştirmeyi uygun bulmuşlardır Bunun yanında kitle turizminin artan çevresel ve sosyo-kültürel etkileri, çevreye ve turist kabul eden toplumun kültürel yapısında daha az etki edecek, dolayısıyla yerel topluluklara daha fazla fayda getirecek modeller üzerinde durmuşlardır
Türkiye’de Beş Yıllık Kalkınma Planlarında dikkat çekilen ve geliştirilmesi istenen kitle turizmi olmuştur Ancak Beşinci Beş Yılık Kalkınma Planı’nda turizmde ürün çeşitliliğinin sağlanması gereğine işaret edilmiş, Altıncı Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda ise Alternatif Turizmin geliştirilmesi konusu üzerinde durulmuştur Daha sonra ise Yedinci ve Sekizinci Kalkınma Planları’nda turizmin çevre duyarlı formlarına özellikle atıfta bulunulmuştur Türkiye’de sunulan alternatif turizm türleri ise şunlardır(Dinçer,1997a:25):Termal turizm, yat turizmi, inanç turizmi, yayla turizmi, golf turizmi, kültür turizmi, av turizmi, deniz termal ve sağlıklı yaşam merkezleri turizmi, kongre turizmi, dağ ve kayak turizmi, karavan turizmi, ipek yolu ve han-kervansaray turizmi, maç turizmi, göl şelale turizmi, macera turizmi, akarsu sporları turizmi, mağara turizmi, trekking, kuş gözetleme turizmi, bitki inceleme turizmi, yamaç paraşütü, triatlon, paraşütle atlama, dalış, bungee-jumping

12Kavramın Turizm Pazarına Getirdiği Yenilikler

Alternatif turizmin aktif özellik göstermesi bu türü kitle turizminden farklı kılmaktadır Aktif özellikten kasıt, alternatif seyahate katılanların gittikleri bölgelerdeki doğal çevre değerlerine ve kültürel yaşam tarzına aktif olarak katılma isteği göstermeleridir Bu özelliği nedeniyle alternatif turizm kavramı uluslararası turizm pazarına önemli bir yeni anlayış kazandırmıştır Kitle turizminin gelişimiyle birlikte turistik faaliyetlerin sahillerde yoğunlaştığı bilinmektedir Son yıllarda ise “her şey dahil (all inclusive) sistem” gibi geliştirilen yeni formüllerle turistin otelin dışına çıkarak alış veriş yapması bile önlenir bir duruma gelmiştir Bu durumda turizm, yerel ekonomiye katkısı en düşük seviyeye çekilmiş, yerel halka sosyal olarak bir şey kazandırmayan bir hal almaktadır Alternatif turizm çeşitlerinin geliştirilmesi ile yerel üretici ve satıcıların turistle teması sağlanmakta, hem turistin sosyo-kültürel deneyimleri en üst seviyede gerçekleşmekte, hem de olayın bölge ekonomisine faydası arttırılmaktadır
Bir diğer yenilik ise ürün çeşitliliğinin sağlanması yolu ile turizmin mevsimlik özelliğinin kırılmasıdır Alternatif çeşitlerin belirleyici olduğu faaliyetler yılın değişik aylarında yapılabilmektedir Türkiye’ye yaz aylarında yoğun talebin dışında, kışın sağlık turizmi için, kış turizmi için de turistler gelmektedir
Turizmin bölgeler arası gelir farklarını eşitleyebilecek etkileri gösterebilmesi özelliğiyle ilgili düşünülebilecek diğer bir yenilik, alternatif turizmin kırsal alanların kalkındırılabilmesi fırsatını sağlamasıdır Alternatif türlerin bir çoğu kırsal alanlarda gerçekleşmektedir Bu da, kırsal bölgelerin turizm vasıtasıyla ekonomik girdi sağlamalarına sebep olur

13Kavramın Çevre-Duyarlı Yaklaşım Vurgusu

“Alternatif turizm” modellerinin geliştirilmesi suretiyle “kitle turizmi”ne bir alternatif pazar dilimi (an alternatif form of market segmentation) yaratmak isteği alternatif turizm kavramının ortaya çıkmasında etkili olmuştur Bu sayede arz ve talep arasındaki optimum karlılığı da sağlayacak bir denge öngörülmektedir Fakat özellikle gelişmekte olan ülkelerde, küçük ölçekli turizm faaliyetlerinin, “kitle turizmi”ne alternatif olamayacağı, ve aynı ölçüde ekonomik kazanç imkanı yaratamayacağı da açıktır Ayrıca, buradaki bir başka bakış hatası, kitle turizminin çevresel bozulma ile eşit anlamda görülmesidir Oysa ki, planlı bir turizm gelişimi ve kontrollü yürütülen kitle turizmi faaliyetleri de çevre üzerinde en az etki seviyesini yakalayabilecektir(Lickorish and Jenkins, 1997:85-86) Kitle turizmi ve alternatif turizm modellerinin çevre ile ilişkilerini ortaya koyan özelliklerinin belirlenmesinde fayda vardır Kitle turizminin, doğal çevreyi etkileyen başlıca özellikleri şunlardır:
*Taşıma kapasitesini zorlayan çok sayıda katılım
*Mekan ve zamanda yoğunlaşma
*Hızlı ve denetimsiz gelişim
*Büyük ölçekli, uluslararası standartlara uygun konaklama düzeni
*Genellikle kıyılara ve özgün doğa parçalarına yöneliş
*Yerel mimariyi dışlayan, anonim turizm mimarisi
*Yerel halk ve turist arasındaki ilişkinin kopuk olduğu,kapalı turist bölgeleri
*Çok uluslu tur operatörlerine bağımlılık
*Yerel turistik ürünlerin özelliklerini yitirerek standartlaşması
*Ölçek ekonomilerine dayalı bir gelişme ve yatırım

Kitle turizmine bir tepki olarak gelişen “alternatif turizm” politikalarının ortak çevresel özellikleri şöyle sıralanabilir:
*Bölgenin taşıma kapasitesini zorlamayan sınırlı katılım
*Turizmin mekan ve zaman açısından yayılması
*Yavaş ve denetimli gelişim
*Küçük ölçekli turistik işletmeler
*Çevreye uyumlu, özgün turizm mimarisi
*Yerel halk ve turist arasındaki iletişimde uyumluluk
*Bağımsız çalışan uzmanlaşmış tur operatörleri
*Geleneksel ve özgün değerlerin korunması
*Yerel ölçekte turizm planlaması
*Turistik istihdamda yöre halkına öncelik verilmesi

Bunun yanında alternatif turizmin çevre-duyarlı bir form olarak gelişmesinde bu seyahatlerin oluşmasında etken olan motivasyonların incelenmesi gerekmektedir Çevre kavramının, doğal çevre, kültürel çevre gibi alt bileşenleri olduğu hatırlanırsa Tablo 1’de görülen motivasyonların keşif, otantik olma, özgünlük, ayrıcalık, ambiyans, atmosfer, sosyal temas, doğayla temas güdülerinin doğrudan çevresel nitelik taşıdığını belirtmek gerekmektedir



Tablo 1:Alternatif Seyahatler ve Motivasyonlar (Dinçer,1997b:33)






Alternatif Aktiviteler



İlgili Motivasyonlar


Şehirde
Müzeler
Yenilik, çeşitlilik, keşif, otantik olma, özgünlük, eğitim

Sanat Galerileri
Duygu, güzellik, ayrıcalık, özgünlük, otantik olma, eğitim

Kültürel Miras
Atmosfer, ambiyans, otantikliğin algılanması, keşif, eğitim

Sanat ve Topluluk Festivalleri
Otantiklik, duygu, kaçış duygusu, kaçış

Sanat Performansı
Otantiklik, özgünlük, sosyal temas, yenilik, eğitim
Kırsal
Kültürel (Etnik) Gezi
İzleme, fiziksel dinçliğin artması, sosyal temas

Spor Turizmi
Otantiklik, özgünlük, sosyal temas, yenilik, eğitim

Kültürel (Etnik) Gezi
Otantiklik, duygu, kaçış atmosfer, ambiyans, otantikliğin algılanması, keşif, eğitim

Sanat ve Topluluk Festivalleri Kültürel Miras
Risk arama, kendini keşfetme, kendini gerçekleştirme, doğayla temas, sosyal temas

Macera gezisi
Fiziksel iyiliğin geliştirilmesi

Sağlık turizmi
Fiziksel iyiliğin geliştirilmesi, sosyal temas

Spor Turizmi
Doğayla ve kırsal çevreyle temas, sosyal temas, keşif
Doğal
Doğa-merkezli turizm
Doğayla temas, keşif, bilgi, eğitim, bilimsel merak

Macera gezisi
Risk arama, kendini keşif, kendini gerçekleştirme, doğayla temas, sosyal temas



2“Sürdürülebilir Turizm” Kavramı

1992 Rio Konferansı ile gündeme gelen “sürdürülebilir kalkınma” kavramı, tüm sektörlerin kendi iş kollarında “sürdürülebilirlik” faaliyetlerini şekillendirmeleri gereğinin altını çizmektedir Sürdürülebilir kalkınmanın, çevresel değerler üzerinde bir olumsuz etkiye sebep olmadan, ekonomik kalkınmanın devam ettirilmesini özellikle vurguladığı göz önünde bulundurularak, sürdürülebilir turizm ; “sektörü besleyen doğal çevre ve insan kaynaklarını olumsuz yönde etkilemeden, turizm kapasitesini ve turizm ürünlerinin kalitesini arttırmak”(Akış,1999:37) olarak tanımlanabilir
Destinasyonun yaşamını devam ettirme koşulları göz önünde bulundurulmak kaydı ile ise sürdürülebilir turizm, “destinasyonun daha yeni keşfedilmiş destinasyonlarla rekabet edebilir olması, yeni müşterileri de tekrar gelenler kadar cezbetmesi, kültürel mirası koruması ve çevre ile uyumlu olması”(WTO,1997:36) şeklinde ifade edilmektedir
Turizm sektöründe en geniş faaliyet ağına sahip sivil inisiyatif ve en büyük uluslararası birlik olan Dünya Turizm Örgütü tarafından düzenlenen kongrelerde sık kullanılan bir tanım ise şu şekildedir(WTO,1998:21-22):“Sürdürülebilir turizm gelişimi, gelecek yaratmak adına fırsatlar oluştururlarken ve geliştirirlerken şimdinin turistleri ve ev sahibi toplumlarında beklenti ve ihtiyaçlarını karşılar Bu, kültürel entegrasyon ve özellikle ekolojik maddeler, biyolojik çeşitlilik ve yaşamsal sistemler desteklenirken ekonomik, sosyal ve estetik ihtiyaçların karşılanabileceği yollarda bütün kaynakların yönetilmesinin planlanmasıdır Bu tanımlama ile yola çıkarak sürdürülebilir turizmin özellikleri şu şekilde sıralanabilir:
1)Turizmin doğal, tarihi, kültürel ve diğer kaynakları halihazırda toplum için getirisinin devamı yanında gelecekte de kullanımı için korunur
2)Turizm gelişimi, turistik bölgede çevresel ve sosyokültürel problemlere yol açmayacak şekilde planlanır ve yönetilir
3)İhtiyaç duyulan yerlerde genel çevre kalitesi sürdürülür ve geliştirilir
4)Yüksek oranda bir turist doyumu, turistik destinasyonun pazarlanabilirliğinin ve populeritesinin devam ettirilmesi ile sağlanır ve sürekli bir hal alır
5)Turizmden elde edilen fayda, toplum içinde daha geniş kesimlere yayılır

Genel olarak bir tanım yapmak gerekirse; “sürdürülebilir turizm, turistlerin ve yerel halkın ihtiyaçlarının gelecek kuşakların ihtiyaçlarından taviz verilmeden karşılanması”(WTO, WTTC and Earth Council,200130): olarak tanımlanabilir Sürdürülebilir turizm, çevre değerleri, toplum ve kültürün gelişen turizmin kurbanı değil bu gelişmeden faydalananlar olarak yürütüldüğü ve yönetildiği bir üretim biçimidir
Sürdürülebilir turizm bir turizm çeşidi olmayıp, tüm turizm çeşitlerinin çevreye duyarlı bir yapıya kavuşturulmasının sağlanacağı bir süreçtir Bu süreç bazı aktif uygulamaları kapsamaktadır Bu uygulamalar, “planlama”, “Çevresel Etki Değerlendirmesi” uygulanması gibi kontrollü gelişim formülleridir

21Çelişkiler/Eleştiriler

Sürdürülebilir turizmin değişik tanımlarının turizmin çevreye duyarlı formlarıyla paralellik göstermesi dikkat çekicidir Doğa turizmi, düşük etkili turizm, yumuşak turizm, doğal yaşam turizmi, yeşil turizm, çevreyle dost turizm, çevresel yolculuk, özel ilgi turizmi, uygun turizm, sorumlu turizm, etik turizmi, ortaklığa dayalı turizm, kırsal turizm ve alternatif turizm, eko-turizm gibi adlarla anılan ve hepsinin de temelde dayandığı doğal kaynaklara sorumlulukla yaklaşımı ifade eden turizm türlerinin hepsinin sürdürülebilir turizm yaklaşımına örnek teşkil edebileceği düşünülebilir Ancak turizm çevrelerinde özellikle sürdürülebilir turizm ve eko turizm kavramlarının yanlış anlaşılmakta olduğu görülmektedir Bu kavramlar birbirine karıştırılmaktadır Eko-turizm doğayı temel alan turizm çeşididir ancak sürdürülebilir turizmin bundan ayrı olarak ekonomik ve sosyal yönleri de vardır Bu yönden bakılırsa eko turizmin sürdürülebilir turizm yerine kullanılmaktan ziyade sürdürülebilir turizme bir giriş niteliği taşıdığı, ve sürdürülebilir turizmin bir aşaması olabileceği görülmektedir
Sürdürülebilir turizm kavramı yine, yürüyüş, dağcılık, macera turizmi, rafting, kano, kayak, doğal yaşam incelemesi, kuş gözlemciliği, fotoğrafçılık, manzara izlemek, küçük kasaba ve köy turları, kırsal festivaller, ırmak ve kanal yolculuğu, küçük ölçekli kongre ve konferanslar, çiftlik turizmi, yayla turizmi gibi kırsal turizm formları ile aynı anlamda düşünülmektedir(Ceylan, 2001:173) Bütün bu turizm çeşitlerinin ağırlıklı olarak çevresel değerlere dayanmaları sürdürülebilir turizm kavramının bir turizm çeşidi gibi algılanmasına ve bu turizm çeşitleri ile birebir ilişkilendirilmesine sebep olmaktadır Oysa, sürdürülebilir turizm, hangi turizm çeşidi olursa olsun, çevresel değerlerin turizmin temel ögesi olarak korunmasını, turizm faaliyetlerinin çevreye sorumlu bir şekilde yürütülmesini ve turizmin ekonomik gelişmesi ile çevresel değerlerin korunması çabalarının eşgüdümle yürütülmesi gerekliliğini ifade etmektedir

3Alternatif Türlerin Sürdürülebilirliği

31Alternatif Turizm ve Sürdürülebilirlik İlişkisi

Alternatif turizm kavramının ortaya çıkışında ve ifade ettiği anlamın sorgulanması sırasında üzerinde durulan konu; bu türün çevreye duyarlı turizm çeşidi oluşturma güdüsüyle geliştirilmiş olduğudur Ancak, alternatif modellerin turizm pazarında ortaya çıkması zaman içerisinde hep, çevre duyarlılığından çok, rekabet avantajı sağlayabilmek adına ürün farklılaştırması güdüsü ile olmuştur Bu tür seyahatlere katılanların doğal çevrede bulunmak isteyen ve yerel kültür öğelerini tanımak arzusu taşıyan turistler oldukları açıktır Ancak, bu, ürünü üreten ve satanların yaklaşımının da bu doğrultuda olduğu anlamına gelmemektedir Nitekim alternatif turizm ürünü oluşturup satma olayı bu doğrultunun dışında gelişmiş ve çevre duyarlılık vurgusu arz elemanlarınca ihlal edilen bir konu olagelmiştir Bu durum çevre duyarlılığının bir pazarlama aracı olarak kullanılması şeklinde gelişme göstermektedir “Yeşil”in, pazarlama konusunda işe yaradığı, fakat bunun ancak ürün etiketinin hem tüketici beklentilerine hem de endüstri standartlarına uygun olduğu zaman mümkün olduğu bilinen bir gerçektir(Wight, 1993:5)

Uygulamada alternatif türlerin dahi çevresel anlamda olumsuzluklarını kontrol etmekten uzak oluşu, bu türler için “sürdürülebilir yaklaşım”ın önemini ortaya çıkarmaktadır Çünkü çevresel duyarlılıktan uzak olarak ortaya konan alternatif turizm türleri de çevresel değerlerin bozulmasına yol açacak ve bu bozulma büyük boyutlara ulaşabilecektir Sürdürülebilir bir anlayış içerisinde, kitle turizmi için öngörülen tedbirler alternatif türler için de alınmazsa, bu türlere olan talebin artması, alternatif türleri çevresel tehlike açısından kitle turizmiyle aynı noktaya taşıyacaktır Uluslararası turizminin gelişme eğilimi turistin ve hizmet üreticilerinin tatilden elde edeceği faydayı maksimize edecek formların geliştirilmesi yönünde iken, sürdürülebilir turizm kavramıyla birlikte, turist-hizmet üreticisi-yerli halk arasında turistik kazanca ortak olma durumu yaratılmış olmaktadır Bu bakımdan sürdürülebilir yaklaşım alternatif türlerin yönetilmesinde de yüksek derecede öneme sahiptir



32 Alternatif Turizm İçin Çevresel Eleştiri

Alternatif türlerin çevresel duyarlılık vurgusunun tersine çevresel bozulmaya yol açacak şekilde gelişmesine uluslararası turizm pazarından değişik örnekler vermek mümkündür En başta gelen konu, özellikle “yeşil ürün” pazarlaması yapan seyahat acentaları ve tur operatörlerinin bir kısmının katalog ve broşürlerinde “temiz, bozulmamış çevre” olarak sattıkları yerlerin aslında doğal çevre açısından hiçbir değeri olmayan yerler olduğu görülebilmektedir Bu tamamen tüketicinin (turistin) aldatılmasına yönelik girişimlerdir
Diğer bir gelişme ise alternatif turizm yaptığını ifade eden hizmet sunucularının çevresel duyarlılıktan uzak operasyonlar yürütmeleridir: Antalya İli sınırları içerisinde ve Torosların üzerinde bulunan Beşkonak Mevkii günümüzde Doğu Antalya (Belek, Side, Manavgat, Alanya)’ya gelen turistlerin rafting yapma imkanı bulduğu en yakın arz merkezidir O bölgede rafting hizmeti veren acentaların ise nehir ıslahı, köprü olmaması, gibi nedenlerden yakındıkları bilinmektedir Bu olay, Beşkonak’ın alternatif turizm türleri için iyi dizayn edilmediğinin göstergesidir ve bu şekilde gelişen turizm faaliyetlerinin bölgeye zarar vereceği bir gerçektir Bölgede gerekli kontrolün de yapılmadığı ortadadır Rafting hizmeti veren acentaların bazılarının uygun olmayan malzeme kullandıkları belirtilmektedir Bu durum başta turist sağlığı olmak üzere yörenin imajı ve rekabet gücünü de içine alan uzun vadeli turizm gelişimi açısından sakınca doğurmaktadır
Bir alternatif turizm çeşidi olarak kaya tırmanışı sırasında kayalara çakılan metallerin zamanla kayanın yüzeyini düzleştirerek doğal yapıyı bozduğu tespit edilmiştir Yoğun kayak bitkilerin büyümesini azaltmakta ve alanları düzleştirmektedir(OECD, 1994:27)
Özellikle Kapadokya bölgesinde, kayadan oyma kiliseler, yer altı şehirleri ve eski eserlerin girişlerinde turistik kullanımdan ötürü giriş eşiklerinin aşınarak yok olduğu bilinmektedir


Sonuç

Turizmin bir yörede veya bölgede gelişiminde göz önünde bulundurulması gereken hassas nokta destinasyonun rekabet gücüdür Destinasyonun sürdürülebilir turizm yönünden güçlenmesi ise destinasyonun rekabet gücünün devamı açısından gerekli görülmektedir Dolayısıyla, rekabete dayalı pazarlarda destinasyonun gücü, destinasyonun rakipleri karşısında pazar payını korurken, kaynaklarını sürdürülebilir şekilde kullanarak katma değeri yüksek ürünler üretme yeteneği olarak tanımlanmaktadır Sürdürülebilir turizm duyarlılığı ile ortaya çıkan ve bu duyarlılıktan beslenen alternatif turizmin, kitle turizminin sorunlarına çözüm olup olamayacağı başlı başına bir tartışma konusudur Alternatif turizme getirilen eleştirilerin başında, bu tür formların yalnızca birer pazarlama aracı olarak ortaya çıkarılmış olduklarıdır Bu tür çevre duyarlı formların turizme katılanlar arasında çevre bilincini arttırması açısından önemli bir hareket olduğu da ortadadır Bunun yanında eğer, planlı ve kontrollü şekilde geliştirilmezse alternatif türlerin de çevresel bozulmalara yol açacağı bellidir Bu açıdan, alternatif turizm bölgelerinde çevresel planlamanın yapılması, yatırımlarda Çevresel Etki Değerlendirme şartı aranması ve hem kamu organları, hem özel sektör temsilcileri ve birlikler ve hem de sivil inisiyatif tarafından bu gelişmelerin takip edilmesi önemli olmaktadır

 

Sevinç is offline  
Alt 02-03-2008   #6
Profil Bilgileri
Standart --->: Turizm Nedir?Turizm Hakkında,Turizm Türleri



Mağara Turizmi

Jeolojik yapısı nedeni ile Türkiye’de çok sayıda mağara bulunmaktadır Büyük bölümü Güney Anadolu’da yoğunlaşan mağaralar, ülkenin değişik yerlerine de serpilmiştir Türkiye’nin 2/5’i mağara gelişimine uygun eriyebilir kayalardan meydana gelmiştir Belirgin dağ kuşakları şeklinde uzanan bu kayalar üzerinde 20000 den fazla mağaranın bulunabileceği sanılmaktadır Bu mağaralardan ancak 1200 tanesinin incelenebildiği Türkiye, mağara yoğunluğu açısından Avrupa ülkeleri arasında ilk sıralarda yer alır ve “mağara cenneti ülke” olarak tanımlanır

Türkiye’nin en uzun mağarası, 16 km’den fazla olan Isparta’daki Pınargözü Mağarası; en derin mağarası ise –1453 ile Mersin’deki Peynirlikönü Mağarasıdır Türkiye’de 20’nin üzerinde mağara turizme açılmış olup, bunların dışında yalnızca uygun ekipman sağlanarak rehber eşliğinde girilebilecek özel ilgi gruplarına yönelik bir çok mağara bulunmaktadır

Bakanlığımızca bu güne kadar 13 adet mağara turizmin hizmetine sunulmuştur Ancak ülkemizde turizm amaçlı ziyaret edilebilen mağara sayısı daha fazladır

Mağaralar, sahip oldukları doğal ve kültürel değerleri ile birlikte Bakanlığımızca turizm amaçlı değerlendirilebilmeleri amacıyla mağaraların birtakım özelliklere de sahip olması gerekmektedir Bunlar;

• Mağaraların ön etüdünün Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nce yapılarak turizm amaçlı kullanıma elverişli olduğunun belirlenmelidir,
• Turizmin yoğun olduğu yerleşme merkezlerine yakın olmalıdır
• Günübirlik ulaşım kolay ve rahat sağlanabilmelidir (Yerleşim merkezlerine azami uzaklık iki saat olmalı)
• İlginç morfolojik oluşumlara ve kültürel değerlere sahip olmalıdır
• Mağara büyük-küçük herkesin ziyaretini rahat yapabileceği/düzenlenebileceği mekanlara sahip olmalıdır

Mağaralar oluşumları ve bulundukları ortamlar açısından değerlendirildiğinde çok farklı özellikler sunmaktadır Mağaraların turizme açılabilmesi için öncelikle söz konusu mağaraya ait gerek jeolojik – jeomorfolojik - jeoteknik, gerekse de insan sağlığına olumsuz etki yapabilecek hususlarda ön araştırmasının Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü tarafından yapılarak, mağara ekolojisi açısından mağaranın turizme açılabilir nitelikte olduğu belirlenmelidir

Bir mağaranın turizm amaçlı kullanımına karar verilmişse, mağaraya ait mimari, elektrik, çevre düzenleme, risk ve koruma projeleri ile işletme master planını içeren uygulama projelerinin, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nce veya denetiminde hazırlanması gerekmektedir Bu kapsamda söz konusu projelerin hazırlanması aşamasında talep edilmesi halinde Bakanlığımızca da teknik yönlendirme yapılabilmektedir

Mağaraların yukarıda belirtilen özelliklere sahip olmasının yanında Bakanlığımız bütçe imkanları doğrultusunda öncelikleri belirlenen turizm yatırımlarına Bakanlığımızca maddi katkı sağlanabilmektedir

Bakanlığımız yalnızca “Turizm Merkezleri” ile “Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgelerin” de yer alan kültürel ve doğal değerlerin kullanımına ilişkin yetkiye sahiptir Bu alanlar dışındaki turizm yörelerinde Bakanlığımız yönlendirici olarak işlevini sürdürmektedir Ancak hakkında tescil kararı bulunan mağaralar için Bakanlığımız Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nden izin alınması gerekmektedir Ülkemizde mağaralar konusunda henüz yasal bir düzenleme bulunmamaktadır Bu açıdan hiçbir kurum bu konuda direk yetkiye sahip değildir Ayrıca mağaralar bulunduğu arzın değil, devletin hüküm ve tasarrufu altındadır

Bakanlığımızca turizmin çeşitlendirilerek turizmi yalnızca kıyı kesiminde değil, iç bölgelerimize de çekmek ve bu bölgelerimizde de kalkınmayı hedeflemek çalışmalarımız arasında yer almaktadır Mağara Turizmi Projesi de doğal ve kültürel değerlerimizin koruma-kullanma dengesi içerisinde turizme kazandırılması amacıyla başlatılmış projelerimiz arasındadır Bu güne kadar Mağara Turizmi projesi kapsamında Bakanlığımızca turizme açılması amacıyla 13 adet mağaraya maddi katkı sağlanmış olup, yurt dışı temsilciliklerinde tanıtım çalışmaları sürdürülmektedir

Oluşumları milyonlarca yıl süren bu doğal değerlerimizin tekrar ve kısa sürede yerine gelemeyeceğinin bilincinde olarak öncelikle korumamız gerektiğinin bilincinde olarak turizme açarken ekolojik dengesinin bozulmaması amacıyla projelendirilerek mağara içinde ve dışında yapılacak düzenlemelerin projesine uygun olarak yapılmasına özellikle dikkat edilmektedir

 

Sevinç is offline  
Alt 02-03-2008   #7
Profil Bilgileri
Standart --->: Turizm Nedir?Turizm Hakkında,Turizm Türleri



Su Altı Dalış Turizmi

Türkiye’de turizm amaçlı yapılan sualtı dalma sporu ancak yasaklı olmayan alanlarda ve uygun donanımla müsade edilmektedir Yabancı dalıcılar ise özel koşulları hakkında resmi belgelere sahip olmaları halinde belgeli bir Türk rehber ile dalış yapmak zorundadırlar
Uygun donanımla dalma sınırı, 30 metredir Eğitsel amaçla bu sınır 42 metreye çıkarılmıştır 30 metreyi geçen dalışlar uygun dalış ve tıp donanımıyla yapılmalıdır Türk arkeoloji ve kültür değerlerini korumak üzere, Türk eski eserleri ve doğal numuneleri sınır dışına taşımak kesin şekilde yasaktır

 

Sevinç is offline  
Alt 02-03-2008   #8
Profil Bilgileri
Standart --->: Turizm Nedir?Turizm Hakkında,Turizm Türleri



Deniz ve Kıyı Turizmi

Turizm sektörü, dünyada ve ülkemizde doğa, özgü kimlik ve aktif tatil arayışının giderek arttığı yeni bir süreç içine girmiştir Ülkemiz sahip olduğu çok zengin doğal değerler ile doğa sporlarına yönelik büyük bir potansiyelide bünyesinde barındırmaktadır Türkiye üç tarafı denizlerle çevrili bir yarımada şeklindedir ve kıyı turizmi açısından oldukça önemlidir Güney Ege İzmir, Çeşme, Ayvalık, Kuşadası, Bodrum, Datça, Bozburun, Marmaris, Göcek, Fethiye, özellikle Akdeniz sahillerimiz Kalkan, Kaş, Finike, Kemer ve Antalya, Mersin doğa harikası kıyılarımızdır
YAT TURİZMİ
Akdeniz, Ege Denizi, Karadeniz ve Marmara Denizi yatçıların her gece değişik, özel demir atacakları koy, körfez ve plajların hazinesidir
Yatçılık Türkiye'de oturanlar ve ziyaretçiler için popüler bir etkinliktir Geçen kırk yılda sanayi gelişme göstermiş, İstanbul ile Antalya arasında kıyı çizgisi bugün çok sayıda Marino ile doludur Bunlar muhimmat, önemli tatil merkezi ve güvenli limanlarda kıyıya çıkma imkanı sağlamakta ve eğlence mahalleri oluşturmaktadırlar
Türkiye'nin en donanımlı marinaları güney Ege ve Akdeniz kıyılarında İzmir, Kuşadası, Bodrum, Datça, Bozburun, Marmaris, Göcek, Fethiye, Kalkan, Kaş, Finike, Kemer ve Antalya'da yer almaktadır Bu limanlarda, yatçılar gereksinim duydukları hizmet ve mühimmatı bulabilmektedirler
Antalya, Dalaman, İzmir ve İstanbul havaalanları tüm Türk marinalarına süratli bağlantı kurabilmektedir Bodrum, Bozburun, Marmaris, İstanbul, ve Karadeniz kıyılarındaki tersaneler'de inşa olunan bu gemiler, motorlarıyla birlikte tam deniz aracı teçhizatıyla donatılmaktadırlar Guletlerdeki yolcu sayısı geminin boyuna bağlı olmakla birlikte, çoğu sekiz ile oniki kişi barındırabilmektedir
Bu gemiler yolculara müstakil konaklama sağlayabilmekte, kiralandıklarında hizmet ve eğlence satın alabilmektedir Modern Guletler evin tüm konforuyla donatılmış olup kendinize tümüyle hoş vakit sağlayacağınız bir çevreye özendirmektedir
Mürettebatsız kiralama, Türkiye'de yeni bir yat kiralama yöntemi olarak başlanmıştır Yelken açmadan önce, mürettebatsız kiralama şirketleri müşterilerine çevrenin özellikleri, hava koşulları, mühimmatın nereden temin olunacağı, tehlike anında ne yapılacağı ve benzeri konularda bilgi verirler
İzmir şehri, gemi ve yatların devamlı dolaştığı dar ve uzun bir körfezin başında yer alır İklimi ılımlıdır ve yazın sürekli serinletici deniz meltemi güneşin ısısını yumuşatır Palmiye ağaçlı yollar ve rıhtıma paralel caddeler arkasında yatay balkonlarıyla şehir civardaki dağ yamaçlarını zarif şekilde devam ettirir Kozmopolit ve canlı şehir, galeriler, tiyatrolar ve kültür olayları İzmir'e özel bir hareketlilik kazandırır
Levent Marina bir yatçılık macerası başlatmak için uygundur Urla iskelesinde kıyıyı dolduran küçük adalarda güzel plajlar ve demir atıldığında aletli ve aletsiz dalınacak, yüzülecek şahaser köşeler mevcut bulunmaktadır Karaburun'da güzel oteller, çay bahçeleri ve balık lokantaları güzel dağ dekoru ve berrak temiz su arasında yer almaktadır Çeşme Yarımadası adını bu bölgedeki çok sayıda su kaynağından almıştır 16 yüzyılda Osmanlılar tarafından restore edilip genişletilen 14 yüzyıl Cenova Kalesi, küçük Çeşme limanına hakim konumdadır Çeşme civarında Büyük Altın Yunus Setur Marina kompleksi ve Ilıca Dalyan'daki Çekek mahalleri güvenlik açısından kayda değerdir İlçede, kalenin yanında, Kanuni Sultan Süleyman tarafından inşa olunan 16 yüzyıl kervansarayı otele dönüştürülmüştür Mükemmel alış veriş imkanıyla, en iyi kalite halılar, deri eşyalar ve hatıra eşyaları satınalınabilir Gece, özellikle ana cadde üzerindeki lokanta, kafe, bar, diskoları bir eğlence atmosferi kaplar
Temmuz ayında Çeşme'nin uluslararası şarkı yarışması, ilçeye heyecan ve şenlik katan dünyaca ünlü icracıları cezbeder Bu bölgedeki termal hamamlar, Ilıca Körfezi'nde deniz suyuna karışan kıyıdaki doğal kaynakları, Çeşme'nin güneydoğusunda güzel koylar muhteşem bir manzara, rüzgar ve dalgalarla güvenlikte sakin gece demir atma imkanı sağlar Kuşadası Körfezi, Ege sahilinin plaj, körfez ve koylarıyla güney ve güneydoğuya açılmaktadır
Kuşadası Turban marinası, gemilere kışlama sağlayan Türkiye'nin en iyi donatılmış marinalarından biridir Tüple dalmak çok popüler hale gelmiştirBar, caz klubü, disko ve kabareleri ile sahil boyunca ünlü bir gece hayatı vardır
Kuşadası'nın güney kıyıları ile pamukkale arasında Priene, Milet, Didim, Afrodisias ve Pamukkale dahil çeşitli eski uygarlıkların önemli yerleşimler kurdukları Menderes Irmağı vadisi yer alır Didim'deki Apollo Tapınağı antik çağların en kutsal yerlerinden biriydi Arkeolojik mekandan uzak olmayan Altınkum Plajı tüm ziyaretçilerin yelken açma, yüzme ve rahatlama imkanı sunmaktadır
Gökova Körfezi'ni kuzey sahilindeki Bodrum ilk "Mavi Seyahatçi" Cevat Şakir Kabaağaç yada "Halikarnas Balıkçısı'nın" memleketi idi Tartışmasız Ege sahillerinin "en can alıcı noktasıdır" Bohem atmosferi ile çalkalanan şarkı söyleyen, dans eden ilçe Türkiye'nin artislerini, aydınlarını ve güzel hayat meraklılarını toplamaktadır

Bodrum'da alış verişi zevk haline gelmiştir Hatıra eşyaları her yeri doldurmuş, bazı sokaklarda yerel artistler, her şekle giren eserlerini satmak üzere bir araya gelmişlerdir Bodrum Turban Marinası sevimli ve iyi donatılmış marinalarından biridir
Demir atılacak yerlerden biri, güzel manzaralı Akbük'tür Sedir Adası böcek kabuklarından kaynaşan kum ile plajın ve körfezin karşı yakasındaki Kıran Dağı'nın manzarasını ön plana çıkarmaktadır
Marmaris Koyu sakin bir gölü andırmakta ve yatlara Çekek mekanı oluşturmaktadır Eski Marmaris, Fizikos, Anadolu - Rodos - Mısır - ticaret yolu üzerinde önemli bir merhale idi Çam ormanları Marmaris'i çevreleyen ormanları kaplamıştır; sahilde beyaz bir kum ve kaya çizgisi yeşili maviden ayırmaktadır Sörf ve su kayağı yapanlar Marmaris’in koşullarında kaynaşmaktadırlar
Deri ve süet eşyalar, bakır ve pirinç ürünleri mücevherat ve oniksten oyma eşyalar bulabilirsiniz Türk halıları, tekstil ve iğne oyaları gayet iyi el sanatı ürünleri oluşturur ve mahalli ürün olarak çam kokulu bal şahanedir
Türkiye’nin en büyük ve iyi donanımlı marinalarından biri olan Marmaris Netsel Marina ile kışlama ve yat bakımı konusunda en iyilerinden Marmaris Albatros Marina, Marmaris’i Ege kıyısında mavi seyahat başlangıç noktası haline getirmiştir
Delikli Ada Ekincik’in güneydoğu kıyısı dışında yer almaktadır Yatçılar adaya demir atıp Dalyan Deltası’nı daha küçük bir gemi ile gezerek, tarz değiştirmekten hoşlanmaktadırlar Ağzındaki uzun, altın rengi, kumlu plajda delta, bir doğa koruma alanı ve deniz kaplumbağları (caretta caretta) ile mavi yengeçlerin sığınağıdır Irmağın kavis yaptığı yerde, eski liman şehri Kaunos’un üzerindeki yamaç yüzünde, kayaya mezarlar oyulmuştur Delikli Ada’nın güneydoğusunda Sarı Germe bulunur
Göcek Körfezi, Akdeniz’in en iyi yatçılık merkezlerinden biridir Adalarla çevrilmiş ve deniz manzarası Körfezin en güney ucundaki eski Arimeksa şehrinin kalıntıları, mavi suların uzantısında yer alır Tersane Adası’nın karşısında, eski tersanelerinde bulunduğu Bizans harabeleri yer alır
Tatil ilçesi Fethiye’nin önemli bir marinası bulunmaktadır ve Adalarla kaynaşan güzel bir körfeze bakmaktadır Eski binaların ön cephelerini örnek alan çok sayıda Likya kaya mezarı tepenin yüzüne oyulmuştur Belceğiz Körfezi ile, sakin, kristal duruluğunda suyun yüzme ve diğer su sporları için ideal olduğu yer Ölü Deniz'dir Gemiler Adası’nda Bizans harabeleri çamlar arasına sıkışmıştır
Türk ve yabancı yatların uyması gerekenler;
Türk ve yabancı yatlar, Türk limanları arasında seyredeken “Yat kayıt belgesinde” liman başkanının onayını almak zorundadırlar
Yabancı limanlara hareket ederken veya dönerken, Türk ve yabancı yatların, gümrük, sağlık ve pasaport polisi yetkilileri nezdinde tüm işlemlerini tamamlamış olmaları gerekir
Seyahat tamamlandığında yat sahibi veya kaptanların yat kayıt belgesinin yatta kalan suretini liman başkanına teslim etmeleri zorunludur
Türkiye’ye yatları ile birlikte giriş yapan yabancılar, yatlarını belgeli bir yat limanına veya yat çekek yerlerine iki yıla kadar bir süre için kışlama, bakım ve onarım amacı ile bırakarak başka bir vasıta ile Türkiye’den ayrılabilirler
Bu halde yat limanı veya yat çekek müdüründen alacakları bir belge ile mahalli gümrük idaresine başvurdukları takdirde, gerekli işlem yapılır
Bu suretle yat limanında veya yat çekek yerlerinde kışlayan en az iki yılda bir sahipleri tarafından kullanılan yatlar ayrıca bir izne gerek kalmaksızın beş yıla kadar Türkiye’de kalabilirler
Beş yılın bitiminde bu süreyi uzatmaya Turizm Bakanlığı yetkilidir
İnanç Turizmi

2000 yılında tüm dünyada kutlanacak olan ısa'nın doğumunun 2000 yılı etkinlikleri çerçevesinde, Türkiye'de "İnanç Turizmi" adı altında bazı faaliyetlerin gerçekleştirilmesi yönündeki çalışmalara, 1995 yılından itibaren başlanılmıştır İnsanlık tarihinin üç büyük dini olan Müslümanlık, Hristiyanlık ve Musevilik, dünyanın en büyük uygarlıklarını barındıran Anadolu topraklarında olgunlaşmış ve etkileri tüm dünyaya yayılmıştır İç büyük dinin günümüze kadar ulaşan eşsiz eserleriyle büyük bir potansiyel oluşturan ınanç Turizmi, ülkenin diğer tarihi kültürel zenginlikleri, doğal güzellikleriyle birleştirilerek Türkiye'nin tanıtımı amaçlanmaktadır
2000 yılına kadar sürdürülecek etkinliklerin etapları olan ınanç Turizmi Tur 95, 96 ve 97 projeleri çok sayıda yabancı tur operatörleri, konu ile ilgili uzman kişiler ve basın mensuplarının katılımı ile başarılı bir şekilde gerçekleştirilmiştir Bunların yanısıra 2000 yılının, dini turizm de dahil olmak üzere Anadolu'nun eşsiz kültür zenginliğini dünyaya tanıtmak için önemli bir fırsat olduğunu düşünen Turizm Bakanlığı'nın girişimi sonucu, Başbakanlığın koordinasyonu ve ilgili kuruluşların katılımı ile "Anadolu 2000" adı altında devlet projesi niteliğinde bir proje gerçekleştirilmesi çalışmalarına başlanılmıştır 2000 yılında Kudüs'e akın etmesi beklenen tahminen 50 milyon kadar Hristiyan'ın, Anadolu'daki Hristiyanlık dönemi eserlerine de büyük ilgi göstereceği tahmin edilmektedir Nitekim ısa Peygamber'in Kudüs'te çarmıha gerilmesi ile havarilerin isa'nın yaşam biçimi ve öğretilerini yaymak için Anadolu'yu seçmeleri, Anadolu'da ilk Hristiyanlık merkezleri ve kiliselerinin oluşmasına neden olmuştur Mevcut sayısız kilisenin yanında Anadolu'da Hristiyanlar tarafından kutsal kabul edilen bazı merkezler şunlardır:
Antakya
Hristiyanlığın en önemli merkezlerindendir Hristiyanlık, bu ismi ilk defa burada almıştır Havarilerin tüm tanıtım seyahatlerinin rotaları burada hazırlanmıştır St Pierre'nin Antakya'ya geldiğinde ilk konuşmasını yaptığı St Pierre Kilisesi ve Manastırı kentten 2 km uzaklıkta Reyhanlı yolu üzerindedir Reyhanlı ilçesinde bulunan "Kızlar Sarayı"nın 5yüzyılda yapıldığı sanılır ılk Hristiyanlık döneminde Kuzey Suriye'nin en önemli dinsel merkezi olup kilise, manastır ve bunlarla ilgili yapılardan oluşmaktadır Yöreye "Rahibeler Manastırı" da denilmektedir St Barlohom Manastır Kilisesi ise antik Cossios (Keldağ) Dağı'nda, Yeditepe köyünün 3 km güneybatısındadır St Barlohom adına yapılmış kilise iki nefli ve haç biçimi planlıdır
Tarsus
St Paulus'un doğum yeri olması nedeniyle Tarsus, Hristiyanlık'ın önemli kentlerinden biridir St Paulus'un öğrencilerinden olan Aya Thekla'nın ıkenion (Konya) ve Pisidya Antiokheiası'nda (Yalvaç) sürdürdüğü Hristiyanlığı yayma çabaları, yörenin diğer önemli dinsel merkezi olan Silifke'de sona ermiştir Aya Thekla 5 yüzyıl Hristiyanlık dünyasının saygın kişilerindendir Bu azize, Silifke'nin eski kent tanrıçası Athena'nın yerini almıştır 1 yüzyılda azizenin sığındığı yeraltı mağarasının üzerine yapılan Thekla Bazilikası plan bakımından Suriye kiliseleriyle benzeşmektedir Bazilikanın yaklaşık 150 m kuzeyindeki kubbeli kilise, orta sofanın doğu bölümü üstündeki kubbesiyle dikkat çekmekte ve aynı zamanda bazilikanın kubbe ile birleştiğini göstermektedir Kilise ayrıca, sonraki yıllarda İstanbul'daki Ayasofya'da doruk noktasına ulaşan; kubbenin orta sofanın tam merkezine konularak diğer bölümlerin bu merkeze göre düzenlenmesi tekniğinin ilk aşamasını göstermesi bakımından büyük bir öneme sahip bulunmaktadır

Yöredeki diğer Hristiyanlık merkezlerinden biri de Alahan Manastırı yapılar topluluğudur Kayalara oyulmuş keşiş manastırları buranın başlangıçta bir inziva merkezi olduğunu göstermektedir Mağaraların yakınında ise ilginç süslemeleri ile dikkat çeken büyük bir bazilika bulunmaktadır Bazilikanın kapı süslemelerindeki kabartmalarda Cebrail ve Mikail oldukları kabul edilen iki meleğin bir takım simgesel yaratıkları ezdikleri görülür Bunların Anadolu'nun çok tanrılı inançlarındaki kutsal varlıkların simgeleri olabileceği ileri sürülmektedir
Efes
Dünyanın ilk yedi kilisesinin ilki olan ve Hristiyanlığın yayılışının odak noktası olarak görülen Efes, Meryem Ana'nın son günlerini geçirdiği ve öldüğü yer olarak kabul edilmektedir Nitekim ısa'nın 12 havarisinden biri olan St Jean, İsa'nın ölümünden sonra Meryem'i de yanına alarak Batı Anadolu'ya gelmiş (MS 42-4 ve dönemin en büyük kentlerinden olan Efes'e yerleşmiştir Meryem'in Efes'te yaşadığı sanılan ev, Hristiyanlığın kutsal merkezlerinden biri olup, ziyaret yeri olarak önemini günümüzde de sürdürmektedir
MS 53-56 tarihlerinde St Paul de kente gelmiş ve kaldığı süre içerisinde yörede Hristiyanlığın yayılması için çalışmalar yapmıştır Bu çalışmalar sonucu ise Efesos (Selçuk), Symrna (ızmir), Pergamon (Bergama), Sardes (Sart), Philedephia (Alaşehir), Laodikeio (Denizli) ve Tyateiro'da (Akhisar) Hristiyanlığın ilk yedi kilisesi oluşmuştur Ayrıca MS 435'te Hristiyanlığın III Konsülü Efes Meryem Ana Bazilikası'nda toplanmış ve ısa ile Meryem'in tanrısal nitelikleri tartışılmıştır

İznik
Hristiyanlık tarihine yön veren iki önemli konsül MS 325 ve 381 tarihlerinde İznik'te toplanmıştır MS 325 tarihinde Roma ımparatoru Konstantinus tarafından Hristiyanlar arasındaki ayrılıkları gidermek için toplanan İznik Konsülü Roma İmparatorluğu'nun resmen Hristiyanlaşması açısından ilk önemli adım olmuştur MS 381 yılında ikinci kez toplanan İznik Konsülü ile de Ortodoksluk Doğu Roma'nın resmi dini olarak kabul edilmiştir
İstanbul
Dünyanın dört büyük Ortodoks merkezlerinden biri olan ıstanbul'da V Konsül toplantısı yapılmıştır Ayrıca tüm devirlerin en görkemli yapıtı olan Ayasofya da bu kentte bulunmaktadır
Kapadokya
Erken Hristiyanların kayaları oyarak yaşadıkları yeraltı kentlerinin, kilise ve manastırlarının bulunduğu Kapadokya bölgesi, bugün aynı zamanda ilginç yeryüzü şekilleri ve peribacaları ile de tanınmaktadır

Demre
MS 4 yüzyılda yaşayan ve hümanist fikirleriyle tanınan ünlü Noel Baba'nın (St Nicholas) yaşadığı ve piskopos olduğu yerdir Her yıl Aralık ayında düzenlenen Noel Baba Törenleri; noel tatillerini bu antik Likya şehrinin sıcak kumsallarında geçiren çok sayıda turisti biraraya getirmektedir
Antalya
İncil'de adı geçen ve Aziz Paul'ün ziyaret ettiği yerler arasındadır Ayrıca eşsiz güzellikteki doğası, modern otelleri, spor etkinlikleri, yat limanları ve çok sayıda kamping alanları ile ülkenin en önemli turizm merkezidir
Yalvaç
Hristiyanlığın yayılmasında önemli bir rol oynamıştır Aziz Paul'ün ziyaret ettiği yerler arasındadır
Şanlıurfa
Tarihi 9000 yıl öncesine dayanan Şanlıurfa; Müslümanlığın, Museviliğin ve Hristiyanlığın genetik olarak büyükbabası olan Hz İbrahim'in doğduğu, Hz Eyyüb'ün yaşadığı ve Hz İsa'nın kutsadığı ülkenin önemli bir inanç merkezidir

Harran
Kutsal kitaplarda adı geçen Harran, İnanç Turizmi'nin Türkiye'deki odak noktalarından biridir Kutsal kitaplarda yazılanlara göre ıbrahim Peygamber, Şanlıurfa'dan güneye doğru göç ederken Harran'da konaklamıştır İbrahim peygamberin babası Terah burada ölmüştür Ayrıca Hz Musa, Hz İsa ve Hz Muhammed'i oluşturacak olan genetik ürünlerin temelleri de Harran'da atılmıştır
Ağrı Dağı
Tufandan sonra Nuh'un gemisinin Ağrı Dağı eteklerinde karaya oturduğuna dair kutsal kitaplarda bilgiler bulunmaktadır
Trabzon
Ortodoks dünyasının kutsal dağ manastırları Trabzon çevresinde bulunmaktadır Sumela (Meryem Ana) Manastırı, Konagio Thaoskepostas (Kızlar Manastırı), Kaymaklı Manastırı, Vazelen Manastırı ve Gregorius Peristere (Kustul) Manastırı bunlardan bazılarıdır
Konya
İncil'de ismi geçen önemli bir dinsel merkezdir St Paulin'in MS 47-50 ve 53 yıllarında ziyaret ettiği ileri sürülen şehir 2 yüzyıldan itibaren önemli bir din merkezi olarak ilan edilmiştir Kent Roma ımparatorluğu'nun kuruluşundan sonra da önemini korumuştur
Sanat Turizmi

 

Sevinç is offline  
Alt 02-03-2008   #9
Profil Bilgileri
Standart --->: Turizm Nedir?Turizm Hakkında,Turizm Türleri



Yayla Turizmi

Turizm sektörü, dünyada ve ülkemizde doğa, özgü kimlik ve aktif tatil arayışının giderek arttığı yeni bir süreç içine girmiştir Ülkemiz sahip olduğu çok zengin doğal değerler ile doğa sporlarına yönelik büyük bir potansiyelide bünyesinde barındırmaktadır
Ülkemiz koşulları bakımından günümüzde en zengin olanakları sunan "Yayla Turizmi" öncelikle ele alınmış ve 1990 dan başlayarak, özel bir proje çerçevesinde bu türün geliştirilmesine yönelik araştırma planlama ve altyapı ihtiyaçlarının karşılanmasına hız verilmiştir Amaç, yaylalarımızın koruma-kullanma dengesi içerisinde turizm amaçlı değerlendirilmesidir
Karadeniz Bölgesi, Akdeniz Bölgesi, Orta Anadolu bölgelerinde bulunan yaylalarda turizm potansiyeli araştırmaları yapılmış olup, çoğunluğu Karadeniz Bölgesinde bulunan 23 yayla turizm merkezi ilan edilmiştir
BOTANİK (BİTKİ İNCELEME) TURİZMİ
Türkiye'de topoğrafya ve iklim çok değiştiğinden, bitkiler ve çiçeklerde öyle değişir Karadeniz Bölgesi çay yaprağı ağaçları ve kozalak ormanları Türkiye'de bulunmuş olan elmalar, incirler,çilekler ile tanınmıştır Değişik iklim kuşullarının yaşandığı Türkiye’de değişik bitki türleri bulunmaktadır Bu açıdan botanikle ilgilenen turistler için oldukça cazip bir ülkedir

 

Sevinç is offline  
Cevapla
Tags: hakkinda, nedirturizm, turizm, turleri


Turizm Nedir?Turizm Hakkında,Turizm Türleri ile ilgili Benzer Konular
2609 Kez Görüntülendi

Turizm ELçisi NBA
Dünya Turizm Örgütü Hakkında Yabancı Tatil Yerleri Hoteller
Kırıkkale / Turizm İç Anadolu Bölgesi
turizm haftası Özel Gün ve Geceler
Turizm Avatarları Avatar Cenneti


Saat 01:31.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545